İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Fatih Beser Başvurusu (B. No: 2019/10293)

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda gerçekleştirilen çıplak

Başvuru No2019/10293Tarih5 Ekim 2022Okuma10 dk · 2.014 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Fatih Beser Başvurusu

Karar tarihi
5 Ekim 2022
Başvuru Numarası
2019/10293
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.014 kelime·10 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda gerçekleştirilen çıplak

arama nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 21/3/2019 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına gönderilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet

Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olma suçu isnadıyla yürütülen ceza yargılaması

sürecinde Zonguldak Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/4/2018 tarihli kararıyla

tutuklanarak Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna yerleştirilmiştir.

9. Başvurucu, 2018 yılı içinde çeşitli tarihlerde (nisan,

ağustos, kasım, aralık) duruşmalara katılmak için Zonguldak M Tipi Kapalı Ceza

İnfaz Kurumunda (Kurum) misafir tutuklu olarak bulunmuştur.

10. Başvurucu, Bakanlık Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğüne sunduğu 3/12/2018 tarihli dilekçeyle Kurum personelinden şikâyetçi

olmuştur. Başvurucu, dilekçesinde özetle 20/4/2018 tarihinde, hiçbir şüpheli

durum olmamasına karşın insanların kendisini rahatça görebildiği bir ortamda

Kurum personeli tarafından çıplak aramaya tabi tutulduğunu, bu arama nedeniyle

çok utandığını, 2018 yılının Ağustos ve Kasım aylarında da Kuruma geldiğinde

yine çıplak aramaya tabi tutulduğunu, bu nedenle ruh sağlığının bozulduğunu,

psikolojik tedavi görmeye başladığını, 2018 yılının Kasım ayında çıplak arama

uygulamasıyla ilgili olarak tutanak düzenlenmesini istediğini ancak talebinin

karşılanmadığını, mağdur olduğunu, olayda sorumluluğu bulunan personelden

şikâyetçi olduğunu, soruşturma açılması gerektiğini ifade etmiştir.

11. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık)

şikâyet üzerine soruşturma başlatmıştır. Soruşturma sürecinde Kurumdan konuyla

ilgili bilgi/belge temin edildiği anlaşılmıştır. Kurum tarafından Başsavcılığa

sunulan araştırma raporunda başvurucunun Kuruma 2018 yılı içinde toplamda dört

defa olmak üzere farklı tarihlerde geldiği, mevzuat gereği yapılması gereken

üst aramasının tüm mahpuslara uygulandığı gibi başvurucuya da uygulandığı,

aramanın hiç kimsenin göremeyeceği şekilde, görüntü kaydı alınmaksızın, çıplak

elle dokunulmadan gerçekleştirildiği, Bakanlık Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğünün tüm ceza infaz kurumlarına iletttiği ve üst araması ile ilgili

hususları konu ettiği 12/6/2017 tarihli yazı gereği insan onurunu incitmeden

arama yapıldığı, bununla beraber yine aynı Genel Müdürlüğün 26/4/2017 tarihli

yazısı uyarınca örgütsel haberleşmedeki yeni ve gizli yöntemlerin (kemer içi,

gömlek etiketine saklanmış notlar vb.) mahpuslar tarafından tatbik edilmesi

nedeniyle üst aramalarında azami dikkat gösterildiği, başvurucunun üst

aramasına ilişkin tutanakların mevcut olduğu, 2018 yılının Kasım ayında

başvurucunun çıplak aramaya yönelik tutanak düzenlenmesi talebinin usulüne

uygun arama yapıldığından reddedildiği, başvurucunun Kurumda kaldığı süre

boyunca Kurum idaresine herhangi bir şikâyette bulunmadığı belirtilmiştir.

12. Araştırma raporu ekinde, başvurucunun Kurumda

bulunduğu dönemde yapılan üst aramaları sonucu üzerinde sakıncalı bir madde

bulunmadığının belirtildiği tutanaklar da sunulmuştur. Tutanaklarda

başvurucunun imzası da bulunmaktadır. Ayrıca Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi

(UYAP) kayıtlarından, araştırma raporu ekinde üst araması yapılan odanın

fotoğraflarının sunulduğu, odanın PVC kapısı olduğu ancak odada pencere

bulunmadığı anlaşılmıştır.

13. Başsavcılık 25/12/2018 tarihinde kovuşturmaya yer

olmadığına karar vermiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:

" ...

Zonguldak M Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumuna gerek ilk kabul ve gerekse geçici çıkış işlemi sonrası teslim alma

sırasında hükümlü/tutukluların üst ve eşya aramalarının, 5275 Sayılı Yasanın

21/1. ve bu yasaya bağlı Tüzüğün 46. maddeleri ile Adalet Bakanlığı Ceza ve

Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün "haberleşme yöntemleri" konulu

07/03/2017 tarihli ve 77204178-207.99/3434/27729 sayılı, "örgütsel

haberleşme yöntemleri" konulu 26/04/2017 tarihli ve

77204178-207.04.03/5720/51394 sayılı, "hükümlü ve tutuklular ile

ziyaretçilerin aranması" konulu12/06/2017 tarihli ve 77204178-207.99/7738/70817

sayılı, "açık görüşlerde haberleşmenin önüne geçilebilmesi için alınacak

tedbirler" konulu 04/05/2018 tarihli ve 77204178-207.99/5426/62164 sayılı yazılarındaki

düzenlemelere, genel hukuk prensiplerine uygun biçimde, başka kimsenin

göremeyeceği ve görüntü/ses kaydı bulunmayan kabul odasında, kişi ayrımı

olmaksızın gerçekleştirildiği, dolayısıyla yukarıda tarihleri gösterilen arama

işlemlerinde yasaya aykırılığın söz konusu olmadığı, Anayasa Mahkemesinin emsal

mahiyetli -muhatabının karşı çıkması üzerine orantılı güç kullanılarak yapılan-

"çıplak arama" ile ilgili 2013/5545 sayılı bireysel başvuru

konusundaki 15/12/2015 tarihli kararının da gerekçe ve hüküm anlamında

uygulamayı destekler mahiyette olduğu,

Bu itibarla; atılı suçun hukuka

aykırılık unsuru yönüyle oluşmadığı dosya kapsamından anlaşılmakla;

... "

14. Başvurucunun anılan takipsizlik kararına yaptığı

itiraz Zonguldak Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 18/1/2019 tarihinde

reddedilmiştir.

15. Başvurucu, nihai kararı 22/2/2019 tarihinde tebellüğ

etmesinin ardından 21/3/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

16. İlgili hukuk için bkz. Uğur Ahmet Yaşar, B.

No: 2017/24680, 13/10/2020, §§ 20-23.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

17. Anayasa Mahkemesinin 5/10/2022 tarihinde yapmış

olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım

Talebi

18. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No:

2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini

önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun

olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi

gerekir.

B. Başvurucuların

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

19. Başvurucu; Kurum personeli tarafından çıplak arama

yapıldığını, uygulama sırasında insanların kendisini görebildiğini, utandığını,

onurunun kırıldığını belirterek kötü muamele yasağının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

20. Bakanlık görüşünde, öncelikle somut sürece ilişkin

ayrıntılara ve konuya ilişkin Anayasa Mahkemesi içtihadına yer verilmiştir.

Görüşte devamla başvurucunun kötü muamele kapsamına girecek ağırlıkta bir

durumla karşılaştığını gösteren emareleri sunması gerektiği, başvurucuya

yönelik aramanın usulüne uygun gerçekleştiğinin anlaşıldığı, Başsavcılığın

tespitinden ayrılmayı gerektirecek bir hususun olmadığı ifade edilmiştir.

C. Değerlendirme

21. Anayasa’nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve

manevî varlığı" kenar başlıklı 17. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

"Kimseye işkence ve eziyet

yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi

tutulamaz.”

