İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Cihan Yılmaz Başvurusu (B. No: 2021/8031)

1. Başvuru; kolluk görevlilerince fiziksel ve sözlü

Başvuru No2021/8031Tarih23 Ekim 2024Okuma10 dk · 2.003 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Cihan Yılmaz Başvurusu

Karar tarihi
23 Ekim 2024
Başvuru Numarası
2021/8031
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.003 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

I. BAŞVURUNUN

ÖZETİ

1. Başvuru; kolluk görevlilerince fiziksel ve sözlü

şiddet uygulanması, ayrıca bu olay hakkında etkili bir ceza soruşturması

yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

2. Başvurucu 6/7/2019 tarihinde saat 01.00 civarında

Yenimahalle Şehit Bülent Bostanoğlu Polis Merkezi Amirliğine (Polis Merkezi)

şikâyetçi olmak için gitmiştir.

3. Polis Merkezinde görevli polislerin el yazısıyla

yazdığı, başvurucu ile ablasının da imzaladığı tutanağa göre başvurucu,

bağırarak talebinin gereklerinin yerine getirilmesini istemiş; yerine

getirilmediği takdirde gereğini yapacağını belirtmiştir. Bunun üzerine polisler

tarafından, kaçtığı belirtilen başvurucu (Tutanağın belli bir bölümünde

başvurucunun kendisine zarar vermemesi amacıyla olduğu belirtilmiştir) kademeli

olarak zor kullanma yetkisi kapsamında kelepçe takılmak suretiyle gözaltına

alınmış ve akabinde doktor raporu alınmak üzere hastaneye götürülmüştür.

4. Olaylar üzerine görevi yaptırmamak için direnme, kamu

görevlisine hakaret ve tehdit suçları kapsamında başvurucunun, olayın yaşandığı

Polis Merkezinde şüpheli olarak ifadesi alınmıştır.

5. Başvurucudan şikâyetçi olan kamu görevlileri;

şikâyetçi olarak verdikleri ifadelerde ve benzer şekilde başvurucunun alkollü

olarak Polis Merkezine geldiğini, bağırarak ablasının aracını gasbettiğini

söylediğini, cep telefonunu masaya sert şekilde fırlatıp "Gereğini

yapın yoksa ben gereğini yapacağım." diyerek görevli memurlara hitap

ettiğini ve aynı zamanda hakarette bulunduğunu, kendisine zarar vermeye

başladığını, Polis Merkezinden kaçması üzerine görevliler tarafından yakalanarak

yere yatırıldığını, orantılı şekilde zor kullanılması suretiyle kendisine

kelepçe takıldığını ve muhafaza odasına alındığını, başvurucunun buradayken

kafasını duvarlara vurmaya başladığını, daha sonra sağlık raporu aldırılmak

üzere Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesine götürüldüğünü, başvurucudan

şikâyetçi olduklarını belirtmiştir.

6. Başvurucu 6/7/2019 tarihinde saat 10.43 sıralarında

şüpheli olarak alınan ifadesinde; şikâyetçi olmak için geldiği Polis

Merkezinden ayrılmak istediğinde kamu görevlileri tarafından darbedildiğini,

ilgili kamu görevlilerinden şikâyetçi olduğunu, kamera kayıtlarının temin

edilmesi hâlinde darbedildiğinin anlaşılacağını, kamu görevlilerine

direnmediğini, yardım alamayınca sinirlenerek nezarethanenin duvarına tekme

attığınıbelirtmiştir.

7. İki polis memuru tarafından aynı tarihte düzenlenen

Görüntü İnceleme Tutanağı'nda "başvurucunun polis merkezine iki kere

girip çıktığı, ikinci girişinden önce bahçede bekleme alanında beklediği, cep

telefonu ile müracaat masasının ön kısmında telefon görüşmesi yaptığı,

görüşmesi bittikten sonra memurlar ile konuşurken aniden çıkıp çıkış kapısına

doğru koştuğu, durmayınca peşinden giden memurların başvurucuyu zor kullanarak

etkisiz hâle getirip kelepçelediği, akabinde ara bekleme bölgesi, sonrasında da

nezarethaneye koydukları, bekleme bölümü ve nezarethane içerisinde darp

olayının yaşanmadığı" belirtilmiştir.

8. Hastanede görevli bir doktor tarafından 6/7/2019 günü

saat 03.20'de düzenlenen raporda başvurucunun vücudunda "sol göz

çevresinde ödem ve ekimoz, sağ temporal bölgede 4x6 cm'lik kızarıklık ve ödem,

alın sağ kısımda 3 adet 8-10cm'lik çizik tarzında kızarıklıklar, burun sağ

yanda 4-5 adet yüzeyel çizikler, sol zigomatik kemik üzerinde ödem ve ekimoz,

oksipital bölge saçlı deride 3x3cm'lik kızarıklık, boyun sol yanda kızarıklık

ve çizikler, sağ kulak aurikulasında kızarıklık ve hafif ödem, sağ kulak

arkasında kızarıklık ve yüzeyel çizikler" olduğu, kesin rapor

düzenlenmesi için başvurucunun kulak burun boğaz uzmanınca muayene edilmesi

gerektiği belirtilmiştir. Hastanede görevli bir başka doktor tarafından aynı

gün saat 13.46'da düzenlenen raporda ise sol göz çevresinde 4x5 cm ebadında

hematom, sağ göz çevresinde tırnak izine benzeyen muhtelif sıyrıklar olduğu

ifade edilerek yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ölçüde hafif

olduğu açıklanmıştır. Başvurucu hakkında 13/7/2019 tarihinde Ankara Adli Tıp

Şube Müdürlüğünce düzenlenen raporda yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile

giderilebilecek ölçüde hafif olduğu belirtilmiştir. Başvurucudan şikâyetçi olan

kamu görevlilerinin aldığı adli raporlarda da kamu görevlilerinin el ve

kollarında çizikler tarif edilmiştir.

9. Olaya ilişkin olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca

(Başsavcılık) başvurucu hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret

suçlarından soruşturma işlemlerine başlanmış, 12/7/2019 tarihli iddianame ile

başvurucu hakkında Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır.

10. Başvurucu vekili, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'ne

(UYAP) 5/11/2019 tarihinde kaydedilen dilekçeyle başvurucu hakkında iddianame

düzenlenmesine rağmen başvurucunun şikâyetine konu ettiği kamu görevlileri

hakkında soruşturma işlemi yapılmasına, delillerin bir an önce toplanmasına ve

kamu görevlileri hakkında kamu davası açılmasına yönelik taleplerini

Başsavcılığa iletmiştir.

11. Başsavcılık, bu başvuru üzerine konuyla ilgili derhâl

soruşturma başlatıp başvurucu hakkında açılan kamu davasına ilişkin evrakın

celbi için yazışma yapmış; 13/1/2020 tarihinde Polis Merkezine müzekkere

yazarak başvurucunun kesin adli raporu ile başvurucunun annesi ve ablasının

bilgi sahibi olarak ifadelerinin alınmasını istemiştir.

12. Müzekkereye cevap verildiğine ilişkin bir bilgi

Başsavcılık dosyasında bulunmamaktadır.

13. Başsavcılık 12/2/2020 tarihinde şüpheli polis

memurları A.K., Ö.L.K., S.E. ve S.Y. hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair

karar vermiştir. Kararda şüpheli polis memurlarının ifadelerine yer verilmiştir

ancak polislerin şüpheli olarak ifadelerinin alındığına ilişkin bir bilgi

UYAP'ta bulunmamaktadır. Kararın ilgili kısmı şöyledir:

