İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

AYM Bireysel Başvuru B. No: 2018/5878

1. Başvuru; yapılmak istenen basın açıklamasının ve

Başvuru No2018/5878Tarih19 Aralık 2023Okuma16 dk · 3.136 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Veli Saçılık Ve Sağlık Ve Sosyal Hizmet Emekçiler Sendikası (Ses) Başvurusu

Karar tarihi
19 Aralık 2023
Başvuru Numarası
2018/5878
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.136 kelime·16 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

ÖZETİ

1. Başvuru; yapılmak istenen basın açıklamasının ve

toplantının idarenin yasaklama kararı olduğu gerekçesiyle hukuka aykırı ve

orantısız güç kullanılarak engellenmesi, buna ilişkin yürütülen soruşturmanın

etkisiz olması nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ile insan

haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir

2. Daha önce kamu görevinden çıkarılmış olan başvurucu

Veli Saçılık'ın da aralarında bulunduğu grup, olağanüstü hâl tedbirleri

kapsamında gerçekleştirilen işten çıkarmaları protesto etmek ve basın

açıklaması yapmak için 1/6/2017 tarihinde Ankara'da Yüksel Caddesi'nde

toplanmıştır.

3. Kolluk görevlilerinin düzenlediği 1/6/2017 tarihli

tutanağa göre başvuruya konu olayların gelişimi özetle şöyledir: Etkinlikten

daha önce haberi olduğu anlaşılan polis, Ankara Valiliğinin tüm etkinlikleri

yasaklayan 18/5/2017 tarihli kararı nedeniyle etkinliğe müdahale etmek için

toplanılacak alanda güvenlik tedbirleri almıştır. E.Ö.nün saat 13.35'te basın

açıklaması yapmaya başlamasıyla polis; yasaklama kararı nedeniyle eylemin yasal

olmadığını, eylemi sonlandırmaları gerektiğini, aksi hâlde kademeli ve orantılı

şekilde güç kullanılacağını yaklaşık yirmi kişiden oluşan eylemci gruba ses

yükseltici cihazla bildirmiştir. E.Ö.nün ikazlara riayet etmeyip konuşmaya

devam etmesi, başvurucu Veli Saçılık'ın da "İşimizi geri

istiyoruz/yaşasın açlık grevi direnişimiz." şeklinde slogan atması

üzerine polis süpürme işlemi uygulayarak grubu uzaklaştırmaya çalışmıştır. Bu

esnada başvurucu Veli Saçılık kendini yere atıp görevlilere sırtını dönmüş,

akabinde polise hitaben "Alçak herif, alçaksın sen, işkencecisin sen..."

şeklinde söylemde bulunmuştur. Bir müddet sonra slogan atan grup, eylemi

sonlandırmıştır. Saat 18.10'da otuz kişilik grup toplanmış; başvurucu Veli

Saçılık'ın basın açıklaması yapmak istemesi üzerine kolluk görevlileri, ses

yükseltici cihazla toplantının yasaklama kararı nedeniyle kanuna aykırı

olduğunu ifade ederek dağılmaları yönünde grubu ikaz etmiştir. Grubun

dağılmaması, başvurucunun slogan atması ve açıklama yapmaya devam etmesi

üzerine gruba kademeli olarak güç kullanılmıştır. Bu esnada başka bir

istikametten gelen bir grup, müdahaleyi engellemek amacıyla polise yaralayıcı

maddeler atmıştır. Bunun üzerine polis, paint olarak tabir edilen mühimmat atan

savunma tüfeği (TİP-2) ile biber gazı kullanmıştır. Bu esnada grubu yönlendiren

başvurucu, herhangi bir fiziki bir müdahale olmaksızın kendini yere atıp

çömelmek suretiyle kendini paint silahının hedefi hâline getirmiştir.

