İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

AYM Bireysel Başvuru B. No: 2021/13698

1. Başvuru, idari bir kararla toplantı ve gösteri yürüyüşünün engellenmesinin başvurucunun toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru No2021/13698Tarih14 Aralık 2023Okuma8 dk · 1.506 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Halkların Demokratik Partisi

Karar tarihi
14 Aralık 2023
Başvuru Numarası
2021/13698
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.506 kelime·8 dk okuma·8 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, idari bir kararla toplantı ve gösteri yürüyüşünün engellenmesinin başvurucunun toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 1/4/2021 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

3. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. Aralarında Halkların Demokratik Partisine (HDP) mensup milletvekillerinin de olduğu kişilerin milletvekilliği 4/6/2020 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda düşürülmüştür. Başvurucu HDP, bu durumu protesto etmek amacıyla 5/6/2020 ila 15/6/2020 tarihlerinde Hakkari ve Edirne'den Ankara'ya yürüyüş gerçekleştirmeye karar vermiştir. Başvurucu, kararını 6/6/2020 tarihinde kamuoyuna açıklamıştır.

6. Antalya İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu (Kurul) 13/6/2020 tarihli ve 2020/50 sayılı kararıyla 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 17. maddesi, 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 11. maddesinin (C) fıkrası ile 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 27. ve 72. maddeleri uyarınca "mevcut kamu düzeninin korunması, kamu sağlığının tehlikeye atılmaması ve Koronavirüs salgınının yayılmasının önlenmesi amacıyla" il genelinde gerçekleştirilecek tüm toplantı ve gösteri yürüyüşler ile bu amaçla Antalya'ya gelecek veya Antalya'dan gidecek grupların giriş ve çıkışlarının kısıtlanmasına karar vermiş; bu durum kamuoyuna Antalya Valiliğinin (Valilik) resmî internet sayfasından duyurulmuştur.

7. Gösteri yürüyüşü yapılacağına dair açıklama sonrası yürüyüş güzergâhında olan on sekiz ilin valilikleri tarafından sınırlama ve yasaklama kararı verildiğini ileri süren başvurucu Parti 17/6/2020 tarihinde, Valiliğin söz konusu işleminin iptali talebiyle Antalya 2. İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açmıştır. Başvurucu, Kurul kararının HDP'nin gösteri yürüyüşü çağrısından sonra alındığını vurgulayarak toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile ifade hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Ayrıca hastalığın (COVID-19) yayılmasını önlemek amacıyla getirilen birçok kısıtlamanın 1/6/2020 tarihinde kaldırıldığını belirterek idarenin Kurul kararındaki gerekçelerinin temelsiz olduğunu, siyasi saiklerle verildiğini iddia etmiştir.

8. İdare Mahkemesi 20/10/2020 tarihinde, işlemin iptaline ilişkin davayı reddetmiştir. Mahkeme gerekçesinde, kişilerin yaşam hakkının ve vücut bütünlüğünün korunmasının devletin yükümlülüğünde olması nedeniyle sokağa çıkma yasağı ve toplu alanların kapatılması şeklindeki yasaklama kararlarının alındığını açıklamıştır. Kurul kararının kamu düzeni ve kamu sağlığı için alınması nedeniyle hukuka uygun olduğuna ve bu kısıtlamaların doğal sonucu olarak dava konusu protesto eylemlerinin yapılmasının mümkün olmadığına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:

"...covid-19 salgınının görüldüğü andan itibaren, Sağlık Bakanlığı ve Koronavirüs Bilim Kurulunun önerileri doğrultusunda salgının/bulaşmanın toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme, sosyal izolasyonu temin, güvenli mesafeyi koruma ve yayılım hızını kontrol altında tutma amacıyla birçok tedbir kararı alınarak uygulamaya geçirildiği, ülkemizde ve de dünyada covid-19 salgınının giderek arttığı şu günlerde toplumumuzun aynı dikkat ve özen ile bu sürecin işlemesine yardımcı olması büyük önem taşımaktadır.