"... [Ş]üphelilerin ifadelerinde

müştekinin karakola bağırarak giriş yaptığını, ailesi ile telefonda görüşürken

küfürler edip ailesini tehdit ettiğini, bunun üzerine görevli memurların müşteki

şahsı sakinleştirmeye çalışıp kendisine yardımcı olacaklarını söylemelerine

rağmen müştekinin agresif hareketler sergileyerek karakolda bulunan duvarları

tekmeleyip yumrukladığını ve kendilerine hitaben 'a.ına koyacağım, görevinizi

yapın' şeklinde hakaret ettiğini ve buna benzer nitelikte görevlerini

yapmalarına engel olduğunu, bu nedenle orantılı güç kullandıklarını beyan

ettikleri, 06/07/2019 tarihi saat 02:30'da tutulan tutanağa göre müştekinin

polis merkezi amirliğine alkollü ve bağırarak girdiği, görevlilere hitaben

'orospu çocuğusunuz, ananızı s.keyim' şeklinde bağırdığını ve kendisine zarar

vermeye başladığını, bu nedenle orantılı güç kullanıldığı, ardından müştekinin

muhafaza odasına alındığı, muhafaza altına alındığı sırada müştekinin kafasını

duvara vurmaya başladığına dair tutanak tutulduğu, ayrıca müştekinin

şüphelilere yönelik eylemleri hakkında 12/07/2019 tarihinde görevi yaptırmamak

için direnme ve hakaret suçlarından iddianame düzenlendiği, bahse konu

iddianamenin Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesi 2019/716 esas sayılı dosyası

üzerinden kovuşturmasının devam ettiği, müştekinin alınan raporunda; BTM ile

giderilebilir nitelikte yaralandığı, vücudunun çeşitli yerlerinde kızarıklık ve

çiziklerin bulunduğu, mevcut yaralanmanın polise mukavemet ve taşkınlık

sonucunda görevli memurların güç kullanımı ile oluşmuş olabileceğinin

değerlendirildiği, şüphelilerin yaralama kastı ile hareket ettiklerine yönelik

herhangi bir delilin bulunmadığı anlaşıldığından, kovuşturmaya yer

olmadığına... [karar verildi.]"

14. Başvurucu, söz konusu karara itiraz etmiş; itiraz

dilekçesinde dosyaya kazandırılması gereken deliller hakkında araştırma

yapılmadığını, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olmasının

zor kullanma yetkisinin sınırını teşkil etmeyeceğini belirterek Polis

Merkezinde çekilmiş fotoğraflarını dilekçesine eklemiştir.

15. Başvurucunun itirazı Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliğince

20/8/2020 tarihinde reddedilmiştir.

16. Başvurucu, nihai kararı 11/2/2021 tarihinde

öğrendikten sonra 4/3/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

17. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının kabul edilemez

olduğuna karar veren Komisyon, kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin

iddia yönünden başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar vermiştir.

II. DEĞERLENDİRME

18. Başvurucu; kolluk görevlilerinin fiziksel ve sözlü

şiddet niteliğindeki fiillerine maruz kaldığını, yaralandığını tespit eden

sağlık raporunun varlığına rağmen eksik araştırmayla kovuşturma yapılmasına yer

olmadığına karar verildiğini, bu karara karşı yaptığı itirazın yeterli gerekçe

açıklanmadan reddedildiğini açıklayarak kötü muamele yasağının, etkili

soruşturma yükümlülüğünün ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia

etmiştir. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; yapılacak incelemede Anayasa

ve mevzuat hükümlerinin, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

içtihatlarının dikkate alınması gerektiği bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlık

görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

19. Başvurucunun iddiaları kötü muamele yasağı kapsamında

incelenmiştir.

20. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

21. Güç kullanmaya yetkili kamu görevlilerinin, tutumu

nedeniyle kendisine karşı güç kullanılması kesin olarak gerekli olmayan bir

kişiye karşı fiziksel güce başvurmaları, kişi üzerindeki etkisi ne olursa olsun

ilke olarak Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasını ihlal eder. Kesin

gerekli olduğu hâllerde de güç, aşırıya kaçmadan kullanılmalı ve kişinin

tutumuyla orantılı olmalıdır (Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No:

2013/3924, 6/1/2015, § 81).

22. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasıyla

yasaklanan muamelelerin varlığına ilişkin iddialar, uygun delillerle

desteklenmelidir. Bu delillerin değerlendirilmesinde ise sözü edilen delillerin

iddiayı makul şüphenin ötesinde ispat edip etmediği gözetilmelidir. Bununla

birlikte yeterince ciddi, açık ve tutarlı emareler ya da aksi ispat edilemeyen

birtakım karineler de iddianın ispatı için yeterli kanıt teşkil edebilir (bazı

değişikliklerle birlikte bkz. Cezmi Demir ve diğerleri, B. No: 2013/293,

17/7/2014, § 95; Ali Rıza Özer ve diğerleri, § 83).

23. Kişinin gözaltı veya tutukluluk gibi devletin

kontrolü altında bulunduğu sırada yaralanması hâlinde yetkili makamlar, bu

olaya ilişkin tatmin edici ve inandırıcı bir açıklama getirmekle yükümlüdür (S.D.,

B. No: 2013/3017, 16/12/2015, §§ 89, 90; Cengiz Kahraman ve Kenan Özyürek,

B. No: 2013/8137, 20/4/2016, § 95) zira bu tür olayların gerçekleşme

koşullarına ilişkin bilgiler çoğunlukla yetkili makamların erişimindedir (Ferit

Kurt ve diğerleri, B. No: 2018/9957, 8/6/2021, § 74).

24. Anayasa’nın 17. maddesi -“Devletin temel amaç ve

görevleri” kenar başlıklı 5. maddedeki genel yükümlülükle birlikte

yorumlandığında- bireyin bir devlet görevlisinin hukuka aykırı ve Anayasa’nın

17. maddesinin üçüncü fıkrasını ihlal eden muamelesine uğradığına ilişkin

savunulabilir iddiası hakkında etkili bir soruşturma yürütülmesini

gerektirir. Kötü muamelenin kasten yapıldığının ileri sürüldüğü durumlarda

iddia hakkında ivedilikle bir ceza soruşturması başlatılmalıdır. Şikâyet olmadığında

bile kişiye kötü muamelede bulunulduğuna ilişkin yeterince açık belirtiler

varsa konuyla ilgili bir ceza soruşturması açılmalıdır. Ceza soruşturmasının

Anayasa’nın 17. maddesinin gerektirdiği şekilde etkili olduğunun kabul

edilebilmesi için soruşturmayı yürüten kişiler olaya karışan kişilerden

bağımsız olmalı, soruşturmada olayı aydınlatabilecek ve sorumluların

belirlenmesini sağlayabilecek tüm deliller toplanmalıdır. Dahası soruşturma

süreci gerektiği ölçüde kamu denetimine açık olmalı, mağdur soruşturmaya etkili

şekilde katılabilmeli ve soruşturmada makul bir özen ve süratle hareket

edilmelidir. Yetkililer, soruşturmayı sonlandırmak için aceleci davranmamalı ve

temelden yoksun sonuçlara dayanmamalıdır (Tahir Canan, B. No: 2012/969,

18/9/2013, § 25; Cezmi Demir ve diğerleri, §§ 111, 112, 114-117; Ali

Rıza Özer ve diğerleri, §§ 101-103). Ayrıca soruşturma sonunda verilen

karar, kullanılan gücün gerekliliği ve orantılılığıyla ilgili bir değerlendirme

içermelidir (bazı değişiklikliklerle birlikte bkz. Cebrail Bektaş ve Yüksel

Şahin, B. No: 2015/4787, 25/9/2019, § 64).

25. Somut olayda başvurucu hakkında düzenlenen adli

raporlarda birtakım bulgulara yer verildiği, başvurucunun da şüpheli sıfatıyla

ifadesinde kamu görevlileri tarafından darbedildiğini ileri sürdüğü

görülmektedir. Buna rağmen Başsavcılık, başvurucunun yaralanması olayı hakkında

soruşturma başlatmak için başvurucunun ayrı bir başvuru yapmasını beklemiştir

(bkz. §§ 6, 8, 10, 11). Soruşturmada başvurucu hakkında açılan kamu davasına

ilişkin evrak incelense de olayın potansiyel tanıklarının tespiti ile

ifadelerinin alınması yönünde bir çaba gösterilmemiştir. 13/1/2020 tarihinde

Polis Merkezine yazılan müzekkere ile başvurucunun annesi ve ablasının bilgi

sahibi olarak ifadelerinin alınması istenmiş ancak bu ifadelerin alındığına,

ayrıca -kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda şüpheli polis memurlarının

ifadelerinden söz edilse de- polislerin şüpheli olarak ifadelerinin alındığına

ilişkin bir bilgi UYAP kayıtlarında bulunmamaktadır. Son olarak kovuşturmaya

yer olmadığına dair kararda yaralanmanın polise mukavemet ve taşkınlık

sonucunda görevli memurların güç kullanımı ile oluşabileceğinin

değerlendirildiği ifade edilse de başvurucunun kendisine karşı güç

kullanılmasını haklı kılan bir tutumunun olup olmadığı, böyle bir tutumu varsa

gücün bu tutuma nazaran orantılı olup olmadığı yönünde bir değerlendirme

yapılmamıştır.

26. Kötü muamele yasağının maddi boyutunun ihlal edildiği

iddialarının incelenebilmesi için olayı çevreleyen maddi koşullar, inceleme

yapmaya olanak verecek şekilde aydınlatılmalıdır. Olayın aydınlatılması ise

ihlal iddiaları ile ilgili etkili bir soruşturma yapılmasına bağlıdır.

Başvuruya konu olayda olayı çevreleyen koşullar yeterinceaydınlatılmadığından

bu aşamada kötü muamele yasağının maddi boyutu yönünden inceleme yapılması

mümkün görülmemiştir.

27. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü

fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

28. Başvurucu; ihlalin tespit edilmesi, yeniden

soruşturma yapılması ve hakkaniyete uygun manevi tazminat ödenmesi talebinde

bulunmuştur.

29. Başvuruda tespit edilen ihlalin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır.

Bu kapsamda kararın gönderildiği Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılması gereken

iş, yeniden soruşturma işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal

sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun

yeni bir karar vermektir (Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018,

§§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506,

7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No:

2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

30. Başvurucuya manevi zararları karşılığında net

100.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. Başvurucu, maddi

zarara ilişkin olarak bilgi ve belge sunmadığından başvurucunun maddi tazminat

talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan kötü

muamele yasağınınusul boyutunun İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin kötü muamele yasağının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmak üzere Ankara

Cumhuriyet Başsavcılığına (Sor.No:2019/175855) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucuya net 100.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

E. 487,60 TL harç ve 30.000 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 30.487,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 23/10/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ İrfan FİDAN Yılmaz AKÇİL Raportör : Rıdvan DEMİR Başvurucu : Cihan YILMAZ Vekili : Av. Kübra ÇALIŞKAN ÖLMEZ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2021/8031, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Özeti
  5. II. Değerlendirme
  6. III. Giderim
  7. A. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin
  8. B. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan kötü
  9. C. Kararın bir örneğinin kötü muamele yasağının ihlalinin
  10. F. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun
  11. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2021/8031
Tarih
23 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Süleyman Üner Başvurusu (B. No: 2020/29376)
  • Ferhat Şimşek Başvurusu (B. No: 2019/42221)
  • Oğuzhan Demiraslan Başvurusu (B. No: 2021/44660)
  • Arin Poçal ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2021/1066)
  • R.e. Başvurusu (B. No: 2021/23711)
  • Cevdet Özkan Başvurusu (B. No: 2021/22471)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.