İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

A.ü. Başvurusu (B. No: 2014/17190)

1. Başvuru, ahlaki durum sebep gösterilerek Türk Silahlı

Başvuru No2014/17190Tarih19 Nisan 2017Okuma12 dk · 2.308 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm A.Ü. Başvurusu

Karar tarihi
19 Nisan 2017
Başvuru Numarası
2014/17190
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.308 kelime·12 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ahlaki durum sebep gösterilerek Türk Silahlı

Kuvvetlerinden (TSK) ilişiğinin kesilmesi işlemi nedeniyle özel hayatın

gizliliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 3/11/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, Hava Kuvvetleri Komutanlığında muvazzaf subay

statüsünde görev yapmakta iken ahlak dışı davranışlarda bulunduğuna dair

isimsiz bir e-posta gönderilmesi üzerine başvurucu hakkında idari tahkikat

başlatılmıştır.

9. İstihbarata karşı koyma faaliyeti çerçevesinde 4/4/2012

tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından

başvurucunun ifadesi alınmıştır. Söz konusu ifade metninde başvurucunun

ifadesine hangi kapsamda başvurulduğu hususu belirtilmemiştir. Anılan ifade

metnine göre başvurucuya nerelerde görev yaptığı, sanal ortamdaki herhangi bir

sosyal paylaşım sitesinde üyeliğinin olup olmadığı, İnternet üzerinden veya yüz

yüze tanışmak suretiyle birlikte olduğu kadınların kimler olduğu, gösterilen bazı

görüntülerin kendisine ait olup olmadığı sorulmuştur. Başvurucu, sorulan

soruları ayrıntılı olarak yanıtlamış ve ifade tutanağını imzalamıştır.

10. Tahkikat sonucunda hazırlanan raporda, başvurucunun

davranışlarının TSK'nın itibarını sarsacak nitelikte ahlak dışı davranış

kapsamında olduğu belirtilerek TSK'dan ayırma işlemi tesis edilmesi teklifi

getirilmiştir.

11. Bu teklif doğrultusunda başvurucu hakkında 4/3/2013

tarihinde, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel

Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca TSK'dan ayırma işlemi tesis edilmiştir.

12. Başvurucu TSK'dan ayırma kararına karşı Askeri Yüksek İdare

Mahkemesinde (AYİM) iptal davası açmıştır.

13. Başvurucu dava dilekçesinde psikolojik baskı altında hukuka

aykırı şekilde ifadesinin alındığını belirtmiştir. Bunun yanı sıra başvurucu,

çok sayıda takdir belgelerinin bulunduğunu, hiç bir disiplin cezası

bulunmadığını, çok başarılı çalışmaları olduğunu, özel yaşamına ait unsurların

kurum disiplin ve düzenini tehdit eden bir yönü bulunmadığını iddia etmiştir.

14. Yargılama sırasında AYİM Başsavcılığı dava konusu işlemin

iptali yönünde görüş sunmuştur. Başsavcılık görüşünde, başvurucunun sicil

notlarının çok iyi düzeyde olduğu, pek çok takdir ve ödül belgelerinin

bulunduğu, hiçbir disiplin veya cezai yaptırımının da bulunmadığı

belirtilmiştir. Başsavcılık görüşünde, başvurucunun kendi ifadesinden elde

edilen ve özel hayatın gizliliği içinde kalması gereken bilgilerin ayrıca

hukuka aykırı şekilde elde edilen görüntülerin ayırma işlemine esas

alınamayacağı belirtilmiştir.

15. AYİM, oybirliğiyle davayı reddetmiştir. AYİM'e

göre başvurucuya isnat edilen davranışlar TSK'nın itibarını sarsacak nitelikte

ahlak dışı davranış kapsamındadır ve bu nedenle başvurucunun TSK'daki görevini

devam ettirmesi uygun değildir. AyrıcaAYİM,

başvurucunun ifadesinin usulsüz ve hukuka aykırı şartlarda alındığı iddialarını

da reddetmiştir. AYİM kararında, başvurucunun ifadesinin ceza soruşturması

kapsamında değil disiplin soruşturması çerçevesinde alındığı, iradesinin fesada

uğratıldığına dair kanıt bulunmadığı belirtilmiştir.

16. Başvurucunun söz konusu karara karşı karar düzeltme istemi

de reddedilmiştir. Nihai karar 15/10/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ

edilmiştir.

17. Başvurucu vekili tarafından 3/11/2014 tarihinde bireysel

başvuru yapılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

18. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında TSK'da görev

yapan askerî personel hakkında ahlaki nedenlerle ayırma işlemi tesis edilmesine

dayanak oluşturan mevzuata (G.G. [GK],

B. No: 2014/16701, 13/10/2016, §§ 23-30; benzer durumlara ilişkin uluslararası

hukuka Yaşar Türkmen, B. No:

2014/5418, 15/2/2017, §§ 26-33) yer vermiştir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 19/4/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Özel Hayatın Gizliliği

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu, psikolojik baskı altında hukuka aykırı şekilde ve

özel hayatın gizliliği ihlal edilerek sorgulandığını, idarenin hukuk dışı

yollarla ifadesini aldığını ve beyanlarını çarpıtarak istihbarat raporu

düzenlediğini ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca TSK'da görev yaptığı sürede çok

sayıda takdirname ile ödüllendirildiğini, sicillerinin çok iyi derecede

olduğunu, özel hayatına ilişkin unsurların hiç bir şekilde görevine

yansımadığını, ayırma işleminin ölçüsüz olduğunu belirtmiştir. Bu nedenlerle

Anayasa'nın 20. maddesinde yer alan özel hayatın gizliliği hakkının ihlal

edildiğini iddia etmiş, yeniden yargılama yapılmasına ve uygun miktarda manevi

tazminat verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Başvurucu ayrıca

kimliğinin kamuya açık belgelerde gizli tutulmasını istemiştir.

2. Değerlendirme

21. İddianın değerlendirilmesine dayanak alınacak Anayasa’nın

20. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"Herkes, özel hayatına

ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve

aile hayatının gizliliğine dokunulamaz."

a. Gizlilik Talebi Yönünden

22. Somut olayın koşulları dikkate alındığında başvurucunun

şeref ve itibarının korunması bakımından haklı nedenler bulunduğu

anlaşıldığından kamuya açık belgelerde kimliğinin gizli tutulması talebinin

kabulüne karar verilmesi gerekir.

b. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

23. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan özel

hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

c. Esas Yönünden

24. Cinsel yaşamına ilişkin hususlar gerekçe gösterilerek

"disiplinsizlik ve ahlaki durum" sebebiyle başvurucu hakkında TSK'dan

ayırma işlemi tesis edilmesinin özel hayatının gizliliği hakkına bir müdahale

oluşturduğu açıktır (Ata Türkeri, B. No: 2013/6057, 16/12/2015, § 34; G.G., §

43).

25. Anılan müdahalenin ihlal oluşturmaması için Anayasa'nın 13.

maddesinde düzenlenen ve somut başvuruya uygun düşen "kanunlar tarafından

öngörülme", "Anayasa’nın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere

dayanma", "demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük

ilkesine aykırı olmama" ölçütlerine uygun olması gerekir.

26. Ayırma işlemine dayanak teşkil eden mevzuat hükümleri

dikkate alındığında müdahalenin kanunlar tarafından öngörülme ölçütüne uygun

olduğu (Ata Türkeri, § 39; G.G., §§ 48-50), askerî disiplinin ve kamu

hizmetinin gereği gibi yürütülmesinin sağlanması, bu itibarla millî güvenliğin

korunması şeklinde meşru amaç taşıdığı (Ata

Türkeri, §§ 40-41; G.G.,

§§ 51-53; Yaşar Türkmen, §§

50-58) anlaşılmaktadır.

27. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi Ata Türkeri ve G.G. başvurularında, benzer idari süreçler izlenerek askerî

personelin cinsel yaşamına ilişkin hususlar gerekçe gösterilerek

"disiplinsizlik ve ahlaki durum" sebebiyle TSK'dan ayırma işlemlerini

incelemiş ve özel hayatın gizliliğine yapılan müdahalenin demokratik toplum

düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu sonucuna varmıştır.

Mahkeme, G.G. kararında bu sonuca

varırken aşağıdaki gerekçelere dayanmıştır:

"65. Somut olayda başvurucunun söz konusu

ifadesinin, belirli ve somut fiiller belirtilmeden ve hangi hukuki işleme esas

alınacağı konusunda bilgi verilmeden temin edilmiş olması anılan ifadeyi hukuki

yönden şüpheli duruma getirmektedir. Ayrıca ifade alma işlemi esnasında sorulan

sorular gözönüne alındığında başvurucunun mesleki

hayatını değil özel hayatını ilgilendiren iddialara yanıt vermek zorunda

bırakıldığı görülmektedir. Bu kapsamda başvurucuya yöneltilen iddiaların

görevinin ifasıyla değil daha çok mahremiyet alanında gerçekleşen özel yaşam

eylemleri ile ilgili olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ihtilaf konusu ayırma

işleminin kapsamı mesleki hayatın sınırlarını aşmaktadır. ... başvuruya konu

disiplin işlemi ile yargısal sürece konu edilen davranışların esasen mesleki

faaliyet ile ilgisi olmayan, mahremiyet alanına dâhil özel yaşam eylemleri

olduğu anlaşılmaktadır.

