İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Engin Özkoç Başvurusu (B. No: 2021/30630)

1. Başvuru; Cumhurbaşkanlığı kararı ile yapılan özelleştirme işlemine karşı açılan iptal davasında davaya konu işlemle ilgili bilgi verilmemesi nedeni ile bilgi edinme hakkının, davanın süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal…

Başvuru No2021/30630Tarih16 Nisan 2025Okuma10 dk · 1.914 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Engin Özkoç Başvurusu

Karar tarihi
16 Nisan 2025
Başvuru Numarası
2021/30630
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.914 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru; Cumhurbaşkanlığı kararı ile yapılan özelleştirme işlemine karşı açılan iptal davasında davaya konu işlemle ilgili bilgi verilmemesi nedeni ile bilgi edinme hakkının, davanın süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Başvurucu, Millî Savunma Bakanlığı Askerî Fabrikalar Genel Müdürlüğü 1. Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü işletmesinde yer alan mal ve hizmet üretim birimlerinin mülkiyet hariç diğer haklarının Cumhurbaşkanlığı kararıyla bir şirkete devredildiğini ileri sürmüştür. Bu kararın ne Resmî Gazete'de yayımlandığını ne de yazılı olarak bildirim yapıldığını, devir bilgisini 19/08/2019 tarihli bir gazetede yer alan köşe yazısından öğrendiğini beyan etmiştir. Başvurucu; Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine ve Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna başvurduğunu, vekil olarak yazılı soru verdiğini ancak bu soruya yanıt alamadığını ileri sürmüştür.

3. Başvurucu, Cumhurbaşkanlığı kararının iptali için 8/10/2019 tarihinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde öncelikle idari işlemin nasıl öğrenildiğine ilişkin sürece işaret edilmiştir. Daha sonra işlemin hangi unsurlar bakımından hukuka aykırı olduğu anlatılmıştır. Dava, Danıştay 13. Dairesi tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülmüştür. 17/9/2020 tarihli ve E.2020/1672, K.2020/2156 sayılı kararda oy çokluğu ile davanın süre aşımından reddine karar verilmiştir.

Kararın gerekçesinde ilk olarak dava konusu işlemin 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca tesis edildiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla bu davanın 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinde uyarınca ivedi yargılama usulüne tâbi bir dava olduğu değerlendirilmiştir.

Buna göre başvurucu tarafından öğrenme tarihi olarak belirtilen 19/08/2019 tarihinden itibaren otuz günlük dava açma süresi içinde dava açılması gerekirken süresinde açılmadığı gerekçesiyle süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karşı oy gerekçesinde ise uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tâbi olup olmadığı noktasındahukuki belirsizlik olduğuna değinilmiş ve ilgililere herhangi bir yazılı bildirimin yapılmadığı ve idari işlemin bir şekilde öğrenilmesi üzerine dava açıldığı durumda, bu kişilerin kaç gün içinde hangi merciye başvuracaklarını bilmelerinin beklenemeyeceğine işaret edilmiştir.

Sonuç olarak dadava açma süresinin hesabı açısından genel dava açma süresinin işletilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Başvurucu, bu karara karşı 24/11/2020 tarihinde temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

4. Danıştay İdari Dava Daireler Kurulu 22/2/2021 tarihli ve E.2020/3177, 2021/329 sayılı kararı ile kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle kararı oy çokluğu ile onamıştır. Karşı oy gerekçesinde; ilgililere herhangi bir yazılı bildirimin yapılmadığı ve idari işlemin bir şekilde öğrenilmesi üzerine dava açıldığı durumda, bu kişilerin kaç gün içinde hangi merciye başvuracaklarını bilmeleri beklenemeyeceğinden, dava açma süresinin hesabı açısından öğrenme tarihinin başlangıç alınması ve aynı şekilde özel dava açma süresinin değil genel dava açma süresinin işletilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.

5. Başvurucu nihai hükmü 24/6/2021 tarihinde öğrendikten sonra 16/7/2021 tarihinde süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

A. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

6. Başvurucu, Anayasa'nın 125. maddesine göre idari yargıda dava açma süresinin yazılı bildirimle başlayacağını, yine idari yargıda dava açma süresinin 60 gün olduğunu ileri sürmüştür.

Ayrıca mahkemenin özelleştirmeye ilişkin Cumhurbaşkanı kararının, Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kararı niteliğinde olduğu değerlendirmesinin de hatalı olduğunu, genelge ile Kurulun yetkilerinin Cumhurbaşkanlığı makamınca kullanılamayacağını, bunun normlar hiyerarşisine aykırı olduğunu beyan etmiştir.

Yine Anayasa'nın 40. ve 125. maddeleri gereğince idarenin işlemlerinde hangi kanun yollarına ve mercilerine başvurulacağını bildirmesi gerektiğini, sürenin yazılı bildirim tarihinden itibaren başlaması gerektiğini, genel dava açma süresinin işletilmesinin gerektiğini, 2577 sayılı Kanun'a göre idareye başvuru yaptığını ve sürenin 60 gün boyunca durduğunu, bu kapsamda davanın süresinde açıldığını, mahkemeye etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

7. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; Danıştayın öncelikle davanın nitelemesini yaparak özelleştirmeişlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tabi olduğunu saptadığını ve dava süresinin bu uyuşmazlık için 2577 sayılı Kanun uyarınca otuz gün olarak belirlendiğini, Danıştayın ilgili kuralı somut olaya uyguladığını beyan etmiştir. İdareye başvurunun süreyi durduğuna yönelik şikâyet yönünden ise bu şikâyetin temyiz aşamasında ileri sürülmediğini, dolayısıyla bireysel başvuru incelemesinde değerlendirilemeyeceğini ileri sürmüştür. Başvurunun aynı işleme karşı daha önce dava açtığını, şu an yargılamanın devam ettiği bilgisini de vermiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

8. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan Şen [2. B.], B. No: 2012/791, 7/11/2013, § 52).

9. Mahkemeye erişim hakkı, mahkemeye başvuru konusunda etkili bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada açık, pratik ve yeterli fırsatlara sahip olmasını gerektirir. Özellikle hukuki ya da uygulamadaki belirsizlikler kişilerin mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Aktif Elektrik Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. [1. B.], B. No: 2012/855, 26/6/2014, § 34).

Bu nedenle mahkemelerin usul kurallarını uygularken yargılamanın hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde katı şekilcilikten kaçınmaları gerektiği gibi kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak ölçüde aşırı esneklikten de kaçınmaları gerekir (Kamil Koç [1. B.], B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 65).

Bu kapsamda mevzuatta öngörülen dava açma süresine ilişkin kuralların hukuka açıkça aykırı olarak yanlış uygulanması veya bu sürelerin hatalı hesaplanması nedenleriyle kişilerin dava açma ya da kanun yollarına başvuru haklarını kullanmasına engel olunması mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özbakım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. [2. B.], B. No: 2014/13156, 20/4/2017, § 38).

10. Vurgulamak gerekir ki dava açma süresinin hangi tarihte başlayacağını belirlemek ve mevzuatı bu yönüyle yorumlamak görevi esasen yargı mercilerine aittir. Bireysel başvurunun ikincillik ilkesi gereği, dava açma süresinin başlatılacağı tarihin belirlenmesi noktasında Anayasa Mahkemesinin bir görevi bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesinin bu hususta üstleneceği rol, dava açma süresinin hangi tarihten itibaren başlatılması gerektiğiyle ilgili yargı mercilerinin yorumlarının mahkemeye erişim hakkına etkisini somut olayın şartları ışığında incelemektir (Ahmet Yıldırım [1. B.], B. No: 2014/18135, 20/9/2017, § 46).

