İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Fatma Yalçın ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2019/37216)

1. Başvuru, kamulaştırılan taşınmazın bedelinin düşük

Başvuru No2019/37216Tarih16 Kasım 2022Okuma12 dk · 2.482 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Fatma Yalçın Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
16 Kasım 2022
Başvuru Numarası
2019/37216
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.482 kelime·12 dk okuma·20 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, kamulaştırılan taşınmazın bedelinin düşük

belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 12/11/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

3. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

A. Uyuşmazlığın

Arka Planı

5. Başvurucuların maliki bulunduğu Mersin ili Tarsus

ilçesi Deliminnet Mahallesi'nde kâin 1844 (ifrazen 2360) parsel sayılı 4.714,64

m² yüz ölçümündeki taşınmazın yol yapımı ve emniyet sahası tesis etmek amacıyla

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM/İdare) tarafından acele kamulaştırmasına karar

verilmiştir.

6. İdare tarafından 20/11/2015 tarihinde Tarsus 2. Asliye

Hukuk Mahkemesinde açılan acele kamulaştırma davasında;

i. 28/11/2015 tarihinde yapılan keşif gözleminde

taşınmazın yüksek sera içerisinde erkenci erik ve boş tarla mahiyetinde olduğu

belirtilmiştir.

ii. 3/12/2015 tarihli fen bilirkişi raporunda, başvuru

konusu taşınmaz içerisinde 1.600 m² yüz ölçümünde yüksek sera bulunduğu, geriye

kalan alanın tarla durumunda olduğu ifade edilmiştir.

iii. Ziraat, mülk ve inşaat bilirkişilerinden oluşan

14/12/2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ise fotoğraf da eklenmek suretiyle

bu 1.600 m² sera alanı içerisinde erik değil salatalık dikili olduğu,

taşınmazın arta kalan bölümünün de tarla olarak kullanıldığı belirtilmiştir.

iv. Mahkeme bilirkişi raporları doğrultusunda 12/1/2016

tarihinde başvuru konusu taşınmazın kamulaştırma bedelini 392.853 TL olarak

belirleyip bedelin ödenmesi karşılığında taşınmaza acele el konulmasına karar

vermiştir.

v. Kararda ayrıca bedele ilişkin itirazların ileride

açılacak kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında değerlendirileceği

açıklanmıştır.

7. Başvurucular 10/2/2016 tarihinde delil tespiti

isteminde bulunmuştur. Başvurucular, başvuru konusu taşınmazdaki ağaçlar ve su

kuyusu ile yüksek sera alanının keşif yapılarak tespitini talep etmiştir.

Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen tespit davasında;

i. 19/2/2016 tarihinde yapılan keşif gözleminde taşınmaz

içerisinde yüksek sistem havalandırmalı seranın, seranın arka yan kısmında

benzinli motor ile çalışan sondaj kuyusunun ve sera dışında erik ağaçlarının

dikili olduğu bir bölümün bulunduğu belirtilmiştir.

ii. 25/2/2016 tarihli fen bilirkişi raporunda, başvuru

konusu taşınmaz içerisinde 1.860 m² yüz ölçümde yüksek seranın olduğu, sera

alanı dışında 13 adet erik ağacı bulunduğu ve ayrıca sondaj kuyusunun yer

aldığı belirtilerek krokide gösterilmiştir.

iii. İnşaat ve ziraat mühendisinden oluşan bilirkişi

heyetinin sunduğu 10/3/2016 tarihli raporda ise fen bilirkişi raporunda

belirtilen ağaçların altı yaşında olduğu açıklandıktan sonra sera, ağaçlar ve

sondaj kuyusunun değerleri belirtilmiştir. Neticede anılan muhdesatların toplam

değerinin 55.258 TL olduğu tespit edilmiştir.

B. Kamulaştırma

Davası Süreci

8. Tarafların kamulaştırma bedeli hususunda uzlaşmaya

varamamaları üzerine İdare, başvurucular aleyhine 24/8/2016 tarihinde

kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili istemiyle Tarsus 1. Asliye Hukuk

Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır.

9. Başvurucular cevap dilekçesinde özellikle Tarsus 3.

Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan delil tespiti dosyasının dikkate alınması

gerektiğini de vurgulamıştır.

10. Mahkemece 20/12/2016 tarihinde taşınmaz mahallinde

keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Başvurucular vekili keşifteki

beyanında 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi

uyarınca yapılmış tespit dikkate alınarak raporun tanzim edilmesini talep

etmiştir.

11. İki ziraat mühendisi ve birer inşaat mühendisi, mülk

bilirkişisi ve gayrimenkul değer uzmanından oluşan bilirkişi heyetince

hazırlanan 18/1/2017 havale tarihli raporda;

i. Başvuru konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir zirai

muhdesata rastlanmadığı ve rastlandığına dair de herhangi bir belge tespit

edilemediği izah edilmiştir.

ii. Bununla birlikte taşınmaza fiilen el atıldığından

inşai muhdesatlar yönünden acele kamulaştırma davasında sunulan 14/12/2015

tarihli bilirkişi raporunun esas alındığı belirtilmiştir. Buna göre 1.600 m²

lik seranın m² birim maliyetinin 118 TL, yapı yıpranma oranının ise %20 olduğu

açıklanarak sera değerinin 15.040 TL olduğu hesaplanmıştır.

iii. Netice itibarıyla toplam 412.541,20 TL kamulaştırma

bedeli tespit edilmiştir.

12. Başvurucuların bilirkişi raporuna itiraz üzerine

alınan ek bilirkişi raporunda asıl rapordaki tespitlerden farklı bir

değerlendirmede bulunulmamıştır.

13. Mahkeme 13/3/2017 tarihli kararıyla bilirkişi raporu

doğrultusunda kamulaştırma bedelinin 412.541,20 TL olarak tespitine ve başvuru

konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek İdare adına tescili ile yol

olarak terkinine karar vermiştir. Karar gerekçesinde muhdesatlara ilişkin bir

değerlendirmede bulunulmamıştır.

14. Başvurucular, istinaf dilekçesinde delil tespiti

dosyasının dikkate alınmamasından yakınmıştır. Taraflarca istinaf edilen karar,

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından 25/9/2017 tarihinde

kaldırılarak kamulaştırma bedelinin 441.111,92 TL olarak tespitine ve başvuru

konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek İdare adına tescili ile yol

olarak terkinine karar verilmiştir.

15. Başvurucular, temyiz dilekçesinde de delil tespiti

dosyasının dikkate alınmamasını temyiz konusu yapmıştır. Taraflarca temyiz

edilen karar, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 16/9/2019 tarihli kararıyla vekâlet

ücreti yönünden düzeltilerek onanmıştır. Başvurular tarafından benzer

şikâyetlerle karar düzeltilmesi talebinde bulunulmuş ve aynı Daire tarafından

5/12/2019 tarihinde karar düzeltme yolu kapalı olduğundan karar düzeltme

istemli dilekçenin reddine karar verilmiştir.

16. Nihai karar niteliğindeki düzeltilen onama kararı

14/10/2019 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular 12/11/2019

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

17. İlgili hukuk için bkz. Hasan Mutlu, B. No:

2018/22691, 30/6/2021, §§ 22-23.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

18. Anayasa Mahkemesinin 16/11/2022 tarihinde yapmış

olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

19. Başvurucular, acele kamulaştırma davasında alınan

bilirkişi raporunda eksik ve hatalar tespit edilmesi üzerine delil tespiti

yaptırdıklarını belirtmiştir. Başvurucular, bu delil tespiti dosyasında alınan

bilirkişi raporunda var olduğu belirtilen erik ağaçları ve su kuyusunun acele

kamulaştırma davasında alınan bilirkişi raporunda tespit edilmediğini ve yine

delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporunda 1.860 m² olduğu tespit

edilen seranın 1.600 m² olarak değerlendirildiğini vurgulamıştır. Buna göre

başvurucular, delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporu doğrultusunda karar

verilmesi gerekirken bu raporun dikkate alınmamasından ve acele kamulaştırma

davasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesinden

yakınmaktadır. Netice itibarıyla başvurucular, delil tespiti dosyasındaki

bilirkişi raporunda tespit edilen muhdesatların değerinin 33.302 TL olduğunu ve

bilirkişi raporları arasındaki bu çelişkinin dikkate alınmaması nedeniyle

gerçek kamulaştırma bedeline hükmedilmediğini belirterek adil yargılanma ve

mülkiyet haklarının ihlal edildiği ileri sürmüştür.

20. Bakanlık görüşünde evvela başvurucuların başvuru

konusu davada sunulan bilirkişi raporuna karşı sundukları itiraz dilekçesinde

delil tespitinin dikkate alınması hususunu dile getirmedikleri ve 2942 sayılı

Kanun'un 14. maddesi kapsamında maddi hatanın düzeltilmesi davası açılmadığı

belirtilerek başvuru yollarının tüketilmediği iddia edilmiştir. Bakanlık ayrıca

başvurucuların itirazlarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğunu ve

başvurucuların kamulaştırma bedelini almış olmaları nedeniyle mağdur

sıfatlarının bulunmadığını savunmuştur.

21. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanlarında

genel olarak başvuru formundaki iddialarını tekrarlamıştır.

B. Değerlendirme

22. Anayasa'nın "Mülkiyet hakkı" kenar

başlıklı 35. maddesi şöyledir:

"Herkes, mülkiyet ve miras

haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla,

kanunla sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum

yararına aykırı olamaz."

23. Anayasa'nın ''Kamulaştırma'' kenar başlıklı

46. maddesi şöyledir:

"Devlet ve kamu tüzelkişileri; kamu

yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla,

özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla

gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî

irtifaklar kurmaya yetkilidir.

Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme

bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım reformunun

uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin

gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve

turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla

gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme

süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir.

Kamulaştırılan topraktan, o toprağı

doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her halde peşin

ödenir.

İkinci fıkrada öngörülen

taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde

kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır."

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucuların belirtilen şikâyetlerinin mülkiyet hakkı kapsamında

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

25. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas

Yönünden

26. Kamulaştırılan taşınmaz, başvurucuların mülkiyetinde

bulunduğundan mülkün varlığı noktasında tartışma bulunmamaktadır. Ayrıca

başvurucuların taşınmazının kamulaştırılmasının mülkiyet hakkına müdahale

teşkil ettiği kuşkusuzdur. Anayasa Mahkemesinin çok sayıda kararında da

belirtildiği üzere taşınmazın kamulaştırılması mülkten yoksun bırakma niteliği

taşımaktadır (Mehmet Akdoğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013,

§ 32; AYM, E.1988/34, K.1989/26, 21/6/1989; E.2011/58, K.2012/70, 17/5/2012).

27. Başvuru konusu olayda uyuşmazlık konusu taşınmaz,

2942 sayılı Kanun kapsamında kamulaştırılmıştır. Dolayısıyla kamulaştırma

yoluyla yapılan müdahalenin kanuni bir dayanağının bulunduğu kuşkusuzdur. Öte

yandan yol inşaatı için taşınmazın kamulaştırması işleminin kamu yararı amacına

dayandığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Dolayısıyla kamu makamlarınca

başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahaleyle gerçekleştirilmek istenen

amaç ile bu amacı gerçekleştirmek için kullanılan araçlar arasında makul bir

ölçülülük ilişkisinin olup olmadığı değerlendirilmelidir.

28. Ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik

ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik

öngörülen müdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını,

gereklilik ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin zorunlu

olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının mümkün

olmamasını, orantılılık ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile

ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini

ifade etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2012/102,

K.2012/207, 27/12/2012; E.2012/149, K.2013/63, 22/5/2013; E.2014/176,

K.2015/53, 27/5/2015; E.2015/43, K.2016/37, 5/5/2016; E.2016/13, K.2016/127,

22/6/2016; Mehmet Akdoğan ve diğerleri, § 38).

29. Mülkiyet hakkından yoksun bırakma biçimindeki

müdahalelerde, hedeflenen kamu yararı ile malikin bireysel yararı arasında

gözetilmesi gereken adil denge ancak malike tazminat ödenmek suretiyle

sağlanabilir. Diğer bir ifadeyle mülkten yoksun bırakmalarda malike tazminat

ödenmesi, müdahaleyle malike yüklenen aşırı külfetin telafi edilmesini temin

eden temel bir araçtır. Anayasa'nın 46. maddesi uyarınca kamulaştırma yoluyla

malikin mülkiyet hakkının sona erdirildiği hâllerde malike ödenmesi gereken

tazminat taşınmazın gerçek bedelidir. Bu itibarla taşınmazın gerçek bedelinin

ödenmediği durumlarda somut olayın koşulları da gözetilerek müdahalenin

orantılı olmadığı sonucuna ulaşılabilir (Cevat Aydın, B. No: 2014/13886,

4/10/2017, § 48).

30. Vurgulanmalıdır ki taşınmaz bedelinin tespiti teknik

ve uzmanlık gerektiren bir konudur. Bu nedenle kamulaştırılan taşınmazın

bedelinin tespiti uzman mahkemelerin ve Yargıtayın bu konudaki uzman

dairelerinin yetki ve görevindedir. Anayasa Mahkemesi bu konuda uzmanlaşmış bir

mahkeme olmadığı gibi Anayasa Mahkemesinin mülkiyet hakkı kapsamında yapılan

bireysel başvurularda bedel veya değer düşüklüğü karşılığını hesaplamak gibi

bir görevi de bulunmamaktadır (Mukadder Sağlam ve diğerleri, B. No:

2013/2511, 22/1/2015, § 49; Abdülkerim Çakmak ve diğerleri, B. No:

2014/1964, 23/2/2017, § 52). Anayasa Mahkemesinin görevi kamulaştırma bedelinin

tespiti yönteminin gerçek bedelin ödenmesini temin edip etmediğini incelemekten

ibarettir.

31. Mülkiyet hakkının usule ilişkin güvenceleri hem özel

kişiler arasındaki mülkiyet uyuşmazlıklarında hem de taraflardan birinin kamu

gücü olduğu durumlarda geçerlidir. Bu bağlamda mülkiyet hakkının korunmasının

söz konusu olduğu durumlarda usule ilişkin güvencelerin somut olayda

sağlandığından söz edilebilmesi için derece mahkemelerinin kararlarında konu

ile ilgili ve yeterli gerekçe bulunmalıdır. Ayrıca belirtmek gerekir ki bu

zorunluluk davacının bütün iddialarına cevap verilmesi anlamına gelmemekle

birlikte mülkiyet hakkını ilgilendiren davanın sonucuna etkili esasa ilişkin

temel iddia ve itirazların yargılama makamlarınca özenli bir şekilde

değerlendirilerek karşılanması gerekmektedir (Kamil Darbaz ve Gmo Yapı Grup

End. San. Tic. Ltd. Şti., B. No: 2015/12563, 24/5/2018, § 53).

32. Somut olayda taşınmaz içerisinde erik ağaçlarıyla su

kuyusunun olup olmadığı ve seranın büyüklüğü uyuşmazlık konusudur.

Başvurucular, acele kamulaştırma davasında hatalı ve eksik tespit yapıldığını

belirterek delil tespiti talebinde bulunmuştur. Başvurucular, bu noktada delil

tespiti dosyasındaki 19/2/2016 tarihinde yapılan keşif gözlemine ve bilirkişi

raporlarına dayanarak taşınmaz içerisindeki sera alanının 1.860 m² yüz ölçümde

olduğunu ve ayrıca sera alanı dışında 13 adet erik ağacı ile sondaj kuyusunun

yer aldığını iddia etmiştir.

33. Buna mukabil acele kamulaştırma dosyasında alınan

14/12/2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunda 1.600 m² sera alanı içerisinde

erik değil salatalık dikili olduğu, taşınmazın arta kalan bölümünün de tarla

olarak kullanıldığı belirtilmiş ancak sera alanı dışında erik ağaçlarıyla

sondaj kuyusuna ilişkin bir açıklama ve değerlendirmede bulunulmadığı

anlaşılmıştır.

34. Öte yandan acele kamulaştırma kararında bedele

ilişkin itirazların ileride açılacak kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil

davasında değerlendirileceği açıklanmıştır.

35. Başvurucular bunun üzerine söz konusu ağaçlar ve su

kuyusu ile sera alanının tespitine yönelik delil tespiti talebinde bulunmuştur.

Tespit dosyasında 19/2/2016 tarihinde yapılan keşif gözleminde taşınmaz

içerisinde sera, sera arka kısmında sondaj kuyusu ve sera dışında erik

ağaçlarının dikili olduğu bir bölümün bulunduğu belirtilmiştir. 25/2/2016

tarihli fen bilirkişi raporunda ise başvuru konusu taşınmaz içerisinde 1.860 m²

yüz ölçümde yüksek seranın olduğu, sera alanı dışında 13 adet erik ağacı

bulunduğu ve ayrıca sondaj kuyusunun yer aldığı belirtilerek krokide

gösterilmiştir. Ayrıca inşaat ve ziraat mühendisinden oluşan heyetin sunduğu

10/3/2016 tarihli bilirkişi raporunda ise fen bilirkişi raporunda belirtilen

ağaçların altı yaşında olduğu açıklandıktan sonra sera, ağaçlar ve sondaj

kuyusundan oluşan muhdesatların toplam değerinin 55.258 TL olduğu tespit

edilmiştir.

