İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Aysel Keskinbalta ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/19199)

1. Başvuru; iş kazası sonucu gerçekleşen ölümle ilgili olarak

Başvuru No2014/19199Tarih7 Haziran 2017Okuma12 dk · 2.472 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Aysel Keskinbalta Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
7 Haziran 2017
Başvuru Numarası
2014/19199
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.472 kelime·12 dk okuma·20 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; iş kazası sonucu gerçekleşen ölümle ilgili olarak

işverenler aleyhine açılan tazminat davasında, davanın kısmen reddine karar

verilmesi ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması nedenleriyle adil

yargılanma hakkının, yaşam hakkının ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 8/12/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, başvuru hakkında görüş sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. İlk iki başvurucunun oğlu ve diğer başvurucuların kardeşi

Yasin Keskinbalta 19/2/2001 tarihinde geçirdiği iş

kazası sonucu yaşamını yitirmiştir.

9. Başvurucular 7/10/2005 tarihli dilekçe ile özetle U.

Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. işçisi olan yakınlarının H. Plastik

Otomotiv Mak. İmalat San. ve Tic. A.Ş.ye ait fabrika

inşaatında çalışmakta iken iş kazası geçirerek vefat ettiğini, olayın meydana

gelmesinde iskelenin üzerine çıkmak için uygun bir merdiven olmamasının,

iskelenin üzerinde korkuluk bulunmamasının, iskele üzerindeki kalasların

sabitlenmemiş olmasının, henüz 18 yaşını tamamlamamış çocuk işçinin bünyesine

uygun olmayan bir işte çalıştırılmasının, çalışma esnasında emniyet kemeri

kullanılmamasının ve çalıştırılan işçiye iş ile ilgili yeterli eğitimin

verilmemiş olmasının etkili olduğunu belirterek gerçek kişi A.B. ile adı geçen

Şirketler aleyhine Gebze 2. İş Mahkemesinde tazminat davası açmıştır.

10. Gebze 2. İş Mahkemesi, dava kapsamında iki ayrı bilirkişi

raporu almıştır. Bilirkişi raporlarında, gerçek kişi A.B. ile U. Mühendislik

İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin kusurlarının toplam

%80 olduğu; müteveffanın kusurunun ise %20 olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi

raporlarında, H. Plastik Otomotiv Mak. İmalat San. ve

Tic. A.Ş.nin ise kusurunun bulunmadığı

değerlendirilmiştir.

11. Gebze 2. İş Mahkemesi 17/2/2011 tarihli ve E.2005/147,

K.2011/83 sayılı karar ile dava kapsamında alınan bilirkişi raporlarını ve elde

edilen diğer bilgi ve belgeleri dikkate alarak davalı H. Plastik Otomotiv Mak. İmalat San. ve Tic. A.Ş. yönünden davanın reddine;

diğer davalılar yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Mahkeme

bu kapsamda, ölen kişinin annesine 20.194,29 TL maddi tazminat, anne ve babanın

her birine ayrı ayrı 35.000 TL, kardeşlerin her birine ise ayrı ayrı 7.500 TL

manevi tazminat ödenmesine; anne dışındaki diğer davacıların maddi tazminat

taleplerinin reddine karar vermiştir.

12. Taraflarca temyiz edilen bu karar, Yargıtay 21. Hukuk

Dairesinin 18/12/2012 tarihli ve E.2011/16335, K.2012/23607 sayılı ilamı ile H.

Plastik Otomotiv Mak. İmalat San. ve Tic. A.Ş.nin üst işveren olması nedeniyle diğer davalılarla

birlikte müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)

aleyhine iş kazasına bağlı nedenlerden dolayı dava açılması için önel

verilmeden davacı anne lehine maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu,

manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğu gerekçeleriyle bozulmuştur.

13. Bozma kararı sonrası yargılamaya devam eden Gebze 2. İş

Mahkemesi 19/3/2013 tarihli ve E.2013/48, K.2013/164 sayılı karar ile bozma

kararına kısmen uyarak davacı annenin maddi tazminat taleplerinin bu davadan

tefrik edilmesine, ölen kişinin anne ve babası için takdir edilen manevi

tazminat miktarından indirim yapılmamasına ancak kardeşler hakkında takdir

edilen manevi tazminat miktarının 7.500 TL'den 3.000 TL'ye düşürülmesine karar

vermiştir.

14. Taraflar bu kararı da temyiz etmiştir. Temyiz talebini

inceleyen Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 19/11/2013 tarihli ve E.2013/11268,

K.2013/21187 sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının maddi tazminat

isteminin reddine ilişkin kısmı ile kardeşler lehine takdir edilen manevi

tazminat miktarına ilişkin kısmının isabetli olduğu sonucuna varmış ancak anne

ve baba yararına takdir edilen manevi tazminat miktarında hata yapıldığı ve

anne ve baba lehine yüksek miktarda manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle

kararın bu yönden bozulmasına karar vermiştir.

15. Bu karar üzerine Gebze 2. İş Mahkemesi 10/4/2014 tarihli ve

E.2014/135, K.2014/87 sayılı karar ile bozma ilamına uyarak anne ve baba için

takdir edilen manevi tazminat miktarında indirim yapmış, anne ve babanın her

birine ayrı ayrı 25.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir.

16. Anılan karar, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 14/10/2014

tarihli ve E.2014/16173, K.2014/19878 sayılı ilamı ile onanmıştır. Bu karar

21/11/2014 tarihinde başvurucular vekiline tebliğ edilmiştir.

17. Başvurucular 8/12/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 7/6/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Aysel Keskinbalta ve Ömer Keskinbalta

Dışındaki Başvurucular Yönünden

19. Başvurucular (Dilek Keskinbalta,

Hamit Keskinbalta, Merve Keskinbalta,

Özgül Arslan, Rasim Keskinbalta), Gebze 2. İş

Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen karar nedeniyle adil yargılanma

hakkı ile mülkiyet hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede

yargılanma hakkının; yakınlarının vücut bütünlüğüne yapılan haksız tecavüzün

tespit ve tanımının Derece Mahkemelerince yeterince yapılamaması nedeniyle yaşam

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralı

fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük)

64. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereği başvuru yollarının tüketildiği,

başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün

içinde bireysel başvuru yapılması gerekir.

21. Başvuru formu ve eklerinin incelenmesi neticesinde Gebze 2.

İş Mahkemesinin 19/3/2013 tarihli kararının başvurucular tarafından temyiz

edildiği, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 19/11/2013 tarihli ilamıyla İlk Derece

Mahkemesi kararının Aysel Keskinbalta ile Ömer Keskinbalta lehine takdir edilen manevi tazminat miktarına

ilişkin kısmının bozulmasına, kararın diğer kısımlarına yönelik temyiz

itirazlarının ise reddine karar verildiği (bkz. §§ 12, 13), bunun üzerine Gebze

2. İş Mahkemesince bozma kararında belirtilen hususlarla sınırlı bir inceleme

yapılarak 10/4/2014 tarihli kararın verildiği (bkz. § 14) ve bu kararın

Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 14/10/2014 tarihli ilamı ile onanması üzerine

mevcut başvurunun yapıldığı belirlenmiştir.

22. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 19/11/2013 tarihli bozma ilamı

sadece Aysel Keskinbalta ile Ömer Keskinbalta

lehine takdir edilen manevi tazminat miktarına ilişkin olduğundan, başka bir

anlatımla İlk Derece Mahkemesi kararın diğer yönleri Yargıtay tarafından uygun

bulunduğundan ve bozma ilamı sonrasındaki yargılamada kararın uygun bulunan

yönleri tekrardan incelenmeyeceğinden Aysel Keskinbalta

ile Ömer Keskinbalta dışındaki başvurucuların

Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 19/11/2013 tarihli ilamını öğrenmelerinden

itibaren en geç otuz gün içinde bireysel başvuruda bulunmaları gerekir. Dosya

kapsamından Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 19/11/2013 tarihli ilamının

başvuruculara tebliğ tarihi anlaşılmamakla birlikte başvurucuların bozma

ilamından sonra Gebze 2. İş Mahkemesince yapılan ilk celsede yani somut olayda

en geç 10/4/2014 tarihinde nihai karardan haberdar olduklarının kabul edilmesi

gerekir. Bu durumda söz konusu karara karşı Anayasa Mahkemesine bireysel

başvurunun en son 12/5/2014 tarihine kadar yapılmış olması gerekirken

başvurunun 8/12/2014 tarihinde yapılmış olması nedeniyle başvuruda süre aşımı

bulunduğu sonucuna varılmıştır.

23. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

B. Aysel Keskinbalta

ve Ömer Keskinbalta Yönünden

1. Yaşam Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin

İddia

24. Başvurucular; işverenlerin doğrudan olmasa da dolaylı

kasıtla hareket ederek ve iş güvenliği açısından gerekli önlemleri almayarak

oğullarının iş kazası geçirmesine neden olduğunu, oğullarının yaşam hakkına

yönelik bu haksız tecavüzün yargılama safhasında tespit ve tanımının yeterince

yapılmadığını, yaşam hakkına yapılan bu haksız tecavüzün değerinin Derece

Mahkemelerince belirlenemediğini belirterek yaşam hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüşlerdir. Başvurucular ayrıca; açtıkları dava sonunda düşük miktarda

manevi tazminata hükmedildiğini, etkili donelerin Derece Mahkemelerince dikkate

alınmadığını, söz konusu kazada oğullarının sadece %20 oranında kusuru

bulunmasına rağmen düşük miktarda manevi tazminat belirlendiğini, manevi

tazminatın belirlenmesinde esas alınan kriterlerin elli yıl öncesine ait

olduğunu, bu kriterlerin günümüz koşullarına uymadığını, davalıların savunma ve

kanıtlarına daha fazla değer verildiğini, manevi tazminat miktarının yüksek

olduğundan bahisle verilen bozma kararlarının yanlış olduğunu, benzer

nitelikteki bazı davalarda daha yüksek tazminat miktarlarının belirlendiğini, belirlenen

tazminat miktarının eşitlik ve hakkaniyete aykırı olduğunu, manevi tazminat

miktarının sürekli düşürülmesi ve mağduriyetlerini gidermekten uzak bir hâl

alması nedeniyle özel mülkiyet haklarının zarar gördüğünü, Yargıtay tarafından

yerel Mahkeme hâkiminin takdir yetkisine açıkça ve bariz şekilde müdahalede

bulunulduğunu belirterek adil yargılanma hakkının ve mülkiyet hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

25. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Somut olayda başvurucular, yaşamı koruma

yükümlülüğü kapsamında kamu makamlarına herhangi bir kusur atfetmedikleri gibi

ölüm olayının meydana gelmesinde kamu makamlarının işçinin yaşamının korunması

için gerekli olan düzenlemeleri ve/veya denetimi yapmadığı şeklinde bir iddia

da ileri sürmemişlerdir. Başvurucular gerek yaşam hakkının gerekse adil

yargılanma hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönündeki şikâyetlerinde

iş mahkemesinde görülen davanın etkililiğini sorgulamışlardır. Bu itibarla

başvurucuların bu başlık altındaki tüm iddialarının, devletin yaşam hakkı

kapsamında "etkili bir yargısal sistem kurma" yönündeki pozitif

yükümlülüğü kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

26. Kişinin yaşam hakkı ile maddi ve manevi varlığını koruma

hakkı, birbiriyle sıkı bağlantıları olan devredilmez ve vazgeçilmez haklardan

olup devletin bu konuda pozitif ve negatif yükümlülükleri bulunmaktadır.

Devletin negatif bir yükümlülük olarak yetki alanında bulunan hiçbir bireyin

yaşamına kasıtlı ve hukuka aykırı olarak son vermeme, bunun yanı sıra pozitif

bir yükümlülük olarak yine yetki alanında bulunan tüm bireylerin yaşam hakkını

gerek kamusal makamların gerek diğer bireylerin gerekse kişinin kendisinin

eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere karşı koruma yükümlülüğü bulunmaktadır

(Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, §§ 50, 51).