11. Somut olayda davanın süre aşımından reddedilerek esasının incelenmemesi nedeniyle başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik bir müdahalede bulunulduğu görülmektedir. Bu sebeple müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen kanun tarafından öngörülme, meşru bir amaca dayanma, ölçülülük ilkesine aykırı olmama şartlarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

12. Danıştay On Üçüncü Dairesinin davayı esastan incelememesinin nedenini, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesine dayandırdığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla müdahalenin kanuni dayanağının bulunduğu görülmektedir.

13. Dava açmanın bir süreye bağlanmasının meşru amacı incelendiğinde ise hukuki işlem ve kuralların sürekli dava tehdidi altında olmasının hukuk devletinin unsurları olan hukuki güvenlik ve istikrar ilkeleriyle bağdaşmayacağı sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle mahkemeye erişim hakkı ile hukuki güvenlik ve istikrar gerekleri arasında makul bir denge gözetilmelidir (AYM, E.2014/177, K.2015/49, 14/5/2015). Dava açılmasının belli bir süre koşuluna bağlanmasının hukuki güvenlik ve istikrarın sağlanması ile mahkemeye erişim hakkı arasında makul bir denge kurulmasına yönelik ve Anayasal açıdan meşru bir amaca dayalı olduğu değerlendirilmiştir.

14. Kanunilik ve meşru amaç şartlarını sağladığı anlaşılan mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahale, ölçülülük ilkesi bakımından da değerlendirilmelidir. Ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır.

Elverişlilik öngörülen müdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılık ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012. E.2013/66, K.2014/19, 29/1/2014.

E.2016/16, K.2016/37, 5/5/2016. Mehmet Akdoğan ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/817, 19/12/2013, § 38).

15. Hak arama özgürlüğünün bağlandığı usul kurallarına uyulmaması nedeniyle uyuşmazlıkların esası hakkında karar verilmemesi suretiyle mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin idari istikrarın sağlanması amacının gerçekleştirilmesi bakımından elverişli ve gerekli olduğu söylenebilir. Somut olaydaki müdahalenin ölçülülüğünün değerlendirilmesi bakımından asıl üzerinde durulması gereken husus ise müdahalenin orantılı olup olmadığıdır.

16. Somut olayda, Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılamada; davaya konu 1105 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, 4046 sayılı Kanun uyarınca Kurul kararı mahiyetinde tesis edildiği, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise, ivedi yargılama usulünün Kurul kararlarından doğan uyuşmazlıklar hakkında da uygulanacağı kurala bağlandığından, 1105 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılandavanın da 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca ivedi yargılama usulüne tâbi bir dava olduğunun açık olduğu gerekçesine dayanılmıştır.

Gerekçenin devamında, dava dilekçesinde dava konusu kararın 19/8/2019 tarihinde öğrenildiğinin beyan edildiğine, dava açma süresinin hesabında öğrenme tarihinin esas alınması gerektiğine, davanın ise 30 günlük dava açma süresi geçtikten sonra 7/10/2019 tarihinde açıldığına işaret edilerek dava süre aşımından reddedilmiştir.

17. Başvurucu, idari işleme karşı idareye başvuru yaptığını ve bunun dava açma süresini durduğunu ileri sürmüşse de bu itirazlarını temyiz aşamasında dile getirmemiştir. Yargılama aşamasında ileri sürülmeyen bu şikâyetler, bireysel başvuru aşamasında değerlendirilemeyeceğinden bu hususlar yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.

18. Danıştayın yargılama konusu işlemi 4046 sayılı Kanun uyarınca Kurul kararı mahiyetinde değerlendirdiği, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarından doğan uyuşmazlıklar hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanmasının hüküm altına alındığı, bu işlemlere karşı da aynı madde gereğince 30 gün içinde dava açılması gerektiğine işaret edilmiştir. Dava konusu işlemin niteliği dikkate alındığında, başvurucunun kendisine tebliğ ya da bildirim yapılmasını gerektiren bir zorunluluğun olmadığı, bu itibarla başvuruya konu süre koşulunun başvurucuya orantısız bir külfet yüklediği söylenemeyecektir. Bu nedenlemahkemeye erişim hakkına yönelik bir ihlal olmadığının açık olduğu anlaşılmaktadır.

19. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. İfade Özgürlüğünün İhlal Edildiğine İlişkin İddia

20. Başvurucu, Cumhurbaşkanlığı kararının Resmî Gazete'de yayımlanmadığını, kararın öğrenilmesi için yetkili makamlara yaptığı başvuruların olumlu/olumsuz karşılanmadığını, bilgi edinme hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

21. Bakanlık görüşünde; başvurucunun Bilgi Edinme Kuruluna yaptığı başvurunun kurul tarafından usulden reddedildiğini, bu karara karşı dava açıldığına yönelik bilginin olmadığını, bu karara karşı başvuru yollarının tüketilmediğini bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

22. Anayasa Mahkemesi, Yaman Akdeniz ([GK], B. No: 2016/6815, 15/2/2023) kararında bilgi edinme hakkı kapsamında resmî makamlardan talep edilen bilgi ve belgelerin hangi durumlarda Anayasa'nın 26. maddesi kapsamında görülmeye uygun olduğunu incelemiştir.

Anayasa'nın 26. maddesinin kişilere resmî makamlarca tutulan bilgiye ulaşma şeklinde genel bir hak tanıdığı, devlete de elindeki veri ve belgelerle ilgili bilgi verme ve/veya talep edilen bilgiyi toplama yükümlülüğü yüklediği şeklinde anlaşılamayacağını,

bununla birlikte kesin nitelikteki bir yargı kararıyla devlete bilgi verme yükümlülüğü yüklenmesi ve resmî makamlarca tutulan verilere erişimin düşüncenin açıklanması özgürlüğünün kullanılmasında araçsal bir işlev üstlenmesi olmak üzere her iki durumda da bilgi edinme talebinin reddedilmesinin ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahaleye yol açabileceğini kabul eden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadını gözönünde bulundurmamak için bir neden görmediğini açıklamıştır (aynı kararda bkz. § 52).

23. Bu nedenlerle bilgi edinme hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetler ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmiştir.

24. Bireysel başvuru yolunun ikincillik niteliği gereği Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara sunması, bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (İsmail Buğra İşlek [1. B.], B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).

25. Somut olayda, başvurucunun açtığı davanın süre aşımı nedeniyle reddedildiği dikkate alındığında, hukuk sisteminde düzenlenen başvuru yollarını usulünce tüketmediği ve süresi içinde dava açmadığı, bu şekilde süresinde olağan kanun yollarına başvurmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla başvurucunun, hukuk sisteminde düzenlenen başvuru yollarını usulünce tüketmeden bireysel başvuruda bulunduğu belirlenmiştir.

26. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının; hukuk sisteminde düzenlenen başvuru yolları usulüne uygun olarak tüketilmeden ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasının bireysel başvuru konusu yapıldığı anlaşıldığından, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 16/4/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ Muhterem İNCE Yılmaz AKÇİL Raportör : Mutlu ALAF Başvurucu : Engin ÖZKOÇ Vekili : Av. Celal ÇELİK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2021/30630, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Özeti
  4. II. Değerlendirme
  5. A. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
  6. B. İfade Özgürlüğünün İhlal Edildiğine İlişkin İddia
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2021/30630
Tarih
16 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Sinan Şahin Başvurusu (B. No: 2021/20691)
  • Şahin Ağrali Başvurusu (B. No: 2023/76159)
  • E.s. Başvurusu (B. No: 2021/34852)
  • Ahmet Batur ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2022/47914)
  • Osman Sezer Başvurusu (B. No: 2021/52130)
  • Serkan Aydemir Başvurusu (B. No: 2022/5887)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.