Karar Özeti
Ceza Genel Kurulu 2025/90 E. , 2025/232 K. "İçtihat Metni" İtirazname No : 2015/291108 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 189-208 I. HUKUKÎ SÜREÇ Teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103
Karar Detayı
Ceza Genel Kurulu 2025/90 E. , 2025/232 K. "İçtihat Metni" İtirazname No : 2015/291108 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 189-208 I. HUKUKÎ SÜREÇ Teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/2, 35/2, 31/3, 62/1, 51-1, 51/3 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ertelenmeye ve mahsuba ilişkin Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.06.2015 tarihli ve 189-208 sayılı hükmün, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 04.12.2023 tarih ve 7871-7937 sayı ile; "...Mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma, tanık ifadesi, doktor raporu ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun mağdureyi yere yatırarak eşofmanını indirmeye çalışması sırasında dışarıdan ses gelmesi üzerine bırakması şeklinde sübuta eren olayda henüz nitelikli cinsel istismar suçunun icrai hareketlerine başlamayan suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek belirlenecek lehe kanuna göre hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan mahkumiyet kararı verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına oy çokluğuyla karar verilmiştir. Daire üyeleri ... ve ...; "Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşü olan, suça sürüklenen çocuğun mağdureyi yere yatırarak eşofmanını indirmeye çalışması sırasında dışarıdan ses gelmesi üzerine bırakması şeklinde sübuta eren eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek belirlenecek lehe kanuna göre hüküm kurulması gerekirken suç vasfı tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli istismarına teşebbüs suçundan mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle kararın bozulmasına ilişkin görüşüne katılmıyoruz. Olay tarihinde köyde evinde yalnız olarak bulunan, on beş yaşındaki mağdurun evine, suça sürüklenen çocuk ...’ün kardeşi ... ile birlikte izinsiz olarak girdikleri, suça sürüklenen çocukların evin oturma odasında bulunan mağdur ...’ı ilk önce yere yatırıp elleri ve ayaklarını tuttukları, mağdurenin bağırması üzerine suça süreklenen çocuk ...’ün mağdurun ağzını eliyle kapamaya çalıştığı, bu arada da mağdur ...’nin altına giymiş olduğu eşofmanı çıkarmaya çalıştığı, mağdurun direndiği, bu sırada suça sürüklenen ...’ın ...e yardım ettiği, ...ün mağdureye hitaben 'Eğer durmazsan seni bıçaklarız.' dediği, ...’ün ...’dan çarşaf getirmesini isteyip ağzını birlikte bağlamayı çalıştıkları, bu sırada pencere camının önünde tanık ...’in belirmesi üzerine suça sürüklenen çocuk ... ve ...’ın evden kaçarak uzaklaştıkları, anlaşılmakla; Olay sırasında suça sürüklenen çocuk ...’ün mağdur katılanın ağzını kapamaya çalışması, mağdurun alt kısmındaki eşofmanı birçok kez çıkarmaya çalışması, mağdurun direnmesi ve bağırması nedeniyle eylemini gerçekleştirememesi, tanığın pencere önüne gelmesi nedeniyle de korkarak kendisine yardım eden kardeşi ... ile birlikte kaçması dikkate alındığında suç vasfının belirlenmesi hususundaki mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatiyle bu husustaki bozma kararına katılmıyoruz." görüşüyle karşı oy kullanmışlardır. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 28.03.2024 tarih ve 291108 sayı ile; "...Olay tarihi olan 09/06/2013 günü, ... Köyü'nde evinde yalnız olarak bulunan, 15 yaşındaki mağdurun evine, suça sürüklenen çocuk ... ve kardeşi ...'nin birlikte izinsiz olarak girdikleri, suça sürüklenen çocuk ...'