22. Anayasa’nın "Devletin temel amaç ve

görevleri" kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Devletin temel amaç ve görevleri, ...

kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle

bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri

kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları

hazırlamaya çalışmaktır.”

23. Herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve

geliştirme hakkı Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınmıştır. Anılan

maddenin birinci fıkrasında insan onurunun korunması amaçlanmış; üçüncü

fıkrasında da kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı, kimsenin insan

haysiyetiyle bağdaşmayan ceza veya muameleye tabi tutulamayacağı

hüküm altına alınmıştır. Devletin bireyin maddi ve manevi varlığını koruma ve

geliştirme hakkına saygı gösterme yükümlülüğü, öncelikle kamu otoritelerinin bu

hakka müdahale etmemelerini yani anılan maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen

şekillerde kişilerin fiziksel ve ruhsal zarar görmelerine neden olmamalarını

gerektirir. Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlüğüne saygı gösterme

yükümlülüğünden kaynaklanan negatif ödevidir (Cezmi Demir ve diğerleri, B.

No: 2013/293, 17/7/2014, §§ 80, 81).

24. Bununla birlikte her kötü muamele iddiasının

Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının getirdiği korumadan ve Anayasa'nın

5. maddesiyle birlikte devlete yüklediği pozitif yükümlülüklerden yararlanması

beklenemez. Bu bağlamda kötü muamele konusundaki iddialar uygun delillerle

desteklenmelidir. İddia edilen olayların gerçekliğini tespit etmek için soyut

iddiaya dayanan şüphe ötesinde makul kanıtların varlığı gerekir. Bu kapsamdaki

bir kanıt yeterince ciddi, açık ve tutarlı emarelerden ya da aksi ispat

edilmemiş birtakım karinelerden oluşabilir. Bu bağlamda kanıtlar

değerlendirilirken ilgililerin süreçteki tutumları da dikkate alınmalıdır (Cezmi

Demir ve diğerleri, § 95).

25. Tutuklu ve hükümlüler ceza infaz kurumu yönetiminin

sorumluluk ve kontrolüne tabidir (Serdar Avci, B. No: 2015/19474,

9/1/2020, § 56; Cengiz Kahraman ve Kenan Özyürek, B. No: 2013/8137,

20/4/2016, § 95; S.D. B. No: 2013/3017, 16/12/2015, §§ 89, 91). Anayasa'nın

17. maddesinde ceza infaz kurumunda güvenliği sağlamak, düzeni korumak ve suç

işlenmesini önlemek için güç kullanımı yasaklanmamaktadır. Ancak bu kapsamda

sınırları belli bazı durumlarda, mevzuata uygun olarak ve sadece kaçınılmaz

hâllerde aşırı olmaması koşuluyla güvenlik güçleri tarafından fiziksel güce

başvurulmasının kötü muamele olmadığı kabul edilmektedir (Ali Rıza Özer ve

diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, §§ 81, 82).

26. Çıplak arama yapılması hükümlü ve tutuklular

açısından tek başına kötü muamele yasağını ihlal eden bir durum olarak

değerlendirilemez. Nitekim bu tür bir aramayla ceza infaz kurumlarının

güvenliğinin sağlanması, hükümlü ve tutukluların kurum içinde kendilerine,

diğer hükümlü/tutuklara ve infaz koruma memurlarına zarar verecek veya suç

oluşturacak uyuşturucu maddelerin, kesici ve delici aletlerin sokulmasının

engellenmesi amaçlanmaktadır (Turan Günana (5), B. No: 2013/5545,

15/12/2015, §§ 64, 65). Bununla birlikte çıplak arama usulü ve sıklığı kötü

muamele yasağının ihlal edilmesine sebebiyet verebilir. Çıplak arama usulünün

beraberinde getirdiği kaçınılmaz rahatsızlık seviyesini aşacak şekilde yapılan

uygulamanın bireyin aşağılanması ya da küçük düşmesine sebebiyet vermesi

hâlinde kötü muamele yasağının ihlal edilmesi sonucunu doğurabilecektir (Mahir

Birgül, §§ 41, 42).

