İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Asuman Yılmaz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2019/20196)

1. Başvurular, üyesi oldukları sendikaların rehberlik öğretmenlerine ilişkin olarak aldığı kararlar üzerine nöbet görevini yerine getirmeyen kamu görevlilerinin disiplin cezalarıyla cezalandırılmaları nedeniyle sendika haklarının ihlal edildiği iddiasına…

Başvuru No2019/20196Tarih9 Aralık 2025Okuma11 dk · 2.225 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Asuman Yılmaz Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
9 Aralık 2025
Başvuru Numarası
2019/20196
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.225 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvurular, üyesi oldukları sendikaların rehberlik öğretmenlerine ilişkin olarak aldığı kararlar üzerine nöbet görevini yerine getirmeyen kamu görevlilerinin disiplin cezalarıyla cezalandırılmaları nedeniyle sendika haklarının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucular, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda rehberlik öğretmeni olup Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN) veya Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (EĞİTİM İŞ) üyesidirler.

A. Arka Plan Bilgisi

3. Öğretmenlerin görev ve sorumlulukları ile nöbet görevine ilişkin genel arka plan bilgisi için bkz. Osman Bayat ve diğerleri ([GK], B. No: 2016/11319, 5/9/2024, §§ 5-10)

4. 16/12/1985 tarihli ve 2201 sayılı Tebliğler Dergisi'nde yayımlanan Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliğinin "Rehber öğretmenlere verilemeyecek görevler" başlıklı 37. maddesinde rehber öğretmenlere yönetim işlerinde, disiplin kurullarında, nöbet hizmetlerinde ve imtihanlarda görev verilemeyeceği düzenlenmiştir.

5. 1985 tarihli mezkûr yönetmeliği yürürlükten kaldıran 17/4/2001 tarihli ve 24376 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Verilmeyecek görevler" başlıklı 55. maddesinde eğitim-öğretim kurumlarındaki rehberlik ve psikolojik danışma servislerinde görevli psikolojik danışmanlara yönetim, büro işleri, ders, nöbet ve sınav gibi rehberlik ve psikolojik danışma hizmet alanlarıyla ilişkisiz konularda görev verilemeyeceği düzenlenmiştir.

6. 2001 tarihli mezkûr yönetmeliği yürürlükten kaldıran 10/11/2017 tarihli ve 30236 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) "Rehberlik öğretmeninin görevleri" başlıklı 34. maddesinde rehberlik öğretmenlerinin sınavlarda görev alabileceği, belleticilik ve nöbet görevi yapacakları kuralına yer verilmiştir.

7. Buna göre 2017 yılında yürürlüğe giren Yönetmelik öncesinde rehberlik öğretmenlerine nöbet ve diğer bazı görevlerin verilmediği anlaşılmaktadır. Başvurucuların bir kısmının üyesi olduğu EĞİTİM SEN söz konusu Yönetmelik yürürlüğe girdikten bir hafta sonra -17/11/2017 tarihinde- üyesi olan rehberlik öğretmenlerinin 20/11/2017 tarihinden başlamak üzere 2017-2018 öğretim yılında nöbet görevlerini yerine getirmemesi yönünde karar almıştır. Aynı sendikanın 26/2/2018 tarihli -öğretmenlerin nöbet görevine ilişkin başka kararların da alındığı- kararında rehberlik öğretmenlerinin 2017-2018 eğitim öğretim yılında nöbet tutmamalarına ilişkin kararı tekrarladığı görülmektedir.

8. Anılan kararların tarih sırasına göre ilgili kısımları şöyledir:

"10 Kasım 2017 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 'Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği' hem 'Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetinden' yararlanan öğrenciler hem de öğretmenler açısından önemli sorunlar yaratacaktır. Sorunlardan biri de ilgili yönetmeliğin 34. maddesinin ff bendidir. 34/ff maddesi Rehber öğretmenlerin sınavlarda görev alabileceğini, belleticilik ve nöbet görevini ise yapacağını düzenlemektedir.

Bu madde ile rehber öğretmenlerin mesleki özelliklerine ve meslek ilkelerine aykırı şekilde yüklenen görevlerin eğitim ortamında çeşitli sorunlar yaratması kaçınılmazdır. Rehber öğretmen, öğrencinin gereksinim duyduğu anda ulaşması gereken nitelikte hizmet sunmaktadır.

Bu nedenle Eğitim Sen üyesi rehber öğretmenler 2017 2018 öğretim yılında (20 Kasım 2017 tarihinden başlayarak), meslek ilkeleri ve öğrenci gereksinimleri dikkate alınmadan kendilerine verilen nöbet görevlerini yerine getirmeme kararı almıştır."

"...

4. Rehber öğretmenlerin, görev tanımına uygun olmayan işleri ve istekleri dışında yapılan görevlendirmeleri kabul etmeyerek, bu görevleri 2017-2018 Öğretim Yılı sonuna kadar yerine getirmemeleri kararı alınmıştır.

..."

9. Diğer başvurucuların üyesi olduğu EĞİTİM İŞ ise 13/11/2017 tarihli kararıyla nöbet, belleticilik ve okul içi sınav görevi verilmesi hâlinde bu görevleri yerine getirmeyecekleri yönünde rehberlik öğretmenlerinin okul idarelerine dilekçe vermeleri ve bu doğrultuda görevleri yerine getirmemeleri yönünde karar almıştır. Sendikanın 3/9/2018 ve 2/9/2019 tarihli kararlarıyla aynı eylemi 2019-2020 eğitim öğretim yılında da sürdürdüğü anlaşılmaktadır.

10. EĞİTİM İŞ Merkez Yönetim Kurulunun 13/11/2017 tarihli kararının ilgili kısmı şöyledir:

"...

Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği, 10.11.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yönetmeliğin birçok hükmü hukuka aykırı olmakla beraber 34 madde (ff) fıkrasında yer alan 'sınavlarda görev alabilirler, belleticilik ve nöbet görevi yapar' hükmü rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin temel felsefesine aykırlık teşkil etmektedir.

Bu alanda görevli rehberlik öğretmenleri; öğrencilerin gerek okul içi sınıf içi gerekse sosyal yaşamdaki, ailedeki sorunları ile ilgili yönlendirme, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmeti vermektedirler.

Bu nedenle nöbet görevlerinde yaşanacak sorunlarda karşı karşıya gelebileceği bir öğrenciye hizmet vermesi, güven kırılması yaşanacağından mümkün ve sağlıklı olmayacaktır.

Kaldı ki birçok öğrenciye danışmanlık ve rehberlik hizmeti teneffüslerde gerçekleştirildiğinden ya bu hizmetler ya da nöbet görevi aksayacaktır. Ayrıca hizmet almaya gelen bir veliye 'nöbetçiyim, teneffüsün bitmesini bekleyin' denilmesi mümkün olmayacaktır. Yani nöbet görevinin pratikte uygulanması mümkün değildir.

...

Tüm bu gerekçelerle üyelerimiz tarafından okul idarelerinden nöbet ,belleticilik ve okul öncesi sınav görevi verilmemesi yönünde dilekçe ile başvuru yapmalarına, buna rağmen belirtilen görevler verildiği takdirde bu görevlerin üyelerimiz tarafından 2017-2018 eğitim öğretim yılında yerine getirilmemesine karar verilmiştir."

11. 10/11/2017 tarihli ve 30236 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği, 14/8/2020 tarih ve 31213 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 26. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Hâlen yürürlükte olan yönetmelik ile rehberlik öğretmeni ve psikolojik danışmanlara nöbet görevi verilemeyeceği düzenlenmiştir. Dolayısıyla rehberlik öğretmenlerine nöbet görevi verilmesi uygulamasının yaklaşık üç yıl sürdüğü, sendikaların eylem kararlarının da bu süre zarfında alındığı görülmektedir.

12. Öte yandan EĞİTİM SEN, rehber öğretmenlere nöbet görevi verilmesini öngören söz konusu düzenlemenin iptali talebiyle idari yargıda dava açmıştır. Bu dava Danıştayda derdestken dava konusu Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır (bkz. §11). Danıştay, Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Bu karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca onanarak kesinleşmiştir.

B. Somut Olaylara İlişkin Bilgiler

13. Başvurucular söz konusu sendika kararlarına istinaden kendilerine nöbet görevi verilmemesini, verilmesi hâlinde bu görevlerini yerine getirmeyeceklerini okul idarelerine bildirmiştir. Başvurucuların nöbet görevlerini yerine getirmediklerinin tespit edilmesi üzerine haklarında disiplin soruşturmaları başlatılmıştır. Başvurucuların 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrası uyarınca çeşitli disiplin cezaları (uyarma, kınama veya aylıktan kesme) ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Başvurucular, hakkında tesis edilen disiplin cezalarının iptali talebiyle dava açmıştır.

14. Başvurucuların açtıkları davalarda bazı idare mahkemeleri dava konusu işlemin iptaline bazıları ise davanın reddine karar vermiştir. Mahkemelerin davanın reddine ilişkin kararlarına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvuruları reddedilirken işlemin iptali yönündeki mahkeme kararları kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Yargılama mercileri nihai olarak başvurucuların açtıkları davaların reddine karar vermiştir.

15. Yargılama mercilerinin davaların reddine ilişkin kararlarının gerekçeleri benzerdir. Kararlarda, usulüne uygun olarak yürürlüğe konulan yönetmelikle rehberlik öğretmenlerinin nöbet tutacağının düzenlendiği, sendika kararlarının nöbet görevinin yerine getirilmemesinin mazereti olarak gösterilemeyeceği, söz konusu sendika kararlarının kamu görevlilerinin ortak menfaatlerini korumak şeklindeki sınırı aşarak mevzuat hükümlerinin eğitim öğretim dönemi boyunca uygulanmaması niteliği taşıdığı, yönetmelikle getirilen nöbet görevinin sendika kararıyla sürekli olarak işlevsiz kılınmasının sendikal faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceği şeklindeki gerekçelerin bir kısmına veya tamamına yer verildiği görülmektedir.

16. Başvurular, muhtelif tarihlerde yapılmıştır. Ekli tablonun (B) sütununda numaraları belirtilen başvuruların konu yönünden irtibatı nedeniyle 2019/20196 numaralı başvuru ile birleştirilmesine ve incelemenin 2019/20196 numaralı başvuru üzerinden Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

A. Gerçek Kişi Başvurucular Yönünden

17. Başvurucular özetle, üyesi oldukları sendikanın aldığı karar uyarınca gerçekleştirdiği eylem dolayısıyla disiplin cezası alması nedeniyle ifade özgürlüğünün ve örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir. Adalet Bakanlığı görüşünde; başvurucuların temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğine yönelik şikâyetleri incelenirken kabul edilebilirlik hususları ile Anayasa ve mevzuat hükümleri doğrultusunda somut olayın kendine özgü koşullarının gözönüne alınması gerektiği belirtilmiştir. Bazı başvurucular Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuşlardır. Bu beyan dilekçelerinde Bakanlık görüşünde temel iddialarının incelenmediği ileri sürülerek formdaki iddialar tekrar edilmiştir.

18. Anayasa Mahkemesi, önceki kararlarında kamu görevlileri sendikalarının faaliyet alanlarına ilişkin oldukça geniş açıklamalarda bulunmuştur (Ahmet Parmaksız [GK], B. No: 2017/29263, 22/5/2019, §§ 50, 62; Ayfer Altuntaş ve İkbal Ünzile Gürsoy [1. B.], B. No: 2018/24874, 31/3/2022, §§ 26, 36).

Başvurucular, başvuru konusu nöbet tutmama eylemleriyle idareyi baskı altına alarak rehberlik öğretmenlerinin nöbet görevi yapmalarına ilişkin düzenlemenin kaldırılması, nöbet tutmaktan muaf kılınmasını hedeflemiş ve bu eylemleri sendika kararı üzerine gerçekleştirmiştir.

Dolayısıyla anılan eylem çağrısının kamu görevlisinin çalışma hayatı ve bu bağlamda sendikaların çekirdek faaliyet alanı ile ilgili olduğu anlaşıldığından somut olaya konu müdahalelerin sendika hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir (sendikal hakların değerlendirme usulü ve mahiyeti için bkz. Ahmet Parmaksız, §§ 48-63. Ayfer Altuntaş ve İkbal Ünzile Gürsoy, §§ 24-34).

19. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvuruların kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

20. Başvurucuların üyesi oldukları sendikaların kararlarını gerekçe göstererek nöbet tutmamaları üzerine disiplin cezasıyla cezalandırılmaları sendika hakkına bir müdahalededir. 657 sayılı Kanun'un 26. ve 125. maddelerinin müdahalelerin kanuni dayanağını oluşturduğu ve kanunilik ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır.

Başvurucuların nöbet görevini yerine getirmemeleri nedeniyle yapılan müdahalelerin kamu hizmetinin gereği gibi yerine getirilmesine yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve Anayasa'nın 51. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kamu düzeninin korunması meşru amacını taşıdığı sonucuna varılmıştır.

Sendika hakkına yönelik bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı olması gerekir (Tayfun Cengiz [2. B.], B. No: 2013/8463, 18/9/2014, § 55; Abidin Aydın Tüfekçi [1. B.], B. No: 2013/1315, 15/4/2015, § 52; Hikmet Aslan [2. B.], B. No: 2014/11036, 16/6/2016, § 50). Bu itibarla müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluğu yönünden inceleme yapılacaktır.

21. Başvurucuların sendika faaliyetleri çerçevesinde nöbet tutmamak şeklindeki eylemine verilen disiplin cezasının demokratik toplumda gerekli olduğunun kabulü için disiplin cezası verilmesine ve buna dair açılan davanın derece mahkemelerince reddedilmesine ilişkin gerekçelerin ilgili ve yeterli olması gereklidir (benzer yaklaşım için bkz. Tayfun Cengiz, § 57).

22. Anayasa Mahkemesi benzer nitelikteki Bahar Kılınç ([2. B.], B. No: 2020/23722, 26/3/2025) kararında, üyesi olunan sendikanın rehberlik öğretmenlerinin nöbet tutmaması yönündeki kararı üzerine nöbet görevini yerine getirmeyen rehberlik öğretmeninin disiplin cezası ile cezalandırılmasını sendika hakkı kapsamında incelenmiştir.

23. Anılan kararda öncelikle, sendika kararına dayanılarak yapılan toplu eylemin disiplin cezasına konu edilmesi durumunda daha önce olmayan nöbet görevinin kanun altı mevzuat değişikliğiyle rehber öğretmenlere verildiğinin hem idare hem de yargı makamlarınca yapacakları değerlendirmelerde gözetilmesi gerektiği vurgulanmıştır (Bahar Kılınç, § 53). Kararda, yargılama mercilerinin rehberlik öğretmenlerine nöbet tutma yükümlülüğü getiren yönetmelik kuralının işlemin hukuka uygunluğunun temeli olarak gördüğü ancak yargılama mercilerinin karar verdikleri tarihlerde ilgili yönetmelik hükmünün iptali talebiyle Danıştayda açılmış olan davanın derdest olduğu, kuralın hukuka aykırı bulunarak iptal edilebileceğinin değerlendirilmediği belirtilmiştir (Bahar Kılınç, § 54).

24. Bahar Kılınç kararında, 2017 yılının Kasım ayından önceki mevzuata göre nöbet tutmayan rehberlik öğretmenlerinin yönetmelik değişikliğinden sonra da nöbet tutmamasının eğitim öğretim faaliyetine nasıl bir olumsuz etkisi olduğuna ilişkin idari ve yargısal bir değerlendirme de yapılmadığı belirtilmiştir (Bahar Kılınç, § 56).

Kararda, idare ve yargılama mercilerinin sadece kanun altı düzenlemeyle öngörülen görevi sürekli olarak yerine getirmediği tespitinde bulunulduğu, 2017 yılına kadar yürürlükte olan mevzuat uyarınca nöbet tutma görevi verilmeyen rehberlik öğretmenlerinin bu konuda nöbet tutmamaya ilişkin gerekçeleri yargılama mercilerince değerlendirilmediği belirtilerek başvurucunun sendikal hakkına yapılan müdahalenin demokratik toplumda gerekli olduğu ilgili ve yeterli gerekçelerle ortaya konulamadığından ihlal sonucuna ulaşılmıştır (Bahar Kılınç, §§ 57-58).

25. Başvurucuların rehberlik öğretmeni olduğu, üyesi oldukları sendikaların eylem kararları uyarınca nöbet tutmadıkları, açtıkları davaların nöbet tutmama gerekçeleri değerlendirilmeden reddedildiği anlaşıldığından başvurularda Bahar Kılınç kararında açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

26. Başvurucular diğer bazı anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir. Sendika hakkı şikâyeti yönünden ulaşılan sonuç gözetildiğinde başvurucuların diğer bazı haklarının ihlal edildiği iddialarının ayrıca incelenmesine gerek olmadığına karar verilmesi gerekir.

B. Tüzel Kişi Başvurucu Yönünden

27. 2021/19830 numaralı başvuruda gerçek kişi başvurucu ile birlikte EĞİTİM SEN'in de başvurucu olduğu görülmektedir. Başvuru, münhasıran gerçek kişi başvurucuya disiplin cezası verilmesine ilişkindir. Somut olayda başvurucu sendikaya herhangi bir yaptırım uygulanmamıştır. Buna ilave olarak başvuruda sendika tüzel kişiliğinin haklarını doğrudan etkileyen somut bir olgu ileri sürmemiştir. Dolayısıyla tüzel kişi başvurucunun ihlale konu edilen işlem nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkının doğrudan etkilendiği söylenemez. Buna göre başvurunun tüzel kişi başvurucu yönünden kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir (Onur Doğanay [2. B.], B. No: 2013/1977, 9/1/2014, § § 39-47).

III. GİDERİM

28. Başvurucular ihlalin tespit edilmesini istemiş ve yeniden yargılama talebinde bulunmuşlardır. 2019/20196, 2020/14317, 2021/10128, 2021/23664 ve 2022/42232 numaralı başvurularda miktar belirtmeksizin maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi talep edilmiştir. 2021/19830 numaralı başvuruda ise 5.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi talep edilmiştir.

29. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır.

Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B.

No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60. Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

30. İhlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için başvuruculara manevi zararları karşılığında manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. Ayrıca başvurucular, maddi zarara ilişkin olarak bilgi/belge sunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Sendika hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. 2021/19830 numaralı başvuruda tüzel kişi başvurucu yönünden başvurunun kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Diğer ihlal iddialarının İNCELENMESİNE GEREK OLMADIĞINA,

D. 2019/20196, 2020/14317, 2021/10128, 2021/23664 ve 2022/42232 numaralı başvurularda başvuruculara net 34.000 TL, 2021/19830 numaralı başvuruda ise taleple bağlı kalınarak net 10.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, maddi tazminat taleplerinin REDDİNE,

E. Kararın bir örneğinin sendika hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere ekli tablonun (D) sütununda gösterilen ilgili mahkemelere GÖNDERİLMESİNE,

F. Ekli tablonun (E) sütununda belirtilen harç bedellerinin ve (G) sütununda yer alan vekâlet ücretlerinin tabloda gösterildiği şekilde başvuruculara ÖDENMESİNE,

G. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 9/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ İrfan FİDAN Muhterem İNCE Raportör : Muhammed Cemil KANDEMİR Başvurucular : Asuman YILMAZ ve diğerleri (bkz. ekli tablo) Vekilleri : bkz. ekli listenin (F) sütunu

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2019/20196, 9 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Özeti
  4. A. Arka Plan Bilgisi
  5. B. Somut Olaylara İlişkin Bilgiler
  6. II. Değerlendirme
  7. A. Gerçek Kişi Başvurucular Yönünden
  8. B. Tüzel Kişi Başvurucu Yönünden
  9. III. Giderim
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2019/20196
Tarih
9 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Ali Numan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2020/38045)
  • Mehmet Çepken ve Sevim Güneş Başvurusu (B. No: 2021/8786)
  • Müjgan Güleç Başvurusu (B. No: 2021/25667)
  • Hediye Hatun Sevim Başvurusu (B. No: 2021/45365)
  • Hediye Hatun Sevim ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2021/45384)
  • E.k. Başvurusu (B. No: 2021/47456)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.