36. Bununla birlikte başvuru konusu kamulaştırma bedelinin

tespiti ve tescili davasında ise Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi

raporunda, taşınmaza fiilen el atıldığından inşai muhdesatlar yönünden acele

kamulaştırma davasında alınan 14/12/2015 tarihli bilirkişi raporunun dikkate

alındığı belirtilmiştir. Bu minvalde başvurucuların var olduğunu iddia

ettikleri ve delil tespiti dosyasıyla ortaya koydukları erik ağaçlarıyla sondaj

kuyusu dikkate alınmadığı gibi sera alanın 1.860 m² değil de 1.600 m² olduğu

varsayılarak kamulaştırma bedeli hesaplanmıştır.

37. Başvurucular bu çerçevede, kamulaştırma dosyasında

sundukları cevap ve kanun yolu dilekçelerinde delil tespiti dosyasında Tarsus

3. Asliye Hukuk Mahkemesince gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi raporlarında

muhdesatlara ilişkin tespitlerin de dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.

Ancak derece mahkemelerince başvuruların lehine olan delil tespiti dosyası

dikkate alınmaksızın ve gerekçe de belirtilmeksizin doğrudan acele kamulaştırma

dosyasındaki bilirkişi raporuna göre hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas

alınmıştır.

38. Diğer bir deyişle eş değerde ve birbiriyle çelişen

iki mahkeme gözlemi ve bilirkişi raporları olmasına rağmen kamulaştırma

bedelini başvurucuların aleyhine önemli oranda etkileyen diğer mahkeme gözlemi

ve bilirkişi raporunun hükme esas alınmasını haklı kılan ilgili ve yeterli

gerekçenin belirtilmediği anlaşılmıştır.

39. Bu sebeple başvurucuların mülkiyet hakkı ile

müdahalenin dayandığı kamu yararı arasında olması gereken adil denge,

başvurucular aleyhine bozulmuş olup mülkiyet hakkına yapılan müdahale

ölçüsüzdür.

40. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde

güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. Giderim

Yönünden

41. Başvurucular, ihlalin tespit edilmesi ile

yargılamanın yenilenmesine ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

42. Başvuruda tespit edilen mülkiyet hakkı ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki

yarar bulunmaktadır. Bu kapsamda kararın gönderildiği yargı mercilerince

yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatmak ve Anayasa

Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında

belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir (6216 sayılı Kanun’un 50.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında düzenlenen bireysel başvuruya özgü yeniden

yargılama kurumunun özelliklerine ilişkin kapsamlı açıklamalar için bkz. Mehmet

Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve

diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis

Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

43. Öte yandan mülkiyet hakkı yönünden ihlalin niteliğine

göre yeniden yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından

başvurucuların tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna

ulaşılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan

mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Tarsus

1. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2016/310, K.2017/96) GÖNDERİLMESİNE,

D. 364,60 TL harç ve 9.900 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 10.264,60 TL yargılama giderinin başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucuların

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Yargıtay 5. Hukuk

Dairesine (E.2018/2689) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 16/11/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ İrfan FİDAN Muhterem İNCE Raportör : Mahmut ALTIN Başvurucular : 1. Fatma YALÇIN 2. İlyas YALÇIN 3. Mustafa YALÇIN 4. Nursel UYSAL 5. Salih YALÇIN Başvurucular Vekili : Av. Adil AKTAY

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2019/37216, 16 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Uyuşmazlığın
  10. B. Kamulaştırma
  11. IV. İlgili
  12. Hukuk
  13. V. İnceleme Ve
  14. Gerekçe
  15. A. Başvurucuların
  16. B. Değerlendirme
  17. C. Giderim
  18. A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  19. B. Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan
  20. C. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin
  21. E. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucuların
  22. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2019/37216
Tarih
16 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Mehmet Erdoğan Başvurusu (B. No: 2019/18371)
  • Hasan Aslanbay Başvurusu (B. No: 2019/12174)
  • Menfiye Gülmüş Başvurusu (B. No: 2018/15200)
  • Fatih Elgin Başvurusu (B. No: 2019/38512)
  • Ali Çökelekoğlu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2019/1464)
  • Surp Gazar Ermeni Katolik Mihitaryan Mihitarist Mektebi Vakfı Başvurusu (B. No: 2019/17098)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.