ün evin oturma odasında bulunan mağdur ...'ın ağzını eliyle kapamaya çalıştığı, bu arada da mağdur ...'nin altına giymiş olduğu eşofmanı çıkarmaya çalıştığı, mağdurun direndiği, bu sırada suça sürüklenen çocuk ...'ın ...'e yardım ettiği, ...'ün mağdureye hitaben 'Eğer durmazsan seni bıçaklarız.' dediği, ...'ün, ...'dan çarşaf getirmesini isteyip ağzını birlikte bağlamayı istedikleri, bu sırada pencere camının önünde tanık ...'in belirmesi üzerine suça sürüklenen çocuk ... ve ...'ın evden kaçarak uzaklaştıkları' şeklinde sübut bulan somut olayda, suça sürüklenen çocuk ve yaşı nedeniyle hakkında kamu davası açılamayan kardeşinin mağdureyi hakimiyetleri altına alıp eşofmanını aşağıya indirmek suretiyle kastlarının çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlemek olduğunu gösterdikleri, aynı şekilde bu eylemi gerçekleştirmek için elverişli hareketlerle fiilin icrasına başladıkları, ancak tanık ...'in evin penceresinden bakması üzerine eylemlerinin tamamlayamamış olmaları karşısında, eylemin teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu niteliğinde olduğu, eylemin birden fazla kişi ile işlenmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 103/3 maddesinin uygulanmamış olmasının aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bozma konusu yapılamayacağı da gözetilerek hükmün onanması gerekirken bozulmasının hukuka aykırı olduğu," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9.Ceza Dairesince 16.12.2024 tarih ve 3725-10971 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; suça sürüklenen çocuğun katılan mağdureye yönelik eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu mu yoksa teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; 09.06.2013 tarihinde Kozluk Devlet Hastanesince katılan mağdure hakkında düzenlenen genel adli muayene raporunda; sağ ve sol omuzda ve sol omuz üst bölgesinde belirgin morlukların görüldüğünün bildirildiği, Anlaşılmaktadır. Katılan mağdure ... ...; olay günü evde tek başına olduğunu, gündüzleri evin kapısını kilitlemediklerini, oturma odasında otururken birden suça sürüklenen çocuk ... ve kardeşi ...'ın içeriye girdiklerini, suça sürüklenen çocuk ...'ün sağ eliyle ağzını kapatıp kendisini yere yatırdığını, bu esnada bağırmaya çalıştığını, suça sürüklenen çocuk ...'ün ağzını kapatmayı bırakıp eşofmanını indirmeye çalıştığını, çığlık atarak eşofmanını tuttuğunu bunun üzerine ...'ın ağzını kapattığını, üç dört dakika boyunca adı geçenlerin eylemine direndiğini, tanık ...'in evin penceresini dışarıdan iterek açtığını, bu esnada suça sürüklenen çocuk ... ve ...'ın kendisini bırakıp koşarak evden ayrıldıklarını, eylem sırasında suça sürüklenen çocuk ...'ün "Eğer durmazsan seni bıçaklarız." dediğini, ancak elinde bıçak olmadığını, bağırması üzerine suça sürüklenen çocuk ...'ün ...'a hitaben "Çarşaf getir, ağzını bağlayalım!" dediğini, bunun üzerine ...’ın içeriden çarşaf getirdiğini, ağzını kapatmaya çalıştıklarını, buna karşı çıktığı için suça sürüklenen çocuk ve kardeşinin ağzını bağlayamadıklarını, suça sürüklenen çocuk ... ve ...'ın omuzlarına bastırdıklarını, morlukların bu nedenle oluştuğunu, suça sürüklenen çocuk ... ve ...’ın tecavüze yeltendiklerini ancak direndiği için bunu başaramadıklarını, yine mahalledeki kişilerin suça sürüklenen çocuk ...'