Başvurucu, kolluk görevlilerine " ...her tarafıma onlarca ... mermi

sıktınız. Hepiniz alçaksınız. Sıkın lan, yine sıkın..." demiş;

kalkanlara tekme ve yumruk atmıştır. Grubun polise sözlü tepki göstermesi

üzerine başvurucu "Gidin siz, alacak beni gözaltına, yüz tane mermi

sıktılar üstüme, her tarafım mosmor oldu, alacak tespit edilecek."

şeklinde söylemde bulunmuştur. Akabinde polis, paint silahını kullanmak suretiyle

yaya geçişini engelleyen grubu dağıtmıştır.

4. Ankara Valiliği, yasaklamaya dayanak olan 18/5/2017

tarihli kararın kurumun resmî internet sitesinden 24/5/2017 tarihinde kamuya

duyurulduğunu belirtmiştir (anılan yasaklama kararı hakkında ayrıntılı bilgi

için bkz. Adnan Vural ve diğerleri [GK], B. No: 2017/36237, 10/3/2022, §

19).

5. Başvurucu hakkında düzenlenen 1/6/2017 tarihli adli

muayene raporuna göre sırtta her iki skapula (kürek kemiği ya da omuz

kemiği) üzerinde birer ve skapulalar arasında iki, bel kısmında dört, sol femur

(uyluk kemiği) arka kısmında 1,5 cm çapında üç ekimoz ile bel kısmında 6x10 cm

çapında kızarıklık tespit edilmiş; raporda yaralanmaların basit tıbbi müdahale

ile giderilebilecek nitelikte olduğunun değerlendirildiği ifade edilmiştir.

6. Başvurucular Veli Saçılık ile Sağlık ve Sosyal Hizmet

Emekçileri Sendikası (SES) farklı tarihlerde, sendika üyeleri ve

yöneticilerinin yapmak istedikleri basın açıklamasını ve protesto faaliyetini

engelleyen, orantısız güç kullanarak Veli Saçılık'ın yaralanmasına neden olan

kolluk güçleri ve sorumlu amirler hakkında suç duyurusunda bulunmuştur.

Başvurucular, polisin Veli Saçılık'a müdahalesine ilişkin kamera kaydını,

ulusal basına yansıyan haber ve fotoğraflar ile sağlık raporunu şikâyet dilekçelerine

eklemiştir.

7. Başvuruya konu müdahale anına ilişkin yedi farklı

görüntü kaydının incelendiği 21/3/2019 tarihli bilirkişi raporu özetle

şöyledir: Başvurucunun aralarında olduğu grup slogan atarken polis, gösterinin

yasak olduğuna dair ihtarda bulunmuş ve akabinde ihtara rağmen dağılmayan grubu

alandan uzaklaştırmaya çalışmıştır. Bu esnada polisin itmesi nedeniyle

başvurucu yere düşmüştür. Grubun tekrar İnsan Hakları Anıtı'nın önüne gelerek

slogan atması ve başvurucunun da açıklama yapması üzerine polis tekrar müdahale

etmiştir. Başvurucunun da aralarında olduğu grubun direnmesi nedeniyle polis,

kalkanlarıyla grubu uzaklaştırmaya çalışmıştır. Başvurucu Veli Saçılık polisle

tartışan bir eylemciyi sakinleştirmeye çalışırken bir grup eylemci polise taş

ve şişe atmaya başlamış, bunun üzerine polis paint tabancasıyla müdahale

etmiştir. Yaralayıcı madde atan grup ile polisler arasında kalan başvurucu sağ

bacağından vurularak yere çökmüştür. Bu esnada görüntülerden tespit edilemeyen

polisler yakın mesafeden ve hedef gözeterek başvurucunun vücudunun üst kısmına

paint tabancasıyla ateş etmiştir. Başvurucu yere düşmüş, akabinde kullandıkları

güç nedeniyle polislere bağırmış ve polis kalkanına vurmuştur. Diğer eylemciler

başvurucuyu uzaklaştırmaya çalıştığı esnada polis tekrar yakın mesafeden

başvurucunun sırt ve bacaklarına atış yapmıştır. Raporda, başvurucuyu hedef

gözeterek ateş eden polisin kask ve yaka numarası tespit edilememesine rağmen

teşhise elverişli olabilecek görüntü kayıtları olduğu belirtilmiştir.

8. Cumhuriyet savcılığı başvuruya konu olayla ilgili

verdiği 4/8/2017 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararında, polisin bir suçu

sonlandırmak için kanuna dayanan yetkileri çerçevesinde müdahale ettiğini ve

zor kullanma yetkisine ilişkin sınırı aşmadığını değerlendirmiştir. Başvurucu

Veli Saçılık'ın şikâyeti üzerine yapılan başka bir soruşturmada Cumhuriyet

savcılığı, 19/1/2021 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı vermiştir.

Anılan kararda, polisin doğrudan paint silahı kullanmayıp ilk olarak uyarıda

bulunduğunu, kalabalığın yaralayıcı madde atması ve başvurucunun hakaret ederek

polislerin üzerine yürümesi nedeniyle polisin silah kullandığını belirtmiş;

saldırılardan korunmak amacıyla güç kullanıldığını değerlendirmiştir. Ayrıca

başvurucudaki yaralanmaların hafif olduğu, kullanılan gücün orantılı ve zor

kullanma yetkisi sınırları kapsamında olduğu sonucuna varmıştır.

9. Başvurucu Veli Saçılık anılan karara karşı verdiği

itiraz dilekçesinde, kolluk görevlilerinin soruşturma dosyasına sunduğu kamera

görüntülerinin 3. dakikasının 25. ve 27. saniyelerinde silah kullanan

polislerin kask numaralarının çok net göründüğünü belirterek buna rağmen hiçbir

işlem yapılmaması nedeniyle soruşturmanın etkisiz yürütüldüğünden yakınmıştır.

Hâkimlik, kararların dayandığı gerekçelerin usul ve yasaya uygun olduğu

gerekçesiyle itirazı reddetmiştir.

10. Başvurucular Veli Saçılık ve SES nihai hükmü

sırasıyla 23/1/2018 ve 14/9/2021 tarihinde öğrendikten sonra 22/2/2018,

11/10/2021 tarihlerinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

11. 2021/51826 numaralı başvurunun 2018/5878 numaralı

başvuru ile birleştirilmesine Komisyonca karar verilmiştir. Başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

12. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucu Veli

Saçılık'ın adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

A. Kötü Muamele

Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

13. Başvurucu Veli Saçılık barışçıl şekilde

gerçekleştirdiği protesto eyleminin hukuka aykırı ve orantısız güç kullanarak

engellenmesi, fiziki güç kullanmasını gerektirecek bir eylemi olmamasına rağmen

polisin hedef gözeterek birçok kezpaint silahıyla vücuduna ateş etmesi ve bu

eylemleri ortaya koyan belgeler olmasına rağmen soruşturmanın etkisiz

yürütülmesi nedeniyle kötü muamele yasağı ile etkili başvuru hakkının ihlal

edildiğinden yakınmıştır.

14. Bakanlık görüşünde; idarenin yasaklama kararına

rağmen bildirimsiz olarak toplantı yapıldığı, polisin ihtarda bulunduktan sonra

kademeli olarak güç kullandığı hususunun yapılacak değerlendirmede gözetilmesi

gerektiği bildirilmiştir. Kötü muamele yasağı ihlal iddiasına ilişkin olarak

ise gerçekleştirilen muamelenin asgari bir ağırlık derecesine ulaşması

gerektiği, ayrıca eylemin gerçekleştirilme saikinin ve olayın şartlarının

gözetilmesinin elzem olduğu ifade edilmiştir. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne

karşı bireysel başvuru formundaki hususları yinelemiştir.

15. Başvuru, kötü muamele yasağı kapsamında

incelenmiştir.

16. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan başvurunun kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

17. Kişilerin kendi tutumu kesin olarak zorunlu

kılmadıkça güç kullanmaya yetkili kamu görevlilerince kişilere fiziksel güç

kullanılması ilke olarak Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasını ihlal

etmektedir (Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015,

§ 81). Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasını ihlal eder biçimde fiziksel

ve ruhsal bir saldırıya uğranıldığına dair savunulabilir bir iddia varsa bu

iddia hakkında etkili bir soruşturma yürütülmelidir. Yaralama olayının güç

kullanmaya yetkili bir kamu görevlisinin kasıtlı bir eylemi sonucu meydana

geldiğinin ileri sürüldüğü hâllerde ivedilikle bir ceza soruşturması

başlatılmalı, soruşturma olaya karışmış olanlardan bağımsız kişilerce yürütülmeli

ve soruşturmada olayı aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek

bütün deliller toplanmalıdır. Dahası soruşturma süreci gerektiği ölçüde kamu

denetimine ve mağdurun erişimine açık tutulmalı, soruşturma sonunda çabuk ve

temelden yoksun sonuçlara dayanılmamalı ve soruşturma makamınca, kullanılan

gücün ilgilinin davranışı nedeniyle mutlak surette gerekli olan bir güç

kullanımına karşılık gelip gelmediği ve orantılı olup olmadığı

değerlendirilmelidir. Ayrıca soruşturmada makul bir özen ve süratle hareket

edilmelidir (Ali Rıza Özer ve diğerleri, §§ 101-103; S.D. B. No:

2013/3017, 16/12/2015, §§ 111-114).

18. Somut olayda başvurucu Veli Saçılık, katıldığı bir

toplantı sırasında herhangi şiddet eylemine karışmadığı ve barışçıl bir tutum

içinde olduğu hâlde polisin doğrudan ve yakın mesafeden kullandığı paint silahıyla

atış yapması nedeniyle yaralandığından şikâyet etmiştir. Başvurucu, kolluk

görevlilerinin müdahalesi nedeniyle vücudunun birçok yerinde meydana gelen

yaralanmalarını aynı gün düzenlenen adli raporuyla ortaya koymuş ve güç

kullanımını görüntü kaydıyla desteklemiştir. Adli rapora göre başvurucunun

vücudunun çeşitli bölgelerinde ekimoz tespit edilmiştir.

19. Görüntü kaydının incelendiği bilirkişi raporundan

protesto gösterisi sırasında yaralayıcı madde atılmasıyla birlikte polisin

paint silahını kullanmaya başladığı ve başvurucunun bu esnada bacağından

vurulduğu anlaşılmıştır. Başvuruya konu güç kullanımı öncesinde başvurucunun

kamu düzenini bozan bir eylemi olmadığı gibi polisle tartışan eylemcileri

sakinleştirmeye çalıştığı da gözlemlenmiştir. Ancak vurularak yere çökmesinden

sonra polisin başvurucuya doğrudan ve yakın mesafeden atış yaptığı anlaşılmıştır.

20. Somut olayda soruşturmanın hiçbir aşamasında

başvurucunun yaralanmasının kolluk gücünün eyleminden kaynaklanmadığına ilişkin

bir iddia ileri sürülmemiştir. Soruşturma mercii, polisin doğrudan paint

silahını kullanmayıp ilk olarak ihtarda bulunduğu, yaralayıcı madde atılması ve

başvurucunun hakaret ederek polislerin üzerine yürümesi nedeniyle polisin silah

kullandığı değerlendirmesi, kullanılan gücün yerinde ve orantılı olduğunun

kabulü ile soruşturmayı sonuçlandırmıştır. Ancak soruşturma mercilerince kolluğun

yaralanmaya yol açacak şekilde güç kullanmasının niçin gerekli ve orantılı

görüldüğü ilgili ve yeterli bir gerekçe ile açıklanmamıştır. Ayrıca anılan

kararda, kolluğun başvurucuya yönelik güç kullanma şekline ilişkin bilirkişi

raporunda yapılan tespitler hakkında da bir değerlendirme yapılmamıştır.

Dolayısıyla başvurucunun yaralanması hakkında yürütülen soruşturma,

başvurucunun kendisine güç kullanılmasını gerektiren bir tutumunun varlığını ve

bu nedenle güç kullanımının zorunlu hâle geldiğini ortaya koyamamıştır. Anayasa

Mahkemesinin Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında yasaklanan

muamelelerle ilgili değerlendirmelerine göre başvurucunun yaralanmasına neden

olan müdahale, insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir muamele olarak kabul

edilebilir (Bahsi geçen muamelelerle ilgili ayrıntılı açıklamalar için birçok

karar arasından bkz. S.D. § 84-88). Bu durumda insan haysiyetiyle

bağdaşmayan muamele yasağının maddi boyutunun ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

21. İnsan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının

maddi boyutunun ihlal edildiğinin gerekçesi gözetildiğinde müdahalenin mevcut

bir saldırıyı defetme amacıyla gerçekleştirildiği gerekçesi temelinde

soruşturma sürecinin sonlandırılması etkili soruşturma ilkeleriyle

bağdaşmamaktadır. Sonuç olarak başvurucunun uğradığı muamele hakkında etkili

bir ceza soruşturması yürütülmediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sebeple insan

haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiğine

karar verilmesi gerekir.

22. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinin

üçüncü fıkrasında güvence altına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele

yasağının maddi ve usul boyutunun ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

B. Toplantı ve

Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucu Veli

Saçılık Yönünden

23. Başvurucu, kamu görevinden ihraç edilmesi nedeniyle

gerçekleştirmek istediği barışçıl protesto eylemine polisin orantısız ve haklı

bir neden olmaksızın yaptığı müdahalenin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme

hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Bakanlık görüşünde idarenin kararına

aykırı olarak, izinsiz yapılan toplantıda katılımcıların ihtara rağmen

dağılmaması üzerine kişilere kademeli olarak güç kullanıldığı, dolayısıyla

müdahalenin kamu düzenini sağlamaya yönelik olduğu vurgulanmıştır. Başvurucu,

Bakanlığın görüşüne karşı beyanında bireysel başvuru formunda ileri sürdüğü

iddiaları yinelemiştir.

24. Başvuru, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı

kapsamında incelenmiştir. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

25. Eldeki başvuru dosyasında, başvurucunun da aralarında

olduğu grup, olağanüstü hâl tedbirleri kapsamında gerçekleştirilen işten

çıkarmaları protesto etmek ve basın açıklaması yapmak için Ankara’daki bir

caddede toplanmıştır. Kolluk güçleri, Ankara Valiliğince verilen bir yasaklama

kararı olduğu gerekçesiyle etkinliğe izin verilmeyeceğini katılımcılara

bildirmiştir. Katılımcıların yapılan ihtarlara rağmen dağılmaması üzerine

kolluk güçleri, süpürme işlemiyle toplanmaya müdahale etmiştir. Müdahale

nedeniyle bir grup, polise yaralayıcı madde atmak suretiyle şiddete

başvurmuştur. Bunun üzerine kolluk güçleri paint silahla gruba ve başvurucuya

müdahale etmiştir (bkz. § 3). Bu kapsamda bazı katılımcıların şiddet içeren

davranışlarının toplanmanın ve basın açıklamasının engellenmesinin sebebi

olmadığı, toplanmaya asıl müdahale gerekçesinin idarenin24/5/2017 tarihinde

ilan ettiği 18/5/2017 tarihli yasaklama kararı olduğu görülmüştür.

26. Anayasa Mahkemesi Adnan Vural ve diğerleri

kararında, OHAL sürecinde Ankara Valiliğinin yasaklama kararlarına aykırı

olarak gerçekleştirilen toplantılara katılanlara verilen yaptırımları

incelemiştir. Somut müdahaleye dayanak yasaklama kararının da irdelendiği

anılan kararda Anayasa Mahkemesi; yasaklama kararıyla giderilmeye çalışılan

güvenlik kaygısının idarece açıkça ortaya konulamaması, terör tehdidine soyut

olarak yer verilmesi, kamu düzeni yönünden daha az sınırlayıcı uygulamalarla

giderilemeyecek bir tehlike olduğunun gösterilmemesi, şablon gerekçelerle

birbiri ardına alınan yasaklama kararlarının toplantı ve gösteri yürüyüşü

düzenleme hakkını anlamsız ve imkânsız kılacak bir dereceye ulaştırması

nedeniyle verilen idari para cezalarının demokratik toplum düzeninin

gereklerine uygun olmadığı sonucuna varmıştır (Adnan Vural ve diğerleri,

§§ 56-63). Ayrıca anılan kararda, müdahalelerin Anayasa’nın 15. maddesi

kapsamında ölçülü de olmadığı değerlendirilmiştir (ayrıntılı bilgi için bkz. Adnan

Vural ve diğerleri, §§ 69-72).

27. Somut olayda da toplantı ve gösteriye müdahale öncesi

başvurucunun katıldığı etkinliğin bazı faaliyetlerin aksamasına neden olduğu,

kamu düzenini bozduğu veya alınan güvenlik önlemlerini zaafa uğratması

nedeniyle kamu düzenine ilişkin gerçek bir kaygıya neden olduğu yönünde

herhangi bir değerlendirme de mevcut değildir. Dahası bilirkişi raporundan

başvurucunun polise yönelen tepkiyi yatıştırmaya yönelik irade sergilediği,

dolayısıyla barışçıl bir protesto eylemi gerçekleştirme niyeti bulunduğu da

anlaşılmıştır.

28. Diğer yandan dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre

kolluk görevlilerine bazı cisimlerin atılmasının polisin toplantıya müdahale

etmesi sonrası gerçekleştirilmiştir (bkz. §§ 3, 7). Toplantıya müdahale

esnasında katılımcıların gerçekleştirdiği hukuka aykırı eylemlere yönelik bazı

yaptırımlar uygulanabilir ise de bu durum, başvurucunun toplantı hakkına kolluk

görevlilerince yapılan müdahaleyi hukuka uygun hâle getirmez. Dolayısıyla Adnan

Vural kararında ulaşılan sonuçtan farklı bir sonuca ulaşmayı gerektirecek

bir neden bulunmayan başvuru konusu müdahale, olağanüstü hâlin gerektirdiği

ölçüde olmadığı ve zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamadığı gibi kötü

muamele oluşturacak biçimde güç kullanımının orantılı olmadığı sonucuna

varılmıştır.

29. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 34. maddesinde

güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

2. Tüzel Kişi

Başvurucu SES Yönünden

30. Başvurucu SES, kamu görevinden ihraç kararlarına

ilişkin sendika üyelerinin planladıkları etkinliklerin idare ve kolluk

tarafından sistematik bir biçimde engellenmesi ve bu engellemelerin yasal

yollardan yoksun olmasının örgütlenme özgürlüğünü, etkili soruşturma yapılmadan

kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesinin ise adil yargılanma hakkını ihlal

ettiğinden yakınmıştır.

31. Başvuru, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı

kapsamında incelenmiştir.

32. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 46. maddesine göre özel hukuk

tüzel kişilerinin sadece tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği

gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilecekleri öngörülmüştür. Anayasa

Mahkemesinin anılan hüküm doğrultusunda yerleşik hâle gelmiş içtihadına göre

ise yalnızca üyelerinin haklarını etkileyen müdahaleler nedeniyle topluluk

tarafından bireysel başvuruda bulunulamayacağı kabul edilmiştir (Türk

Pediatrik Onkoloji Grubu Derneği, B. No: 2012/95, 25/12/2012, §§ 20-23;

Ahmet Pervane ve İnsan Hakları Derneği, B. No: 2016/3349, 2/6/2020, §§

32-37;Pak Eğitim İşçileri Sendikası, B. No: 2015/13767, 29/11/2018, §§

12-13; Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası, B. No: 2019/34119,

12/7/2023, §§ 18-26).

33. Anayasa Mahkemesi Eğitim ve Bilim Emekçileri

Sendikası ve diğerleri ([GK], B. No: 2014/920, 25/5/2017) kararında; tüzel

kişinin hangi durumda mağdur statüsüne sahip olduğuna ilişkin belirlemelerde

bulunmuş ve üyelerine verilen para cezası dışında tüzel kişiye ayrıca uygulanan

idari para cezası yaptırımı yönünden başvurucu tüzel kişinin sendika hakkının

ihlal edildiğine karar vermiştir (aynı kararda bkz. §§ 37-47) Tüzel kişi

sendikanın mağdur sıfatının varlığı kendi tüzel kişiliğine uygulanan bir

yaptırımın söz konusu olması hâlinde ya da yöneticilerine veya üyelerine

yönelik müdahalenin sonuçlarının tüzel kişiliği üzerinde ve fonksiyonlarını

yerine getirmesinde doğrudan ve sistematik olarak etkide bulunduğunun ispatına

bağlıdır. Anayasa Mahkemesi böyle bir başvuruda başvurucu tarafından ihlal

iddiasının tüzel kişiliği kişisel olarak etkileme ihtimaline dair makul ve ikna

edici deliller ortaya konulmasını şart koşmaktadır. Aksi hâlde yaptırıma maruz

kalan sendika yöneticisi de olsa böyle bir başvuru soyut ve genel nitelikte bir

başvurudan öteye geçemeyecektir (Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (2),

B. No: 2017/35667, 9/9/2020, § 34; Mehmet Emin Teyfur ve diğerleri, B.

No: 2015/18147, 3/11/2022, §§ 54-56). Öte yandan Anayasa Mahkemesi Türk

Pediatrik Onkoloji Grubu Derneği kararında bireysel başvuruda bulunacak

tüzel kişilik dernek ile başvuruya konu ettiği kamu gücü işlemi, eylemi ya da

ihmali nedeniyle ya kişisel olarak doğrudan etkilenmesi ya da başvurucu ile

doğrudan mağdur arasında şahsi ve özel bir bağ bulunması gerektiğini

açıklamıştır (Türk Pediatrik Onkoloji Grubu Derneği, §§ 21-23).

34. Somut olayda başvurucu SES'in başvuruya konu

etkinliği yapma amacıyla sendika kararı aldığına, müdahale konusu etkinliği

organize ettiğine ya da toplantıya yapılan müdahalenin kendi tüzel kişiliğini

ve fonksiyonlarını yerine getirmesini etkisi olduğuna dair ikna edici bir

açıklamada bulunmamıştır. Başvuru, münhasıran SES üyesi olan en az bir kişinin

de aralarında bulunduğu bir grubun kamu görevinden ihraçları protesto

eylemlerine yapılan müdahaleye ilişkindir. Bununla birlikte başvurucu SES,

tüzel kişiliğinin haklarını doğrudan etkileyen somut bir olgu ileri

sürmemiştir. Dolayısıyla tüzel kişi başvurucunun ihlale konu edilen işlem

nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkının doğrudan etkilendiği söylenemez

(farklı bağlamda benzer yöndeki değerlendirme için bkz. Onur Doğanay, B.

No: 2013/1977, 9/1/2014, §§ 39-47; Erdal Kıran ve Orhan Kıran, B. No:

2015/17882, 11/9/2019, §§ 46-48; sendika/dernek özel hukuk tüzel kişilerinin

organize ettiği/etkinlik için bildirimde bulunduğu toplantı ve gösteri

yürüyüşleri yönünden tüzel kişilerin mağdur statüsünün kabul edildiği kararlar

için bkz. Kaos Gl Derneği (3) [GK], B. No: 2016/11193, 20/10/2022, §§

37-37; Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) [GK], B.

