KÜNYE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Fatih Gürbüz Başvurusu
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2023
- Başvuru Numarası
- 2019/20299
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru; yüklenici olan başvurucunun arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan alacak davasının haksız olarak reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu nihai hükmü 11/5/2019 tarihinde öğrendikten sonra 11/6/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
A. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
2. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Selahattin Akyıl (B. No: 2012/1198, 7/11/2013) kararında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede yargılama süresinin makul olmadığı gerekçesiyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Somut başvuruda da yargılamanın 9 yıl 2 ay 14 gün sürdüğü anlaşıldığından anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Bu doğrultuda başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
B. Diğer İhlal İddiaları
3. Başvurucunun arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin haksız yere feshedildiği için mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının ise Yusuf Dilekçi (B.
No: 2014/12026, 21/9/2017) kararındaki ilkeler doğrultusunda yapılan değerlendirme sonucunda özel kişiler arasındaki bir uyuşmazlık yönünden devletin mülkiyet hakkının gerektirdiği pozitif yükümlülüklerinin somut olayda yerine getirildiği anlaşıldığından açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
Başvurucu ayrıca şekil şartlarına uygun olmadığı için arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçerli olmadığı ve muvafakatının bulunmamasına rağmen ıslahla taraf değişikliği yapıldığı gözetilmeden davanın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinden yakınmıştır. Mahkeme kararlarında açık bir keyfilik veya bariz bir takdir hatası bulunmadığından başvurucunun bu iddialarının da Ahmet Sağlam (B.
No: 2013/3351, 18/9/2013) kararındaki ilkeler doğrultusunda kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlardan olduğu sonucuna varıldığından başvurunun bu kısmının da açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
4. Başvurucu; ihlalin tespiti ile 5.000.000 TL maddi, 1.000.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için başvurucuya manevi zararları karşılığında net 48.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. Başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal arasında illiyet bağı bulunmayıp başvurucu da yeterli bilgi ve belge sunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
M. Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Raportör
:
M. Emin ŞAHİNER
Başvurucu : Fatih GÜRBÜZ Vekili : Av. Pınar SARAÇOĞLU GÖK
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2019/20299, 11 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası