İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

A. S. ve U. Ş. Başvurusu (B. No: 2023/70494)

(Başvuru Numarası: 2023/70494)

Başvuru No2023/70494Tarih28 Ocak 2026Okuma11 dk · 2.233 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm

Başvuru No
2023/70494
Karar tarihi
28 Ocak 2026
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.233 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

A. S. VE U. Ş. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2023/70494)

Karar Tarihi: 28/1/2026

GİZLİLİK TALEBİ KABUL

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Olayların olduğu dönemde başvurucular, A.G. isimli tıp merkezinde göz hastalıkları uzmanı olarak çalışmaktadır. Bu kapsamda başvurucu A.S. 2014-2016 yılları arasında bir yıl dokuz ay, başvurucu U.Ş. ise 2012-2017 yılları arasında dört buçuk yıl çalışmıştır.

3. 2012-2014 ve 2015 yıllarında çeşitli kamu kurumlarına yapılan ihbarlarda aralarında A.G. tıp merkezinin de bulunduğu bazı hastanelerin 2013-2015 yılları arasındaki dönemde simsarlar aracılığıyla İstanbul'un sosyoekonomik olarak düşük düzeyde ilçelerinde stantlar kurarak ve broşürler dağıtarak ücretsiz göz muayenesi yapıldığını ilan ettikleri, bu şekilde kahvehanelerden ve camilerden topladıkları yaşlı vatandaşları ücretsiz muayene vaadiyle servis araçlarına bindirerek tıp merkezine getirdikleri, hasta kayıt bölümünde özel olarak seçilen hastaların dolandırıcılık organizasyonu içinde yer alan doktorlara yönlendirildiği,

muayene sırasında vatandaşlara göz kanallarında tıkanıklık olduğu belirtilerek göz kanallarına su vermek suretiyle basit bir lavaj işlemi yapıldığı, muayene mizanseni ile vatandaşların kimlik bilgileri alındıktan sonra hastane yönetimi tarafından vatandaşlara uygulanmayan cerrahi işlem gerektiren maddi değeri fazla olan ameliyat işlemlerinin sahte onam formları hazırlanmak suretiyle Sosyal Güvenlik Kurumuna fatura ettirildiği, bu şekilde yapılan astronomik sayıda sahte göz ameliyatı işleminin fatura edilmesi ile Sosyal Güvenlik Kurumunun zarara uğratıldığı ihbarı üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca soruşturma başlatılmıştır.

Soruşturmaya diğer kişiler yanında başvurucular da dâhil edilmiştir.

4. Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı 22/2/2017 tarihinde soruşturma raporunu tamamlamıştır. Başvurucular hakkında aynı zamanda İstanbul Tabip Odasınca hastalara tedavide tıbbi yaklaşım gösterilmediği gerekçesiyle disiplin soruşturması başlatılmış, bu kapsamda 12/7/2017 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 22/2/2017 tarihli soruşturma raporu başvuruculara gönderilerek savunma yapmaları istenmiştir. Disiplin soruşturması sonucunda 24/7/2018 tarihinde iddialarla ilgili kesin bir kanaat oluşturacak bilgi ve belge olmaması sebebiyle cezai işlem yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

5. İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün ihbarı üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 12/1/2022 tarihinde diğer kişilerin yanında başvurucular hakkında soruşturma başlatmıştır. Adli soruşturma dosyasında yetkisizlik kararı verilmesiyle soruşturmaya Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) devam edilmiştir.

6. Başsavcılığın almış olduğu 6/6/2022 tarihli bilirkişi raporunda müfettiş raporundaki tespitlere atıfta bulunularak soruşturmaya konu kişilerin yaptıkları işlemleri bilerek ve isteyerek organize bir şekilde yaptığı, bu kapsamda toplam yedi başlık altında farklı miktarla Sosyal Güvenlik Kurumunu zarara uğrattığı yönünde kanaat bildirilmiştir. Adli soruşturma kapsamında başvurucu U.Ş. 14/6/2022 tarihinde şüpheli sıfatıyla polis merkezinde ifade vermiştir.

7. Başvurucular 9/6/2023 tarihinde nitelikli dolandırıcılık suçundan ikametgâhlarında yakalanarak gözaltına alınmıştır.

8. İstanbul Emniyet Müdürlüğünde ifadesinin alınmasının ardından Başsavcılık başvurucuları kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan tutuklanması istemiyle nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk etmiştir. Başvurucuların Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Hâkimliğince (Sulh Ceza Hâkimliği) 12/6/2023 tarihinde müdafii eşliğinde yapılan sorgusundaki savunmalarında faturalandırmadan sorumlu olmadıklarını, devlet hastanesinde çalıştıklarını, atılı suçun katalog suçlardan olmadığını, tutuklama nedeni bulunmadığını belirtmişlerdir.

9. Sulh Ceza Hâkimliği sorgu sonucunda başvurucuların tutuklanmasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şu şekildedir:

"...

Şüphelilerin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller bulunduğu, müfettiş raporu, bilirkişi raporları, soruşturma konusu hastanelere müşteri olarak gelen şahısların beyanları, dosya kapsamındaki tüm rapor ve tutanaklar, isnat olunan eyleme yasada öngörülen cezanın alt ve üst sınırı dikkate alındığında kaçma şüphesinin bulunduğu, CMK 100 maddesi gereğince tutuklama nedeninin mevcut olduğu, atılı suçun vasıf ve mahiyetinin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olması,

eylemin işleniş biçimi, yakalanma biçimi, hep birlikte gözetildiğinde adli kontrol tedbirleri ile yeterli ve etkili hukuksal denetim sağlanamayacağı değerlendirilerek CMK 100 ve devamı maddeleri gereğince AYRI AYRI TUTUKLANMALARINA, ... [karar verildi.]"

10. Başvurucular, tutuklama kararına 14/6/2023-15/6/2023 tarihlerinde itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen Küçükçekmece 26. Asliye Ceza Mahkemesi 16/6/2023 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir.

11. Tutukluluk incelemesinin resen gözden geçirilmesi kapsamında Küçükçekmece 1. Sulh Ceza Hâkimliği 13/7/2023 tarihinde başvurucuların tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Bu karara yapılan itiraz Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesince 27/7/2023 tarihinde reddedilmiştir.

12. Başvurucular, bu kararı 2/8/2023 tarihinde öğrenmiş; 11/8/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

13. Öte yandan soruşturmaya konu kamu zararının giderilmesi nedeniyle Başsavcılığın talebi üzerine Sulh Ceza Hâkimliğince 21/9/2023 tarihinde başvurucular belirli günlerde ikametlerinin bağlı bulunduğu polis merkezine başvurup imza vermek ve yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle tahliye edilmiştir. Kararın ilgili kısmı şu şekildedir:

"... Soruşturma dosyası incelendiğinde; Şüphelilerin üzerlerine atılı suçu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesi bulunmakla birlikte, Soruşturmanın geldiği aşama ve mevcut delil durumu itibariyle adli kontrol tedbirlerinin yeterli olacağı kanaatına varılarak Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının tahliye talebinin KABULÜ ile..."

14. Başsavcılığın 26/1/2024 tarihli iddianamesiyle başvurucuların zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılmaları istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesinde kamu davası açılmıştır.

15. İddianamede, soruşturma konusu olayla ilgili düzenlenen müfettiş ve bilirkişi raporlarına atıfta bulunularak U.Ş.nin dolandırıcılık eylemlerinin gerçekleştirildiği tarih aralığında A.G. tıp merkezinde göz doktoru olarak görev yaptığı, 15/2/2013 ile 29/12/2015 tarihleri arasında 7.972 adet sahte ameliyat gerçekleştirdiği, A.S.nin dolandırıcılık eylemlerinin gerçekleştirildiği tarih aralığında A.G. tıp merkezinde göz doktoru olarak görev yaptığı, 5/4/2014 ile 30/12/2015 tarihleri arasında 6.609 adet sahte ameliyat gerçekleştirdiği belirtilmiştir.

16. İddianamede ayrıca suç organizasyonunun 2013-2016 yılları arasındaki dönemde simsarlar aracılığıyla İstanbul'un sosyoekonomik olarak düşük düzeyde ilçelerinde stantlar kurarak ve broşürler dağıtarak ücretsiz göz muayenesi yapıldığını ilan ettikleri, bu şekilde kahvehanelerden ve camilerden topladıkları yaşlı vatandaşları ücretsiz muayene vaadiyle servis araçlarına bindirerek A.G. tıp merkezine getirdikleri, hasta kayıt bölümünde özel olarak seçilen hastaların dolandırıcılık organizasyonu içinde diğer kişilerin yanında başvuruculara da yönlendirildiği,

muayene sırasında vatandaşlara göz kanallarında tıkanıklık olduğu belirtilerek göz kanallarına su vermek suretiyle basit bir lavaj işlemi yapıldığı, muayene mizanseni ile vatandaşların kimlik bilgileri alındıktan sonra hastane yönetimi tarafından vatandaşlara uygulanmayan cerrahi işlem gerektiren, maddi değeri fazla olan ameliyat işlemlerinin sahte onam formları hazırlanmak suretiyle Sosyal Güvenlik Kurumuna fatura ettirildiği, bu şekilde yapılan astronomik sayıda sahte göz ameliyatı işleminin fatura edilmesi ile Sosyal Güvenlik Kurumunun toplamda 13.493.578 TL zarara uğratıldığı belirtilmiştir.

17. İddianamenin Küçükçekmece 6. Ağır Ceza Mahkemesince kabulünün ardından kovuşturma evresi başlamıştır. Yargılama hâlen Ağır Ceza Mahkemesi önünde bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla devam etmektedir.

18. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

19. Diğer taraftan A.G. tıp merkezine Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılacak ödemelerin durdurulmasına karar verilmiştir. Soruşturmaya konu A.G. tıp merkezi. İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü aleyhine, Sosyal Güvenlik Kurumunca tarafına yapılacak ödemelerin durdurulması işleminin iptali istemiyle İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. Dava sonucunda 18/10/2022 tarihinde işlemin iptaline karar verilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 18/2/2025 tarihinde A.G. tıp merkezine ilişkin iddianamenin, ceza soruşturma dosyasının ve Sosyal Güvenlik Kurumu müfettiş raporunun gönderilmesi gerektiğini belirterek dosyanın geri çevrilmesine karar vermiştir.

Eksikliklerin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi tarafından giderilmesi üzerine dosya yeniden Yargıtay 3. Hukuk Dairesine 10/6/2025 tarihinde gönderilmiş olup bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla temyiz incelemesi devam etmektedir.

II. DEĞERLENDİRME

20. Başvurucular; suç işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesinin bulunmadığını, ilgili hastaneden ayrılmaları ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına erişememeleri sebepleriyle delillerin karartılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, soruşturmadan 2016 yılından beri haberdar olmalarına rağmen kaçmadıklarını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından çıkarılan kamu zararının daha sonradan iptal edildiğini, bu nedenlerle tutuklama nedeninin bulunmadığını, tedbirin ölçülü olmadığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

21. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, Anayasa Mahkemesinin verdiği bazı kararlara yer verilmiş; inceleme yapılırken Anayasa'nın ve mevzuatın ilgili hükümlerinin, Anayasa Mahkemesi içtihadının ve somut olayın kendine özgü şartlarının dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanlarında bireysel başvuru dilekçesindeki ihlal iddialarını yinelemiştir.

22. Başvuru, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmiştir.

23. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

24. Tutuklamanın hukukiliğine ilişkin genel ilkeler daha önce Anayasa Mahkemesince belirlenmiştir. Buna göre kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik bir müdahale, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin ölçütlerin belirlendiği Anayasa'nın 13. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı müddetçe Anayasa'nın 19. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen ve tutuklama tedbirinin niteliğine uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanma ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir (Halas Aslan [1. B.], B. No: 2014/4994, 16/2/2017, §§ 53, 54).

25. Somut olayda öncelikle başvurucuların tutuklanmasının kanuni dayanağının olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Başvurucular, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca tutuklanmıştır. Dolayısıyla başvurucular hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin kanuni dayanağı bulunmaktadır.

26. Kanuni dayanağı bulunduğu anlaşılan tutuklama tedbirinin ön şartı olan suçun işlendiğine dair kuvvetli belirti bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekir.

27. Tutuklama kararında müfettiş raporu, bilirkişi raporları, soruşturma konusu hastanelere müşteri olarak gelen şahısların beyanları, dosya kapsamındaki tüm rapor ve tutanaklar kuvvetli suç şüphesinin varlığına delil olarak gösterilmiştir.

İddianamede ayrıntılarına yer verilen müfettiş raporundaki tespitler ile tutuklama kararında dayanılan deliller de bir bütün olarak dikkate alındığında bu olguların başvurucuların vatandaşlara uygulanmayan, cerrahi işlem gerektiren, maddi değeri fazla olan ameliyat işlemlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna fatura ettirilmesi organizasyonuna katılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun zarara uğratıldığı hususunda kuvvetli belirti olarak kabul edilmesinin temelsiz ve keyfî olmadığı kanaatine varılmıştır.

Sonuç olarak başvurucular yönünden suç şüphesini doğrulayan kuvvetli belirtilerin bulunmadığının kabulü mümkün değildir.

28. Diğer taraftan başvurucular hakkında uygulanan ve kuvvetli suç şüphesinin bulunması şeklindeki ön koşulu yerine gelmiş olan tutuklama tedbirinin meşru bir amacının olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Bu değerlendirmede, tutuklama kararının verildiği andaki genel ve özel koşullar gözardı edilmemelidir.

29. Öncelikle başvurucuların tutuklandığı nitelikli dolandırıcılık suçunun katalog suçlardan olmadığı görülmektedir. Bu nedenle kaçma riski veya delilleri değiştirme ya da tanıklara, mağdurlara ve diğer kişilere baskı yapılması riski gibi bir tutuklama nedeninin varlığının varsayılabilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla mahkemelerce tutuklama nedeninin mevcut olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir.

30. Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Hâkimliğince başvurucuların tutuklanmasına karar verilirken işlendiği iddia olunan kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunun vasıf ve mahiyetine, suç için kanunda öngörülen yaptırımın ağırlığına, verilmesi beklenen cezaya göre kaçma ihtimalinin kuvvetle muhtemel bulunmasına dayanıldığı görülmektedir (bkz. § 9).

31. Bir ceza soruşturması veya kovuşturması bağlamında uygulanan tutuklama tedbirleri bakımından kaçma şüphesinin bulunup bulunmadığının veya devam edip etmediğinin belirlenmesinde -suçun ya da cezanın niteliğine ilişkin olanların yanı sıra- şüphelinin veya sanığın durumunun da özellikle dikkate alınması gerekmektedir.

Bu bağlamda şüpheli veya sanığın sabit bir yerleşim yerinin olup olmadığı, mesleği, mal varlığı, ailesinden veya işinden kaynaklı bağlantıları, yakalanma şekli, süreç içindeki tavır ve davranışları, başka bir ülkeye gitmesini veya orada barınmasını kolaylaştıran bazı özel koşulların bulunup bulunmadığı, kişilik özelliklerini ortaya koyan olgular, ahlaki durumunu gösteren tutum ve eylemleri gibi kişisel (subjektif) unsurlar birlikte değerlendirilerek bir kanaate ulaşılmalıdır (Eren Erdem [1.

B.], B. No: 2019/9120, 9/6/2020, § 135).

32. Nitekim buna paralel olarak 5271 sayılı Kanun’un 100. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinde şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa bu tutuklama nedenine dayanılabileceği belirtilmiştir. Yine 5271 sayılı Kanun’un 101. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendinde tutuklama kararında tutuklama nedenlerinin (kaçma şüphesinin) varlığını gösteren delillerin somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterileceği belirtilmiştir.

33. Somut olayda başvurucular hakkında 21/9/2023 tarihinde belirli günlerde ikametlerinin bağlı bulunduğu polis merkezine başvurup imza vermek ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbirine hükmedildiği görülmektedir. Başvurucuların bu adli kontrol tedbirine uymadığı yönünde herhangi bir tespit olmadığı gibi soruşturma makamlarınca böyle bir iddia da ileri sürülmemiştir.

Öte yandan başvurucular, 2022 yılında başlatılan ceza soruşturmasından 1 yılı aşkın bir süre sonra, haklarında Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının düzenlediği rapordan haberdar oldukları disiplin soruşturmasından ise 6 yıl sonra tutuklanmıştır. Başvurucuların soruşturmadan ve suçlamalardan tutuklanmadan uzun süre önce haberdar olduğu, bu süre zarfında kaçma girişiminde bulunduğuna ilişkin bir olgunun söz konusu olmadığı görülmektedir.

Tüm bu hususlar karşısında başvurucuların kaçma riski taşıdığı sonucuna varılmasını haklı çıkaracak herhangi bir kişisel değerlendirme tutuklama kararında bulunmamaktadır.

34. Delillerin karartılması şüphesiyle ilgili olarak ise tutuklama kararında bir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir (bkz. § 9). Tüm bu veriler ışığında Sulh Ceza Hâkimliği tarafından sunulan tedbirin meşru amacına ilişkin gerekçenin başvurucular hakkında tutuklama tedbirinin uygulanmasının gerekliliği, dolayısıyla tedbirin meşru amacını ortaya koymak bakımından yetersiz kaldığı değerlendirilmiştir. Varılan sonuç karşısında tedbirin ölçülülüğü yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

35. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrası bağlamında kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

36. Başvurucular, ihlalin tespit edilmesi ve her bir başvurucuya 500.000 TL manevi tazminat ödenmesi talebinde bulunmuştur.

37. Başvuruda, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Ancak somut olayda başvurucular hakkında tahliye kararı verilmiş ve başvurucuların tutukluluğu sona ermiştir. Bu nedenle kararın ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için derece mahkemesine gönderilmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Bununla birlikte kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik müdahale nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvuruculara ayrı ayrı net 250.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucuların kimliğinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,

B. Tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle Anayasa’nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Başvuruculara net 250.000 TL manevi tazminatın AYRI AYRI ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

E. 2.220,60 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 42.220,60 TL yargılama giderinin başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 28/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Yılmaz AKÇİL Raportör : Ömer Faruk NURSAÇAN Başvurucular : 1. A.S. 2. U.Ş. Vekili : Av. Hazal PEKŞEN DEMİRHAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2023/70494, 28 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. A. S. Ve U. Ş. Başvurusu
  4. Gizlilik Talebi Kabul
  5. Birinci Bölüm
  6. Karar
  7. I. Başvurunun Özeti
  8. II. Değerlendirme
  9. III. Giderim
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2023/70494
Tarih
28 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Mehmet Özen Başvurusu (B. No: 2023/103547)
  • Adem Şimşek ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2023/108404)
  • Murat Türkoğlu Başvurusu (B. No: 2023/86385)
  • Duygu Çam Başvurusu (B. No: 2022/72101)
  • İlyas Argunhan Başvurusu (B. No: 2022/82224)
  • Yusuf Metin Başvurusu (B. No: 2021/13123)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.