27. Devletin yaşam hakkı kapsamında sahip olduğu pozitif

yükümlülüklerin bir de usule ilişkin yönü bulunmaktadır (Serpil Kerimoğlu ve

diğerleri, § 54). Bu usul yükümlülüğünün bir olayda gerektirdiği soruşturma

türünün, yaşam hakkının esasına ilişkin yükümlülüklerin cezai bir yaptırım

gerektirip gerektirmediğine bağlı olarak tespiti gerekmektedir. Buna göre yaşam

hakkının ihlaline kasten sebebiyet verilmemiş ise "etkili bir yargısal

sistem kurma" yönündeki pozitif yükümlülük her olayda mutlaka ceza davası

açılmasını gerektirmez. Bu durumlarda mağdurlara hukuki, idari hatta disiplinle

ilgili hukuk yollarının açık olması yeterli olabilir (Serpil Kerimoğlu ve

diğerleri, § 59).

28. Somut olayda Yasin Keskinbalta'nın

ölüm olayı ile ilgili olarak başvurucuların kullanabileceği birden fazla hukuki

yol bulunmaktadır. Bu kapsamda başvurucular, yaşanan olay hakkında bir ceza

soruşturması başlatılmasını ve kusurlu olan kişiler hakkında kamu davası

açılmasını yetkili Cumhuriyet Başsavcılığından talep edebilirler. İkinci bir

yol olarak başvurucular, Yasin Keskinbalta'nın

ölümünden sorumlu olduğunu düşündükleri kişiler aleyhine yetkili ve görevli

hukuk mahkemesinde tazminat davası açabilirler. Üçüncü bir yol olarak ise

başvurucular, yaşanan olayda hizmet kusuru bulunduğu kanaatinde iseler ilgili

kamu idaresi aleyhine idari yargıda tam yargı davası açabilirler. Somut olayda

başvurucular, olay hakkında yürütülen ceza soruşturmasına ilişkin herhangi bir

iddia ve itiraz ileri sürmedikleri gibi idari yargıda açılmış bir tam yargı davasından

da bahsetmemişlerdir. Başvurucular, yaşam hakkına yapılan haksız tecavüzün

tespit ve tanımının Gebze 2. İş Mahkemesinde görülen davada yeterince

yapılamamasından ve manevi tazminat miktarının düşük olmasından şikâyet

etmiştir. Bu sebeple yaşam hakkı kapsamında devletin sahip olduğu etkili bir

yargısal sistem kurma yönündeki pozitif yükümlülüğün somut olayda yerine

getirilip getirilmediği, Gebze 2. İş Mahkemesinde görülen davanın niteliği ve

özellikleri de dikkate alınarak yalnızca bu dava bağlamında

değerlendirilecektir.

29. Meydana gelen bir ölüm olayı üzerine hukuk veya idare

mahkemelerinde açılan davaların sadece hukuken mevcut bulunması yeterli olmayıp

bu yolların uygulamada da etkili olması gerekir. İşverenlerin hukuki

sorumluluklarını saptayabilme ve gerektiği takdirde ölen kişinin yakınlarının

zararını karşılayabilme potansiyeline sahip olan tazminat davalarınınteoride

etkili olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Bununla birlikte işverenler

aleyhine hukuk mahkemelerinde açılan tazminat davalarının uygulamada da etkili

bir şekilde işlemesi gerekir. Bu kapsamda adil yargılanma hakkı kapsamındaki

usule ilişkin güvencelerin davaların etkili bir şekilde görülmesini sağlayan en

önemli araçlardan olduğunun belirtilmesi gerekir.