ü pantolonunu indirmiş bir şekilde giderken gördüklerini kendisine anlattıklarını, Tanık ...; sokakta oynadığı sırada katılan mağdurenin evinden bağırışlar duyduğunu, camın önüne gidip perdeyi çektiğini, içeriye biraz baktığını, "İmdat!" veya "Yardım edin!" şeklinde bir söz duymadığını, ağlama seslerinin olduğunu, evin içerisinde suça sürüklenen çocuğu ve kardeşi ...’ı görmediğini, sadece ses geldiğini, evden ayrılırken suça sürüklenen çocuk ... ve ...’ı kaçarak evden uzaklaşırken gördüğünü, İfade etmişlerdir. Suça sürüklenen çocuk ... savcılıkta ve sorguda; katılan mağdureyi aynı mahallede oturması sebebiyle tanıdığını, olay günü yüzmeye gittiğini, evinin önünden geçerken katılan mağdurenin "Gel buraya!" dediğini ve kendisini evine çağırdığını, yanında kardeşi ...'ın da bulunduğunu, katılan mağdurenin yanına gitmediğini, ancak katılan mağdurenin birden çığlık atmaya başladığını, bunun üzerine ...'la birlikte koşarak uzaklaştıklarını, suçlamaları kabul etmediğini, katılan mağdureyle aralarının bozuk olmadığını, bu şekilde ifade vermesinin nedenini bilmediğini, mahkemede; olay günü katılan mağdurenin, kardeşi ...'ın topunu aldığını duyduğunu, bu nedenle katılan mağdurenin evine gittiğini, katılan mağdurenin topu vermek istemediğini ve tartıştıklarını, katılan mağdureyi duvara çarptığını ve topu ondan alıp kardeşi ...'a verdiğini, önceki beyanlarında korkması sebebiyle gerçeği anlatamadığını, savunmuştur. V. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı suçlarının nitelikli hâllerine teşebbüs konusu Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanan 09.10.2024 tarihli ve 2023/9-198 E. - 2024/298 K., 23.10.2024 tarihli ve 2023/9-553 E. - 2024/327 K. ve 20.11.2024 tarihli ve 2022/9-100 E. - 2024/364 K. ayrıntılı şekilde belirtilmiştir. Anılan kararlarda da yer verildiği üzere doktrinde; cinsel saldırı suçun nitelikli şeklinin tamamlanması için organ veya cismin az da olsa mağdurun vücuduna girmesinin yeterli olup tamamının girmesine gerek olmadığı, failin elinde olmayan nedenlerle fiili tamamlayamaması durumlarında nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsün kural olarak mümkün olacağı belirtilmiştir (Fahri Gökçen Taner; Türk Ceza Hukukunda Cinsel Özgürlüğe Karşı Suçlar, Seçkin Yayınları, 2. Baskı, s. 235., Durmuş Tezcan–Mustafa Ruhan Erdem-Murat Önok, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, Ankara 2019, Seçkin Yayınları, 17. Baskı, s. 414., Pınar Memiş Kartal, Özel Ceza Hukuku, 3. Cilt, On İki Levha Yayıncılık, 1. Baskı, 2018, s. 476). Ancak aksi yönde; "Cinsel saldırının vücuda organ veya sair cisim sokularak işlenmesi, daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâl olduğu için, 'sokma' fiilinin gerçekleşmediği durumlarda fail suçun temel şekline göre cezalandırılacaktır. Örneğin fail zorla kıyafetlerini çıkardığı mağdura cinsel organını sokmaya çalışmasına rağmen, mağdurun direnmesi ya da üçüncü birinin gelmesi üzerine fiilin yarıda kalması hâlinde cinsel saldırı suçunun temel şekli oluşacaktır." ( M. Emin Artuk, Ahmet Gökcen, Ceza Hukuku Özel Hükümler, Ankara-2019, s.374), "Cinsel saldırının vücuda organ veya cisim sokularak işlenmesi nitelikli hal olarak değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Bu nedenle, bu nitelikli hâl gerçekleşmedikçe, failin bundan dolayı sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğini düşünmekteyiz. Örneğin failin cinsel organını sokmaya çalışmasına rağmen mağdurun direnç göstermesi veya etraftan gelenlerin müdahalesi nedeniyle başarılı olamaması gibi hallerde, hakim bu durumu suçun temel şekline ilişkin cezanın belirlenmesinde dikkate almalıdır." şeklinde görüşler de ileri sürülmüştür (Mahmut Koca-İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 6. Baskı, Ankara, 2019, s. 344-345). Ceza Genel Kurulunun kabulüne göre bir eylemin cinsel saldırı veya çocukların cinsel istismarı suçunun basit hâlini mi yoksa teşebbüs aşamasında kalan nitelikli hâlini mi oluşturduğu konusunda failin saiki ile davranışlarının hangi fiile yönelik olduğunun açıkça ortaya konulması gerekmektedir. Bu doğrultuda mağdurun vücuduna organ veya sair bir cisim sokma olmaksızın cinsel duyguları tatmine yönelik amaç ve davranışlar belirtilen suçların basit hâlini oluşturacaktır. Organ veya sair bir cisim sokma amacı gütmekle birlikte eylemin elde olmayan nedenlerle gerçekleştirilememesi durumunda ise söz konusu suçların nitelikli hâllerine teşebbüsten söz edilecektir. B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme Suça sürüklenen çocuk ve katılan mağdurenin aynı köyde yaşadıkları suça sürüklenen çocuk ...'ün kardeşiyle birlikte, olay tarihinde yalnız olduğu bir sırada katılan mağdurenin evine izinsiz olarak girdiği, oturma odasında bulunan katılan mağdurenin ağzını eliyle kapamaya ve eşofmanını çıkarmaya çalıştığı, katılan mağdurenin direnmesi üzerine suça sürüklenen çocuk ...'ün "Eğer durmazsan, seni bıçaklarız!" dediği, bu sırada pencere camının önünde tanık ...'in belirmesi üzerine suça sürüklenen çocuğun evden kaçarak uzaklaştığı Yerel Mahkemece kabul edilen olayda; Eyleminin isabetli bir şekilde nitelendirilmesi için suça sürüklenen çocuğun saikinin ve gerçekleştirdiği davranışların hangi fiile yönelik olduğunun belirlenmesi gerekmekte olup katılan mağdurenin vücuduna organ veya sair bir cisim sokmak olmaksızın cinsel duyguları tatmine yönelik amaç ve davranışların basit cinsel istismar; organ veya sair bir cisim sokma amacı gütmekle birlikte eylemin elinde bulunmayan nedenlerle gerçekleştirememesi hâlinde ise teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun söz konusu olacağının anlaşılması karşısında; somut olayda suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdurenin evine girerek ağzını eliyle kapamaya ve eşofmanını çıkarmaya çalışması şeklindeki dış dünyaya yansıyan ve katılan mağdurenin direnmesi ile tanığın pencereyi açması üzerine sonlandırdığı aşamaya kadar devam eden eylemlerinin vücuda organ veya sair bir cisim sokmaya yönelik olmadığı, bu bağlamda suça sürüklenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna (vücuda organ veya sair cisim sokmaya) yönelen icrai bir hareketinin bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğun kastına ilişkin aksi bir kabulün, şüphenin aleyhine değerlendirilerek cezalandırılması anlamına geleceği, dolayısıyla eylemin bir bütün hâlinde çocuğun basit istismarı suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurul Başkanı; "Gerekçe bölümünde ayrıntılarına yer verilen açıklamalar doğrultusunda oluşturulduğu değerlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ileri sürülen nedenlerin yerinde olduğu anlaşılmakla; Özel Daire kararında isabet bulunmadığını düşündüğümden Sayın Çoğunluğun görüşüne muhalifim". Dört Ceza Genel Kurulu Üyesi de; "Suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdureye yönelik eyleminin teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğu", Düşünceleriyle karşı oy kullanmışlardır. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
İlgili Makaleler
- CGK (Ceza Genel Kurulu) Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.