27. Devletin kişinin maddi ve manevi varlığını koruma

hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüğünün usule ilişkin bir boyutu

bulunmaktadır. Bu usul yükümlülüğü çerçevesinde devlet, her türlü fiziksel ve

ruhsal saldırı olayının sorumlularının belirlenmesini ve gerekiyorsa

cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili resmî bir soruşturma yürütmek

durumundadır. Bu tarz bir soruşturmanın temel amacı, söz konusu saldırıları

önleyen hukukun etkin bir şekilde uygulanmasını güvenceye almak ve karıştıkları

olaylarda kamu görevlilerinin ya da kurumlarının kendi sorumlulukları altında

meydana gelen olaylar için hesap vermelerini sağlamaktır (Cezmi Demir ve

diğerleri, § 110).

28. Soruşturmanın etkili ve yeterli olduğundan söz

edilebilmesi için soruşturma makamlarının resen harekete geçerek olayı

aydınlatabilecek ve sorumluların tespitine yarayabilecek bütün delilleri

toplaması gerekir. Dolayısıyla kötü muamele iddialarının gerektirdiği

soruşturma bağımsız bir şekilde hızlı ve derinlikli yürütülmelidir. Diğer bir

ifadeyle yetkililer, olay ve olguları ciddiyetle öğrenmeye çalışmalı;

soruşturmayı sonlandırmak ya da kararlarını temellendirmek için çabuk ve

temelden yoksun sonuçlara dayanmamalıdır (Cezmi Demir ve diğerleri, §

114). Bu bağlamda soruşturmanın derhâl başlatılması, bağımsız biçimde, kamu

denetimine tabi olarak, özenli ve süratli yürütülmesi ve bir bütün olarak

etkili olması gerekir (Cezmi Demir ve diğerleri, § 116).

29. Başvurucu; misafir mahpus olarak bulunduğu kurumda

mahremiyet sağlanmadan başka kişilerin görebileceği şekilde çıplak aramaya tabi

tutulduğunu, bu durumun utanç duymasına neden olduğunu, uygulamanın insan onuru

ile bağdaşmadığını, kamera kayıtlarının incelemesiyle durumun

anlaşılabileceğini belirterek kötü muamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Başvurucunun çıplak aramanın onurunu kırdığı iddiası dışında darbedildiğine,

orantısız güç kullanıldığına dair bir iddiası bulunmamaktadır.

30. Somut sürece ilişkin olarak başvuru dosyası

içeriğinde sunulan ve UYAP kayıtlarından elde edilen verilere bakıldığında

başvurucunun 2018 yılı içinde toplamda dört defa olmak üzere farklı tarihlerde

geçici süreyle -misafir mahpus olarak- Kurum bünyesinde tutulduğu ve biri nakil

olmak üzere duruşmaya katılmak için gerçekleşen bu ziyaretler esnasında Kurum

personeli tarafından yapılan üst aramalarının tutanağa bağlandığı görülmüştür.

Söz konusu tutanaklarda; aramanın dışarıdan görülemeyecek şekilde, kamera

kaydının yapılmadığı bir ortamda, giydirilen önlük üzerinden kişinin tenine

çıplak elle dokunulmadan gerçekleştirildiği ifade edilmiş ve söz konusu

tutanaklar herhangi şerh/itiraz konulmadan başvurucu tarafından imzalanmıştır.

