İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

B.d. Başvurusu (B. No: 2021/11075)

1. Başvuru; gözaltı ve tutuklama tedbiri nedeniyle uğranılan zararın tazmini için açılan davada hükmedilen miktarın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru No2021/11075Tarih9 Aralık 2025Okuma10 dk · 1.913 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm B.D. Başvurusu (2) Gizlilik Talebi Kabul

Karar tarihi
9 Aralık 2025
Başvuru Numarası
2021/11075
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.913 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru; gözaltı ve tutuklama tedbiri nedeniyle uğranılan zararın tazmini için açılan davada hükmedilen miktarın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

A. Ceza Davasına İlişkin Süreç

2. Başvurucu; farklı dosyalardan hırsızlık, yağma, dolandırıcılık, tehdit, kasten yaralama, ev ve işyeri kurşunlama, uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı, kasten öldürme suçlarından 12/4/2012 tarihinde gözaltına alınmıştır.

3. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 16/4/2012 tarihinde başvurucunun suç işlemek amacıyla örgüt kurma, korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, insan ticareti yapma ve kasten öldürme suçlarından tutuklanması talep edilmiştir.

4. Aynı gün başvurucunun tutuklanmasına karar verilmiştir.

5. Başvurucu hakkındaki insan ticareti yapma suçu yönünden tefrik edilen dosyada yapılan yargılamada Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesi 2/4/2013 tarihinde başvurucunun tahliye edilmesine, 2/2/2016 tarihinde ise beraatine karar vermiştir.

B. Tazminat Davasına İlişkin Süreç

6. Başvurucu 12/4/2012 tarihinde gözaltına alınarak tutuklandığını, 2/4/2013 tarihinde tahliye edildiğini belirtmiş, hakkında kurulan beraat kararının kesinleşmesi sonrası gözaltı ve tutuklama tedbirleri nedeniyle 18/3/2016 tarihinde 50.000 TL'si maddi, 100.000 TL'si manevi olmak üzere toplam 150.000 TL talepli tazminat davası açmıştır.

7. 21/6/2016 tarihinde Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) başvurucunun 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendinde yer alan düzenleme uyarınca açtığı tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermiştir.

8. Başvurucu, Ağır Ceza Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının Yargıtay nezdinde derdest olduğunu ifade ederek 3/3/2021 tarihinde başvuru yapmıştır.

C. Bireysel Başvurudan Sonraki Süreç

9. Yargıtay 8/2/2021 tarihinde Ağır Ceza Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir. Yargıtay, başvurucunun tutukluluğunun 6/9/2012 ile 2/4/2013 tarihleri arasında infaz gördüğünün anlaşılmasına rağmen tüm tutukluluk süresi için tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.

10. Yeniden başlayan yargılamada 26/5/2021 tarihinde Ağır Ceza Mahkemesi başvurucunun davasının kısmen kabulüne karar vermiştir.

11. Yargıtay, eksik manevi tazminata hükmedilmesinin yanı sıra başvurucunun tutuklu kaldığı 6/9/2012 ile 2/4/2013 tarihleri arasındaki döneme ilişkin maddi tazminatın eksik olarak hesaplanması nedeniyle 28/2/2022 tarihinde kararın bozulmasına karar vermiştir.

12. Yeniden başlayan yargılamada 25/5/2022 tarihinde Ağır Ceza Mahkemesi başvurucunun davasının kısmen kabulüne karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şu şekildedir:

"Uyap sisteminden alınan davacıya ait SGK dökümü göz önüne alındığında; davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süreye ilişkin olarak çalışma bakanlığı tarafından belirlenen davacının en az kazanılabileceği kabul edilen aylık ve günlük asgari ücret esas alınarak ve mahkememiz tarafından yapılan hesaplamada davacının 2012 ve 2013 yıllarında gözaltında ve tutuklulukta kalması nedeniyle oluşan günlük maddi gelir kaybı;

Davacının 06/09/2012-02/04/2013 tarihleri arasında tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama sonucu 5.180,66 TL maddi zarara uğradığı kanaatine ulaşılmış olup, bu tazminata davacı vekilinin talebinde belirttiği üzere haksız yakalama tarihi olan 13/04/2012den itibaren yasal faiz işletilmesine;

...

5.180,66TL maddi tazminat, 8.500 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihi (13/04/2012) nden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte maliye hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE [karar verildi]..."

13. Yargıtay 13/2/2023 tarihinde manevi tazminat miktarının eksik belirlenmesi nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.

14. Yeniden başlayan yargılamada 28/4/2023 tarihinde Ağır Ceza Mahkemesi başvurucunun davasının kısmen kabulüne karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şu şekildedir:

"1-Davacının maddi tazminat davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile 5.180,66 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 13.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

2-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile hak ve nesafet kuralları, davacının şahsi ve sosyal-ekonomik durumu gözönüne alınarak takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 13.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE... [karar verildi.]"