Kaldı ki kişinin yaşam hakkı devredilmez ve vazgeçilmez haklarındandır. Yaşam ve vücut bütünlüğü üzerindeki temel hak, devletlere pozitif ve negatif yükümlülük yükleyen haklardan olup bu haklar gerek Anayasada gerek ise İnsan Hakları ve Ana Hürriyetlerin Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi'nde önemle korunması gereken haklardan olduğu belirtilmiştir.

Diğer taraftan covid-19 salgının yayılmasının hızlanması nedeniyle gerek dünyada gerek ülkemizde kısıtlamalar tekrar getirilmiş, ülkemizde uygulanan belli saatlerde sokağa çıkma yasağı ve toplu alanların kapatılması kısıtlamaları ile zaten dava konusu eylemlerin gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı görülmüştür.

Bu durumda, kamu düzeni ve sağlığı ve de yaşam hakkı için alındığı açık olan dava konusu 13/06/2020 tarih ve 2020/50 sayılı Antalya İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu kararında belirtilen gerekçelerle hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

..."

9. Başvurucu, davanın reddine ilişkin karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Konya Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 22/2/2021 tarihinde istinaf talebinin reddine karar vermiştir. Kararın 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesi uyarınca Danıştaya temyiz yolunun açık olduğunu açıklamıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

10. 2577 sayılı Kanun’un “Temyiz" kenar başlıklı 46. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:

a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.

.."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

11. Anayasa Mahkemesinin 14/12/2023 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

12. Başvurucu, idarenin hukuka aykırı ve gerekçesiz Kurul kararıyla toplantı ve gösteri yürüyüşü ile ifade hürriyetinin engellendiğini ileri sürmüştür.

13. Bakanlık görüşünde; başvurucunun Kurul kararına karşı işlemin iptali için İdare Mahkemesine, sonrasında istinaf kanun yoluna başvurduğu ancak Danıştaya temyiz yolunu tüketmediği, ayrıca bu yolu tüketmemesine ilişkin bireysel başvuru formunda herhangi bir açıklamada da bulunmadığını belirtilerek başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilmezlik kararı verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Ayrıca Bakanlık, anılan hakkın ihlal edilmediğine ilişkin esasa dair açıklamalarda da bulunmuştur.

14. Başvurucu; Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuruya konu kararın bölge idare mahkemelerinin kesin olarak karar bağlamakla yükümlü olduğu davalardan olduğunu ve temyiz yolunun açık olmadığını ifade etmiştir. Bölge İdare Mahkemesinin temyiz yolu açık olduğuna dair kararı sehven yazmış olabileceği değerlendirmesiyle bireysel başvuruda bulunduğunu açıklamıştır. Başvurucu, ayrıca bireysel başvuru formunda açıkladığın hususları yinelemiştir.

B. Değerlendirme

15. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru esas itibarıyla idarenin genel yasak niteliğindeki kararıyla Antalya'da yapılması planlanan toplantı ve gösteri yürüyüşünün engellendiği iddialarına ilişkindir. Bu sebeple başvurucunun şikâyetlerinin bir bütün olarak toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

16. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrasında bireysel başvuruda bulunulmadan önce ihlal iddiasının dayanağı olan işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş olan idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması gerektiği belirtilmiştir. Temel hak ihlallerini öncelikle derece mahkemelerinin gidermekle yükümlü olması kanun yollarının tüketilmesi koşulunu zorunlu kılar (Necati Gündüz ve Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, §§ 19, 20; Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 26).

17. Somut olayda İstinaf Mahkemesi, ret kararına karşı Danıştay temyiz yolunun açık olduğunu açıklamıştır. Başvurucu, temyiz kanun yolunu tüketmeden doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

18. Başvurucunun başvuru yollarının tüketilmesi noktasında kendisinden beklenebilecek her şeyi yerine getirip getirmediğinin başvurunun özellikleri dikkate alınarak incelenmesi gerekir (S.S.A., B. No: 2013/2355, 7/11/2013, §§ 27, 28). Ancak somut olayın koşulları itibarıyla başvuru yollarının tüketilmesinin yarar sağlamayacağının veya etkili olmadığının anlaşılması hâlinde anılan yollar tüketilmeden yapılan bir başvuru incelenebilir (Şehap Korkmaz, B. No: 2013/8975, 23/7/2014, § 33). Ancak başvurucu, başvuru formunda neden temyiz yoluna başvurmadığına veya bu yolu neden etkili görmediğine ilişkin herhangi bir açıklamada bulunmamıştır.