66. Kamu görevlilerinin mesleki yaşamlarıyla

da bütünleşen bazı özel hayat unsurları açısından sınırlamalara tabi

tutulabilecekleri açıktır. Ancak hakkındaki tahkikat sonucunda TSK’dan ayırma

işlemi tesis edilmesinin başvurucunun mesleki hayatı üzerinde olduğu kadar

temel geçim kaynağından yoksun kalması nedeniyle ekonomik geleceği üzerinde de

önemli bir etki oluşturduğu, bu nedenle ayırma işleminin daha önemli hâle

geldiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda özel hayatın gizliliği hakkı üzerindeki

sınırlamaların zorunlu ya da istisnai tedbir mahiyetinde olması,

başvurulabilecek son çare ya da alınabilecek en son önlem niteliğinde olması

gerekir.

67. AYİM kararında da, başvurucunun ifade alma

işleminin usul ve içerik yönünden hukuka aykırı unsurlar taşıdığı iddialarına

rağmen anılan ifadenin alındığı koşulların detaylı şekilde incelenmediği,

başvurucunun özel hayatının en mahrem yönünü oluşturan cinsel hayatını ... tüm

detaylarıyla anlatmasının nasıl gerçekleştiği hususunun ortaya konulmadığı

görülmektedir. AYİM tarafından söz konusu soyut nitelikteki ifadede belirtilen

hususlar dayanak alınmak suretiyle TSK'dan ilişiğin kesilmesi işlemine karşı

açılan davanın reddedildiği anlaşılmıştır. Öte yandan Mahkeme kararında

başvurucunun özel hayatına ilişkin tutum ve eylemlerinin mesleki hayatı

üzerindeki etkilerine dair yeterli ve ikna edici gerekçeler ortaya konulmadığı

gibi anılan eylemlerin TSK’nın işleyişi üzerindeki etkisi ve risklerinin de

detaylı şekilde açıklanmadığı, ayırma işlemine dayanak olarak kabul edilen

delillerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğine ilişkin ileri sürülen iddialar

hakkında bir araştırma yapılmadığı ... görülmüştür.

68. Bu durumda muhakeme sırasında açık ve

somut bir biçimde öne sürülen ve davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte

olduğu anlaşılan başvurucunun söz konusu iddialarına Mahkemece makul bir

gerekçe ile yanıt verilmemesi, başvurucunun özel hayatına ilişkin hususların mesleği

üzerindeki etkisinin açıklanmaması ve özel hayatın gizliliği hakkına gerekli

saygının gösterilmesini adil şartlarda savunabileceği usule ilişkin etkili

güvencelerden başvurucunun yararlandırılmaması nedenleriyle AYİM kararının

mahremiyet hakkına müdahaleyi haklı kılacak şekilde konuyla ilgili ve yeterli

gerekçe içermediği kabul edilmelidir. Bunun yanında tesis edilen ayırma

işleminin başvurucunun geçmiş sicili ve başarı durumu dikkate alınarak

ölçülülük yönünden değerlendirilmediği, sınırlama ile ulaşılabilecek genel

yarar ile temel hak ve özgürlüğü sınırlanan başvurucunun kaybı arasında adil

bir denge gözetilmediği, başvurucunun özel hayatının gizliliği hakkı üzerindeki

sınırlamanın zorunlu ya da istisnai tedbirler niteliğinde olduğu veya

başvurulabilecek son çare ya da alınabilecek en son önlem niteliğinde olduğu

hususunda bir inceleme yapılmadığı ve gerekli özenin gösterilmediği sonucuna

ulaşılmıştır. "

28. Somut olayda, anılan değerlendirmelerden ve ulaşılan

sonuçtan ayrılmayı gerektirecek bir durum bulunmamaktadır.

29. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa’nın 20. maddesinde

güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

30. Başvurucu, AYİM'in tarafsız

olmadığını ve temyiz yolunun mevcut olmaması nedeniyle iki dereceli yargılama

hakkının verilmediğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

31. İddianın değerlendirilmesine dayanak alınacak Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

i. Bağımsız ve Tarafsız Mahkemede Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

32. Anayasa Mahkemesi tarafından bu konu daha önce incelenirken

belirtildiği üzere AYİM’in oluşumu, statüsü ve

görevleri Anayasa ve ilgili Kanun'da hüküm altına alınmıştır. AYİM’e atanan askerî hâkimlerin bağımsızlığının Anayasa ve

ilgili kanun hükümleri ile garanti altına alındığı, atanma ve çalışma usulleri

yönünden askerî hâkimlerin bağımsızlıklarını zedeleyecek bir hususun bulunmadığı,

kararlarından dolayı idareye hesap vermek zorunda olmadıkları ayrıca disipline

ilişkin konuların AYİM Yüksek Disiplin Kurulunca incelenip karara bağlandığı

görülmektedir (Yaşasın Aslan, B.

No: 2013/1134, 16/5/2013, § 29). Diğer yandan sınıf subayı üyelerinin en fazla

dört yıllık bir süre ile görev yapmaları, disiplin konularında yukarıda

bahsedilen Disiplin Kuruluna tabi kılınmaları, görev süreleri içinde idari veya

askerî yetkililerce herhangi bir değerlendirmeye tabi tutulmamaları bu subayların

idareye karşı bağımsızlıklarını güçlendirmiştir.

33. Açıklanan nedenlerle Mahkemenin bağımsız ve tarafsız

olmadığına ilişkin bir husus saptanmadığından başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

ii. İki Dereceli Yargılanma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

34. Başvurucu, AYİM Birinci Dairesi tarafından verilen karar

hakkındaki karar düzeltme taleplerinin aynı Daire tarafından karara bağlanması

nedeniyle adil yargılanmadığını ileri sürmüştür.

35. Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının

incelenebilmesi için kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkın

Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerin

kapsamına da girmesi gerekir. Bir başka ifadeyle Anayasa ve Sözleşme’nin ortak

koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

36. Sözleşme’ye ek 7 No.lu Protokol’ün

2. maddesinde cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkı tanınmış ise de

ilgili tarihlerde Türkiye bu Protokol’e taraf olmadığı gibi başvuru konusu olay

da bir ceza yargılaması değildir.

37. Başvurucunun başvuru dilekçesinde ifade ettiği AYİM nezdinde

temyiz yani iki dereceli yargılanma hakkı, Anayasa’da güvence altına alınmış

temel hak ve özgürlüklerden olmadığı gibi Sözleşme’nin ve buna ek Türkiye’nin

taraf olduğu protokollerden herhangi birinin kapsamına da girmemektedir (Mahir Akarsu, B. No: 2012/1096, 20/2/2014,

§§ 42-45).

38. Açıklanan nedenlerle başvuru konusu ihlal iddialarının

Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kaldığı anlaşıldığından

başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden

incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un 50.

Maddesi Yönünden

39. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

40. Başvurucu, yeniden yargılama yapılmasına, uygun miktarda

manevi tazminat verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

41. Başvuruda Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan

özel hayatıngizliliği hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

42. Özel hayatıngizliliği hakkının

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunduğundan kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak

üzere AYİM Birinci Dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

43. Başvurucu tazminat talep etmişse de yeniden yargılama

yapılmak üzere dosyanın AYİM Birinci Dairesine gönderilmesine karar

verilmesinin ihlal iddiası açısından yeterli bir tazmin oluşturduğu

anlaşıldığından başvurucunun tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi

gerekir.

44. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. 1. AYİM'de hâkim sınıfından olmayan

subay üyelerin bulunması nedeniyle bağımsız ve tarafsız bir mahkemede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. İki dereceli yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın

gizliliği hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Kararın bir örneğinin özel hayatın gizliliği hakkının

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak

üzere Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesine (Anılan Dairenin 4/3/2014

tarihli ve E.2013/484, K.2014/221 sayılı kararına ait dava dosyası ile

ilgilidir.) GÖNDERİLMESİNE,

E. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,

F. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

G. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

19/4/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Şermin

BİRTANE

Başvurucu

:

A. Ü.

Vekili

:

Av. Orhan

ÇELEN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/17190, 19 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Özel Hayatın Gizliliği
  9. B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine
  10. A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli
  11. B. 1. AYİM'de hâkim sınıfından olmayan
  12. D. Kararın bir örneğinin özel hayatın gizliliği hakkının
  13. G. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  14. H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Gökcan
  16. Hakyemez
  17. Birtane
  18. Çelen
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/17190
Tarih
19 Nisan 2017

İlgili Kararlar

  • Emine Erdem ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/16975)
  • Ömer Çulcu Başvurusu (B. No: 2014/17962)
  • Aygül Meral ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/558)
  • Oğuz Çevik Başvurusu (B. No: 2014/15553)
  • Zeki Özcan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/13314)
  • Ayşe Cesur ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/13938)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.