No: 2017/36889, 29/9/2022, § 35; özel hayata saygı hakkı kapsamında karar için

bkz. Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası, §§ 23-26).

35. Açıklanan gereklerle özel hukuk tüzel kişisi olan

başvurucu SES tüzel kişiliğinin mağdur sıfatı taşımadığı anlaşıldığından

başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin kişi

yönünden yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

III. GİDERİM

36. Başvurucu Veli Saçılık ihlalin tespit edilmesi,

yeniden soruşturma yapılması ve 100.000 TL manevi tazminat ödenmesi talebinde

bulunmuştur.

37. Başvuruda tespit edilen kötü muamele yasağının

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma

yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Bu kapsamda kararın gönderildiği

Cumhuriyet başsavcılığınca yapılması gereken iş, yeniden soruşturma işlemlerini

başlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren,

ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir (Mehmet

Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve

diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis

Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

38. Ayrıca başvurucu Veli Saçılık'a manevi zararları

karşılığında taleple bağlı kalarak net 100.000 TL manevi tazminat ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. 1. Başvurucu SES'in toplantı ve gösteri yürüyüşü

düzenleme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kişi yönünden

yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Başvurucu Veli Saçılık'ın toplantı ve gösteri yürüyüşü

düzenleme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

3. Başvurucu Veli Saçılık'ın kötü muamele yasağının ihlal

edildiğine ilişkin iddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. 1. Başvurucu Veli Saçılık yönünden Anayasa’nın 17.

maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan insan haysiyetiyle

bağdaşmayan muamele yasağının maddi ve usul boyutlarının İHLAL EDİLDİĞİNE,

2. Başvurucu Veli Saçılık'ın Anayasa’nın 34. maddesinde

güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

D. Kararın bir örneğinin kötü muamele yasağı ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmak üzere Ankara

Cumhuriyet Başsavcılığına (2017/96907 S., 2017/61857 K.; 2019/32212 S.,

2021/9355K.) GÖNDERİLMESİNE,

E. Başvurucu Veli Saçılık'a net 100.000 TL manevi

tazminat ÖDENMESİNE,

F. 18.800 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama

giderinin başvurucu Veli Saçılık'a ÖDENMESİNE,

G. Başvurucu SES tarafından yapılan yargılama giderinin

başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

H. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine

ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

İ. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 19/12/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

M. Emin KUZ

Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Kenan YAŞAR Raportör : Hasan HÜZMELİ Başvurucular : 1. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçiler Sendikası Vekili : Av. Linda Sevinç HOCAOĞULLARI 2. Veli SAÇILIK Vekilleri : Av. Linda Sevinç HOCAOĞULLARI Av. Doğukan Tonguç CANKURT

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2018/5878, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Özeti
  5. II. Değerlendirme
  6. A. Kötü Muamele
  7. B. Toplantı ve
  8. III. Giderim
  9. B. 1. Başvurucu SES'in toplantı ve gösteri yürüyüşü
  10. D. Kararın bir örneğinin kötü muamele yasağı ihlalinin
  11. E. Başvurucu Veli Saçılık'a net 100.000 TL manevi
  12. F. 18.800 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama
  13. G. Başvurucu SES tarafından yapılan yargılama giderinin
  14. H. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine
  15. İ. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  16. M. Emin KUZ
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2018/5878
Tarih
19 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Kerim Karabıçak Başvurusu (B. No: 2021/61944)
  • Aklime Hanas ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2021/36970)
  • Mehmet Türker Başvurusu (B. No: 2021/14222)
  • Ahmet Yavuz Başvurusu (B. No: 2019/28133)
  • Kemal Koç Başvurusu (B. No: 2017/39437)
  • İhsan Yalçın ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2021/54219)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.