19. 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesine göre bölge idare mahkemelerinin düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verdikleri kararlara karşı -başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi- Danıştayda temyiz yoluna başvurulması mümkündür. İdare Mahkemesinin de bir ilin genelinde belirli bir süre için geçerli olarak öngörülen tedbirleri düzenleyici işlem olarak nitelendirerek temyiz yoluna gidilebileceğini değerlendirdiği anlaşılmıştır.

20. Bu doğrultuda İstinaf Mahkemesince temyiz yolu açık olduğu belirtilerek verilen karara karşı -kesin karar olduğu iddia edilse dahi- öncelikli olarak kanun yolu nezdinde dile getirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte temyiz yolu açık olmak üzere verilen karara karşı başvurucu, Kurul kararının düzenleyici işlem niteliğinde bir karar olmadığı yönünde bir iddia da bulunmamıştır. Bu kapsamda başvurucunun üst kanun yoluna başvurmamasına ilişkin herhangi bir gerekçesi ve kabul edilebilir nedeni olmadan doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır ki bu durum bireysel başvurunun ikincilliği ile bağdaşmaz.

21. Nitekim Antalya kapsamında tedbir ve yasaklamalar öngören Kurul kararının düzenleyici işlem olup olmadığı ve dolayısıyla temyiz yolunun açık olup olmadığı hususu, kanun yollarını düzenleyen mevzuatın yorumlanması suretiyle tespit edilecektir. Söz konusu mevzuatın yorumlanması görevi ise öncelikle istinaf ve temyiz mahkemelerine aittir.

Anayasa Mahkemesinin usul hükümlerini ilk elden yorumlama görevi bulunmadığı gibi usul hükümlerinin doğrudan Anayasa Mahkemesince yorumlanması bireysel başvurunun amacıyla da bağdaşmaz. Anayasa Mahkemesinin bu konudaki görevi derece mahkemelerinin yorumlarının etkilerini incelemekten ibarettir. Dolayısıyla kanun yollarına ilişkin usul hükümlerinin öncelikle olağan kanun yolu mercilerince incelenmesi işin mahiyeti gereğidir.

Nitekim temyiz yolu açık olarak verilen bölge adliye mahkemesi kararının kesin olduğu düşünülmekte ise -ki bireysel başvuru formunda bu yönde bir iddia ileri sürülmemiştir- kanun yolu mercii yerine doğrudan Anayasa Mahkemesinde ileri sürülmesi, kanun yollarına ilişkin usul hükümlerinin temyiz mercilerinden önce Anayasa Mahkemesince incelenmesi sonucunu doğurur.

Bu durumda da Anayasa Mahkemesi, olağan kanun yolları mercileri yerine geçerek, hangi kararların kesin hangi kararların kanun yolları açık olduğunu belirleyen merci olacaktır (derece mahkemelerince kesin olarak verilen kararlara karşı yapılan benzer değerlendirmeler için bkz. Umut Öztürk [GK], B. No: 2017/37079, 29/9/2021, § 33).

22. Sonuç olarak bölge idare mahkemesinin temyiz kanun yolu açık olduğunu değerlendirerek verdiği karara karşı başvurucu, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde öngörülen otuz günlük süre içinde temyiz olağan kanun yolunu usulüne uygun tüketmediği sonucuna ulaşılmıştır.

23. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 14/12/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

M. Emin KUZ

Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Kenan YAŞAR Raportör : Hasan HÜZMELİ Başvurucu : Halkların Demokratik Partisi Vekili : Av. Kenan MAÇOĞLU Av. Günizi SATAR Av. Maviş AYDIN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2021/13698, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü
  9. B. Değerlendirme
  10. M. Emin KUZ
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2021/13698
Tarih
14 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Ali Efendi Peksak Başvurusu (B. No: 2018/1161)
  • Esat Talha Tursun Başvurusu (B. No: 2018/10885)
  • Kıymet Eren ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2022/86991)
  • Ali İhsan Şen ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2022/89173)
  • Vedat Toy ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2021/14679)
  • İlker Girgin Başvurusu (B. No: 2019/39782)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.