İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Andaç Yüksel ve Dilay Yüksel Başvurusu (B. No: 2016/14966)

1. Başvuru, kolluk görevlilerinin orantısız güç kullanması sonucu gerçekleştiği iddia edilen ölüm olayına istinaden maddi ve manevi zararların karşılanması istemiyle açılan tam yargı davasının hukuka aykırı olarak reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma…

Başvuru No2016/14966Tarih10 Haziran 2020Okuma6 dk · 1.121 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Andaç Yüksel Ve Dilay Yüksel Başvurusu

Karar tarihi
10 Haziran 2020
Başvuru Numarası
2016/14966
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.121 kelime·6 dk okuma·6 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, kolluk görevlilerinin orantısız güç kullanması sonucu gerçekleştiği iddia edilen ölüm olayına istinaden maddi ve manevi zararların karşılanması istemiyle açılan tam yargı davasının hukuka aykırı olarak reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 23/8/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden elde edilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucular Andaç Yüksel ve Dilay Yüksel, bir suç isnadına bağlı olarak Zonguldak'ta bulunan Çarşı Polis Merkezi Amirliğinde (Polis Karakolu) gözaltında tutulduğu sırada 2/7/2008 tarihinde vefat eden M.Y.nin sırasıyla oğlu ve eşidir.

9. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı M.Y.nin ölümüyle ilgili olarak derhâl bir ceza soruşturması başlatmıştır. Ceza soruşturması sonunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara (kovuşturmasızlık kararı) göre hakkında yapılan işlemlerin tamamlanması için Polis Karakolunda bekletilen M.Y. pencereden atlayarak kaçmaya çalışmıştır. Polis Karakolundaki görevliler müdahale ederek etkisiz hâle getirdikleri M.Y.yi yeniden Polis Karakoluna alıp kelepçelemiş ancak M.Y. bir süre sonra fenalaşmıştır. Rahatsızlığı nedeniyle bir sağlık kuruluşuna gönderilmesine rağmen M.Y. vefat etmiştir.

10. Yakınlarının ölümü nedeniyle idareye yaptıkları tazminat talepleri kabul görmeyen başvurucular 1/7/2009 tarihinde İçişleri Bakanlığı aleyhine Zonguldak İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) tam yargı davası açmışlardır. Başvurucular söz konusu davada yakınlarının Polis Karakoluna sağlam girdiğini ve daha önce kalp damar hastalığı bulunmadığını belirtip ceset üzerindeki ekimoz, sıyrık ve bası izlerine de işaret ederek polis memurlarının kullandıkları gücün orantılı olmadığını ve ölümün aşırı güç kullanımı sonucu meydana geldiğini öne sürmüşlerdir.

11. Yaptığı yargılama sonunda İdare Mahkemesi, davalı idarece tazmini gereken herhangi bir zarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. 29/1/2010 tarihinde verilen söz konusu kararın ilgili kısımları şöyledir:

“...

...Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2009 günlü ve 2009/968 sayılı kararıyla Çarşı Polis Merkezi Amirliğinde görevli emniyet mensupları hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, söz konusu karara karşı yapılan itiraz üzerine Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2009 günlü ve D.İş No:2009/426 sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek itirazın reddedildiği, Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Teftiş Kurulu Bursa Bölge Başkanlığınca yaptırılan idari soruşturma sonucunda düzenlenen 13.05.2009 günlü ve 09/254 sayılı soruşturma raporunun sonuç kısmında da Polis Merkezinde görevli emniyet mensupları hakkında ceza tayinine mahal olmadığına karar verildiği görülmektedir.

Bu durumda; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, hakkında yapılan şikayet üzerine polis merkezine getirilen ve savcılık talimatı doğrultusunda hakkında göz altına alma işlemleri yapılan [M.Y.nin], odanın penceresinden atlayarak kaçmak istediği, nöbetçi polis memurunun boynundaki silaha sarılarak almaya çalıştığı, bu sırada polis merkezindeki diğer görevlilerin olaya müdahale etmesiyle arbede yaşandığı, adı geçen şahsın direnmesi üzerine kolları ve bacaklarından tutmak suretiyle içeriye alındığı ve kelepçelendiği,

kısa bir süre sonra da fenalaşarak hayatını kaybettiği, konuyla ilgili yapılan otopsi sonucunda ölüm olayının kişinin kendinde mevcut kalp-damar hastalığının olayın efor ve stresi ile aktive olmasına bağlı solunum ve dolaşım durması sonucu meydana gelmiş olduğunun belirtildiği, göz altına alınacağı sırada pencereden atlayan ve nöbetçi memurun silahını almaya çalışan bir kişinin etkisiz hale getirilmesi için belli bir güç kullanılmasının zorunlu olduğu, kişiye karşı aşırı veya orantısız güç kullanıldığı yönünde herhangi bir bulgu bulunmadığı,

buna göre meydana gelen ölüm olayının kişide zaten mevcut olan kalp-damar rahatsızlığının kaçma girişimi nedeniyle aktive olmasından kaynaklandığı, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, zararın bizzat zarar gören kişinin davranışından kaynaklanması sebebiyle illiyet bağının kesildiği anlaşılmakta olup, davalı idarece tazmini gereken herhangi bir zarar bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; davanın reddine ... oyçokluğuyla karar verildi.”

12. Başvurucuların temyiz istemleri 10/12/2014 tarihinde, temyiz talebi hakkında verilen karara yönelik karar düzeltme istemleri ise 14/6/2016 tarihinde Danıştay Onuncu Dairesince (Onuncu Daire) reddedilmiştir.

13. Nihai karar başvurucular vekiline 29/7/2016 tarihinde tebliğ edilmiş olup bireysel başvuru 23/8/2016 tarihinde yapılmıştır.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 10/6/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

15. Başvurucular; yakınlarının herhangi bir sağlık sorunu olmamasına rağmen gözaltında vefat ettiğini, Adli Tıp Kurumunca yakınlarının ölümünün kendinde mevcut kalp damar hastalığının olayın efor ve stresi ile aktive olmasına bağlı solunum ve dolaşım durmasından ileri geldiğinin tespit edildiğini ancak rapor tanzim edilirken yakınlarının daha önce kalp damar hastalığının bulunmadığının ve yalnızca birkaç polis memuruyla yaptığı mücadelenin ölümüne sebebiyet verecek ölçüde ağır olmadığının dikkate alınmadığını, ölenin vücudundaki darp izlerinden şüphe duyulmadığını, yakınlarının camdan dışarı atlaması için bir neden olmadığını,

ceza soruşturması kapsamında yeterli araştırma yapılmadan kovuşturmasızlık kararı verildiğini ve bu karara yaptıkları itirazın Cumhuriyet savcısının aksi yöndeki mütalaasına rağmen reddedildiğini belirtip açtıkları tam yargı davasına ilişkin yargısal süreçten de söz ederek;

i. İdare Mahkemesinin iddialarını değerlendirmeden ve gerekli inceleme yapmadan, yakınlarının ölümüyle ilgili ceza soruşturmasını ve bu soruşturma kapsamında alınan ölüm nedenine ilişkin raporları esas alarak hüküm kurduğunu,

ii. İdare Mahkemesi ve Onuncu Dairenin kararlarının gerekçeli olduğunun söylenemeyeceğini,

iii. İdarenin hizmet kusurunun yok sayıldığını,

iv. İdari yargı mercilerinin davalı idareyi koruduğunu ileri sürmüşlerdir.

16. Başvuruculara göre adil yargılanma hakkının sağladığı güvenlerden gerekçeli karar hakkı, hakkaniyete uygun yargılanma hakkı ve bağımsız mahkemede yargılanma hakkı ihlal edilmiştir.

B. Değerlendirme

17. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların iddiaları delillerin takdiri ve somut olayın değerlendirilmesine ilişkin bulunduğundan şikâyetin yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığı iddiası kapsamında değerlendirilmesi uygun görülmüştür.

18. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

19. Başvurucu tarafından ileri sürülen iddialar, delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin olup kararda bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan bir durumun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

20. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir..

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA 10/6/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Rıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Raportör : Murat İlter DEVECİ Başvurucular : 1. Andaç YÜKSEL 2. Dilay YÜKSEL Başvurucular Vekili : Av. Ethem MALKOÇ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/14966, 10 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Başvurucuların İddiaları
  8. B. Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/14966
Tarih
10 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Selahattin Demirtaş Başvurusu (B. No: 2016/4154)
  • Abdulaziz Bengi ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/14048)
  • Mehmet Nuri Güzel ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/26382)
  • Cengiz Eken Başvurusu (B. No: 2018/34471)
  • Ceylan Özcan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2020/10232)
  • Ramazan Özgün Başvurusu (B. No: 2016/3932)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.