İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Eylem Karadağ Başvurusu (B. No: 2015/12060)

(Başvuru

Başvuru No2015/12060Tarih23 Ekim 2019Okuma15 dk · 2.907 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Eylem Karadağ Başvurusu

Başvuru No
2015/12060
Karar tarihi
23 Ekim 2019
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.907 kelime·15 dk okuma·22 bölüm

(Başvuru

Numarası: 2015/12060)

Karar

Tarihi: 23/10/2019

İKİNCİ

BÖLÜM

KARAR

Başkan : Engin

YILDIRIM

Üyeler : Recep

KÖMÜRCÜ

Celal

Mümtaz AKINCI

Rıdvan

GÜLEÇ

Yıldız

SEFERİNOĞLU

Raportör : Hüseyin

MECEK

Başvurucu : Eylem

KARADAĞ

Vekili : Av.

Deniz ÖZBİLGİN

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, gözaltında cinsel saldırı, hakaret ve tehdit

nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 15/7/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca, başvurucunun adli yardım talebinin

kabulüne karar verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

8. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde

beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) elde edilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

A. Genel Olarak

10. Başvurucu Gezi Parkı olayları kapsamında Ankara Dikmen

Semti’nde 26/6/2013’te yapılan gösteriye katılmıştır.

11. Saat 23.00 sıralarında TOMA ve AKREP olarak tabir

edilen zırhlı araçlarla yapılan müdahalede kullanılan basınçlı su ve biber

gazından etkilenerek olay yerinden uzaklaşmaya çalışan başvurucu, ara

sokaklardaki polis müdahalesinden korunmak için bir kıraathanenin önünde

beklemeye başlamıştır. Başvurucunun yanında, arkadaşının on yedi yaşındaki oğlu

olan D.K. isimli bir gösterici vardır.

12. Başvurucunun beyanına göre göstericiler dağıldıktan

sonra başvurucunun beklediği yere gelen polis, başvurucuyu gözaltına almıştır.

Başvurucu; polislerin ekip aracına bindirirken ve araç içinde göğüs, kalça ve

cinsel organına dokunmak suretiyle kendisine cinsel saldırıda bulunduklarını,

araç içinde ellerini kelepçelediklerini, başına vurduklarını, kucağına bir

polisin oturarak cinsel saldırıyı sürdürdüğünü öne sürmüştür. Bir saat kadar

sonra AKREP olarak tabir edilen başka bir araca bindirildiğini, kendisine

sigara ve su verilmediğini, tehdit edildiğini öne sürmüştür.

13. 27/6/2013 günü saat 01.30’da yakalanan başvurucu

hakkında Yakalama Tutanağı düzenlenmiştir.

14. Ankara Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesinin

27/6/2013 tarihli raporuna göre başvurucunun sol dirsek iç yüzünde 6 cm2lik ekimotik

alan mevcuttur.

15. 27/6/2013 günü saat 08.00’de on beş polis memuru ve

amiri tarafından Olay Tutanağı tanzim edilmiştir. Tutanakta olay günü

Ankara’nın çeşitli bölgelerinde yapılan gösterilerle ilgili bilgiler yer

almaktadır. Dikmen Caddesi Polisevi Kavşağı'nda meydana gelen olaylarla ilgili

açıklamalar şöyledir:

“Saat:

23.30’da Dikmen-Sinan Caddesi Mimar Sokak üzerinde toplanan ve aralarında

Halkevlerine müzahir şahısların bulunduğu yaklaşık (400) kişilik grup yolu araç

trafiğine kapatmış ve yola barikat kurarak beklemeye başlamıştır.

Saat

00.10'da Sinan Caddesi ve Mimar Sokak üzerinde bulunan herkesin duyabileceği

şekilde ses yayın aracı vasıtasıyla görevlilerimiz tarafından yolu araç

trafiğine kapatan gruba hitaben “Yaptığınız eylem 2911 sayılı Toplantı ve

Gösteri Yürüyüşleri Kanununa aykırıdır. Yolu Trafiğe Açınız ve dağılınız.

Lütfen Çevreyi Rahatsız Etmeden buradan ayrılınız. Aksi takdirde su ve gaz

kullanılmak suretiyle ve gerekirse zor kullanılarak dağıtılacaksınız."

şeklinde ikazda bulunulmuştur.

Yapılan

ikazlara rağmen dağılmamakta direnen gruba Çevik Kuvvet Personeli tarafından

orantılı olarak ve grubun dağılmasını sağlayacak ölçüde gaz ve TOMA aracı

vasıtası ile su sıkılmak suretiyle müdahale edilerek grubun büyük kısmının

dağılması sağlanmıştır.

Yapılan

ikazlara ve kendilerine verilen makul süreye rağmen dağılmamakta direnen ve

polis ekiplerine taşlarla saldıran [Eylem

Karadağ ve D.K.] isimli şahıslar ise saat: 01.30 da Dikmen Caddesi Üzerinden

zor kullanılarak ve dirençlerini kıracak ölçüde müdahale edilerek Asayiş Şube Müdürlüğü

ekipleri tarafından yakalanmış,grubun diğer kısmı ise saat 01.45’te cadde

üzerinden çeşitli yönlere ayrılmıştır. Yakalanan şahısların yüzlerine karşı

"2559 Sayılı PVSK 23. ve Yakalama, Gözaltına alma ve İfade alma

yönetmeliğinin 6. maddesi" hükümlerinde belirtilen yasal hakları

okunmuştur.

Yukarıda

kimlik bilgileri bulunan şüpheli şahıslar hakkında gerekli adli işlemlerin

yapılabilmesi amacıyla Ankara Emniyet Müdürlüğüne intikal ettirilmişlerdir.”

16. Kolluk tarafından 27/6/2013 günü saat 02.45’te Adli

Kolluk-Cumhuriyet Savcısı Görüşme Tutanağı düzenlenmiştir. Anılan tutanağın

İhbar Edilen Olay kısmında Gezi Parkı eylemleri sırasında Dikmen Caddesi

üzerinde saat 10.30 sıralarında barikat kurup yolu kapatarak trafiği engelleyen

ve güvenlik kuvvetlerine taş vb. sert cisimlerle saldırmak suretiyle 6/10/1983

tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet

suçundan yakalanan on kişi hakkında savcının talimatlarının alındığı

kaydedilmiştir. Şüphelilerin yakalanıp Emniyet Müdürlüğüne intikal ettirilerek

gözaltına alınması, görüntülerin incelenerek Tespit ve Teşhis Tutanağı tanzim

edilmesi, şüphelilerin savunmalarının alınması savcının talimatları arasında

yer almaktadır.

17. 27/6/2013 günü saat 10.00’da ikinci kez Adli

Kolluk-Cumhuriyet Savcısı Görüşme Tutanağı düzenlenmiştir. Bu tutanakta

görüntü kayıtlarının detaylı biçimde izlenmesi, olaya aktif olarak karıştığı

görüntülerden tespit edilen şüphelilerle ilgili olarak tekrar talimat alınması,

olaya karıştığı tespit edilemeyen şüphelilerin ifadeleri alınarak serbest

bırakılması talimatı verilmiştir.

18. 28/6/2013 tarihinde Emniyet Müdürlüğü 2911 sayılı

Kanun’a muhalefet suçundan fezleke hazırlayarak Savcılığa göndermiştir.

19. Başvurucu, savcının talimatıyla 27/6/2013 günü saat

01.30’da 2911 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan gözaltına alınmıştır. Aynı gece

müdafi huzurunda başvurucunun savunması alınmıştır. Başvurucu savunmasında

yakalama sırasındaki cinsel saldırı, hakaret ve tehdit iddialarını gündeme

getirerek şikâyetçi olmuştur. Başvurucu vekili ayrıca 2/7/2013 tarihinde yazılı

olarak suç ihbarında bulunmuştur. Bu dilekçe üzerine Ankara Cumhuriyet

Başsavcılığının 2013/87564 numarası üzerinden soruşturma başlatılmıştır.