15. Yargıtay 7/10/2024 tarihinde Ağır Ceza Mahkemesi kararının onanmasına karar vermiştir.

16. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

17. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

A. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

18. Başvurucu; hukuka aykırı gözaltı ve tutuklama tedbirlerine istinaden hükmedilen tazminatın yetersiz olması nedeniyle mülkiyet hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, ilgili Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına atıf yapılarak değerlendirmenin bu içtihat doğrultusunda yapılmasının uygun olacağı ifade edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Şikâyetin özünün gözaltı ve tutuklama tedbiri nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Başvuru, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmiştir.

20. Anayasa Mahkemesi Gülseren Çıtak ([GK], B.

No: 2020/1554, 27/4/2023) kararında haklarında kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilenlerin 5271 sayılı Kanun’un 141. maddesinde öngörülen tazminat yolunu tükettikten sonra yakalama, gözaltı veya tutuklamanın hukuki olmadığı ve ödenen tazminatın yetersiz olduğu iddiasıyla yaptıkları bireysel başvurularda başvuru yollarının tüketildiğinin kabul edilebilmesi için yalnızca 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendi kapsamında bir tazminat davasının açılmasının yeterli olacağı sonucuna varmıştır.

Zira bu hükümle yakalama, gözaltı ve tutuklamanın daha sonra verilen kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararıyla hukuka aykırı hâle geldiğinin kabul edildiği, dolayısıyla 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendi uyarınca açılan tazminat davalarının Anayasa’nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında olduğu değerlendirilmiştir.

Bu çerçevede bu bent kapsamında açılan davalarda hukuka aykırılık kanun gereğince kabul edildiğinden ağır ceza mahkemesince bu bende dayanılarak tazminat ödenmesi durumunda Anayasa’nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında yapılacak inceleme tazminat miktarının yeterli olup olmadığını belirlemekle sınırlı olacaktır (Gülseren Çıtak, §§ 36-39).

21. Açıkça dayanaktan yoksun olmayıp kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

22. Somut olayda Yargıtay, başvurucu yönünden uygulanan koruma tedbirine ilişkin olarak yapılan hesaplama sonrası 5.180,66 TL'nin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 28/2/2022 tarihinde Ağır Ceza Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir (bkz. § 12). Yapılan yargılama sonunda Ağır Ceza Mahkemesi başvurucuya 5.180,66 TL maddi tazminat ödenmesine karar vermiş, söz konusu karar Yargıtayın onama kararı sonrası kesinleşmiştir (bkz. §§ 14, 15). Yargı makamınca yapılan tespitler doğrultusunda ödenmesine hükmedilen maddi tazminat talebine ilişkin ulaşılan sonucun davanın koşullarında orantısız olduğu söylenemeyecektir.

23. Manevi tazminat talebine ilişkin olarak ise gözaltında ve tutuklulukta geçirilen süreler yönünden başvurucuya 20.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 13/4/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmedilmiş olup başvuruda yapılacak inceleme bu tazminat miktarının yeterliliğini belirlemekle sınırlı olacaktır (M.E. [2. B.], B. No: 2018/696, 9/5/2019, § 47).

24. Yargı mercilerinin tazminat taleplerine yönelik somut olayın şartlarına göre takdir yetkisi bulunmakla birlikte meydana gelen ihlalle orantılı olmayan önemsiz miktarda bir tazminat tutarı Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasına aykırı olacaktır. Öte yandan tazminat miktarı Anayasa Mahkemesinin benzer davalarda verdiği tazminat miktarına göre kayda değer ölçüde düşük olmamalıdır.

Bununla birlikte hükmedilen miktarın Anayasa Mahkemesinin benzer durumlarda verilmesine hükmettiği tazminat miktarından belirli ölçüde düşük olması tek başına Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasının ihlal edildiği anlamına gelmez. Tazminatın Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla uyumlu olup olmadığı değerlendirilirken somut olayın kendine özgü şartlarının dikkate alınması gerekir (M.E., § 48).

25. Manevi tazminat miktarının yeterli olup olmadığı belirlenirken tazminata karar veren yargı makamının karar tarihinde Anayasa Mahkemesinin benzer başvurular üzerine verdiği veya verebileceği tazminat miktarına göre bir karşılaştırma yapılacaktır. Anayasa Mahkemesince yakalama, gözaltı veya tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle manevi tazminata hükmedilirken kişinin sosyal ve ekonomik durumu, mesleki ve toplumsal konumu, üzerine atılı suçun niteliği, koruma tedbirine neden olan olayın cereyan tarzı, tedbirin kişinin üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler ve tedbirin süresi, tedbir nedeniyle meydana gelen ihlalin ağırlığı dikkate alınmaktadır (Siyami Hıdıroğlu [GK], B. No: 2018/11489, 11/1/2024, § 35).

