KÜNYE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş. Başvurusu
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- Başvuru Numarası
- 2020/19111
Karar Metni
1.002 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
I. BAŞVURUNUN
ÖZETİ
1. Başvuru, işe iade davasında verilen karara karşı
temyiz imkânı tanınmaması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği
iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucuya ait işyerinde müşteri ilişkileri yetkilisi
olarak çalışmaya başladığını iddia eden A.Ş., işveren tarafından yapılan
11/5/2016 tarihli fesih bildirimi ile iş akdinin feshedilmesi üzerine 8/6/2016
tarihinde işe iade davası açmıştır. Ankara 18. İş Mahkemesi (Mahkeme) 29/9/2017
tarihinde davanın kabulüne karar vermiştir.
3. Başvurucu, karara karşı istinaf kanun yoluna
başvurmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi (Bölge Adliye
Mahkemesi) 8/5/2018 tarihinde eksik inceleme bulunduğu gerekçesiyle hükmü
ortadan kaldırmış ve dosyayı Mahkemeye göndermiştir. Mahkeme 24/1/2019
tarihinde tekrar davanın kabulüne karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi 28/11/2019
tarihinde kısa karar ve gerekçeli kararın çeliştiğini belirterek Mahkeme
kararını kaldırmış, davanın kabulüne, davacının işe iadesine, davacının yasal
sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması
hâlinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin altı aylık ücreti olarak
belirlenmesine karar vermiştir.
4. Başvurucu, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı
26/12/2019 tarihinde temyiz yoluna başvurmuştur. Yargıtay (kapatılan) 22. Hukuk
Dairesi (Daire) 13/2/2020 tarihli kararıyla temyiz talebini reddetmiştir.
Kararın gerekçesinde 12/10/2017 tarihli ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri
Kanunu'nun 8. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi hükmü gereğince
22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca açılan fesih
bildirimine itiraz davalarında verilen kararlar hakkında temyiz yoluna
başvurulamayacağı hususu vurgulanmıştır. Yine 7036 sayılı Kanun'un geçici 1.
maddesinin (4) numaralı fıkrasında, ilk derece mahkemeleri tarafından bu
Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararların karar tarihindeki
kanun yoluna ilişkin hükümlere tabi olduğunun düzenlendiği belirtilmiştir. Söz
konusu düzenlemeler uyarınca ilk derece mahkemelerinin işe iade davalarına
ilişkin olarak 25/10/2017 tarihinden sonra verdiği kararlar hakkındaki Bölge
Adliye Mahkemesi kararlarının kesin olduğu ve bu kararlara karşı temyiz yoluna
başvurulamayacağı ifade edilmiştir.
5. Başvurucu, nihai hükmü 4/3/2020 tarihinde öğrendikten
sonra 26/6/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 25/3/2020 tarihli ve
7226 sayılı Kanun ile COVİD-19 pandemisi nedeniyle yargı alanındaki süreler
13/3/2020 tarihinden 15/6/2020 tarihine kadar durdurulduğundan başvurunun
süresinde olduğu anlaşılmıştır. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin
Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
6. Başvurucu; işe iade talebiyle açılan davada verilen
ilk kararın tarihinin 29/9/2017 olduğunu, bu nedenle 7036 sayılı Kanun'un 8.
maddesine tabi olmayan karara karşı Yargıtay yolunun açık olması gerektiğini
belirterek temyiz hakkının elinden alınması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının
ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
7. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri
olan mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın
etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelir. Kişinin
mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hâle getiren,
bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamalar
mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No: 2012/791,
7/11/2013, § 52). Öte yandan mahkemeye erişim hakkı, sadece ilk derece
mahkemesinde dava açma hakkını değil eğer iç hukukta itiraz, istinaf veya
temyiz gibi kanun yollarına başvurma imkânı tanınmış ise üst mahkemelere
başvurma hakkını da içerir (Ali Atlı, B. No: 2013/500, 20/3/2014, § 49).
8. Gereksiz başvuruların önlenerek dava sayısının
azaltılması ve böylece mahkemelerin gereksiz yere meşgul edilmeksizin
uyuşmazlıkların makul sürede bitirilebilmesi amacıyla bir kısım mahkeme
kararına karşı temyiz/karar düzeltme yolunun kapalı tutulmasının
anayasal hakları ihlal ettiği söylenemez (Abdurrahman Şanda, B. No:
2014/3907, 7/12/2016, § 32).
9. Somut olayda; başvurucu aleyhine açılan işe iade
davasında Mahkeme 29/9/2017 tarihinde davanın kabulüne karar vermiş, Bölge
Adliye Mahkemesi kararı kaldırmış ve dosyayı Mahkemesine göndermiş, Mahkeme
24/1/2019 tarihinde tekrar davanın kabulüne karar vermiş, Bölge Adliye
Mahkemesi 28/11/2019 tarihinde kısa karar ve gerekçeli kararın çeliştiğini
belirterek Mahkeme kararını kaldırmış, davanın kabulüne karar vermiştir.
10. Başvurucu temyiz yoluna başvurmuştur. Daire 7036
sayılı Kanun'un 8. ve geçici 1. maddeleri gereğince 25/10/2017 tarihinden sonra
verilen işe iade davalarına ilişkin kararların istinaf incelemesine tabi
olduğunu bu kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacağını belirterek
temyiz talebini reddetmiştir.
11. 7036 sayılı Kanun'un 8. maddesinde fesih bildirimine
itiraz davalarında verilen kararların diğer bir ifadeyle işe iade davalarında
verilen kararların temyiz edilemeyeceği öngörülmüş, geçici 1. maddesinde de
7036 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 25/10/2017 tarihinde önce verilen
kararların karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabi olduğu
belirtilmiştir.
12. Bununla birlikte anılan geçici maddede, ilk derece
mahkemesi tarafından 25/10/2017 tarihinden önce verilen kararın istinaf
mahkemesince ortadan kaldırılması üzerine verilen yeni kararın bu kez
25/10/2017 tarihinden sonraki bir tarihe tekabül etmesi durumunda, tabi olunan
kanun yolu bakımından hangi kararın tarihinin esas alınacağı hususunda açık bir
düzenleme bulunmamaktadır. Başka bir ifadeyle 7036 sayılı Kanun'da ilk karar
tarihi 25/10/2017 tarihinden önce olan ancak kanun yolu incelemesinden
geçtikten sonra tekrar mahkemece karar verilmesi ve bu karar tarihinin
25/10/2017 tarihinden sonra olması durumunda hangi karar tarihinin dikkate
alınacağı belirtilmemiştir.
13. Somut davada Dairenin bu tür durumlara ilişkin olarak
ilk derece mahkemesinin incelemeye konu edilen son kararının tarihinin esas
alınması yönünde bir değerlendirmede bulunduğu görülmektedir. Diğer taraftan
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 3/3/2020 tarihli ve E.2020/830 ve K.2020/3443 sayılı
kararında aynı yönde değerlendirmelerde bulunmuş, başvurucu bu konuda
Yargıtayın farklı bir değerlendirmesi olduğuna ilişkin aksi yönde bir karar da
sunmamıştır.
14. 7036 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin (4)
numaralı fıkrasında belirtilen "karar" ifadesinden kastın
uyuşmazlığı sonlandıran nitelikteki karar olduğu, bu bağlamda somut olayda
Mahkemenin 25/10/2017 tarihinden önce vermiş olduğu ilk kararın istinaf
incelemesi neticesinde ortadan kaldırıldığı dolayısıyla söz konusu kararın
uyuşmazlığın çözümüne ilişkin bir karar olarak nitelendirilemeyeceği
gözetildiğinde Yargıtayın anılan konuya ilişkin bu yorumunun öngörülemez
nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.
15. Öte yandan başvurucu Mahkeme kararına karşı istinaf
kanun yoluna gidebilmiş ve itirazlarını esastan inceletebilmiştir. Dolayısıyla
işe iade davaları sonucu verilen kararlara ilişkin temyiz yolunun kapalı
olmasının adalet duygusunu rencide eden bir boyutunun bulunmadığı
anlaşılmaktadır. Bu itibarla başvuru konusu karara karşı temyiz yoluna
başvurulamaması nedeniyle başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik bir
ihlalin bulunmadığının açık olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
16. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça
dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi
gerekir.
A. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan
mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça
dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
BIRAKILMASINA 8/2/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ İrfan FİDAN Muhterem İNCE Raportör : Osman KODAL Başvurucu : Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş. Vekili : Av. Hatice UÇUM
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2020/19111, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası