İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Çağatay Alaçam ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2021/22090)

1. Başvuru, kişilik haklarını ihlal ettiği ileri sürülen internet içeriklerine erişimin engellenmesi ve/veya içeriğin çıkarılması yönündeki taleplerin reddedilmesi nedeniyle şeref ve itibarın korunması hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının…

Başvuru No2021/22090Tarih24 Aralık 2025Okuma11 dk · 2.133 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Çağatay Alaçam Ve Diğerleri Başvurusu Gizlilik Talebi Kabul

Karar tarihi
24 Aralık 2025
Başvuru Numarası
2021/22090
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.133 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, kişilik haklarını ihlal ettiği ileri sürülen internet içeriklerine erişimin engellenmesi ve/veya içeriğin çıkarılması yönündeki taleplerin reddedilmesi nedeniyle şeref ve itibarın korunması hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucular, internette yayımlanan bazı içeriklerin kişilik haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesi uyarınca sulh ceza hâkimliklerinden ilgili internet sitelerine erişimin engellenmesi ve/veya içeriklerin yayından çıkarılması yönünde karar verilmesini talep etmişlerdir.

3. Başvurucuların talepleri, farklı gerekçelerle sulh ceza hâkimliklerince reddedilmiştir. Başvurucuların anılan kararlara karşı yaptıkları itirazlar da yine sulh ceza hâkimliklerince reddedilmiş ve kararlar kesinleşmiştir.

4. Başvurular süresi içinde yapılmıştır.

5. Başvurucular E.G., S.O. ile Mehmet Can Seyhan, İdil Karabulut, Murat Yılmaz, Mahmut Açıl, Halil Hilmi Müftüoğlu, Mehmet Burak Uzun, Cumhur Cansever, Zekeriya Demirsever ve Erkan Karaarslan'ın yargılama giderlerini ödemekten geçici olarak muaf tutulmasına ve başvuruların birleştirilmesine Komisyonca karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

A. Şeref ve İtibarın Korunması Hakkı ile Bağlantılı Olarak Etkili Başvuru Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

6. Başvurucular, kişilik haklarını zedeleyici nitelikteki haber, yazı ve görsellerin internet ortamında yayımlanmasından ve bu içeriklere yönelik erişimin engellenmesi ile yayından çıkarılması taleplerinin hukuka aykırı ve gerekçesiz biçimde reddedilmesi nedeniyle unutulma hakkı, lekelenmeme hakkı, özel hayatın gizliliği, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, masumiyet karinesi, şeref ve itibar hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir.

7. Başvuru, şeref ve itibarın korunması hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkı kapsamında incelenmiştir (İ.D. ve diğerleri [GK], B. No: 2016/14513, 28/12/2022, §§ 60-62).

8. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

9. Anayasa Mahkemesi, 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi kapsamında gerçekleştirilen müdahalelere ilişkin ihlal iddialarını Bulut Duman ve diğerleri ([2. B.], B. No: 2021/8675, 1/10/2025) kararında değerlendirmiştir. Anılan kararda Anayasa Mahkemesi, daha önce verdiği bireysel başvuru kararlarına (Ali Kıdık [2. B.], B. No: 2014/5552, 26/10/2017. İ.D. ve diğerleri. Keskin Kalem Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. ve diğerleri [GK], B.

No: 2018/14884, 27/10/2021) ve bir norm denetimi kararına (AYM, E.2020/76, K.2023/172, 11/10/2023) atıf yaparak, başvuruya konu kararların verildiği dönemde yürürlükte bulunan 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesinin, yargılama hukukunun usule ilişkin güvencelerini ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun, orantılı bir yargısal karar verilmesini sağlayacak yeterli güvenceleri içermediği sonucuna ulaşmıştır.

10. Nitekim norm denetimi iptal kararının ardından, aynı hüküm kapsamında erişimin engellenmesi taleplerinin reddine dair verilen çok sayıda karar, bireysel başvuruya konu olmuş ve bu başvurular Atalay Candelen ve diğerleri kararında birleştirilerek incelenmiştir. Anılan kararda da aynı gerekçelerle başvurucuların şeref ve itibarlarının korunması hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru haklarının ihlal edildiğine karar verilmiştir (Atalay Candelen ve diğerleri [2. B.], B.

No: 2016/596, 25/1/2024, §§ 11-18; karşılaştırmak için bkz. Abdullah Kaya ve diğerleri [2. B.], B. No: 2016/1430, 22/11/2023).

Anayasa Mahkemesi, kişilik haklarına yönelik müdahalelere karşı etkili bir başvuru yolunun bulunmaması nedeniyle başvurucuların şeref ve itibarlarının korunması hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru haklarının ihlal edildiği sonucuna vardığı Bulut Duman ve diğerleri kararında aşağıdaki gerekçelere dayanmıştır (ayrıntılı değerlendirme için bkz. Bulut Duman ve diğerleri, §§ 20-33):

"...

22. Nitekim Anayasa Mahkemesi, İ.D. ve diğerleri kararına kadar, sulh ceza hâkimliklerince içeriğe erişimin engellenmesi taleplerinin reddedilmesi nedeniyle şeref ve itibarın korunması hakkının ihlal edildiği iddiasına dayanan çok sayıda bireysel başvuruyu, olağan kanun yollarının tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemez bulmuştur.

Anılan kararlarda; başvurucuların, ortaya çıktığını iddia ettikleri zararın giderimi için uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak, 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesiyle öngörülen erişimin engellenmesi yolu dışında kalan ve kişilik haklarının korunması bakımından daha etkili koruma sağlayabilecek hukuk yollarına başvurmadıkları, bu nedenle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapmadan önce tüm başvuru yollarını tüketmedikleri belirtilmiştir (diğerleri arasından bkz. C.K. [GK], B.

No: 2014/19685, 15/3/2018. A.A. [2. B.], B. No: 2014/7244, 12/9/2018. Medeni Özer [2. B.], B. No: 2017/15421, 30/9/2020)

23. Bununla birlikte süreç içerisinde kişilik haklarına yönelik saldırılar nedeniyle açılan tazminat davalarına ilişkin temyiz incelemesini yapmakla görevli Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (Daire), internet içeriklerine erişimin engellenmesi taleplerinin özel hukuk davaları yoluyla ileri sürülüp sürülemeyeceği hususunda, birbirine yakın tarihlerde farklı yönlerde kararlar vermiştir.

Daire, 2009 yılından 2016 yılına kadar muhtelif tarihlerde verdiği bazı kararlarında, bu gibi hâllerde hukuki veya cezai koruma yollarına başvuruda bulunma konusunda seçimlik hakkın davacıya ait olduğunu belirterek, genel hükümlere göre hukuka aykırılığın tespiti ve internet yayınının durdurulması taleplerinin yargı merciince incelenmesi ve işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.

Buna karşılık, 2013 ila 2019 yılları arasında oybirliğiyle verdiği bazı kararlarında ise Daire, erişimin engellenmesine yönelik taleplerin yalnızca sulh ceza hâkimliklerinin görev alanına girdiğini kabul etmiştir.

Buna göre, Daire kararlarında Anayasa Mahkemesi içtihadının karşılık bulmadığı, kişilik haklarına yönelik suç teşkil etmeyen haksız fiil niteliğindeki saldırılar bakımından 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesinde öngörülen usulün pratikte kullanılabilir tek başvuru yolu olarak kaldığı anlaşılmıştır (İ.D. ve diğerleri, §§ 75, 78, 82).

24. Anayasa Mahkemesi Keskin Kalem Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. ve diğerleri kararında, ifade ve basın özgürlüklerine yapılan müdahalenin dayanağını oluşturan 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesinin kanunilik şartını sağlayıp sağlamadığını, derece mahkemelerinin kararlarının demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluğu ile birlikte ele almıştır.

Anayasa Mahkemesi, anılan kararda 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesine dayalı erişimin engellenmesi usulüne ilişkin içtihadını hatırlatmış (Keskin Kalem Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. ve diğerleri, §§ 107–111); ardından başvuruya konu erişimin engellenmesi kararlarıyla Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerine yapılan müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı ve anayasal hakların ihlaline neden olan sorunun doğrudan 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesinden kaynaklandığı sonucuna varmıştır....

26. Anayasa Mahkemesi, İ.D. ve diğerleri kararında; müdahaleye dayanak oluşturan kanun hükmünün temel güvenceleri içermemesi nedeniyle kişilik haklarına yönelik saldırılara karşı etkin bir koruma sağlayamadığını, sulh ceza hâkimliğine yapılan başvuruların ise şikâyetlerin esasını inceleme imkânı sunmadığını ve gerektiğinde uygun bir telafi yöntemi sağlamadığını değerlendirmiştir (İ.D. ve diğerleri, §§ 65–66, 89)....

27. Daha sonra Anayasa Mahkemesi, 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesini değerlendirdiği norm denetimi kararında; Keskin Kalem Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. ve diğerleri kararında kanunilik ilkesi yönünden yapılan tespitlere atıfla, anılan maddenin Anayasa’nın 13., 26. ve 28. maddelerine aykırı olduğuna hükmetmiş ve söz konusu düzenlemeyi iptal etmiştir (AYM, E.2020/76, K.2023/172, 11/10/2023, §§ 97-107)....

...

29. Anayasa Mahkemesi, anılan iptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vererek bu alanda oluşacak hukuki boşluğun yasama organı tarafından doldurulmasına imkân tanımıştır (AYM, E.2020/76, K.2023/172, 11/10/2023, §113). Ne var ki söz konusu iptal kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasının üzerinden yirmi aydan fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen kanun koyucu tarafından bu zamana kadar yeni bir yasal düzenleme yapılmadığı görülmektedir.

30. İ.D. ve diğerleri kararında ihlal sonucuna varılırken, Yargıtayın genel hukuk yoluna göre 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesini özel bir düzenleme olarak kabul etmesinin belirleyici bir etkisi olduğu açıktır. Nitekim Yargıtay, internet ortamında yapılan yayınlarla kişilik haklarının ihlaline ilişkin taleplerini yalnızca 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında ileri sürülebileceği yönünde bir içtihat geliştirmiştir (bkz. § 23).

Bununla birlikte, söz konusu madde hükmünün iptal kararının yürürlüğe girmesiyle birlikte, anılan içtihada ilişkin hukuki yorumunun kanuni dayanağının ortadan kalktığı anlaşılmaktadır.

Başka bir ifadeyle, sulh ceza hâkimlikleri nezdindeki başvurularda, ihlalin ilk bakışta anlaşılmaması gerekçesiyle sonuç alamayan kişilerin, kişilik haklarına yönelik müdahalelere karşı genel hukuk yollarına başvurmaları hukuken mümkün hâle gelmiştir (başvurulabilecek özel hukuk davalarına ilişkin değerlendirme için bkz. Ali Kıdık, § 64).

Dolayısıyla somut olayda kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri süren başvurucuların, mevcut hukuki durumda genel dava yollarına başvurabilecekleri gibi, ihlalin devam ettiğini ortaya koymaları hâlinde, erişimin engellenmesi talebinde de bulunabilecekleri konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.

Bu yöndeki talepleri değerlendirecek Mahkemeler ise kişilik haklarına yönelik belirgin nitelikte bir ihlalin varlığını ve ihlalin süratle giderilmesinin zaruri olduğunu tespit ederlerse tedbir olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine yargılamanın her aşamasında karar verebileceklerdir.

31. Bununla birlikte, somut başvuruların değerlendirilmesinde anılan tarihte yürürlükte bulunan 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesinin irdelenmesi gerekmektedir. Başvuruya konu kararların verildiği dönemde uygulanan kanun hükmünün, yargılama hukukunun usule ilişkin güvencelerini ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve orantılı bir karar verilmesini sağlayacak yeterli güvenceleri içermediği Anayasa Mahkemesinin gerek bireysel başvuru kararlarında gerekse norm denetimi kararında açıkça ortaya konulmuş; anılan dönemde, kişilik haklarına yönelik müdahalelere karşı etkili bir başvuru yolunun bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır (bkz. § 26)...."

11. Somut olayda da anılan kararda yapılan değerlendirmelerden ve ulaşılan ihlal sonucundan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmadığından, başvurucuların şeref ve itibarlarının korunması hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru haklarının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

12. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17. maddesiyle bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

13. Başvurucu Murat Bolten, 5651 sayılı Kanun kapsamında bazı internet içeriklerine erişimin engellenmesi istemiyle sulh ceza hâkimliğine yaptığı başvuruların, içeriğin taşınır belleğe kaydedilerek sunulması şartına bağlı tutulması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının; ayrıca bu nedenle hâkimliğe teslim ettiği taşınır belleğin, talebine rağmen iade edilmemesi nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

14. Başvurucunun mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt ([2. B.], B. No: 2012/403, 26/3/2013, §§ 16-21) kararı doğrultusunda başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle; mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın K.V. ([GK], B. No: 2014/2293, 1/12/2016, §§ 47-80) kararı doğrultusunda anayasal ve kişisel önemden yoksun olması nedeniyle diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

15. Başvurucular ihlalin tespiti ve/veya yeniden yargılama yapılması talebinde bulunmuşlardır. Ayrıca bazı başvurucular, değişen miktarlarda maddi ve/veya manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.

16. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hak ve hürriyetin ihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâle getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle devam eden ihlalin durdurulması, ihlale konu kararın veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, § 55).

17. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilmeden önce ihlalin kaynağının belirlenmesi gerekir. Buna göre ihlal; idari eylem ve işlemler, yargısal işlemler veya yasama işlemlerinden kaynaklanabilir. İhlalin kaynağının belirlenmesi uygun giderim yolunun belirlenebilmesi bakımından önem taşımaktadır (Mehmet Doğan, § 57).

18. Eldeki başvuruda ihlalin kaynağı 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesindeki yapısal sorundan kaynaklanmaktadır. Anayasa Mahkemesince başvurulardan sonraki tarihte söz konusu norm iptal edilmiştir. Bu durumda iptal edilen kanun hükmüne dayalı olarak verilen kararları tesis eden sulh ceza hâkimliklerinin, ihlal kararı doğrultusunda yapacakları yeniden yargılamada iptal edilen norm kapsamında bir değerlendirme yapabilmeleri mümkün değildir. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin giderilebilmesi için yeniden yargılama yapılmasında hukuki bir yarar bulunmamaktadır. Bu durumda ihlalin tazminatla giderilmesi gerekir (Bulut Duman ve diğerleri, § 40).

19. Bununla birlikte ihlalin şeref ve itibarın korunması hakkı gibi temel haklarla bağlantılı olduğu dikkate alındığında, salt manevi tazminat ile yetinilmesinin de etkili giderim sağlayamayabilir.

Başvurucuların erişimin engellenmesi veya içeriğin çıkarılması talebinde bulundukları yayınların hâlen ulaşılabilir olması nedeniyle hak ihlalinin başvuru tarihlerinden sonra da devam ettiği iddialarının bulunması hâlinde ihlal kararında belirtilen anayasal ilkeler doğrultusunda ilgili internet içeriklerine ilişkin değerlendirme yapılmasını sağlamak üzere genel mahkemelere başvurma olanağına sahip olduğu (bkz. Bulut Duman ve diğerleri, § 30) vurgulanmalıdır.

Bu itibarla ihlalin giderilebilmesi için genel hukuk yoluna başvuru imkanına sahip başvuruculara, mahkemelerde dava açılması yolunun gösterilmesine karar verilmesi gerekir (benzer yönde bkz. Bulut Duman ve diğerleri, § 41; Kırca Mühendislik İnş. Turz. Tic. ve San. A.Ş. [1. B.], B. No: 2014/6241, 29/9/2016, § 88) .

20. Şeref ve itibar hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlali nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvuruculara ekli tabloda gösterilen miktarlarda manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. Talepte bulunan başvurucular, maddi zararlarına ilişkin olarak yeterli bilgi/belge sunmadıklarından maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 2022/86971, 2022/89780, 2022/92463, 2022/99758, 2023/22299, 2023/107607, 2023/87399, 2023/91512, 2024/12853, 2024/59919 ve 2024/161 numaralı birleşen başvurularda kamuya açık belgelerde başvurucuların kimliğinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,

B. 1. Şeref ve itibar hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamaması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Anayasa'nın 17. maddesiyle bağlantılı olarak 40. maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Başvurucuların şeref ve itibarın korunması hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru haklarının ihlali nedeniyle devam eden ihlallerin sonlandırılması için genel hukuk mahkemelerinde dava açma yolunun GÖSTERİLMESİNE,

E. Başvuruculara ekli tabloda gösterilen net miktarlardaki manevi tazminatın ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

F. Ekli tabloda gösterilen yargılama giderlerinin başvuruculara ÖDENMESİNE,

G. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 24/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ İrfan FİDAN Muhterem İNCE Raportör : Hasan HÜZMELİ Başvurucular : Çağatay ALAÇAM ve diğerleri (bkz. Ekli tablo) Vekilleri : bkz. Ekli tablo

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2021/22090, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Özeti
  4. II. Değerlendirme
  5. B. Diğer İhlal İddiaları
  6. III. Giderim
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2021/22090
Tarih
24 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Vizyongrup Lens-Optik Özel Sağlık Hizmetleri Gıda Tarım İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2021/54706)
  • Yetimler Tarım Ürünleri İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2021/58579)
  • Dilek Hatipoğlu Başvurusu (B. No: 2021/60190)
  • Birleşik Metal İşçileri Sendikası Başvurusu (B. No: 2021/60361)
  • Beyhan Çelik ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2021/65341)
  • Serdal Dinç Başvurusu (B. No: 2022/12021)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.