20. Başvurucunun şikâyet dilekçesi üzerine açılan soruşturma

kapsamında Savcılık 5/7/2013 tarihinde Ankara Emniyet Müdürlüğüne şu

talimatları vermiştir:

“1-

27/06/2013 gecesi saat 01:30 sıralarında Dikmen Caddesi ve civarında meydana

geldiği iddia edilen olayla ilgili olarak polis tarafından herhangi bir toplumsal

olaya müdahale edilip edilmediği, müşteki hakkında herhangi bir adli evrak

tanzim edilip edilmediği, edilmiş ise onaylı bir suretinin Başsavcılığımıza

gönderilmesi,

2-

Olay tarih ve saatinde olay mahalline ilişkin kurumunuzda kamera kaydı var ise

buna ilişkin örneğin CD ortamında gönderilmesi,

3-

Olay tarih ve saatinde olay mahallini kapsayacak diğer kamu kurumları ile özel

işyerlerine ait kamera görüntüleri var ise (özellikle şikayet dilekçesinde

belirtilen olayın meydana geldiği yer olarak açıklanan 'kıraathane' civarının)

temin edilerek CD ortamında Başsavcılığımıza gönderilmesi,

4-

Emniyet Müdürlüğü bahçesinde bekletildikleri sırada kendisine polis memurları tarafından

hakaret ve tehdit edildiğinin müşteki tarafından ileri sürülmüş olması

karşısında, anılan olayı gösteren kamera kaydı varsa buna ilişkin örneğin CD

ortamında gönderilmesi,

5-

Müşteki Eylem KARADAĞ hakkında yakalama işlemini yapan polis görevlilerinin,

müştekinin gözaltına alındığı akrep tabir edilen araçta ve ardından

bindirildiği polis aracında görevli polis memurlarının kimlik ve telefon

bilgilerinin gönderilmesi.”

21. Başvurucunun cinsel saldırı iddiaları basında yer

alınca Ankara Emniyet Müdürlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü

1/7/2013 tarihinde basın açıklaması yapmıştır. Açıklama metni şöyledir:

“Son

günlerde bazı yazılı basın organlarında Gazi Parkı sebebiyle kanunsuz

gösterilerde, gözaltı işlemleri esnasında Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde görevli

Polis Memurları hakkında asılsız iftiralarda bulunan Eylem K. isimli

eylemcinin, 16.05.2013 günü 'Hatay İli Reyhanlı İlçesinde meydana gelen

olayları protesto etmek' amacıyla gerçekleştirilen kanuna aykırı eylemlerde

bulunduğu, 26.06.2013 günü 'Gezi Parkı’nda Meydana Gelen Olaylara Destek

Vermek' amacıyla Çankaya İlçesi Dikmen Caddesi üzerinde toplanan ve yolun her

iki yönünü de araç trafiğine kapattıktan sonra barikat kurmak ve barikatı ateşe

vermek suretiyle gerçekleştirilen kanuna aykırı eylemlerde bulunan 400 kişilik

grup arasında da bulunduğu tespit edilmiştir.

Cumhuriyet

Savcısının talimatları doğrultusunda gözaltına alınan 6 şüpheliden biri olan

Eylem K.’nın belirtilen olaylarla ilgili 3 defa gözaltına alındığı, her 3

ifadesinde de benzer taciz iddialarında bulunması hususu oldukça manidar olup,

bahse konu iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.

Ankara

Emniyet Müdürlüğü olarak vatandaşın ırz, can ve mal güvenliğini korumakla

görevli teşkilatımız Gezi Parkı protestoları nedeniyle gözaltına alınan

eylemciler içerisinde daha öncede bayanlar olmasına rağmen bu tarz iddialarla

ilk kez karşılaşılmaktadır.

Kamuoyuna

ve Basınımıza duyurulur.”

22. Basın açıklaması üzerine başvurucu vekili 22/8/2013

tarihinde Ankara İl Emniyet Müdürü hakkında görevi kötüye kullanma, iftira ve

adil yargılamayı etkilemeye teşebbüsten suç ihbarında bulunmuştur. Savcılığın

2013/107071 numarası üzerinden başlatılan soruşturma 12/9/2013 tarihinde

2013/87564 No.lu soruşturmayla birleştirilerek tüm soruşturmalar birlikte

sürdürülmüştür.

23. Emniyet Müdürlüğünden temin edilen üç DVD üzerinde

yaptırılan bilirkişi incelemesinde başvurucunun iddiasına konu eylemlerle

ilgili herhangi bir görüntü ve ses kaydı tespit edilememiştir.

B. Başvurucunun Beyanları

24. Başvurucu 27/6/2013 günü saat 13.30’da şüpheli

sıfatıyla kollukta, 15/7/2013 tarihinde Savcılıkta müşteki olarak ifade

vermiştir. Başvurucunun dilekçeleri ve ifadelerindeki iddiaları şöyledir:

- 26/6/2013 tarihinde Topçu Kışlası’nın

yapılmasını protesto etmek amacıyla Gezi Parkı olayları kapsamında Ankara

Dikmen Ziraat Bankası Kavşağı'nda düzenlenen protesto etkinliklerine

katılmıştır. Yanında bir arkadaşının on yedi yaşındaki

oğlu D.K. da vardır. Saat 23.00’te hiçbir uyarı yapmadan polis,

gösteriye gaz bombası ve basınçlı suyla müdahale etmiştir. Kendilerini

(başvurucu ve D.K.) korumak için İlk Adım Parkı’na yönelmişlerdir. Bu arada

ortaya çıkan karmaşa sonucunda ayrı düşmüşler, daha sonra parkın karşısındaki

bir kıraathanede bir araya gelip beklemeye başlamışlardır. Bu sırada polisler

gelmiştir. Sivil polisler kafasına, D.K.nın da sırtına vurup onları AKREP'e

götürmüştür. Araca binerken eğilmiş vaziyetteyken polislerden biri göğsüne,

diğeri cinsel organına değmiş; bir başkası da kalçasını sıkmıştır.

- Araca bindirildikten sonra eşkâlini

verdiği bir polis “A… koyun bunların, ezin, altınıza alın.” demiş,

ellerini kelepçelemiş, solunda oturan polis boyun ve göğsüne dirseğiyle

dokunmuş, kucağına oturmuştur. Yirmi sekiz yaşında olduğunu tahmin ettiği bu

polisin eşkâlini verememiştir. Yanında bulunan D.K.nın bu eylemlerden olumsuz

etkilenmemesi için sesini çıkarmamıştır.

- Ara sokaklarda araçla gezdikten sonra

başka bir polis otosuna alınmıştır. Bu araçta elleri kelepçeli, tanımadığı bir

kadın gösterici daha bulunmaktadır. Burada bir kadın polis kendisinin

fotoğrafını çekmek istemiştir ama o, buna izin vermemiştir.

- Bu araçta bir saat kadar bekledikten

sonra Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğüne götürülmüştür. Araçta

bekledikleri sırada polislerden biri “Alanda bağırıyorsunuz, burada

korktunuz mu? Biz burada size bir şey yapmıyoruz ama TEM’e götürüldüğünüzde

neler yapacaklarını biz biliyoruz.” diyerek kendisini tehdit etmiştir.

Genel Müdürlük bahçesinde kelepçeli olarak bir süre oturmuşlardır. Burada

otururken eşkâlini verdiği polislerden biri yanındaki polise “Bunlar

şerefsiz, vatan haini, bunları erkeksiz bırakmayacaksın.” diyerek hakaret

etmiştir.

- Olaydan sonra psikolojik tedavi

görmüştür.

- Ankara Emniyet Müdürlüğünün basın

açıklamasına cevaben önceden katıldığı eylemlerle ilgili olarak alınan

ifadelerinin bir suretini ibraz etmiş; önceki ifadelerinde cinsel taciz

iddiasının yer almadığını, şüphelilerin disiplin amiri konumundaki Emniyet

Müdürlüğünün bu açıklamasının soruşturmanın bağımsız ve tarafsızlığına gölge

düşürerek etkisizleştirme amacı taşıdığını belirtmiştir. Cinsel saldırı

iddialarının gerçeği yansıtmadığının altının çizildiği Emniyet Müdürlüğü

açıklaması yargı organlarını etkileme gayesiyle yapılmıştır.

C. Tanık D.K.nın Beyanları ve Şüpheli Polislerin

Savunmaları

25. Tanık D.K. 30/5/2014 tarihinde Savcılıkta ifade

vermiştir. Polislerin kendilerini yakalamaları üzerine döverek AKREP'e

götürdüklerini, araçta karşılıklı oturttuklarını, ellerinin kelepçelendiğini,

araçta altı polis bulunduğunu, küfrettiklerini, o araçtan indirildikten sonra farklı

araçlarla emniyete götürüldüklerini söylemiştir. Cinsel saldırı iddiaları

konusunda tanığın bir anlatımı bulunmamaktadır.

26. Savcılıkta savunmaları alınan şüpheli polisler

suçlamaları kabul etmemiştir.

D. Soruşturma Neticesinde Verilen Karar

27. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 14/4/2015 tarihinde

kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili

kısımları şöyledir:

“…

Soruşturma

kapsamında müştekinin gözaltı işlemlerine ilişkin elde edilen güvenlik kamera

kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup,

yapılan inceleme sonucu düzenlenen 21/11/2013 tarihli raporda; dosya içerisinde

bulunan DVD'ler üzerinde yapılan incelemede iddia konusu eylemlerle ilgili

herhangi bir görüntü ve ses kaydının tespit edilemediği belirtilmiştir.

…

Yargıtay

içtihatlarında; cinsel saldırı suçu şüphelisinin görgü tanığı bulunmayan

olaylarda, kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olarak inkarda bulunabileceği

düşünülerek şüpheli savunması yerine, mağdurenin saptanabilen başka bir amacı

bulunmadığı, ifadelerinin çelişkili olmadığı, samimi ve inandırıcı olduğu

durumlarda, mağdurenin genç ve bekar bir kız olduğu da göz önüne alınarak,

kendi iffetine zarar verecek şekilde yalan söylemeyeceği değerlendirilerek

ifadesine itibar edileceği hususları önemle vurgulanmaktadır.

Dosyanın

bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucu müştekinin gezi olayları olarak

isimlendirilen ve pek çok ilde aynı anda gerçekleştirilen şiddet eylemlerine

dönüşen gösterilerden biri olan Dikmen Caddesindeki izinsiz gösteriler

sırasında yakalandığı, müştekinin kendisini yakalayan polislere karşı cinsel

içerikli suçlayıcı beyanlarda bulunarak savunmaya dönük olarak olayı başka yöne

çekmeye çalıştığı, ifadesinin bu nedenle samimi, tutarlı ve inandırıcı kabul edilemeyeceği

değerlendirilmiştir.

Diğer

taraftan Ankara Emniyet Müdürü [K.A.]

hakkında atılı olayla ilgili olarak basın açıklaması yapmak suretiyle

iftira, görevi kötüye kullanma ve adil yargılamayı etkileme suçlarından dolayı

da şikayet dilekçesi verilmiş ve bu dosya ile birleştirilmişse de;

Müşteki

vekilinin ibraz ettiği basın açıklaması çıktısından da açıkça görüleceği üzere

söz konusu basın açıklamasının şüpheli emniyet müdürü tarafından yapılmayıp

Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğünce yapıldığı, basın açıklamasının

içeriğinde ise müşteki Eylem Karadağ'ın karıştığı olaylarla ilgili olarak

kamuoyuna bilgi verildiği, bildirinin herhangi bir suç unsuru içermediğinin

tespit edildiği,

Yürütülen

soruşturma kapsamında toplanan deliller ve dosya kapsamı nazara alındığında

şüpheliler hakkında kamu davasının açılması için gerekli, yeterli ve inandırıcı

maddi delil elde edilemediği ve atılı suçların unsurlarının oluşmadığı

anlaşılmakla, şüpheliler hakkında KOVUŞTURMA YAPILMASINA YER OLMADIĞINA [karar verilmiştir.]”

28. Bu karara başvurucunun yaptığı itiraz, Ankara 5. Sulh

Ceza Hâkimliğince 4/6/2015 tarihinde kararın usul ve yasaya uygun olduğu

gerekçesiyle reddedilmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

29. Anayasa Mahkemesinin Özge Özgürengin (B. No:

2014/5218, 19/4/2018, §§ 22-38) ve Ali Ulvi Altunelli (B. No:

2014/11172, 12/6/2018, §§ 23-27, 29-45) kararlarında ilgili ulusal ve

uluslararası mevzuat ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) uygulaması

açıklanmıştır.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

30. Mahkemenin 23/10/2019 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

31. Başvurucu;

i. Katıldığı gösterinin barışçıllığını

bozacak bir davranışı yokken polisin gaz ve basınçlı suyla müdahalesi sonucu

gözaltına alındığını, AKREP tabir edilen araca bindirilirken ve araçta cinsel

saldırıya maruz kaldığını, ikinci kez bindirildiği araçta da polislerin “TEM

Şube Müdürlüğünde neler yapılacağını biz biliyoruz.” diyerek kendisini

tehdit ettiklerini,

ii. Olay sonrasında ruh sağılığının

bozulduğunu, cinsel suçlarda ruh sağlığı raporlarının hayati önem taşıdığını,

iii. Hakaret suçu işlendiği sırada aynı

araçta gözaltına alınmak üzere götürülen arkadaşının oğlu, tanık D.K.nın

ifadelerinin dikkate alınmadığını,

iv. Yakalama Tutanağı'nda sicil

numaraları bulunan polislerin tespit edilmesi talepleri konusunda bir adım

atılmadığını, eylemi işleyen diğer polislerin belirlenmesinde de aynı tutumun

sürdürüldüğünü, bütün bu tespitlerin etkili soruşturma yürütme arzusunun bulunmadığını

