İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ahmet Kurtgöz Başvurusu (B. No: 2019/15817)

1. Başvuru; şüphelinin elleri kelepçeli şekilde halka

Başvuru No2019/15817Tarih20 Haziran 2023Okuma14 dk · 2.764 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ahmet Kurtgöz Başvurusu (2)

Karar tarihi
20 Haziran 2023
Başvuru Numarası
2019/15817
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.764 kelime·14 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

ÖZETİ

1. Başvuru; şüphelinin elleri kelepçeli şekilde halka

teşhir edilip kamera kaydına alınması, şüphelinin gözaltında maruz kaldığı

eylemler ve bu eylemler hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi

nedeniyle Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan

yasağın, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının, müdafi yardımından yararlandırılmama ve

müdafinin soruşturma evrakına erişmesine izin verilmemesi nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu

işlediği iddiasıyla hakkında yürütülen bir ceza soruşturması kapsamında

23/9/2016-4/10/2016 tarihleri arasında gözaltında tutulmuştur. Başvurucu

hakkında düzenlenen 4/10/2016 tarihli adli raporun “muayene edilenin tıbbi

öz geçmişi” bölümünde sarı ve yeşil renkli, eski ekimozdan bahsedilmiştir

(Rapor okunaklı olmadığı için ekimozun bulunduğu yer anlaşılamamıştır.). Sözü

edilen rapora göre muayene sırasında muayene odasında sadece doktor ile

başvurucu bulunmaktadır ve başvurucu ekimozun nasıl oluştuğunu

hatırlamamaktadır. Önceki adli raporlarda herhangi bir yara izi tarif

edilmemiştir.

3. Başvurucu 4/10/2016 tarihinde kardeşi A.K. ve M.B.

isimli şüpheli ile birlikte tutuklanma talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk

edilmiştir. Yapılan sorgusunda başvurucu,gözaltındayken fiziksel ve ruhsal şiddete

maruz kaldığını öne sürmüştür. İddiasına göre ayakta bekletilmiş, soğuk su ile

yıkanmış ve darbedilmiştir. Başvurucu hakkında düzenlenen son adli raporda

belirtilen yara izi başvurucunun maruz kaldığı şiddet sebebiyle oluşmuştur.

Başvurucu, kötü muamelede bulunan kişileri görememiştir zira başı hep öne bakar

vaziyettedir. Sözünü ettiği kişilerin kendi aralarında birbirlerine nasıl hitap

ettiklerini de hatırlamamaktadır. Kendisine fiziksel şiddet uygulayan sadece

bir kişidir. Başvurucunun kardeşi A.K. da sorgusunda gözaltında bulunduğu

sırada başvurucunun beş altı kez yürüyerek gittiği yerden iki kişinin

kollarında geldiğini ve terör örgütü aleyhine bağırmaya zorlandığını iddia

etmiştir. Anılan iddialar üzerine sulh ceza hâkimliği aynı gün işkence suçu

yönünden savcılığa suç duyurusunda bulunmuştur.

4. Başvurucu 10/10/2016 tarihinde Türkiye Büyük Millet

Meclisi İnsan Hakları İnceleme Komisyonuna (İnceleme Komisyonu) bir dilekçe

yazmış ve gözaltında tutulduğu süre içinde yaşadığını iddia ettiği kötü muameleleri

anlatarak kamera kayıtlarının incelenmesini, süreçte görev alan görevliler ile

gözaltında tutulan kişilerin ifadelerinin alınmasını istemiştir. Ceza infaz

kurumu dilekçeyi aynı gün İnceleme Komisyonuna gönderilmek üzere savcılığa

göndermiştir. Başvurucunun talebi üzerine İnceleme Komisyonu, kendilerine

10/10/2016 tarihli dilekçenin gelmediği yönünde başvurucuyu bilgilendirmiştir.

5. Başvurucu 4/11/2016 tarihinde, gözaltında tutulurken

maruz kaldığını iddia ettiği kötü muameleler nedeniyle savcılığa suç

duyurusunda bulunmuştur. İddiasına göreyapıldığını öne sürdüğü mülakatta

kendisine sorulan kişileri tanımadığını söylediği için Gaziantep Emniyet

Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü (TEM Şube) binasında tutulduğu sürede

küfre maruz kalmış, tehdit edilmiş, dövülmüş, üzerinde elbise olduğu hâlde

yıkanmış ve uzun süre belirli bir şekilde ayakta bekletilmiştir. Ayrıca terör

örgütü aleyhine bağırmaya ve bazı fiziksel hareketlerde bulunmaya zorlanmış,

zaman zaman da yemek ve sudan mahrum bırakılmıştır. Y. isimli müdür bir gün

başvurucuya eşinin de oraya geleceğini, bir başka gün ise eşinin yurt dışına

gittiğini söylemiştir. 4/10/2016 tarihinden önceki adli muayeneler sırasında

başvurucu, korkusundan maruz kaldığı muameleleri doktorlara anlatmamıştır. Başvurucunun

iddialarına bakılırsa kendisine kötü muamelede bulunanlar Y. isimli müdür ile

diğerlerinin “asker abi” diye seslendikleri kişidir.

6. Başvurucunun suç duyurusu üzerine savcılık konuyla

ilgili bir ceza soruşturması başlatıp TEM Şubeden gerekli tahkikatın

yapılmasını istemiştir. TEM Şube tarafından gönderilen belgelere göre

nezarethane ve ifade alma odalarındaki kameralar ancak 28 gün süreyle kayıt

yaptığı için başvurucunun gözaltında tutulduğu döneme ait kamera görüntüleri

mevcut değildir. Anlaşmalı yemek şirketinden gelen yemekler günde üç öğün

şeklinde başvurucuya verilmiştir. Başvurucuya kötü muamelede bulunulmamıştır ve

başvurucu 4/10/2016 tarihinde müdafii ile görüştürülmüştür. Savcılıkça

yürütülen soruşturma sonunda, başvurucunun kendisine işkence edilip

küfredildiğine ilişkin olarak soyut iddiası dışında delil bulunmadığı

gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Başvurucu,

savcılıkça verilen karara itiraz etmiş; itiraz dilekçesine başka belgeler

yanında kendisiyle aynı dönemde TEM Şubede gözaltında tutulan ve

tutuklanmalarının ardından kendisiyle aynı koğuşa yerleştirilen A.Ü., S.T.,

M.T. ve S.K. isimli şüphelilerin gözaltında iken maruz kaldıklarını iddia

ettikleri kötü muameleler nedeniyle 8/11/2016-22/9/2017 tarihleri arasında

yaptıkları suç duyurularına ilişkin dilekçeler ile yine kendisi ile aynı

dönemde gözaltında tutulan B.A. isimli kişinin maruz kaldığını öne sürdüğü kötü

muameleler nedeniyle çeşitli adli ve idari makamlara yazdığı dilekçeleri

eklemiştir. B.A. dışındaki şüpheliler dilekçelerinde başvurucunun iddialarının

bir kısmını doğrulamaktadır ve bütün şüpheliler aynı terör örgütüne üye olmakla

suçlanmaktadır. Başvurucunun anılan itirazı sulh ceza hâkimliğince reddedilmiş,

karar başvurucuya 11/1/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir.

7. Savcılık, sulh ceza hâkimliğince yapılan suç

duyurusunu (bkz. § 3) 21/11/2016 tarihinde kayda almış vekonuyla ilgili

belgeler ile kamera görüntülerini temin etmek için TEM Şube ile yazışmıştır.

TEM Şube, başvurucunun suç duyurusu nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında

verdiği bilgilerinin aynısını (bkz. § 6) göndermiştir. Başvurucunun suç

duyurusu üzerine başlatılan soruşturma sonunda verilen kararın -bu kararda

başvurucunun 4/11/2016 tarihli suç duyurusunda dile getirdiği iddialar

ayrıntılı olarak yer almaktadır- bir örneğini soruşturma dosyasına alan

savcılık, başvurucunun kendisine işkence edilip küfredildiğine ilişkin olarak

soyut iddiası dışında delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer

olmadığına karar vermiştir. Başvurucunun anılan karara yönelik 18/1/2018

tarihli itirazı sulh ceza hâkimliğince 11/10/2018 tarihinde reddedilmiştir. Bu

karar başvurucuya 2019 yılı Nisan ayında tebliğ edilmiştir (Tebliğ belgesindeki

tarih okunaklı olmadığından tebliğ günü kesin olarak saptanamamıştır.).

8. Başvurucu, infaz hâkimliğinden kendisine sağlık

dosyasının fotokopisinin verilmesi yönünde talepte bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği

talep edilmesi hâlinde dosyanın ivedilikle ilgili makama gönderileceğini de

belirterek başvurucunun talebini reddetmiştir. Bu karara yapılan itiraz ağır

ceza mahkemesince yerinde görülmemiştir.

9. Ağır ceza mahkemesi, isnat edilen suçlama sebebiyle

başvurucuyu süreli hapis cezasına mahkûm edip başvurucunun tutukluluk hâlinin

devamına karar vermiştir. Başvurucubu karara karşı istinaf kanun yoluna

başvurmuştur. Bölge adliye mahkemesinin ilgili ceza dairesi başvurucunun

istinaf isteminin esastan reddine ve tutukluluk hâlinin devamına karar

vermiştir. Başvurucunun tutukluluk hâlinin devam ettirilmesine ilişkin itirazı

15/8/2018 tarihinde reddedilmiş ve bu karar başvurucuya 6/9/2018 tarihinde

tebliğ edilmiştir. Başvurucu temyiz kanun yoluna başvursa da istinaf

başvurusunun esastan reddine ilişkin karar Yargıtayca onanmıştır.

10. Başvurucu 2019 yılında 20/10/2016-4/2/2019 tarihleri

arasında gördüğü tedavilerle ilgili evrakın dosyasına eklenmesi için sulh ceza

hâkimliğine dilekçe yazmıştır. Bu talep savcılıkça reddedilmiştir.

11. Başvurucu 26/4/2019 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

12. Komisyonca adli yardım talebinin kabulü ile

başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından

yapılmasına karar verilmiştir.

II. İNCELEME VE GEREKÇE

A. Anayasa’nın

17. Maddesinin Üçüncü Fıkrasında Güvence Altına Alınan Yasağın İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

13. Başvurucu; aleyhine delil olmamasına rağmen suçunu

itiraf etmesi için gözaltında tutulduğu süre içinde hakarete uğramasından, uzun

süre ceza infaz kurumunda kalacağı, eşinin de nezarethaneye getirileceği,

eşinin kendisini terk edeceği, çocuklarının devlet korumasına alınacağı,

uyuşturucu ile fuhşa bulaşacakları da dâhil olmak üzere belirli hususlarla

tehdit edilmesinden, dövülmesinden, üzerinde elbise olduğu hâlde yıkanmasından

ve uzun süre belirli bir şekilde ayakta bekletilmesinden yakınmıştır. Ayrıca

terör örgütü aleyhine bağırmaya ve bazı fiziksel hareketlerde bulunmaya

zorlanmasından, bir süre yemek ve sudan mahrum bırakılmasından, elleri

kelepçeli şekilde halka teşhir edilip kamera kaydına alınmasından, maruz

kaldığını iddia ettiği muameleler hakkında etkili bir ceza soruşturması

yürütülmemesinden, soruşturmada verilen nihai kararın kendisine geç tebliğ

edilmesinden ve İnceleme Komisyonuna gönderdiği dilekçenin muhatabına

iletilmemesinden şikâyet etmiştir. Bakanlık görüşünde; ekimozların ne şekilde

oluştuğunu gösterebilecek nesnel bir delil unsuru bulunmadığı, kovuşturmaya yer

olmadığına dair kararda başvurucu hakkında düzenlenen tüm adli raporların

bütünsel şekilde ele alındığı, usul yükümlüğüne ait gerekliklerin özenle yerine

getirildiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında ihlal

iddialarını yinelemiştir.

14. Başvurucunun İnceleme Komisyonuna gönderdiği

dilekçede yer alan talebin Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında

yasaklanan muamelelerin soruşturulmasına yönelik olduğu görülmektedir(bkz. §

4). Bu nedenle diğer iddiaların dile getirilme şekli de dikkate alınarak bütün

ihlal iddiaları anılan yasak kapsamında incelenmiştir.

15. Başvurucunun gözaltında maruz kaldığını ileri sürdüğü

muamelelerle ilgili iki farklı soruşturma yürütülse de başvurucu 4/11/2016

tarihinde yaptığı suç duyurusu nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında

verilen nihai karardan sonra süresi içinde bireysel başvuru yapmamıştır (bkz.

§§ 5, 6). Bu nedenle ihlal iddiaları yalnızca sulh ceza hâkimliğinin 4/10/2016

tarihli suç duyurusu üzerine yürütülen soruşturma kapsamında

değerlendirilmiştir.

16. Başvurucu, elleri kelepçeli şekilde halka teşhir

edilip kamera kaydına alınmasından şikâyet etmiştir ancak bu iddiasını

başvuruya konu ceza soruşturmasında dile getirmemiştir. Oysa bireysel başvuru

yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için

başvurucuların bireysel başvuruya konu şikâyetlerini öncelikle ve süresinde

yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi gerekir (İsmail

Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).

17. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun elleri kelepçeli

şekilde halka teşhir edilip kamera kaydına alınması nedeniyle Anayasa’nın 17.

maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan yasağın ihlal edildiğine

ilişkin iddianın diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmelidir. Bununla birlikte açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan başvurucunun anılan yasak kapsamındaki diğer iddialarının kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

18. Kişilerin kendi tutumunun zorunlu kıldığı hâller

dışında güç kullanmaya yetkili kamu görevlilerince kişilere fiziksel güç

kullanılması kötü muamele yasağını ihlal etmektedir (Gülşah Öztürk ve

diğerleri, B. No: 2013/3936, 17/2/2016, § 52). Kişi gözaltı gibi bireylerin

devletin kontrolü altında bulunduğu bir sırada yaralanmış ise bu olaya ilişkin

tatmin edici ve inandırıcı bir açıklama getirme yükümlülüğü yetkili makamların

üzerindedir zira bu tür olaylarda gerçekleşme koşullarına ilişkin bilgiler

çoğunlukla yetkili makamların erişimindedir (bkz. S.D. B. No: 2013/3017,

16/12/2015, §§ 89, 91; Cengiz Kahraman ve Kenan Özyürek, B. No:

2013/8137, 20/4/2016, § 95).

19. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasını ihlal

eder biçimde fiziksel ve ruhsal bir saldırıya uğranıldığına dair savunulabilir

bir iddia varsa bu iddia hakkında etkili bir soruşturma yürütülmelidir.

Yaralama olayınıngüç kullanmaya yetkili bir kamu görevlisinin kasıtlı bir

eylemi sonucu meydana geldiğinin ileri sürüldüğü hâllerde ivedilikle bir ceza

soruşturması başlatılmalı, soruşturma olaya karışmış olanlardan bağımsız

kişilerceyürütülmeli, soruşturmada olayı aydınlatabilecek ve sorumluların

belirlenmesini sağlayabilecek bütün deliller toplanmalı, soruşturma süreci

gerektiği ölçüde kamu denetimine ve mağdurun erişimine açık tutulmalı,

soruşturma sonunda çabuk ve temelden yoksun sonuçlara dayanılmamalı (nesnel ve

tarafsız analiz) ve soruşturma makamınca, kullanılan gücün ilgilinin davranışı

nedeniyle mutlak surette gerekli olan bir güç kullanımına karşılık gelip

gelmediği ve orantılı olup olmadığı değerlendirilmelidir. Ayrıca soruşturmada

makul bir özen ve süratle hareket edilmelidir (sözü edilen ilkelerin yer aldığı

örnek kararlar için Ferit Kurt ve diğerleri, B. No: 2018/9957, 8/6/2021,

§§ 75-78; İsmail Adak, B. No: 2018/19964, 20/10/2021, §§ 37-41).

20. Somut olayda başvurucu 23/9/2019-4/10/2016 tarihleri

arasında gözaltında tutulmuştur. Daha önceki adli raporlarda herhangi bir yara

tarif edilmese de başvurucu hakkında düzenlenen 4/10/2016 tarihli adli raporda

sarı ve yeşil renkli, eski bir ekimozdan bahsedilmiştir (bkz. § 2). Söz konusu

raporun düzenlendiği vakitte başvurucu hâlâ gözaltındadır. Başvurucu aynı

tarihte yapılan sorgusunda ekimozun gözaltında maruz kaldığı şiddetin sonucu

olduğunu iddia etmiştir(bkz. § 3). Anılan iddia nedeniyle yapılan suç duyurusu

üzerine yürütülen soruşturma, tespit edilen ekimozun devlet görevlilerine atfı

mümkün olmayan bir sebeple oluştuğunu ortaya koyamamıştır. Anayasa Mahkemesinin

Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında yasaklanan muamelelerle ilgili

değerlendirmelerine göre nasıl oluştuğu soruşturma makamınca ortaya konulamayan

bir yaralanmaya sebep olan muamele, insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir muamele

olarak kabul edilebilir (Bahsi geçen muamelelerle ilgili ayrıntılı açıklamalar

için birçok karar arasından bkz. Osman Gökalp, B. No: 2019/7312,

3/2/2022, §§ 32-35). Bu durumda insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele

yasağının maddi boyutu ihlal edilmiştir.

21. Başvuruya konu soruşturmadaki delil durumu dikkate

alınarak işbu başvurunun konusunu teşkil eden diğer kötü muamele

eylemleriyönünden Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına

alınan yasağın maddi boyutu kapsamında inceleme yapılması mümkün görülmemiştir.

22. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence

altına alınan yasağın usul boyutunun ihlal edildiğine ilişkin iddiaya gelince

başvurucu hakkında düzenlenen 4/10/2016 tarihli adli rapora ve başvurucunun

sorgudaki beyanı nedeniyle sulh ceza hâkimliğince yapılan 4/10/2016 tarihli suç

duyurusu rağmen savcılık, konuyla ilgili soruşturmayı ilk kez başvurucunun

4/11/2016 tarihli suç duyurusu sonrasında başlatmış; sulh ceza hâkimliğince

yapılan suç duyurusunu da ancak 21/11/2016 tarihinde soruşturma defterine

kaydetmiştir (bkz. § 7). Hâlbuki bir kişinin Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü

fıkrasını ihlal eder biçimde fiziksel ve ruhsal bir saldırıya uğradığını

gösteren yeterli, kesin belirtiler olduğunda soruşturma makamları resen

soruşturma başlatmalıdır (birçok karar arasından bkz. S.D. § 112).

23. Soruşturma işlemlerinin geç başlatılması, saklama

süresinin 28 gün olması nedeniyle TEM Şubede bulunan kameralara ait kayıtların

elde edilememesine neden olmuştur. Kamera görüntülerinin başvurucunun

iddialarının doğruluğunu ortaya çıkarmadaki önemi tartışılamaz.

24. Savcılık, ekimoz tespitine yer veren adli rapora ve

sulh ceza hâkimliğince başvurucu ile birlikte sorgulanan A.K.nın başvurucuyla

ilgili beyanlarına rağmen sözü edilen ekimozun nasıl meydana geldiğine ve bu

ekimozdan devlet görevlilerinin sorumlu olup olmadığına ilişkin hiçbir

araştırma yapmamıştır. Bu nedenle başvuruya konu soruşturmada, maruz kaldığını

iddia ettiği muamelelerle ilgili olarak başvurucunun ayrıntılı beyanına

başvurulmamış; A.K.nın ifadesi alınmamış, başvurucu ile aynı zaman diliminde

TEM Şubede gözaltında tutulan diğer kişilerin, nezarethane görevlilerinin ve

başvurucuyla mülakat yapan görevlilerin tespiti ile beyanlarının alınması için

gerekli adımlar atılmamıştır. Savcılık ayrıca başvurucunun 4/11/2016 tarihli

suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma sonunda verilen kararın bir örneğini

soruşturma dosyasına alması nedeniyle haberdar olduğu Y. isimli müdürün

ifadesini almamıştır. Bu nedenle olayın aydınlatılıp sorumluların

belirlenmesini sağlayabilecek deliller toplanmamıştır.

25. Savcılıkça TEM Şube tarafından verilen bilgilerle

yetinilerek soruşturma sonuçlandırılmıştır. Başvurucunun TEM Şubede gözaltında

tutulduğu dikkate alındığında savcılığın bu tutumu,bağımsız soruşturma

ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

26. Savcılık, başvurucuya işkence edilip küfredildiğine

ilişkin başvurucunun soyut iddiası dışında delil bulunmadığı gerekçesiyle

kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir ancak 4/11/2016 tarihli adli rapor

başvurucunun fiziksel şiddete uğradığına yönelik iddialarını desteklemektedir.

Bu bakımdan soruşturma dosyasında mevcut delillerin nesnel ve tarafsız bir

analizinin yapıldığını da söylemek güçtür.

27. Anılan tespitler, gerek yaralama gerek kabul

edilebilir bulunan diğer kötü muamele iddiaları yönünden insan haysiyetiyle

bağdaşmayan muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiği sonucuna varılması

için yeterlidir.

28. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinin

üçüncü fıkrasında güvence altına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele

yasağının maddi ve usul boyutlarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Kişi

Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

29. Başvurucu, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki

olmamasından şikâyet etmiştir.

30. Gözaltı tedbirinin hukuki olmadığına ilişkin iddia Neslihan

Aksakal (B.No: 2016/42456, §§ 34-38). kararı doğrultusunda başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle,tutuklama tedbirinin hukuki olmadığı

iddiasının ise Mehmet Emin Kılıç (B. No: 2013/5267, 7/3/2014, §§ 27, 28)

kararı doğrultusunda süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

C. Adil

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

31. Başvurucu, gözaltında iken on gün boyunca müdafi

yardımından yararlandırılmamasından ve müdafiinin soruşturma evrakına

erişmesine izin verilmemesinden yakınarak adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini iddia etmiştir.

32. Bireysel başvurunun ikincil niteliğinin bir sonucu

olarak olağan kanun yollarında ileri sürülmeyen iddialar bireysel başvuru

konusu edilemez (Bayram Gök, B. No: 2012/946, 26/3/2013, § 20).

Başvurucu ihlale neden olduğunu ileri sürdüğü iddiayı temyiz başvurusunda dile

getirmediği için kanun yollarını usulüne uygun tüketmemiştir.

33. Açıklanan gerekçelerle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul

edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

D. Diğer İhlal

İddiaları

34. Başvurucu; tedavi, tanı ve rapor taleplerinin

mahkemelerce dikkate alınmamasından şikâyet etmiş ve bu şikâyetini fotokopi

talebi nedeniyle verilen kararlar (bkz. § 8) ile gördüğü tedavilere dair

evrakın dosyasına eklenmesine ilişkin talebinin reddedilmesine (bkz. § 10)

dayandırmıştır.

35. Başvurucunun tutulduğu ceza infaz kurumunda sağlık

hizmetlerine erişemediğine yönelik bir şikâyetinin olmadığı, şikâyete dayanak

belgelerin de buna ilişkin olmadığı görülmüştür. Bu durumda başvurucunun bu

konuyla ilgili temel şikâyeti Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında

yasaklanan fiil ve muamelelere maruz kaldığına ve buna ilişkin şikâyeti

hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmediğine ilişkindir ve bu şikâyet

zaten incelenmiştir (bkz. §§ 13-27). Bu nedenle başvurucunun diğer ihlal

iddialarıyla ilgili inceleme yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi

gerekir.

III. GİDERİM

36. Başvurucu, ihlalin tespiti ve yeniden soruşturma

yargılama yapılması yanında 20.000.000 TL manevi tazminat talebinde

bulunmuştur.

37. Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmasında hukuki yarar

bulunmaktadır. Bu kapsamda kararın gönderildiği soruşturmamakamınca yapılması

gereken iş, yenidensoruşturma işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini

ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere

uygun yeni bir karar vermektir (Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875,

7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506,

7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No:

2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

38. Ayrıca başvurucuya manevi zararları karşılığında net

112.500 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Başvurucunun elleri kelepçeli şekilde halka teşhir

edilip kamera kaydına alınması nedeniyle Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü

fıkrasında güvence altına alınan yasağın ihlal edildiğine ilişkin iddiasının başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. İnsan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının maddi

ve usul boyutlarının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

3. Gözaltı tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Tutuklama tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın süre aşımı

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

5. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

6. Diğer ihlal iddialarının İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

B. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence

altına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının maddi ve usul

boyutunun İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin insan haysiyetiyle bağdaşmayan

muamele yasağına ilişkin ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden

soruşturma yapılmak üzere Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına (Sor. No:

2016/51008) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucuya net 112.500 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

E. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine

ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 20/6/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Murat İlter DEVECİ Başvurucu : Ahmet KURTGÖZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2019/15817, 20 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Özeti
  5. II. İnceleme Ve Gerekçe
  6. A. Anayasa’nın
  7. B. Kişi
  8. C. Adil
  9. D. Diğer İhlal
  10. III. Giderim
  11. A. 1. Başvurucunun elleri kelepçeli şekilde halka teşhir
  12. B. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence
  13. C. Kararın bir örneğinin insan haysiyetiyle bağdaşmayan
  14. E. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine
  15. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  16. M. Emin KUZ
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2019/15817
Tarih
20 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yılmaz Aksu Başvurusu (B. No: 2017/28375)
  • İsmail Demir Başvurusu (B. No: 2020/21174)
  • Murat Yüksel Başvurusu (B. No: 2018/27871)
  • Sümeyye Yılmaz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2019/13374)
  • Sinan Yıldırım Başvurusu (B. No: 2019/13739)
  • Mustafa Fatih Yalçın Başvurusu (B. No: 2019/17945)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.