İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Deniz Şah Başvurusu (B. No: 2019/16059)

1. Başvuru, ceza infaz kurumu personeli tarafından uygulanan şiddet nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru No2019/16059Tarih22 Eylül 2022Okuma7 dk · 1.401 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Deniz Şah Başvurusu (3)

Karar tarihi
22 Eylül 2022
Başvuru Numarası
2019/16059
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.401 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, ceza infaz kurumu personeli tarafından uygulanan şiddet nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü sıfatıyla bulunduğu dönemde 28/1/2019 tarihinde, telefon görüşme hakkını kullanmakta iken kurum personeli tarafından kendisine fiziksel şiddet uygulandığı iddiasıyla Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) nezdinde şikâyetçi olmuştur. 4/2/2019 tarihli dilekçesinde başvurucu, infaz koruma memurlarının telefon görüşmesi sonrası kendisine tekmeler atarak hücresine götürmek istediklerini, direnince şiddetin yoğunluğunun arttığını, olayın akabinde ağrı ve ciddi sağlık sorunları ile karşı karşıya kaldığını belirtmiştir. Başvurucu ayrıca olay sırasında bir başka mahpusun (İ.K.) kendisini korumaya çalıştığını beyan etmiştir.

3. Başvurucu hakkında düzenlenen 31/1/2019 tarihli adli raporda "sağ kaval kemiğinde 3-5 gün önce oluştuğu tahmin edilen ekimoz alanı bulunduğu, göğsüne darbe aldığını ileri süren başvurucunun fiziksel muayenesinde ilgili bölgede sadece hassasiyet tespit edildiği, harici fiziki muayenede bulguların normal olduğu" ifade edilmiştir.

Başsavcılık, olaya ilişkin olarak başlattığı soruşturma sürecinde ayrıca olay anına ilişkin görüntü kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırmıştır.

22/3/2019 tarihli bilirkişi raporunda; başvurucunun koğuşundan çıkarılıp iki personel eşliğinde koridordan geçirilerek ankesörlü telefona götürüldüğü, diğer bir personelin de yanlarına gitmesi ile başvurucu ile kurum görevlileri arasında bir hareketlilik yaşandığı, başvurucunun yere yatırıldığı, kollarından tutulup sürüklenmek suretiyle koğuşuna götürüldüğü, koğuşun kapısının açılarak içeri konulduğu, yaklaşık bir dakika sonra koğuş kapısının kapatıldığı ve personelin alanı terk ettiği ifade edilmiştir.

Kamera kayıtlarına ilişkin bilirkişi incelemesi raporunda kamera kayıtlarından elde edilen fotoğraflara yer verilmiştir. Fotoğraflardan, kameraların yerleşiminin olayın başladığı ankesörlü telefonun bulunduğu yere uzak olduğu, koğuş içinin kayıt edilmesine imkân tanımadığı, ayrıca başvurucunun koridorda kollarından tutularak yerde sürüklendiği anlaşılmıştır.

4. Ceza İnfaz Kurumu; Başsavcılığa sunduğu 5/3/2019 tarihli yazıda başvurucunun iddialarının asılsız olduğunun düşünüldüğünü, başvurucu hakkında doktor raporu düzenlendiğini, kurum personelinin olayda bir kusuru/suçu bulunmadığından idari soruşturma açılmadığını ifade etmiştir.

5. Soruşturma sürecinde, olaya şahit olduğu ileri sürülen İ.K.nın ve/veya kurum görevlilerinin tanık/şüpheli sıfatıyla ifadelerine başvurulduğuna dair bir kayıt bulunmamaktadır.

6. Başsavcılık 25/3/2019 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Gerekçede; kamera kayıtlarında başvurucunun darbedildiğine dair bir görüntüye rastlanmadığı, başvurucuya zor kullanma yetkisi dâhilinde müdahale edildiği, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu, zor kullanma sınırlarının aşıldığına dair bir delilin bulunmadığı belirtilmiştir. Karara yönelik itiraz, Bolu Sulh Ceza Hâkimliği tarafından9/4/2019 tarihinde reddedilmiştir.

7. Başvurucu, nihai kararı 12/4/2019 tarihinde tebellüğ etmesinin ardından 7/5/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

8. Başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

9. Başvurucu; kurum personelinin kendisine fiziksel şiddet uyguladığını, rapor ile bu durumun belgelendiğini, olaya ilişkin olarak tanık göstermesine karşın tanığın dinlenmediğini, etkili bir soruşturma yapılması adına gereken özenin gösterilmediğini belirterek kötü muamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı tarafından sunulan görüşte öncelikle olaya ilişkin sürece ve konuya ilişkin insan hakları yargısı içtihadına yer verilmiş ve Başsavcılığın ulaştığı sonuçtan ayılmayı gerektiren maddi ya da hukuki bir nedenin bulunmadığı ifade edilmiştir.

10. Başvuru, kötü muamele yasağı kapsamında incelenmiştir.

11. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

12. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan, maddi ve manevi varlığı koruma ve geliştirme hakkına saygı gösterme yükümlülüğü öncelikle negatif yükümlülük olarak kamu otoritelerinin kişilerin fiziksel ve ruhsal olarak zarar görmelerine neden olmamalarını gerektirdiği gibi ayrıca pozitif yükümülük olarak devlete kişilerin işkence ve eziyete ya da insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir ceza veya muameleye maruz bırakılmalarını engelleyecek tedbirler alma ödevi yüklemektedir.

Sınırları belli bazı durumlarda, mevzuata uygun olarak ve sadece kaçınılmaz hâllerde aşırı olmaması koşuluyla güvenlik güçleri tarafından fiziksel güce başvurulmasının kötü muamele olmadığı kabul edilmektedir. Bununla beraber fiziksel güce başvurmak kesinlikle zorunlu hâle gelmedikçe bu neviden fiiller prensip olarak kötü muamele yasağını ihlal edecektir.

Devletin Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında sahip olduğu pozitif yükümlülüğün usule ilişkin boyutu çerçevesinde bireyin kötü muameleye ilişkin savunulabilir bir iddiasının bulunması hâlinde yürütülmesi gereken ceza soruşturmasının etkili kabul edilebilmesi için derhâl başlatılması, sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek bütün delilleri tespit etmesi, olayı çevreleyen tüm koşulları aydınlatması, nesnel ve tarafsız analizlere dayanması, olaya karışmış olabilecek kişilerden bağımsız olması, özenle yürütülmesi ve suç tespit edildiği takdirde eylemle orantılı bir ceza ile sonuçlandırılmış olması gerekir.

Kontrol altındaki kişilerin vücutlarında bir yaralanma tespit edilmişse ve kötü muamele iddiaları da varsa yaralanmanın nasıl oluştuğu konusunda makul bir açıklama getirme yükümlülüğü idari ve yargısal kurumlarıyla devlete aittir (Cezmi Demir ve diğerleri, B. No: 2013/293, 17/7/2014, Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013).

13. Başvurucu hakkında düzenlenen 31/1/2019 tarihli adli rapor (bkz. § 3) incelendiğinde başvurucunun sağ ayak kaval kemiğinde ekimoz alanı tespit edildiği ve ekimozun oluştuğu tespit edilen (3-5 gün önce) tarih aralığı ile başvurucunun şiddet gördüğünü ileri sürdüğü (28/1/2019) tarih örtüşmektedir. Ayrıca başvurucunun kamera kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporuna göre yerde sürüklendiği açıkça gözlemlenmiştir.

Kontrol altındaki kişilerin vücutlarında bir yaralanma tespit edilmişse ve kötü muamele iddiaları da varsa yaralanmanın nasıl oluştuğu konusunda makul bir açıklama getirme yükümlülüğü idari ve yargısal kurumlarıyla devlete aittir. Soruşturma dosyasında mevcut veriler başvurucunun fiziksel bir müdahaleye maruz kaldığı hususunda güçlü ve ikna edici unsurlardır.

Bu bağlamda kamu makamlarınca söz konusu unsurların/karinenin aksi ortaya konulmadığı sürece başvurucunun ne şekilde yaralandığının tereddüde yer vermeyecek şekilde açıklanması gerekmektedir.

14. Söz konusu tıbbi tespite/kaval kemiğinde mevcut ekimoza ve başvurucunun yerde sürüklenmesine ilişkin olarak soruşturma sürecinde herhangi bir somut açıklama getirilmemiştir. Başsavcılık kararında başvurucuya zor kullanma yetkisi dâhilinde müdahale edildiği soyut olarak ifade edilmiştir.

Ancak bu zor kullanmanın hangi durumdan kaynaklandığı, personelin neden, başvurucunun hangi eylemi nedeniyle fiziksel güce başvurmak zorunda kaldığı, neden başvurucunun yerde sürüklendiği belirtilmeden, salt yaranın niteliğine dair -basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralanma- belirleme yapılarak zor kullanmanın öncelikle gerekliliğine ve akabinde orantılığına dair açıklama yapılmadan sonuca ulaşılmıştır.

Özetle, soruşturma makamının başvurucunun iddialarının aksine yerde sürüklenmesinin gerekliliğine (zorunluluğuna), yaralanma biçimi ve nedenine yönelik makul, doyurucu bir açıklama getirmediği anlaşılmaktadır.

15. Diğer taraftan, Başsavcılığın tanık ya da şüpheli sıfatıyla kurum personelinin ifadesine başvurmadığı görülmüştür. Ayrıca başvurucunun olayın tek şahidi olarak gösterdiği İ.K.nın da tanık sıfatıyla ifadesi alınmamıştır.

Kayıt yapan kameraların olay yerine uzak olduğu, kaydın koğuş içini kapsamadığı ve kurum personeli ile başvurucunun kısa sürede olsa koğuş içinde kaldığı dikkate alındığında olaya ilişkin bilgi sahibi olma ihtimali bulunan kişinin tanıklığına başvurulmasının maddi gerçeğin aydınlatılması adına kritik önemde olduğu izahtan varestedir. Bu eksiklik, soruşturma makamının göstermesi gereken özen yönünden olumsuz bir izlenim, haklı bir şüphe oluşturmaktadır.

Ayrıca yukarıda da belirtildiği üzere, fiziksel müdahaleye ilişkin ikna edici unsurların varlığına karşın, müdahalenin gerekliliği ve orantılığına dair makul bir açıklamada/değerlendirmede bulunulmadan salt zor kullanma yetkisi çerçevesinde müdahale edildiği, yaralanmanın da basit tıbbi müdahale ile giderilebildiği gerekçesi temelinde sürecin sonlandırılması etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin ilkelerle bağdaşmamaktadır.

16. Anayasa'nın 17.maddesi kapsamında devletin yerine getirmek zorunda olduğu etkili soruşturma yükümlülüğünün gerektiği şekilde yerine getirilmemesi hâlinde olayı çevreleyen tüm koşullar açıklıkla ortaya konulamadığı için maddi yükümlülüğünün gereklerinin yerine getirilip getirilmediğinin tespit edilmesi imkan dahilinde olmadığından mevcut durumda kötü muamele yasağının maddi boyutu yönünden değerlendirme yapılması mümkün değildir.

17. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

18. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden soruşturma yapılması ve miktar belirtmeden tazminat talebinde bulunmuştur.

19. Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Bu kapsamda kararın gönderildiği soruşturma mercilerince yapılması gereken iş, yeniden soruşturma işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir (Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

20. İhlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için başvurucuya manevi zararları karşılığında net 45.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü yasağının usul boyutunun İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Kararın bir örneğinin kötü muamele yasağının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmak üzere Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına (Soruşturma No: 2019/1219) GÖNDERİLMESİNE,

E. Başvurucuya net 45.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 22/9/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Rıdvan GÜLEÇ Basri BAĞCI Kenan YAŞAR Raportör : Volkan ÇAKMAK Başvurucu : DenizŞAH

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2019/16059, 22 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Özeti
  4. II. Değerlendirme
  5. III. Giderim
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2019/16059
Tarih
22 Eylül 2022

İlgili Kararlar

  • Murat Padır Başvurusu (B. No: 2019/23195)
  • Adil Arslan Başvurusu (B. No: 2019/21330)
  • Serkan Gölge Başvurusu (B. No: 2019/22453)
  • İ.k. Başvurusu (B. No: 2020/36552)
  • Ahmet Ataman Başvurusu (B. No: 2019/7441)
  • Oğuzhan Aksoy Başvurusu (B. No: 2018/37293)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.