gösterdiğini,

v. Kolluk amirleri hakkında hiçbir

işlem yapılmamasının onlara fiilen suçtan bağışıklık kazandırdığını,

vi. Olayla ilgili MOBESE, kamu ve özel

işyerlerine ait güvenlik kamerası, araç içi kamera görüntülerinin, telsiz

kayıtlarının temin edilmediğini,

vii. Bütün bu eksikliklerin kolluğun

güç kullanmasının gereklilik ve orantılılık değerlendirmesinde kullanılacak

verilerin elde edilmemesine yol açtığını,

viii. Şüpheli K.A.nın söz konusu basın

açıklamasıyla adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs, iftira ve görevi kötüye

kullanma suçunu işlediğinin sabit olduğunu,

ix. Olayların çarpıtılarak delillerin

değerlendirildiğini, gösterinin barışçıl niteliğine zarar vermemesine karşın

temel haklarının korunmasını sağlamaktan kaçınıldığını gösterdiğini belirterek

kötü muamele yasağı ve bununla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal

edildiğini öne sürmüştür.

32. Bakanlık görüşünde Anayasa Mahkemesinin bazı

içtihatlarına gönderme yapılarak bu içtihatlarında dikkate alınması gerektiği

ifade edilmiştir.

33. Başvurucu, Bakanlık görüşüne başvuru formundaki

bilgiler doğrultusunda beyanda bulunmuştur.

B. Değerlendirme

34. Anayasa’nın 17. maddesinin ilgili kısımları ve 5.

maddesi şöyledir:

“Kişinin

dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı

Madde

17 – Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına

sahiptir.

…

Kimseye

işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya

veya muameleye tabi tutulamaz.

…

Devletin

temel amaç ve görevleri

Madde

5- Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve

bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak,

kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak

ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak

surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi

ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

35. Anayasa Mahkemesi olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Etkili başvuru hakkına ilişkin şikâyet kötü muamele yasağının usul

yükümlülüğü kapsamında kaldığından anılan hak yönünden ayrıca bir değerlendirme

yapılmamıştır.

36. Anayasa Mahkemesinin toplantı ve gösteri sırasında güç

kullanılmasından ötürü kötü muamele yasağı ile toplantı ve gösteri yürüyüşü

düzenleme hakkına ilişkin ilkeleri Özge Özgürengin (aynı kararda bkz.

§§46-54, 70-80) başvurusunda açıklanmıştır.

37. Başvurucunun iddiaları, katıldığı toplantı ve gösteri

yürüyüşünün barışçıl niteliğini bozacak bir davranışı bulunmamasına karşın gaz

ve basınçlı suyla müdahalesiyle yakalandığı, emniyete götürüldüğü süre içinde

hakaret, tehdit ve cinsel saldırıya maruz kaldığı iddialarıyla ilgili olarak

yapılan soruşturmadan netice alamadığı noktasındadır.

38. Cumhuriyet savcısının talimatıyla usulsüz toplantı ve

gösteri yürüyüşüne katılmak suçlamasıyla gözaltına alınan başvurucu, aynı gece

alınan ifadesinde başvuru konusu iddiaları gündeme getirmiştir. Başvurucu,

olaydan beş gün sonra da yazılı olarak şikâyette bulunmuştur. Şikâyet dilekçesi

üzerine kolluk görevlileri hakkında hakaret, tehdit, cinsel taciz ve görevi

kötüye kullanma suçundan resmî soruşturma başlatılmıştır.

39. Savcılık 5/7/2013 tarihinde, iddiaların gerçeklik boyutunun

tespiti için olayla ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile özel işyerlerine ait

kamera kayıtları ve polis kamera kayıtlarının temin edilmesini, başvurucunun

yakalama ve gözaltına alınma sürecinde görevli polislerin kimlik bilgilerinin

tespitini, toplumsal olaya yapılan müdahale sırasında düzenlenen tutanakları

getirtmiştir.

40. Kamera görüntüleri üzerinde bilirkişi incelemesi

yaptırılmışsa da kayıtlara yansıyan bir görüntü bulunamamıştır. Başvurucunun

yakalanma ve gözaltı sürecinde görevli polislerin savunmaları da bizzat savcı

tarafından alınmıştır.

41. Başvurucuyla birlikte yakalanan ve gözaltına alınan,

başvurucunun arkadaşının on yedi yaşındaki çocuğu D.K. tanık olarak

dinlenmiştir. D.K. polislerin kendilerine küfrettiğini ifade etmiş fakat cinsel

saldırı ve tehdit iddialarıyla ilgili olarak bir beyanda bulunmamıştır. Adli

muayene raporunda belirtilen sol dirsek iç yüzdeki 6 cm2lik yaranın kolluk görevlileri

tarafından meydana getirildiği konusunda başvurucu bir açıklama yapmamıştır.

42. Kötü muamele konusundaki iddialar, uygun delillerle

desteklenmelidir. İddia edilen olayların gerçekliğini tespit etmek için her

türlü şüpheden uzak, makul kanıtların varlığı gerekir. Bu nitelikteki bir

kanıt, yeterince ciddi, açık ve tutarlı emarelerden ya da aksi ispat edilemeyen

birtakım karinelerden de oluşabilir. Bu bağlamda kanıtlar toplanırken

tarafların takındığı tutumlar dikkate alınmalıdır. Ancak bu uygun koşulların

tespiti hâlinde kötü muamelenin varlığından bahsedilebilir (C.D., B. No:

2013/394, 6/3/2014, § 28).

43. Yukarıdaki açıklamalar da dikkate alındığında

başvurucunun kötü muamele iddialarının makul şüphe uyandıran ve savunulabilir

düzeyde olduğunu gösterecek herhangi bir unsur bulunmamaktadır.

44. Anayasa Mahkemesinin soruşturma ve kovuşturma

makamları tarafından verilen kararları maddi vakıa yönünden inceleyerek bu

mercilerin yaptıkları değerlendirmenin yerine kendisininkini ikame etme görevi

bulunmamaktadır (Cezmi Demir ve diğerleri, B. No: 2013/293, 17/7/2014, §

96). İlk derece yargı mercilerinin ulaştığı sonuçlar Anayasa Mahkemesini

bağlamamasına rağmen normal şartlar altında bu mercilerin maddi olaylara

ilişkin tespitlerinden ayrılmak için kuvvetli bir neden gösterilmelidir. Somut

olayda Savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında ulaştığı sonucun

makul olduğu değerlendirilmiştir.

45. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17. maddesinin

üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul

edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

46. Kötü muamele iddialarıyla ilgili olarak açıkça

dayanaktan yoksunluk kararı verildiğinden Emniyet Müdürlüğünün basın

açıklamasının soruşturmanın bağımsızlık ve tarafsızlığına gölge düşürdüğüne

yönelen iddianın ele alınmasına lüzum görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 23/10/2019 tarihinde karar verildi.

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/12060, 23 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İkinci
  4. Bölüm
  5. Karar
  6. Yıldırım
  7. Kömürcü
  8. Güleç
  9. Seferinoğlu
  10. Mecek
  11. Karadağ
  12. I. Başvurunun Konusu
  13. II. Başvuru Süreci
  14. III. Olay Ve Olgular
  15. A. Genel Olarak
  16. B. Başvurucunun Beyanları
  17. C. Tanık D.K.nın Beyanları ve Şüpheli Polislerin
  18. D. Soruşturma Neticesinde Verilen Karar
  19. IV. İlgili Hukuk
  20. V. İnceleme Ve Gerekçe
  21. A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü
  22. B. Değerlendirme
  23. A. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin
  24. B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  25. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/12060
Tarih
23 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Basel Khalıl Başvurusu (B. No: 2019/18314)
  • Veyis Aydemir Başvurusu (B. No: 2017/6409)
  • Kadir Kaya Başvurusu (B. No: 2016/14197)
  • T.k. Başvurusu (B. No: 2019/21212)
  • Sukent Konut Yapı Kooperatifi Başvurusu (B. No: 2017/5917)
  • Murat Yıldırım Başvurusu (B. No: 2017/17387)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.