31. Anayasa Mahkemesince çıplak arama ile ilgili

şikâyetlerin incelendiği benzer başvurularda (Mehmet Bayraktar B. No:

2014/2316, 15/2/2017; Elif Kaya B. No: 2014/266, 6/4/2017) hükümlü veya

tutukluların aynı cinsiyette olan personel tarafından arandığı, çok sık arama

yapılmasının rencide etme uygulamasına dönüşmediği, başkalarının karşısında

arama yapılmadığı gibi aramaya ilişkin somut diğer uygulama koşulları

irdelenerek gerçekleştirilen uygulamanın kötü muamele yasağını ihlal etmediği

sonucuna ulaşılmıştır (bazı değişikliklerle birlikte bkz. Mahir Birgül,

B. No: 2017/37181, 13/10/2020, § 44).

32. Alıntısı yapılan ilkeler çerçevesinde, üst araması

gibi önlemlerin ceza infaz kurumlarının güvenliği için önemli bir gereklilik

olduğu ve bu bağlamda çıplak üst aramasının tek başına kötü muamele yasağını

ihlal eden bir duruma sebebiyet vermediği açıktır. Çıplak üst aramasının

bireyin aşağılanması ya da küçük düşmesine neden olması için aramanın

beraberinde getirdiği kaçınılmaz rahatsızlık seviyesini aşacak şekilde bir

uygulamanın varlığı şarttır.

33. Somut vaka bu çerçevede ele alındığında şikâyet

konusu aramanın çıplak arama olarak nitelendirilmesi hususunda tereddüt

bulunmamakla birlikte başvurucuya uygulanan arama biçiminin kötü muamele

oluşturacak düzeyde olduğunu tespit etmek mümkün görünmemiştir. Aramanın

yapıldığı odada görüntü kaydı yapılmaması, aramanın usulüne uygun yapıldığını

işaret eden -başvurucunun da imzasını taşıyan- tutanakların varlığı,

başvurucunun usulsüz çıplak arama gerçekleştiğini iddia ettiği tarihleri

(nisan, ağustos, kasım) takiben Kurum idaresine/adli makamlara hemen şikâyette

bulunmaması ve usulsüz çıplak arama yapıldığı yönünde şüphe uyandıracak hiçbir

veri/bilgi sunmaması yukarıda ulaşılan tespiti destekler mahiyettedir. Bu

veriler ışığında başvurucunun kötü muamele iddialarının gerçekliğinin ortaya

konulamadığı değerlendirilmiştir.

34. Diğer taraftan başvurucunun kamera kaydı incelemesi

dışında herhangi bir iddia ileri sürmediği etkili soruşturma yükümlülüğü

bakımından olay ele alındığında da derhâl başlatılan, ilgili kurumlardan

gereken bilgi/belgenin temin edildiği, imkân verdiği ölçüde olayı çevreleyen

koşulların aydınlatıldığı soruşturma sürecinde, olayların seyrini aydınlatmaya

yönelik işlemlerden kuşku duyulmasını gerektirecek bir durumun

veyasoruşturmanın derinliği/ciddiyeti üzerinde etki gösterecek nitelikte bir

hususun bulunmadığı, dolayısıyla etkili soruşturma yükümlülüğüne yönelik bir

ihlal bulunmadığının açık olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

35. Açıklanan gerekçelerle kötü muamele yasağının maddi

ve usul boyutunun ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun

yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 5/10/2022 tarihinde

OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

M. Emin KUZ

Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Kenan YAŞAR Raportör : Volkan ÇAKMAK Başvurucu : Fatih BESER

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2019/10293, 5 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru Süreci
  6. III. Olay Ve
  7. Olgular
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. V. İnceleme Ve
  10. Gerekçe
  11. A. Adli Yardım
  12. B. Başvurucuların
  13. C. Değerlendirme
  14. B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin
  15. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  16. M. Emin KUZ
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2019/10293
Tarih
5 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • Halil Hilmi Müftüoğlu ve Hasan Basri Güner Başvurusu (B. No: 2019/32133)
  • M.r.k. Başvurusu (B. No: 2019/35251)
  • İsmail Erdoğan Başvurusu (B. No: 2019/17437)
  • Ramazan Başaran Başvurusu (B. No: 2019/41999)
  • Ahmet Aslan Başvurusu (B. No: 2021/23949)
  • Yetiş Kaya Başvurusu (B. No: 2019/7723)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.