İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Abdülkadir Köken Başvurusu (B. No: 2020/4257)

1. Başvuru; gözaltında tutulma süresince fiziksel, sözlü ve psikolojik şiddet niteliğinde eylemlere maruz kalınması, bu iddialar hakkında etkili soruşturma yürütülmemesi ve gözaltında tutma şartlarının yetersizliği nedeniyle kötü muamele yasağının ve…

Başvuru No2020/4257Tarih13 Aralık 2023Okuma7 dk · 1.403 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Abdülkadir Köken Başvurusu

Karar tarihi
13 Aralık 2023
Başvuru Numarası
2020/4257
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.403 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru; gözaltında tutulma süresince fiziksel, sözlü ve psikolojik şiddet niteliğinde eylemlere maruz kalınması, bu iddialar hakkında etkili soruşturma yürütülmemesi ve gözaltında tutma şartlarının yetersizliği nedeniyle kötü muamele yasağının ve gözaltı süresinin keyfî olarak uzatılması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Başvurucu, silahlı terör örgütü (FETÖ) üyeliği isnadıyla hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 1/8/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır. Yirmi iki gün gözaltında kalan başvurucunun 22/8/2016 tarihinde anılan suçtan tutuklanmasına karar verilmiştir. Yargılama sonunda başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine hükmedilmiş ve bu hüküm temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.

3. Başvurucu 22/8/2016 tarihli sorgusunda, ayrıntılı bir açıklama yapmaksızın gözaltında fiziksel şiddet gördüğünü ve buna ilişkin sağlık raporu düzenlenmediğini beyan etmiştir.

4. Başvurucu 27/8/2018 tarihli dilekçeyle gözaltında kaldığı sürede kolluk görevlilerinin kötü muamele niteliğindeki eylemlerine maruz kaldığını ileri sürerek Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) suç duyurusunda bulunmuştur. Dilekçede başvurucu, belli bir şekilde ifade vermesi için kolluk görevlilerinin kendisine baskı yaptığını, bu kapsamda hakaret ve tehdit içeren söylemlerde bulundukları gibi tekme ve yumruklar ile vurduklarını ileri sürmüştür.

Başvurucu ayrıca yirmi iki gün gözaltında kaldığına vurgu yaparak yaralarının iyileşmesinden sonra adli rapor aldırıldığından darp izlerinin tespit edilemediğini belirtmiştir. Şikâyet dilekçesinde başvurucunun gözaltında bulunduğu sürede iki kez fiziksel şiddet gördüğü, bunlardan ilkinin gözaltının ikinci günü, diğerinin de bundan sonraki bir gün gerçekleştiği açıklanmıştır.

5. Başvurucunun dilekçesi üzerine Başsavcılıkça soruşturma başlatılmıştır. Başsavcılık, soruşturma kapsamında başvurucunun gözaltına girişi ve çıkışı ile tutuklama kararına göre ceza infaz kurumuna girişi sırasında düzenlenen adli raporlara ulaşmıştır. Ayrıca 22/8/2016 tarihinde gözaltından çıkış ve ceza infaz kurumuna giriş sırasında başvurucunun vücudunda darp ve cebir izi bulunmadığını tespit eden doktorların tanık sıfatıyla ifadeleri tespit edilmiştir.

6. Başvurucu hakkında düzenlenen sağlık raporlarında herhangi bir darp izi tespit edilmemiştir. Ayrıca 22/8/2016 tarihli sağlık raporlarını düzenleyen doktorlar da başvurucunun detaylı muayenesinin yapıldığını, darp ve cebir izine rastlanmadığını beyan etmiştir.

7. Soruşturma kapsamında başvurucunun yirmi iki gün gözaltına kaldığı dikkate alınarak sağlıklı bir kişinin herhangi bir cisim kullanılmaksızın fiziksel şiddete maruz kalması hâlinde, vücudunda meydana gelen yaraların gözle görülemeyecek şekilde ne kadar sürede iyileşeceğinin değerlendirilmesi için Zonguldak Adli Tıp Şube Müdürlüğüne (Adli Tıp Kurumu) müzekkere yazılmıştır. Adli Tıp Kurumu 27/6/2019 tarihli yazısında özetle yetişkin ve sağlıklı bir bireyde çıplak elle meydana getirilen travma sonucu oluşan cilt lezyonlarının gözle görülemeyecek şekilde kaybolması için gereken sürenin travmanın şiddeti ve uygulandığı vücut bölgesine bağlı olarak değişmekle birlikte üç haftayı bulabileceğini bildirmiştir.

8. Soruşturma sonunda özetle; düzenlenen sağlık raporlarında fiziksel şiddet uygulandığına dair herhangi bir bulguya rastlanmadığına, saklanma süresinin dolmasından sonra şikâyette bulunulması nedeniyle kamera kayıtlarının silindiğine, olayı gören tanığın bulunmadığına vurgu yapılarak başvurucunun soyut iddiası dışında bir delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Başvurucunun karara yönelik itirazı da sulh ceza hâkimliği tarafından reddedilmiştir.

9. Başvurucu, nihai kararı 30/12/2019 tarihinde tebellüğ etmesinin ardından 22/1/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

10. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

II. DEĞERLENDİRME

11. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

A. Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

12. Başvurucu;

i. Yirmi iki gün boyunca gözaltına kaldığını, gözaltında tutulmaya başlandığı ikinci ve üçüncü günde kolluk görevlilerinin kendisini darbettiklerini, tehdit ve hakaret niteliğinde söylemlerde bulunduklarını, gözaltında kaldığı süre boyunca müdafi olmaksızın belirli bir şekilde ifade vermeye zorlandığını,

ii. Gözaltında bulunduğu süreçte muayene edilmediğini ve hakkında rapor düzenlenmediğini,

iii. Gözaltının sona ermesi sebebiyle düzenlenen sağlık raporunda vücudunda oluşan yaralanmalara yer verilmediğini,

iv. Sorgu ve yargılamada gözaltında kolluk görevlilerinin kötü muamele niteliğinde eylemlerde bulunduklarını belirtmesine rağmen herhangi bir araştırma yapılmadığını,

v. Olaya ilişkin etkili bir ceza soruşturması yürütülmediğini ileri sürmüştür.

13. Konuya ilişkin insan hakları yargısı içtihadını sunan Adalet Bakanlığı (Bakanlık), adli makamların tespitinden ve ulaştığı sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir neden bulunmadığını beyan etmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

14. Başvurunun bu kısmı kötü muamele yasağı kapsamında incelenmiştir.

15. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan maddi ve manevi varlığı koruma ve geliştirme hakkına saygı gösterme yükümlülüğü öncelikle negatif yükümlülük olarak kamu otoritelerinin kişilerin fiziksel ve ruhsal olarak zarar görmelerine neden olmamalarını gerektirdiği gibi ayrıca pozitif yükümlülük olarak devlete kişilerin işkenceye veya eziyete ya da insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir ceza veya muameleye maruz bırakılmalarını engelleyecek tedbirler alma ödevi yüklemektedir.

Devletin kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı kapsamında sahip olduğu pozitif yükümlülüğün usule ilişkin boyutu çerçevesinde bireyin bir devlet görevlisi tarafından hukuka aykırı olarak ve Anayasa’nın 17. maddesini ihlal eder biçimde bir muameleye tabi tutulduğuna ilişkin savunulabilir bir iddiasının bulunması hâlinde olay hakkında etkili bir soruşturmanın yürütülmesi gerekmektedir (Cezmi Demir ve diğerleri, B.

No: 2013/293, 17/7/2014, Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015). Diğer taraftan kötü muameleye maruz kalması nedeniyle mağdur olduğunu ileri süren kişilerin kötü muamele yasağı kapsamına giren ağırlıkta bir muamele görmüş olabileceklerini gösteren emareleri ve delilleri sunmaları gerektiğini belirtmek gerekir.

Bu kapsamda mağdur olduğunu ileri süren kişilerin olgulara dayanmayan yetersiz açıklamaları, iddialarının delillerle desteklenmemesi hatta kimi zaman delillerin uyumsuzluğu, kötü muamelenin yapıldığı yer, zaman ve diğer konulardaki çelişkili ifadeleri gibi hususlar kötü muamelenin gerçekliğini şüpheye düşürür. Bu durumda iddiaların savunabilir olduğundan, dolayısıyla bu iddialara ilişkin derhâl resmî bir soruşturma başlatılması gerekliliğinden söz edilemeyecektir.

Bu gibi durumlar -iddiaların güçlü bir dayanak ile birlikte yetkili merciler nezdinde dile getirilmemesi- söz konusu olduğunda mağdur olduğunu ileri süren kişilerin etkili bir soruşturma yürütülmesine ilişkin meşru (haklı) bir beklentiye girebileceklerinin söylenebilmesi de mümkün değildir (Beyza Metin, B. No: 2014/19426, 12/12/2018).