26. Ödenmesine karar verilen tazminatın Anayasa Mahkemesinin benzer durumlarda verilmesine hükmettiği tazminat miktarıyla aynı olması gerekmemekle birlikte somut olayın şartlarında 20.000 TL tutarındaki miktarın tazminat hakkının özünü zayıflatacak kadar düşük olduğu anlaşılmıştır (Anayasa Mahkemesinin gözaltı tedbirinin hukukiliği ile ilgili iddialarda bir günlük gözaltı süresi için hükmettiği tazminat miktarı nihai karar tarihi olan 2023 yılı için asgari 1.800 TL, ortalama 4.800 TL, azami 12.000 TL'dir.

2025 yılı için asgari tutar 3.330 TL'dir. Tutuklama tedbirinin hukukiliğiyle ilgili iddialarda ise hükmettiği tazminat miktarı nihai karar tarihi olan 2023 yılı için asgari 90.000 TL, ortalama 240.000 TL, azami 600.000 TL'dir. 2025 yılı için asgari tutar 166.500 TL'dir).

Buna göre başvurucuya ödenmesine hükmedilen tazminatın başvurucunun Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan esaslara aykırı bir durum söz konusu olmasına rağmen manevi zararını karşılamaktan uzak olduğu sonucuna varılmıştır.

27. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasıyla bağlantılı olarak dokuzuncu fıkrasının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

28. Başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddialarının Veysi Ado ([GK], B. No: 2022/100837, 27/4/2023) ve Ahmet Kartalkuş ([2. B.], B. No: 2019/39635, 19/3/2024, §§ 25-42) kararları doğrultusunda başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

29. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ve 50.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

30. Anayasa Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda Anayasa'nın 19. maddesinin -üçüncü fıkrasıyla bağlantılı olarak- dokuzuncu fıkrasının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Bu itibarla ihlalin mahkeme kararlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Anılan anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır.

Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B.

No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60. Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

Manevi tazminat miktarının yeterli olup olmadığı belirlenirken tazminata karar veren ağır ceza mahkemesinin karar tarihi, şayet manevi tazminat miktarı bölge adliye mahkemesi kararıyla değiştirilmişse istinaf mahkemesinin karar tarihi itibarıyla Anayasa Mahkemesinin benzer başvurular üzerine vereceği tazminat miktarına göre bir karşılaştırma yapılarak uygun tazminatın belirlenmesi gerekir.

Karar tarihi itibarıyla hükmedilecek tazminatın hesabında tedbir/dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz de dikkate alınabilir.

31. Öte yandan hak ihlali kararından Anayasa Mahkemesinin davanın neticesiyle ilgili bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır. Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararı uyuşmazlığın sonuçlarından bağımsız olup davanın kabulüne, reddine ya da beraate veya mahkûmiyete karar verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Kural olarak yargılamanın her aşamasında olduğu gibi ihlalin sonuçlarını gidermek üzere yeniden yapılacak yargılama sonunda da delillerin dava ile ilişkisini kurma ve bunları değerlendirip sonuç çıkarma yetkisi ilgili mahkemelere aittir.

32. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,

C. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamaması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

D. Anayasa'nın 19. maddesinin -üçüncü fıkrasıyla bağlantılı olarak- dokuzuncu fıkrasının İHLAL EDİLDİĞİNE,

E. Kararın bir örneğinin kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine (E.2023/119, K.2023/57) GÖNDERİLMESİNE,

F. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,

G. 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

H. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

İ. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 9/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ İrfan FİDAN Muhterem İNCE Raportör : Aydın DEMİREL Başvurucu : B.D. Vekili : Av. Vedat ÖZKAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2021/11075, 9 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Özeti
  4. A. Ceza Davasına İlişkin Süreç
  5. B. Tazminat Davasına İlişkin Süreç
  6. C. Bireysel Başvurudan Sonraki Süreç
  7. II. Değerlendirme
  8. B. Diğer İhlal İddiaları
  9. III. Giderim
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2021/11075
Tarih
9 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Mehmet Aka Başvurusu (B. No: 2023/101318)
  • İsmail Sev Başvurusu (B. No: 2021/12064)
  • Cumali Azizoğlu Başvurusu (B. No: 2021/12771)
  • Engin Sarıcı ve Gökhan Henden Başvurusu (B. No: 2021/15338)
  • Bedri Demir ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2021/17047)
  • Ayşe Mavış ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2021/18715)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.