KÜNYE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ahmet Koçak Başvurusu
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2026
- Başvuru Numarası
- 2022/103592
Karar Metni
895 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilmesine rağmen hüküm kurulmaması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Edremit Cumhuriyet Başsavcılığının 13/11/2006 tarihli iddianamesinin kabulü ile başvurucu hakkında kamu davası açılmıştır. Edremit 3. Asliye Ceza Mahkemesince (Mahkeme) görülen yargılamada başvurucunun hakaret suçundan cezalandırılmasına temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
3. Başvurucu, anılan karara karşı temyiz kanun yoluna başvurmamıştır. Bu karar 17/5/2012 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu 25/2/2022 tarihinde yargılama konusu olay ve tekerrüre ilişkin hükümler yönünden yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuş, Mahkeme 25/3/2022 tarihli ek kararı ile talebin reddine karar vermiştir. Ek karara karşı yapılan itirazın incelenmesi üzerine Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesince (İtiraz Makamı) 11/5/2022 tarihli karar ile ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Karar gerekçesi şu şekildedir:
"...İtiraz dilekçesi, ekleri ve dosya kapsamındaki tüm evraklar birlikte değerlendirildiğinde; Biga Sulh Ceza Mahkemesinde başvurucunun itiraz ettiği hususlara ilişkin dosyanın akıbeti sorulup, başvurucunun hukuki durumu değerlendirilmeden karar verilmesi yerinde görülmemiş olup bu yönden hükümlünün itirazının kabulü ile Edremit 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/3/2022 tarih 2006/145 Esas 2012/146 Karar sayılı ek kararın kaldırılmasına yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..."
4. İtiraz makamının kararı üzerine Mahkemece yeni bir esas numarası üzerinden dosya açılmış ve yargılamaya başlanmıştır. Başvurucu 12/10/2022 tarihinde yapılan 1. celsede "...daha önce mahkemenizden hakkımda verilen ve kesinleşen karara mükerrirlik yönünden itiraz etmiştim, ek kararla reddetmiş olduğunuz karar Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kaldırıldı, ben bu hususta yeniden mahkemenizden ek karar verilmesini talep ediyorum..." şeklinde savunmada bulunmuştur. Yapılan yargılama sonucu 12/10/2022 tarihinde hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmiştir. Bu karar itiraz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Karar şu şekilde alınmıştır:
"...İtiraz Makamı tarafından ek kararın kaldırılması sonrası yeni esas alınarak kovuşturma yapılmış ise de; ek kararın kaldırılması sonrası yeni bir ek karar kurulmasının gerektiği ve bu konuda yeniden esas numarası alınarak sanığın cezalandırılmasına karar verilemeyeceği anlaşıldığından sanık hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir,.."
5. Başvurucu hakkında yeni açılan dosyada hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verildikten sonra ilk dosyası üzerinden tekerrüre ilişkin şikâyetleri hakkında 12/10/2022 tarihinde ek karar verilmiştir. Ek karar gerekçesi şu şekildedir:
"...Tüm dosya kapsamın birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizin 23/03/2012 tarihli gerekçeli kararında tekerrüre esas alınan Biga Sulh Ceza Mahkemesinin 2002/207 Esas 2002/379 karar sayılı kararı ile verilen Mala Zarar Verme suçu yönünden uzlaşma sağlandığı ve davanın düşmesine karar verildiği ancak sanığın Çanakkale 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 1996/170 esas 1997/52 karar sayılı ilamı ile Cinsel saldırı suçundan verilen 15 yıl hapis cezasının Mahkememiz ilamı yönünden tekerrür koşulları bulunduğundan başvurucu hakkında Mahkememizin 23/03/2012 tarihli 2006/145 Esas ve 2012/146 karar sayılı kararında 1.kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanmasına karar vermek gerekmiştir..."
6. Nihai kararı 23/11/2022 tarihinde öğrenen başvurucu 30/11/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
7. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
II. DEĞERLENDİRME
8. Ödeme gücünden yoksun olduğunu belirten başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
9. Başvurucu, dava şartının gerçekleşmediğini, dava zamanaşımı süresinin dolduğunu, bilirkişi raporunun hukuka aykırı olması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
10. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile yargısal kararlara değinilerek ihlal iddiaları değerlendirilirken bu hususların yanı sıra somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında bireysel başvuru formundaki beyanlarını yinelemiştir.
11. Başvuru, adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkı yönünden incelenmiştir.
12. Anayasa Mahkemesi daha önce verdiği birçok kararda adil yargılanmaya ilişkin hak ve ilkelerin, medeni hak ve yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıkların ya da bir suç isnadının esasının karara bağlanması esnasında geçerli olduğunu belirterek hakkın kapsamının bu konularla sınırlandırıldığını kabul etmiştir (Onurhan Solmaz [1. B.], B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 23; Nihat Akbulak [GK], B. No: 2015/10131, 7/6/2018, § 35; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, § 44). Dolayısıyla adil yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilmek için başvurucunun ya medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili bir uyuşmazlığın tarafı olması ya da başvurucuya yönelik bir suç isnadı hakkında karar verilmiş olması gerekir.
13. Başvurucu hakkında İtiraz Makamı tarafından verilen kararda tekerrüre esas alınan ilamın akıbetinin sorulmadan karar verilmesi nedeniyle itirazın kabulüne ve bu konuda araştırma yapılmasına karar verilmiştir (bkz. § 3). İtiraz Makamı kararında özellikle "bu yönden" diyerek tekerrüre ilişkin araştırma yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca başvurucu 12/10/2022 tarihinde yapılan duruşmadaki savunmasında ek karara ilişkin şikâyetlerinin olduğunu ve bunların tekerrür hükümlerine ilişkin olarak dile getirmiştir (bkz. § 4). Başvurucunun somut olayda İtiraz Makamınca kabul edilen itirazının suç isnadının esasına ilişkin değil, yalnızca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkindir. Bu nedenle suç isnadının tekrar değerlendirilebilir hâle geldiğinden bahsedilemeyecektir.
14. Sonuç olarak Mahkeme tarafından verilen kararın medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili bir uyuşmazlık veya bir suç isnadı niteliğinde olmadığı görülmektedir. Bu durumda başvurucunun adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının konusu, Anayasa’da güvence altına alınmış ve Sözleşme kapsamında olan temel hak ve özgürlüklerin koruma alanı dışında kaldığından konu bakımından yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
15. Açıklanan gerekçelerle başvurunun konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Yılmaz AKÇİL Raportör : Alperen KONAK Başvurucu : Ahmet KOÇAK
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2022/103592, 14 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası