İçeriğe geç
AC
Ceza Genel Kurulu Esas: 2024/430 Karar: 2025/174 Tarih: 2025

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2024/430 K.2025/174

Ceza Genel Kurulu 2024/430 E. , 2025/174 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 3. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 941-1445 I. HUKUKÎ SÜREÇ Terör örgütü propagandası yapma suçundan sanık ...’ün yapılan yargılama neticesinde 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2-1-2. cümleleri ile 5237 sa

Karar Özeti

Ceza Genel Kurulu 2024/430 E. , 2025/174 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 3. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 941-1445 I. HUKUKÎ SÜREÇ Terör örgütü propagandası yapma suçundan sanık ...’ün yapılan yargılama neticesinde 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2-1-2. cümleleri ile 5237 sa

Karar Detayı

Ceza Genel Kurulu 2024/430 E. , 2025/174 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 3. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 941-1445 I. HUKUKÎ SÜREÇ Terör örgütü propagandası yapma suçundan sanık ...’ün yapılan yargılama neticesinde 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2-1-2. cümleleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1, 62/1 ve 51/1-3 maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve hapis cezasının ertelenmesi ile iki yıl süreyle denetim süresi belirlenmesine ilişkin İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 07.02.2018 tarihli ve 44-30 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 17.09.2019 tarih ve 1738-1402 sayı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak suçu ve suçluyu övme suçundan TCK’nın 215/1, 43/1, 62/1, 53/1-2, 63, 51/1-3 maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 06.12.2022 tarih ve 14845-8949 sayı ile; "…Sanığın dosya içerisinde yer alan Facebook paylaşımlarının incelenmesi neticesinde; yapmış olduğu paylaşımların, muhatap kitle üzerindeki etkisi ve norm ile korunan değerler üzerinde yakın ve açık bir tehlike riski nazara alındığında, terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini öven, meşru gösteren ya da bu yöntemlere başvurulmasını teşvik eden bir muhteva içermediği gibi Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/9-69-99 sayılı ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.06.2002 tarih 5079-6668 sayılı kararlarında da işaret olunduğu üzere TCK'nın 215. maddesinde düzenlenen, ‘kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde suçu ve suçluyu övme’ suçunu oluşturacağı gözetildiğinde sanığın paylaşımlarının kamu düzeni açısından yakın ve açık bir tehlike arz etmediğinin anlaşılması karşısında; unsurları itibari ile oluşmayan müsnet suçtan beraatine karar vermek gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi ise 07.11.2023 tarih ve 941-1445 sayı ile bozma kararına direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir. Direnme kararına konu hükmün de sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2024 tarihli ve 131048 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 3. Ceza Dairesince 04.06.2024 tarih ve 1487-7904 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI, KONUSU VE ÖN SORUN Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa müsnet suçu ve suçluyu övme suçunun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; sanık hakkındaki Bölge Adliye Mahkemesi kararının yeni hüküm niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. III. ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLER İncelenen dosya kapsamından; Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında suçu ve suçluyu övme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün, Özel Dairece; "Sanığın dosya içerisinde yer alan Facebook paylaşımlarının incelenmesi neticesinde; yapmış olduğu paylaşımların, muhatap kitle üzerindeki etkisi ve norm ile korunan değerler üzerinde yakın ve açık bir tehlike riski nazara alındığında, terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini öven, meşru gösteren ya da bu yöntemlere başvurulmasını teşvik eden bir muhteva içermediği gibi Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/9-69-99 sayılı ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.06.2002 tarih 5079-6668 sayılı kararlarında da işaret olunduğu üzere TCK'nın 215. maddesinde düzenlenen, ‘kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde suçu ve suçluyu övme’ suçunu oluşturacağı gözetildiğinde sanığın paylaşımlarının kamu düzeni açısından yakın ve açık bir tehlike arz etmediğinin anlaşılması karşısında; unsurları itibari ile oluşmayan müsnet suçtan beraatine karar vermek gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulması üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince; "...Paylaşımların yapıldıkları tarihler ve içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, darbenin hemen öncesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kurucusu ve yöneticileri olan ... ve ... gibi kişilerin yaptıkları eylemleri meşrulaştırıcı, övücü, suç teşkil etmeyen eylemler olduğunu belirten, yine bizatihi darbenin olduğu gün ve darbenin halen devam ettiği saatlerde darbenin örgüt tarafından yapılmadığı, darbenin tiyatro ve danışıklı yapılan eylemler şeklinde nitelendirilerek basitleştirdiği ve etkisizleştirdiği, yine darbeyi takip eden gün ve devamdaki günlerde de benzer eylemlere devam ederek örgüt kurucu ve yöneticisi ...'i ve yöneticisi ... ile diğer örgüt yöneticisi ve üyelerini aklayan, eylemlerini meşrulaştıran ve öven nitelikte video, görseller ve yazı şeklinde paylaşımlarda bulunduğu, yine darbe fiilinin olmadığı yönünde etkisizleştiren paylaşımları ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından yapılmadığı yönünde eylemleri olduğu görülmüştür. Bu haliyle darbe öncesi FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kurucu ve yöneticilerinin eylemlerini, yine darbenin bizatihi oluştuğu sırada ve darbeyi takip eden gün ve devamı günlerde darbeyi meşrulaştıracak, basitleştirecerek, örgüt tarafından yapılmadığını belirtilerek, örgütün eylemlerini övecek nitelikte paylaşımlarda bulunarak gerek bu fiilleri yapanları, gerekse darbe suçunu alenen övdüğü sabit olan eylemlerinin, bu eylemin darbenin öncesinde, darbe sırasında, darbeyi takip eden günde ve darbe sonrası günlerde yaparak kanunun aradığı 'kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde' unsurunun oluştuğu kabul edilmiştir." şeklinde, önceki hükümde yer almayan, Özel Dairenin bozma ilamında belirtilen hususların da tartışılması suretiyle yeni ve değişik gerekçelerle direnme kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Ön Sorun Konusuna İlişkin Açıklamalar Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, b) Bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, c) Bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak, d) Önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak, Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi hâlinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir. B. Somut Olayda Ön Soruna İlişkin Değerlendirme Özel Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet hükmünün bozulmasından sonra Yargıtay bozma ilamında yer alan hususların da tartışılması suretiyle yeni ve değişik gerekçeyle hüküm kurulması direnme kararı niteliğinde değildir. Bu yeni hükmün doğrudan Ceza Genel Kurulunca ele alınması mümkün olmadığından dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 07.11.2023 tarihli ve 941-1445 sayılı kararı yeni hüküm niteliğinde olduğundan dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla