İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ali Akyüz Başvurusu (B. No: 2014/4570)

1. Başvuru, işçilik alacağından kaynaklanan tazminat davasında

Başvuru No2014/4570Tarih17 Kasım 2016Okuma10 dk · 1.939 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ali Akyüz Başvurusu

Karar tarihi
17 Kasım 2016
Başvuru Numarası
2014/4570
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.939 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, işçilik alacağından kaynaklanan tazminat davasında

usul ve kanuna aykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının;

Yargıtay ilamında esasa yönelik itirazların karşılanmaması nedeniyle de

gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 2/4/2014 tarihinde Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 30/4/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde

ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu, 18/1/2002 tarihinden itibaren Turhal Belediyesinde

işçi olarak çalışmakta iken 24/10/2011 tarihi itibarıyla 13/2/2011 tarihli ve

6111 sayılı Kanun'un 166. maddesi uyarınca Sami Baklavacı Anadolu Lisesine

nakledilmiş; başvurucu, iradesi dışında nakil işleminin gerçekleştiğini iddia

ederek Turhal Asliye Hukuk Mahkemesinde (iş mahkemesi sıfatıyla)işçilik

alacağından kaynaklanan tazminat davası açmıştır.

6. Mahkeme, 18/6/2013 tarihli ve E.2012/228, K.2013/465 sayılı

kararıyla davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili

kısmı şöyledir:

"Bilirkişi raporları, sigorta dosyası, işyeri dosyası, bordrolar

TİS.'ler ve dosyaya toplanan tüm belge ve bilgilerin

bir bütün olarak incelenmesinden; davacının davalı işverene ait işyerinde

18/01/2002 tarihinde çalışmaya başladığı, 24/10/2011 tarihi itibariyle6111

sayılı yasanın 166 maddesi gereğincedavacının norm

fazlası olması nedeniyle başka bir kamu kurumuna naklen tayin suretiyle

nakledilerek davalı iş yerindedavacının iş akdinin

nakil nedeni ile sona erdirildiği, davacının iş akdinin gerçek anlamda fesih

sonucunu doğurmayacağı, sözleşmenin feshedilmiş sayılmaması nedeniylenakil

ile beraber davacının Turhal Belediye Başkanlığı nezdinde doğumu feshe bağlı

kıdem ve yıllık izin ücreti gibi alacaklarının talep edebilmesinin mümkün

bulunmadığı, usul ve yasaya uygun denetime elverişli yerinde yapılan inceleme

sonucunda düzenlenen 08/03/2013 tarihli bilirkişi raporu dosya içerisinde

mevcut bordrolar ve hesap ekstreleri ile mukayese edilmek suretiyle hükme esas

alınarak neticededavacının davalıya ait iş yerindeki

çalışmaları sonucunda 820,00 TL giyim yardımı alacağının bulunduğu, diğer

taleplerine ilişkin alacakların bulunmadığı, bordroların bu hususu teyit

ettiği, davacı vekilinin bu husustaki itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmış

bu nedenlerle davanın kısmen kabul ile kısmen reddine dair aşağıdaki hüküm

kurulmuştur."

7. Temyiz üzerine karar, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 31/12/2013

tarihli ve E.2013/23870, K.2013/24111 sayılı ilamıyla onanmıştır. İlamın ilgili

kısmı şu şekildedir:

"..

Davacı temyizi açısından:

Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de

benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere

ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,

davacının yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddine,

..."

8. Onama ilamı 14/3/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş,

2/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

B.İlgili Hukuk

9. 6111 sayılı Kanun'un 166. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

"...

(1) İl özel idarelerinin sürekli işçi

kadrolarında çalışan ihtiyaç fazlası işçiler, Karayolları Genel Müdürlüğünün

taşra teşkilatındaki sürekli işçi kadrolarına, belediyelerin (bağlı kuruluşları

hariç) sürekli işçi kadrolarında çalışan ihtiyaç fazlası işçiler, Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün taşra

teşkilatındaki sürekli işçi kadroları ile sürekli işçi norm kadro dâhilinde

olmak üzere ihtiyacı bulunan mahalli idarelere atanır.

...

(6) ...Devre konu işçiler bakımından devir

tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan

kurum sorumlu tutulamaz.

..."

10. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 271. maddesi şöyledir:

"(1) Listelere kaydedilmiş kişiler

arasından görevlendirilmiş olan bilirkişilere, il adli yargı adalet komisyonu

huzurunda, “Bilirkişilik görevimi sadakat ve özenle, bilim ve fenne uygun

olarak, tarafsız ve objektif bir biçimde yerine getireceğime, namusum, şerefim

ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ederim.” şeklindeki

sözler, tekrarlattırılmak suretiyle yemin verdirilir. Bu bilirkişilere,

görevlendirildikleri her dava veya işte ayrıca yemin verdirilmez; sadece

görevlendirme yazısında, bilirkişilere önceden etmiş bulundukları yemine bağlı

kalmak suretiyle oy ve görüş bildirmek zorunda oldukları hususu hatırlatılır.

(2)Listelere

kaydedilmemiş olan kişiler arasından bilirkişiler görevlendirilmişse,

kendilerine, görevlendiren mahkemece, huzurda, göreve başlamadan önce, birinci

fıkrada belirtilen şekilde yemin verdirilir. Yemine ilişkin tutanak, hâkim,

zabıt kâtibi ve bilirkişi tarafından imzalanır."

.

11. 6100 sayılı Kanun'un 272. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Hâkimler hakkındaki yasaklılık ve

ret sebepleriyle ilgili kurallar, bilirkişiler bakımından da uygulanır.

...

(3) Ret sebeplerinden birinin bilirkişinin

şahsında gerçekleşmesi hâlinde taraflar, bilirkişinin reddini talep edebileceği

gibi, bilirkişi de kendisini reddedebilir....

..."

IV.İNCELEME VE GEREKÇE

12. Mahkemenin 17/11/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

13. Başvurucu, Turhal Belediyesinde işçi olarak çalışmakta iken

rızası alınmadan Millî Eğitim Bakanlığına naklinin yapıldığını, yapılan naklin

feshin hukuki sonuçlarını doğurduğunu, Mahkemenin hukuki ve maddi vakıalara

yönelik değerlendirmesinin yanlış olduğunu, bilirkişinin Belediyeden emekli olduğunu

ve emekli maaşı aldığını, bu nedenle yargılamada tarafsız ve objektif

davranamayacağını, raporda yer alan hukuki değerlendirmelerin de yanlış

olduğunu, ayrıca bilirkişinin görme engelli olduğunu, dava dosyasını inceleme

hususunda bilirkişiyeyardımcı olan kişiye yemin

verdirilmesi gerektiği hâlde bu işlemin yerine getirilmediğini, dinlenen

yeminli tanık beyanlarına ne bilirkişi raporunda ne de Mahkeme kararında yer

verildiğini, Yargıtayın onama kararının gerekçesiz

olduğunu belirterek Anayasa’nın 2., 10., 17. ve 36. maddelerinde güvence altına

alınan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş; yeniden yargılama ve tazminat

talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

14. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).Başvurucunun,

Anayasa'nın 2., 10. ve 17. maddelerinde düzenlenen haklarının ihlal edildiği

iddiasının Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında incelenmesi uygun görülmüştür.

Buna göre başvuru, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia ve

yargılamanın sonucunun adil olmadığına ilişkin iddia başlıkları altında

incelenmiştir.

1. Gerekçeli Karar Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

15. Başvurucu, Yargıtay kararının ileri sürdüğü iddia ve

dosyadaki maddi olguları karşılayacak nitelikte olmadığını belirterek gerekçeli

karar hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

16. Mahkeme kararlarının gerekçeli olması, kanun yoluna başvurma

olanağını etkili kullanabilmek ve mahkemelere güveni sağlamak açısından hem

tarafların hem kamunun menfaatini ilgilendirmekte olup kararın gerekçesi

hakkında bilgi sahibi olunmaması, kanun yoluna müracaat imkânını da işlevsiz

hâle getirecektir. Bu nedenle mahkeme kararlarının dayanaklarının yeteri kadar

açık bir biçimde gösterilmesi zorunludur (Tahir

Gökatalay, B. No: 2013/1780, 20/3/2014, §

66).

17. Mahkeme kararlarının gerekçeli olması adil yargılanma

hakkının unsurlarından biri olmakla beraber bu hak, yargılamada ileri sürülen

her türlü iddia ve savunmaya ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği

şeklinde anlaşılamaz. Bu nedenle gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı

kararın niteliğine göre değişebilir. Bununla birlikte başvurucunun ayrı ve açık

bir yanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair iddialarının cevapsız

bırakılmış olması bir hak ihlaline neden olacaktır. Bunun yanı sıra kanun yolu

mahkemelerince verilen karar gerekçelerinin ayrıntılı olmaması da her zaman bu

hakkın ihlal edildiği şeklinde yorumlanmamalıdır. Kanun yolu mahkemelerince

verilen bu tür kararların ilk derece mahkemesi kararlarında yer verilen

gerekçelerin kabul edilmiş olduğu şeklinde yorumlanması uygun olupbu durumda üst dereceli mahkeme tarafından önceki

mahkeme kararının gerekçesinin benimsendiği kabul edilmelidir (Muhittin Kaya ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt

Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., B. No:

2013/1213, 4/12/2013, § 26).

18. Somut başvuru açısından ilk Derece Mahkemesinin tarafların

iddiasına, savunmasına ve toplanan delillere göre yaptığı değerlendirme sonucu

yeterli gerekçe ile verdiği kısmen kabul, kısmen ret kararına karşı Yargıtay 7.

Hukuk Dairesinin Mahkemenin gerekçesine atıf yapmak suretiyle onama kararı

verdiği anlaşılmıştır (bkz. §§ 6, 7). Bu nedenle Yargıtay kararının gerekçesiz

olduğundan bahsedilemez.

19. Başvurucunun gerekçeli karar hakkına yönelik bir ihlalin

olmadığının açık olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının da diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Yargılamanın Sonucunun Adil Olmadığına

İlişkin İddia

20. Başvurucu, yasal bir zorunluluk olmadığı hâlde Turhal

Belediyesinin tek yanlı iradesi ile atama işleminin uygulandığını, Kanun'a göre

rıza alınmadan yapılan atamaların feshin hukuki sonuçlarını doğuracağını, hükme

esas alınan raporu düzenleyen bilirkişinin tarafsız olmadığını, raporunun

denetime elverişli olmadığını, dosyadaki delillere göre iddiasını ispatladığı hâlde

davanın reddine karar verildiğini, bu açıdan kararın usul ve kanuna aykırı

olduğunu belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

21. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi

gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

22. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 49. maddesinin (6) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlarda inceleme yapılamaz.”

23. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasının

ilgili kısmı şöyledir:

“Mahkeme, ... açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

24. Anılan Anayasa ve Kanun hükümleri ile kanun yolunda

gözetilmesi gereken hususların bireysel başvuruda incelenemeyeceği ve bu

çerçevede Anayasa Mahkemesince açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemezliğine karar verilebileceği hükme bağlanmıştır. Bir anayasal hakkın

ihlali iddiasını içermeyen, yalnızca derece mahkemelerinin kararlarının yeniden

incelenmesi talep edilen başvuruların açıkça dayanaktan yoksun ve Anayasa ve

Kanun tarafından Anayasa Mahkemesinin yetkisi dışında bırakılan hususlara

ilişkin olduğu açıktır (Miraş Mümessillik İnş. Taah. Reklam.

Paz. Yay. San. Tic. A.Ş., B. No: 2012/1056, 16/4/2013, § 34).

25. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurular için benimsediği

temel yaklaşım doğrultusunda kural olarak bireysel başvuruya konu davadaki

olayların kanıtlanması, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması,

yargılama sırasında delillerin kabul edilebilirliği ve değerlendirilmesi ile

kişisel bir uyuşmazlığa derece mahkemeleri tarafından getirilen çözümün esas

yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesinde değerlendirmeye tabi

tutulamaz. Anayasa'da yer alan hak ve özgürlükler ihlal edilmediği sürece ve

derece mahkemelerinin kararları açık bir keyfîlik

içermedikçe kararlardaki maddi ve hukuki hatalar bireysel başvuru incelemesinde

ele alınamaz. Bu çerçevede derece mahkemelerinin delilleri değerlendirmesinde

ve hukuk kuralını yorumlamasında bariz takdir hatası bulunmadıkça Anayasa

Mahkemesinin bu takdire müdahalesi söz konusu olamaz (Kenan Özteriş,

B. No: 2012/989, 19/12/2013, § 48).

26. Başvurucunun Turhal Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı işçilik

alacağından kaynaklanan tazminat davasında Mahkeme; bilirkişi raporları,

sigorta dosyası, iş yeri dosyası, bordrolar, Toplu İş Sözleşmesi ve tüm

belgelere göre davacının davalı işverene ait iş yerinde 18/1/2002 tarihinde

çalışmaya başladığını, 24/10/2011 tarihi itibarıyla6111 sayılı Kanun'un 166.

maddesi gereğince norm fazlası olması nedeniyle başka bir kamu kurumuna naklen

tayin suretiyle nakledilerek davalı iş yerindeki iş akdinin sona erdirildiğini,

davacının iş akdinin gerçek anlamda fesih sonucunu doğurmayacağını, sözleşmenin

feshedilmiş sayılmaması nedeniyle nakil ile beraber davacının Turhal Belediye

Başkanlığı nezdinde doğumu feshe bağlı kıdem ve yıllık izin ücreti gibi

alacaklarını talep edebilmesinin mümkün bulunmadığını, denetime elverişli

8/3/2013 tarihli bilirkişi raporu, dosya içinde mevcut bordrolar ve hesap

ekstrelerine göre davacının davalıya ait iş yerindeki çalışmaları sonucunda 820

TL giyim yardımı alacağının bulunduğunu, diğer taleplerine ilişkin alacak

hakkının bulunmadığını, bordroların bu hususu teyit ettiğini, davacı vekilinin

bu husustaki itirazlarının yerinde olmadığını belirterek davanın kısmen

kabulüne karar verdiği, Mahkeme kararına atıfta bulunmak suretiyle Yargıtay 7.

Hukuk Dairesinin hükmü onadığı anlaşılmıştır.

27. Mahkemenin, tarafların iddia ve savunmaları, resmî kayıtlar

ve bilirkişi raporlarını gözönünde bulundurarak 6111

sayılı Kanun'un 166. maddesindeki hükmü yorumlamak suretiyle verdiği kısmen

kabul, kısmen ret kararındaki gerekçeler ve başvurucunun iddiaları

incelendiğinde iddiaların özünün Mahkeme tarafından delillerin

değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasında isabet olmadığına ve

esas itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu; Anayasa Mahkemesinin,

Derece Mahkemelerinin hukuk kurallarının olay ve olgulara uygulanması

sırasındaki takdirine müdahale etmesi, kendisini onların yerine koyarak

değerlendirme yapmasının mümkün olmadığı, bu açıdan başvurucuların ileri

sürdüğü iddiaların Anayasa Mahkemesinin değerlendirme yetkisi dışında kalan

hususlara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

28. Bunun yanında başvurucunun; bilirkişinin Belediyeden emekli

olduğu ve maaş almaya devam ettiği bu yüzden tarafsızlığını yitirdiği, yine

görme engelli olması nedeniyle yardımcısınında

yemininin alınması gerektiği hâlde bu eksikliklerin giderilmediğine ilişkin

iddialarının bilirkişi raporunun hatalı olması hususuna yönelik olduğu,

başvurucunun yargılama sırasında rapora ilişkin itirazlarını ileri sürdüğü,

Mahkemenin bu itirazları da dikkate alarak diğer delillerle birlikte karar

verdiği dolayısıyla bu iddiaların da delillerin değerlendirilmesi, hukuk

kurallarının yorumlanması kapsamında kalan hususlara ilişkin olduğu sonucuna

ulaşılmıştır.

29. Açıklanan nedenlerle başvurucunun belirtilen iddialarının

kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin olduğu, Derece Mahkemesi

kararlarının açık bir keyfîlik veya bariz takdir

hatası da içermediği anlaşıldığından başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1.Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Yargılamanın sonucunun adil olmadığına ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

17/11/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Nuri

NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Yakup MACİT

Başvurucu

:

Ali AKYÜZ

Vekili

:

Av. Hakan

ERDEM

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/4570, 17 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. Iv.inceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Necipoğlu
  12. Hakyemez
  13. Erdem
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/4570
Tarih
17 Kasım 2016

İlgili Kararlar

  • Yavuz Pekgöz Başvurusu (B. No: 2014/5462)
  • Metin Doğruberdi Başvurusu (B. No: 2014/13857)
  • Satılmış Dursun Başvurusu (B. No: 2014/7089)
  • Güner Yıldırım ve Arif Aydoğmuş Başvurusu (B. No: 2014/20030)
  • Nurten Can Başvurusu (B. No: 2014/3996)
  • Zekeriyya Berber Başvurusu (B. No: 2014/4982)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.