KÜNYE
Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm A.I.H. Başvurusu
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2022
- Başvuru Numarası
- 2019/36660
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun uyarınca İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/1469614 Soruşturma sayılı dosyasından yapılan talep üzerine verilen tedbir kararında başvurucu hakkında "şiddet uygulayan" ifadesinin kullanılması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, nihai hükmü 16/10/2019 tarihinde öğrendikten sonra 11/11/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
2. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer iddiaları S.M. [GK], (B. No: 2016/6038, 20/6/2019) kararında incelemiş ve uygulanacak ilkeleri belirlemiştir. Anılan kararda Anayasa Mahkemesi, başvurucu hakkında "şiddet uygulayan" ifadesinin kullanılmasının başvurucunun tedbire konu eylemleri işlediği veya suçlu olduğu izlenimi doğurduğunu değerlendirerek masumiyet karinesinin ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır.
3. Somut başvuruda, anılan kararlarda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Bu doğrultuda başvurucunun Anayasa’nın 36. ve 38. maddelerinde güvence altına alınan masumiyet karinesinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
4. Başvurucu, ihlalin tespiti ile manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Masumiyet karinesini ihlal ettiği tespit edilen ifadelerin mahkemelerin kararlarının sonucunu etkileyen bir yönünün bulunmadığı değerlendirildiğinden başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. İhlalin, söz konusu ibarelerin mahkeme kararlarından çıkarılmasıyla giderilmiş olacağı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle kararı veren yargı mercilerince yapılması gereken iş, kararlarında geçen ve ihlal sonucunu doğuran ifadelerin -yeniden yargılama yapılmasına gerek kalmaksızın- düzeltilmesine hükmetmekten ibarettir. Bu nedenle kararın birer örneğinin söz konusu ibarelerin düzeltilmesine hükmedilmesi amacıyla ilgili mahkemelere gönderilmesine karar verilmesi gerekir (S.M., §§ 61-62).
İhlalin sonuçlarının derece mahkemesince düzeltme hükmü verilmesiyle ortadan kalkacağı anlaşıldığından başvurucunun tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir (S.M., § 63).
M. Emin KUZ
Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Kenan YAŞAR Raportör : Mustafa Eyyub DEMİRBAŞ Başvurucu : A.I.H. Vekili : Av. Musa TOPRAK
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2019/36660, 17 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası