KÜNYE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ayberk Demirdöğen Başvurusu
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2022
- Başvuru Numarası
- 2018/12329
Karar Metni
705 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, mektubun içinde yer alan çizimin sakıncalı bulunarak alıkonulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanan başvurucu tarafından gönderilen ve içeriğinde yılbaşı tebriğine yönelik bir çizim bulunan mektup, ceza infaz kurumu disiplin kurulunca sakıncalı olduğu gerekçesiyle alıkonulmuştur. Kararın gerekçesinde mevzuat hükümlerine yer verilmiştir.
3. Başvurucu, göndermek istediği mektubun alıkonulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek Bolu İnfaz Hâkimliğine şikâyette bulunmuştur. Hâkimlik, başvurucunun haberleşme hürriyetine yönelik müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle şikâyetin kabulüne ve mektubun muhatabına gönderilmesine karar vermiştir. Söz konusu karara Başsavcılık tarafından yapılan itiraz, çizimde 14 sayısının bulunduğu ve bu durumun örgüt haberleşmesi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmiş ve İnfaz Hâkimliği kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir.
4. Başvurucu, nihai kararı 15/3/2018 tarihinde öğrendikten sonra 12/4/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
5. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
6. Başvurucu, mektubun soyut gerekçelerle alıkonulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Bakanlık görüşünde, süreçte verilen kararların gerekçelerine ve ilgili mevzuat ile içtihada yer verilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı sunduğu cevap dilekçesinde önceki beyanlarını yinelemiştir.
7. Başvuru, haberleşme hürriyeti kapsamında incelenmiştir.
8. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
9. Somut olayda başvurucunun haberleşme hürriyetine yapılan müdahalenin kanuni dayanağı olan 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 68. maddesinin kanunilik ölçütünü karşıladığı ve müdahalenin kamu düzeninin sağlanması meşru amacıyla gerçekleştirildiği değerlendirilmiştir. Bu belirlemeden sonra müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olup olmadığı değerlendirilmelidir.
10. Mahpusların mektuplarının denetlenmesi ve alıkonulması suretiyle haberleşme hürriyetine yapılan müdahalelerin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluğu ve ölçülülüğünün denetiminde gözetilmesi gereken genel ilkelere Anayasa Mahkemesince birçok kararda ayrıntılı olarak yer verilmiştir (Ahmet Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 37-68; Muhittin Pirinççioğlu (3), B. No: 2017/34566, 10/3/2020, §§ 44-57; Cihat Ayik ve Hacı Ali Baştürk, B. No: 2017/31506, 10/3/2020, §§ 44-57). Bu bağlamda kamu makamları ile derece mahkemelerinin haberleşme hürriyetine yönelik müdahalenin zorunlu bir ihtiyaca karşılık geldiğini ve orantılı olduğunu ilgili ve yeterli bir gerekçelerle ortaya koyma yükümlülükleri bulunmaktadır.
11. Başvuruya konu olan süreç bu ilkeler ışığında değerlendirildiğinde, nihai kararda şifreli haberleşmenin ne suretle gerçekleştirildiğine yönelik somut bilgilere dayalı ve ikna edici gerekçenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca mektubun sakıncalı görülen kısımlarının çizilerek gönderilmesinin mümkün olup olmadığı yönünde bir tartışmanın da yapılmadığı görülmektedir. Bu nedenlerle müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı ilgili ve yeterli bir gerekçe ile gösterilemediğinden demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
12. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 22. maddesinde güvence altına alınan haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
13. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
14. Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Bu kapsamda kararın gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir (Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
15. Eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için başvurucuya manevi zararları karşılığında net 3.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Fatih ALKAN Başvurucu : Ayberk DEMİRDÖĞEN
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/12329, 6 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası