İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Abdullah Yücel Özer Başvurusu (B. No: 2023/101681)

1. Başvuru, vergi müfettişliğine atanan başvurucu tarafından mali ve özlük haklarının faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle adil…

Başvuru No2023/101681Tarih12 Mart 2025Okuma10 dk · 2.039 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Abdullah Yücel Özer Başvurusu

Karar tarihi
12 Mart 2025
Başvuru Numarası
2023/101681
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.039 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, vergi müfettişliğine atanan başvurucu tarafından mali ve özlük haklarının faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ve haksız olarak mali ve özlük haklara ulaşılamaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. 17/3/2014 tarihinde vergi müfettiş yardımcısı olan başvurucu 22/2/2018 tarihinde ilan edilen vergi müfettişliği yeterlilik sınavında başarılı olarak atanmaya hak kazanmıştır. Ancak başvurucunun vergi müfettişi olarak ataması 6/11/2019 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvurucu, atamasının yapılması gerektiği tarih olan 22/2/2018 ile atamasının yapıldığı tarih olan 6/11/2019 arasındaki mali ve özlük haklarının kendisine ödenmesi talebiyle Hazine ve Maliye Bakanlığına (İdare) 19/6/2023 tarihinde başvurmuştur. İdarenin cevap vermemesi üzerine başvurucu bu zımni ret işleminin iptali ile özlük ve mali haklarının yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesi talebiyle 16/8/2023 tarihinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde, Anayasa Mahkemesinin Demet Demirel ve diğerleri ([GK], B. No: 2019/12998, 1/12/2022) kararının yeni hukuki durum oluşturduğu, bu nedenle 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca yapılan başvurunun sonucuna göre davanın açıldığı ifade edilmiştir.

4. Ankara 15. İdare Mahkemesi (Mahkeme) 23/8/2023 tarihinde davayı süre aşımı nedeniyle reddetmiştir. Kararda, başvurucunun atama işleminin geç yapılmasına bağlı olarak yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarına ilişkin olarak 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca en geç atamanın yapıldığı 6/11/2019 tarihinden itibaren idari dava açma süresi içinde dava açılması gerektiği belirtilmiştir.

2577 sayılı Kanun'un 11. maddesinde öngörüldüğü üzere, atama tarihinden itibaren dava açma süresi içinde idareye yapılan başvuru sonucunda verilecek cevaba göre kalan dava açma süresi içinde de davanın açılabileceği ifade edilmiştir.

Bu süreler geçtikten çok sonra başvurucu tarafından anılan döneme ilişkin olarak yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi talebiyle 19/6/2023 tarihinde yapılan başvurunun idari dava açma süresini canlandırmayacağı, bu nedenle de davanın süresinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

5. Öte yandan mahkeme kararında, Anayasa Mahkemesince verilen Demet Demirel ve diğerleri kararının etkisi de değerlendirilmiştir. Mahkeme, kanun veya düzenleyici işlemlerin iptali hâlinde hakları ihlal edilen ilgililerin hukuki durumlarında değişiklik olduğunun içtihatlar ile kabul edildiğini belirtmiştir. Başvurucu, söz konusu Anayasa Mahkemesi kararının bireysel başvuru üzerine verilmiş bir ihlal kararı olduğunu ve idari anlamda kesinleşmiş işlemler yönünden yeni bir hukuki durum olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etmiştir.

6. Başvurucu bu karara karşı 25/9/2023 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi 30/10/2023 tarihinde istinaf başvurusunu kesin olarak reddetmiştir.

7. Nihai karar başvurucuya 14/11/2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 5/12/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

8. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

A. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

9. Başvurucu, Anayasa Mahkemesinin Demet Demirel ve diğerleri kararından sonra mali ve özlük haklarını isteyebileceğini öğrendiğini, bu karar ile birlikte idareye başvurduğunu ve zımni ret üzerine dava açtığını belirtmiştir. Mali ve özlük hak etkisinin hâlen devam etmesi nedeniyle açılan davanın süresinde olduğunu belirterek mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca benzer konuda lehe kararlar verilirken kendi davasının reddedilmesinden şikâyet etmiştir.

10. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; başvuruya ilişkin olarak Hazine ve Maliye Bakanlığından temin edilen görüşün ve ilgili belgelerin başvurucunun şikâyetlerine dair yapılacak incelemede dikkate alınmak üzere gönderildiğini belirtmiştir. Başvurucunun temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiğini ifade etmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı bireysel başvuru formunda belirttiği hususları yinelemiştir.

11. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kapsamında yaptığı değerlendirmelerde mahkemeye erişim hakkının bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına geldiğini ifade etmiştir (Özkan Şen [2. B.], B. No: 2012/791, 7/11/2013, § 52; Ziya Özden [1. B.], B. No: 2016/67737, 19/11/2019, § 46). Somut olayda davanın süre aşımından reddedilerek esasının incelenmemesi nedeniyle başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik bir müdahalenin bulunduğu görülmektedir.

12. Anayasa'nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, ... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

13. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa'nın 13. maddesinde belirtilen koşullara uygun olmadığı takdirde Anayasa'nın 36. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Bu sebeple müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen kanun tarafından öngörülme, haklı bir sebebe dayanma, ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

14. Somut olayda mahkeme davayı süre aşımı nedeniyle reddederken 2577 sayılı Kanun'un 11. ve 12. maddelerine dayanarak sonuca varmıştır. Dolayısıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahalenin kanuni dayanağının mevcut olduğu anlaşılmıştır.

15. Dava açmanın bir süreye bağlanmasının meşru amacının ne olduğu hususu benzer nitelikteki başvurularda Anayasa Mahkemesi tarafından müteaddit defa incelenmiştir. Anayasa Mahkemesi bu incelemelerinde idari işlem ya da eylemlere karşı açılacak davalarda süre koşulu öngörülmesinin en genel ifadesiyle idari istikrarın sağlanması şeklinde bir meşru amacı bulunduğuna işaret etmiştir (daha ayrıntılı değerlendirme için bkz. Ayşe Yıldırım [1. B.], B. No: 2014/5, 25/10/2017, §§ 54, 55; Fatma Altuner [2. B.], B. No: 2014/17714, 26/10/2017, §§ 48, 49; Çölbeyi Lojistik Nakliyat Gümrükleme Denizcilik İnşaat Turizm Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi [1. B.], B. No: 2014/12354, 9/11/2017, § 52).

16. Dava açma sürelerini düzenleyen, son derece karışık ve dağınık olan bir mevzuatın aşırı şekilci (katı) yorumu mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir. Özellikle başvuru mercii ve süresi gösterilmeyen işlemlerle ilgili davalarda mahkemelerin usul kurallarını yorumlarken mahkemeye erişim hakkını aşırı sınırlandıracak şekilde katı yorumdan kaçınmaları gerekir (Mohammed Aynosah [1. B.], B. No: 2013/8896, 23/2/2016, § 40).

Bu nedenle mahkemelerin, usul kurallarını uygularken yargılamanın hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde katı şekilcilikten kaçınmaları gerektiği gibi kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak ölçüde aşırı esneklikten de kaçınmaları gerekir (Kamil Koç [1. B.], B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 65).

Bu kapsamda mevzuatta öngörülen dava açma süresine ilişkin kuralların hukuka açıkça aykırı olarak yanlış uygulanması veya bu sürelerin hatalı hesaplanması nedenleriyle kişilerin dava açma ya da kanun yollarına başvuru haklarını kullanmasına engel olunması mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özbakım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. [2. B.], B. No: 2014/13156, 20/4/2017, § 38).

17. Bu bağlamda dava açma süresinin işlemeye başladığı an da mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin ölçülülüğü bağlamında büyük önem taşımaktadır (Yaşar Çoban [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, § 66). Vurgulamak gerekir ki dava açma süresinin hangi tarihte başlayacağını belirlemek ve mevzuatı bu yönüyle yorumlamak görevi esasen mahkemelere aittir.

Bireysel başvurunun ikincillik ilkesi gereği, dava açma süresinin başlatılacağı tarihin belirlenmesi noktasında Anayasa Mahkemesinin bir görevi bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesinin bu hususta üstleneceği rol, dava açma süresinin hangi tarihten itibaren başlatılması gerektiğiyle ilgili mahkemelerin yorumlarının mahkemeye erişim hakkına etkisini somut olayın şartları ışığında incelemektir (Ahmet Yıldırım [1. B.], B. No: 2014/18135, 20/9/2017, § 46).

18. Anayasa Mahkemesinin Demet Demirel ve diğerleri kararında başvurucular, boş bulunan iş müfettişliği kadrolarına atamalarının yapılması talebiyle 2017 ve 2018 yıllarında İş Teftiş Kurulu Başkanlığına başvurmuş ancak atama sürecinin devam ettiği belirtilerek başvurucuların talebi çeşitli tarihlerde reddedilmiştir.

Başvurucular, bu işlemlerin iptali ile müfettişlik ünvanına hak kazandıkları tarihten itibaren yoksun kaldıkları parasal hakların yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi talebiyle davalar açmıştır.

İdare Mahkemeleri, iş müfettişi olarak atanma taleplerinin reddine ilişkin işlemleri iptal etmiş ve başvurucuların yoksun kaldığı parasal hakların da yasal faiziyle başvuruculara ödenmesine karar vermekle birlikte parasal hakların hesaplanacağı tarih yönünden farklı sonuçlara ulaşmıştır.

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi ise çeşitli tarihlerde verdiği kararlarla istinaf taleplerini reddetmekle birlikte başvurucuların parasal haklarının iş müfettişi olarak atanmayı hak ettikleri tarihten itibaren hesaplanması biçiminde hüküm kurulan kararlardaki bu hüküm fıkralarını, parasal hakların idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği şeklinde düzeltmiştir.

Anayasa Mahkemesi, idarenin başvurucuları iş müfettişi olarak atamak suretiyle ihlali giderme hususundaki yükümlülüklerini bütünüyle ifa ettiğinin söylenemeyeceğini belirtmiştir. İhlalin tam olarak giderildiğinden söz edilebilmesi için hukuka aykırı gecikme yaşanmamış olsaydı idari sürecin olağan akışı içinde başvurucular hangi tarihte iş müfettişliğine atanacaksa o tarihten itibaren oluşan parasal hak kayıplarının da karşılanması gerektiğini ifade etmiştir.

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin yorumunun başvurucuların mülkiyet hakkına yapılan müdahale sebebiyle oluşan kayıplarının tam olarak telafi edilmesini önlediği ve tazminat davasının hukuka aykırı işlem tesis edilmesine karşı caydırıcılık sağlama özelliğini de etkisiz hâle getirdiğini belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Demet Demirel ve diğerleri, §§ 45-46).

19. Somut olayda başvurucu, vergi müfettişi olarak ataması 6/11/2019 tarihinde yapıldıktan sonra 19/6/2023 tarihinde idareye başvurarak mali ve özlük haklarının tarafına ödenmesini talep etmiştir. İdare tarafından başvurusunun zımnen reddedilmesi üzerine dava açmıştır. Mahkeme, başvurucunun atamasının yapıldığı 6/11/2019 tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açması ya da yine aynı süre içinde idareye başvurarak verilecek cevaba göre kalan dava açma süresi içinde dava açması gerekirken bu süre geçirildikten çok sonra yapılan 19/6/2023 tarihli başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine açılan davanın süresinde olmadığını belirtmiştir. Karar, istinaf kanun yolundan geçerek kesinleşmiştir.

20. Başvurucunun temel iddiası, Anayasa Mahkemesinin Demet Demirel ve diğerleri kararından sonra yeni bir durum oluşması nedeniyle idareye yapılan 19/6/2023 tarihli başvurunun 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru olduğudur. Mahkeme ise olayda yeni bir durum bulunmadığı, başvurucunun atamasının yapıldığı tarihten itibaren dava açma süresinde dava açması gerektiği ya da 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında idareye başvurması gerektiğini ifade etmiştir. Burada değerlendirilmesi gereken husus mahkemenin yaptığı bu yorumun öngörülebilir olup olmadığıdır.

21. Öncelikle somut başvurunun, Demet Demirel ve diğerleri başvurusundan farklı olduğu vurgulanmalıdır. Demet Demirel ve diğerleri kararında başvurucular, iş müfettişi olarak atamalarının yapılmaları talebiyle idareye başvurmuştur. Atama çalışmalarının devam ettiğinin belirtilmesi üzerine başvurucular işlemin iptali ve özlük haklarının ödenmesi talebiyle dava açmıştır. İdare mahkemeleri davayı süre aşımı nedeniyle reddetmemiş, işin esasına girerek karar vermiştir.

Anayasa Mahkemesi mali haklar konusunda yapılan yorumları değerlendirerek mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Olayımızda ise başvurucunun atanmaması gibi bir durum bulunmamaktadır. Başvurucu 6/11/2019 tarihinde vergi müfettişi olarak atanmış, mali ve özlük haklarının ödenmesi talebiyle ise atandıktan yaklaşık olarak dört yıl sonra 19/6/2023 tarihinde idareye başvurmuştur. Bu nedenle başvuru Demet Demirel ve diğerleri başvurusundan tamamen farklıdır.

22. Başvurucu, ısrarla Anayasa Mahkemesinin Demet Demirel ve diğerleri kararı uyarınca yeni bir durum ortaya çıktığını ileri sürse de yukarıda aktarıldığı üzere başvuru ile Demet Demirel ve diğerleri başvurusu arasında herhangi bir benzerlik bulunmamaktadır. Başvurucu atandıktan yaklaşık dört yıl sonra idareye başvurarak mali ve özlük haklarını talep etmiştir.

Mahkeme de söz konusu durumu gözönünde bulundurarak başvurucunun atanmasını takip eden günden itibaren 60 gün içinde dava açmadığını ayrıca bu süre içinde idareye yapılan herhangi bir başvurunun da bulunmadığını ifade etmiştir. Anayasa Mahkemesinin Demet Demirel ve diğerleri kararının ise yeni hukuki durum olarak değerlendirilemeyeceğini de belirtmiştir.

Başvurucu ayrıca aynı olaya ilişkin mahkemelerin farklı kararlarının bulunduğunu ileri sürmüşse de söz konusu kararlar incelendiğindebaşvurucunun durumu ile belirtilen kararlardaki durumun aynı olmaması nedeniyle başvurucunun bu iddiasına itibar edilmemiştir.

23. Bu itibarla mahkeme davayı 2577 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerini yorumlamak suretiyle ve gerekçesini de belirterek karara bağlamıştır. Yapılan bu değerlendirme ve ulaşılan sonuç, dava açmayı imkânsız kılacak nitelikte aşırı şekilci bir yaklaşımdan kaynaklanmadığı gibi belirtilen kanun hükümlerine öngörülmeyecek şekilde olağanın dışında bir anlam vermek suretiyle sonuca ulaşıldığına dair bir uygulama olarak da değerlendirilmemiştir. Mahkemece yapılan söz konusu bu yorum karşısında mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin ölçülü olduğu sonucuna varılmıştır.

24. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

25. Başvurucu, haksız ve hukuka aykırı olarak mali ve özlük haklarından mahrum kalması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

26. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun, bireysel başvuru konusu şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara sunması ve bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (İsmail Buğra İşlek [1. B.], B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).

27. Somut olayda, başvurucunun açtığı davanın süre aşımı nedeniyle reddedildiği dikkate alındığında hukuk sisteminde düzenlenen başvuru yollarını usulünce tüketmediği ve süresi içinde olağan kanun yoluna başvurmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla başvurucunun, hukuk sisteminde düzenlenen başvuru yollarını usulünce tüketmeden bireysel başvuruda bulunduğu belirlenmiştir (benzer yönde bkz. Ali Rıza Baylı [2. B.], B. No: 2014/2458, 5/7/2017, § 52).

28. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 12/3/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Basri BAĞCI Üyeler : Engin YILDIRIM Rıdvan GÜLEÇ Kenan YAŞAR Ömer ÇINAR Raportör : Eren Can BENAKAY Başvurucu : Abdullah Yücel ÖZER Vekili : Av. Hüseyin KAYA

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2023/101681, 12 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Özeti
  4. II. Değerlendirme
  5. A. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
  6. B. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2023/101681
Tarih
12 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Andaç Turizm Taşımacılık İnşaat Emlak Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2022/284)
  • Sinan İrgaş Başvurusu (B. No: 2021/11422)
  • Süleyman Bağcı Başvurusu (B. No: 2022/42553)
  • Murat Kartal Başvurusu (B. No: 2021/39024)
  • Zeynep Yerli Başvurusu (B. No: 2022/6127)
  • Serkan Canbaz Başvurusu (B. No: 2021/24137)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.