30. Başvuru formu ve ekleri bu kapsamda incelendiğinde Gebze 2.

İş Mahkemesince, dava kapsamında alınan bilirkişi raporları ile elde edilen

diğer bilgi ve belgeler dikkate alınmak ve ilgili hukuk kuralları yorumlanmak

suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek başvurucular lehine belli miktarda

tazminata hükmedildiği, gerek bilirkişi raporlarının gerekse Derece

Mahkemelerince verilen kararların keyfî olduğundan söz edilemeyeceği,

başvurucuların yargılamaya etkin bir şekilde katılıp iddia ve itirazlarını

Derece Mahkemeleri önünde dile getirebilme imkânı elde edebildiği, dolayısıyla

mevcut yargısal sistemin somut olayda etkisiz bir şekilde işlediğinden söz

edilemeyeceği, yaşam hakkı kapsamında etkili bir yargısal sistem kurma

şeklindeki pozitif yükümlülük yönünden bir ihlalin olmadığının açık olduğu

sonucuna ulaşılmıştır.

31. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

32. Başvurucular, makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

33. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

34. Medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin olan iş mahkemeleri

nezdinde açılan davalarda yargılama süresi tespit edilirken sürenin başlangıç

tarihi olarak uyuşmazlığı karara bağlayacak davanın açıldığı tarih; sürenin

sona erdiği tarih olarak yargılamanın sona erdiği (Nesrin Kılıç, B. No: 2013/772, 7/11/2013 § 69), yargılaması

devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas

alınır (Mehmet Salih Ayyıldız, B.

No: 2012/397, 17/11/2014, § 25).

35. İş mahkemelerinde görülen davalarda yargılama süresinin

makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç

dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu

ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin

niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Nesrin

Kılıç, §§ 57, 58).

36. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut başvuruda 9 yıl 7 günlük yargılama

süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

37. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

38. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…”

39. Başvurucular, maddi ve manevi tazminat talebinde

bulunmuşlardır.

40. Somut olayda başvuruculardan Aysel Keskinbalta

ve Ömer Keskinbalta yönünden makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

41. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvuruculardan Aysel Keskinbalta ve

Ömer Keskinbalta'ya net 12.480 TL manevi tazminatın

müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

42. Tespit edilen ihlalle iddia edilen maddi zarar arasında

illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından başvurucuların maddi tazminat

talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

43. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin

başvuruculardan Aysel Keskinbalta ve Ömer Keskinbalta'ya müştereken ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Aysel Keskinbalta ve Ömer Keskinbalta dışındaki başvurucuların ihlal iddialarının süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

2. Aysel Keskinbalta ve Ömer Keskinbalta'nın yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Aysel Keskinbalta ve Ömer Keskinbalta'nın makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddialarının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvuruculardan Aysel Keskinbalta

ve Ömer Keskinbalta'ya net 12.480 TL manevi

tazminatın MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin başvuruculardan Aysel Keskinbalta

ve Ömer Keskinbalta'ya MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

7/6/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Nuri

NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Halil

İbrahim DURSUN

Başvurucu

:

1. Aysel

KESKİNBALTA

2. Ömer

KESKİNBALTA

3. Dilek

KESKİNBALTA

4. Hamit

KESKİNBALTA

5. Merve

KESKİNBALTA

6. Özgül

ARSLAN

7. Rasim

KESKİNBALTA

Vekili

:

Av. Saide

ARSLAN ÇALIŞKAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/19199, 7 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Aysel Keskinbalta ve Ömer Keskinbalta
  8. B. Aysel Keskinbalta
  9. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  10. C. Başvuruculardan Aysel Keskinbalta
  11. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  12. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  13. Necipoğlu
  14. Hakyemez
  15. Keskinbalta
  16. Keskinbalta
  17. Keskinbalta
  18. Keskinbalta
  19. Keskinbalta
  20. Arslan
  21. Keskinbalta
  22. Arslan Çalışkan
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/19199
Tarih
7 Haziran 2017

İlgili Kararlar

  • Sümeyye Örnek Başvurusu (B. No: 2014/11091)
  • Şükrü Atuğ ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/15853)
  • Özgür Tekin Başvurusu (B. No: 2014/5621)
  • Mehmet Gürsoy Başvurusu (B. No: 2014/1108)
  • Tuncay Merdim Başvurusu (B. No: 2014/19157)
  • İbrahim Almaz Başvurusu (B. No: 2014/19949)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.