16. Somut olayda başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçu şüphesi ile gözaltına alınmıştır. Başvurucu, kendisine fiziksel şiddet uygulandığını ve bu kapsamda yaralandığını ileri sürmekte ise de gözaltının sona erdiği gün düzenlenen sağlık raporlarında darp ve cebir izine rastlandığı yönünde bir bulgu elde edilmediği görülmüştür. Raporları düzenleyen doktorlar, başvurucunun detaylı muayenesinin yapıldığını ve darp ve cebir izine rastlanmadığını beyan etmiştir (bkz. § 6).

17. Bununla birlikte başvurucu, gözaltının yirmi iki gün sürmesi nedeniyle yara izlerinin kaybolduğunu ifade etmiştir. Adli Tıp Kurumu 27/6/2019 tarihli yazısında, başvurucunun anlatımına uygun şekilde ortaya çıkabilecek lezyonların iyileşme süresinin üç haftayı bulabileceğini açıklamıştır (bkz. § 7). Başvurucunun gözaltı süresince iki kez darp edildiğini iddia ettiği dikkate alındığında fiziksel şiddete bağlı olarak ortaya çıkan lezyonların gözaltından çıkış tarihinde alınan sağlık raporlarında tespit edilmesinin mümkün olduğu değerlendirilmiştir. Kaldı ki başvurucu da başvuru formunda, darbedilmesi sebebiyle oluşan yaralanmasından kalan izleri gözaltının sona ermesi nedeniyle muayenesini gerçekleştiren doktora göstermesine rağmen adli rapora işlenmediğinden yakınmıştır.

18. Dolayısıyla başvurucunun beyanına göre gözaltından çıkış muayenesi yapılırken vücudunda yaralanmaya bağlı izler bulunmaktadır. Buna karşın gözaltının sona erdiği tarihte farklı doktorlar tarafından düzenlenen iki ayrı sağlık raporunda da başvurucunun vücudunda fiziksel şiddete bağlı bir lezyonun tespit edilmediği açıklanmıştır. Raporları düzenleyen doktorlar ifadelerinde, başvurucunun detaylı muayenesinin yapıldığını, başvurucuda darp ve cebir izine rastlanmadığını beyan etmiştir.

19. Öte yandan başvurucu 22/8/2016 tarihli sorgusunda gözaltında fiziksel şiddete maruz kaldığını ifade etmişse de değerlendirme yapılabilecek somut bir olay anlatımında bulunmamıştır. Buna göre başvurucu, kötü muameleye maruz kaldığına ilişkin olarak ilk kez gözaltı hâlinin sona ermesinden 2 yıl 5 gün sonra şikâyette bulunmuştur. Dolayısıyla maruz kaldığını iddia ettiği kötü muamele yasağı ihlallerinden yaklaşık iki yıl sonra Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat eden başvurucunun, olayların ortaya çıkarılması için üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirdiği söylenemez. Nitekim aradan geçen süre nedeniyle soruşturmada yeniden doktor raporu alınması ve güvenlik kamerası kayıtlarının temin edilmesi de mümkün olmamıştır.

20. Yukarıdaki belirlemelere göre başvurucu fiziksel şiddete uğradığı iddialarını destekleyen somut bir delil ortaya koyamamıştır. Yine dosya kapsamında başvurucunun sözlü ve psikolojik şiddet iddialarını destekleyen bir bulgu da bulunmamaktadır. Tüm bu tespitlere göre başvurucunun kötü muameleye maruz kaldığına ilişkin savunulabilir bir iddia ortaya koyamadığı sonucuna ulaşılmıştır.

21. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

22. Başvurucunun gözaltının hukuki olmadığına ilişkin iddiasının Hikmet Kopar ve diğerleri ([GK], B. No: 2014/14061, 8/4/2015, §§ 64-72) kararı doğrultusunda; gözaltında tutma şartlarının yetersizliği nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın Nebahat Baysal Gül (B. No: 2016/14634, 28/5/2019) kararı doğrultusunda başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. 1. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 13/12/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Selahaddin MENTEŞ İrfan FİDAN Muhterem İNCE Raportör : Hüseyin Ozan ADIYAMAN Başvurucu : Abdülkadir KÖKEN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2020/4257, 13 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Özeti
  4. II. Değerlendirme
  5. A. Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
  6. B. Diğer İhlal İddiaları
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2020/4257
Tarih
13 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz Başvurusu (B. No: 2015/8234)
  • Bülent Barmaksız Başvurusu (B. No: 2021/457)
  • Metin İyidil Başvurusu (B. No: 2019/41125)
  • Arzum Şarlak ve Sevim Tekbıyıkoğlu Başvurusu (B. No: 2019/9097)
  • Zeynep Ölbeci Başvurusu (B. No: 2021/10825)
  • Selim Cayvarlı Başvurusu (B. No: 2018/27436)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.