İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Feyzi Yamankılıç Başvurusu (B. No: 2021/22120)

1. Başvuru; hastaneye sevk edilen hastanın olduğu ambulansın kolluk görevlilerince uzunca bir süre durdurulup ambulanstaki hasta ve yakınına kötü muamelede bulunulması nedeniyle kötü muamele yasağının, geciken tedavi neticesinde hastanın vefat etmesi ve bu…

Başvuru No2021/22120Tarih18 Aralık 2024Okuma6 dk · 1.223 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Feyzi Yamankılıç Başvurusu

Karar tarihi
18 Aralık 2024
Başvuru Numarası
2021/22120
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.223 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru; hastaneye sevk edilen hastanın olduğu ambulansın kolluk görevlilerince uzunca bir süre durdurulup ambulanstaki hasta ve yakınına kötü muamelede bulunulması nedeniyle kötü muamele yasağının, geciken tedavi neticesinde hastanın vefat etmesi ve bu olaya ilişkin etkili ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle de yaşam hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Başvurucunun oğlu T.Y. 19/12/2016 tarihinde Lice ilçesinde S.B. tarafından ateşli silahla vurularak ağır şekilde yaralanmıştır. T.Y. Lice Devlet Hastanesindeki ilk müdahaleden sonra aynı gün Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilmiştir. Kolluk görevlileri kara yolu güzergâhında başvurucu, T.Y. ve sağlık memurlarını taşıyan ambulansı yol kontrolü nedeniyle durdurmuştur. Başvurucunun kimliği yanında olmadığından yaralı T.Y.nin terörist olmasından şüphelenen kolluk görevlileri ambulansı kontrol etmiş, başvurucu ve T.Y.nin üzerini aramıştır. Ambulans burada yaklaşık otuz dakika bekledikten sonra yoluna devam etmiştir. T.Y., hastanede ameliyata alınmış ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen aynı gün vefat etmiştir.

3. Başvurucunun 29/12/2016 tarihli dilekçesiyle kolluk görevlileri hakkında görevi kötüye kullanma suçundan şikâyetçi olması nedeniyle Lice Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) ceza soruşturması başlatılmıştır. Anılan dilekçesinde başvurucu.

Lice'den Diyarbakır'a gittikleri sırada kolluk görevlilerince ambulansın durdurulup herkesin ambulanstan indirildiğini, kimliği yanında olmadığından terörist oldukları şüphesiyle geçmelerine izin verilmediğini, doktorun raporları gösterip açıklama yapmasına rağmen kolluk görevlilerinin kendilerine inanmadıklarını, sinkaflı küfrettiklerini, yere yatırıp üzerini aradıklarını, yaralı vaziyetteki oğlunu kontrol ettikten sonra üstünü kapatmadıklarını, kanaması olan oğlunun soğuk havada çıplak şekilde beklettiklerini,

yarım saatten fazla beklemeleri nedeniyle oğlunun kan kaybı nedeniyle vefat ettiğini belirterek ilgili kolluk görevlilerinden şikâyetçi olmuştur.

4. Başsavcılık, yürüttüğü soruşturma kapsamında öncelikle başvurucunun müşteki sıfatıyla ifadesini almış; daha sonra ambulansta bulunan paramedik personel A.A. acil tıp teknisyeni B.B., şoför M.S.H. ve başvurucunun damadı M.Ş.nin tanıklıklarına başvurmuştur. Başsavcılık 25/1/2017 ve 27/1/2017 tarihinde Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğüne yazdığı müzekkerelerle ambulansa ait kamera görüntüsü ve çip kaydı ile telsiz kayıtlarını istemiştir. Ayrıca 25/1/2017 tarihinde Lice Komando Alay Komutanlığına ve 13/2/2017 tarihinde Diyarbakır Özel Harekât Polis Şube Müdürlüğüne yazdığı müzekkerelerle olay günü görev alan kolluk görevlilerinin açık kimlik ve adres bilgilerinin gönderilmesini talep etmiştir. Yazılan bu müzekkerelere cevap verilmemiştir.

5. Başvurucunun soruşturma dosyasının bir örneğinin kendisine verilmesini talep ettiği 27/11/2020 tarihli dilekçesine kadar soruşturma dosyasında herhangi bir işlem yapılmamıştır.

Bu talebin ardından Başsavcılık 1/2/2021 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiş; karar gerekçesinde olay tarihinde terör olaylarının yoğun yaşandığı Lice ilçesinde sıkça güvenlik güçleriyle teröristler arasında çatışmalar yaşandığını, bu çatışmalarda yaralı teröristlerin çatışma bölgesinden çeşitli şekillerde tahliyelerine yönelik olayların gerçekleştiğini, bu sebeple özel harekât mensuplarının bu durumla ilgili olarak hassasiyetle hareket ettiklerini, müştekinin yanında kimliği olmaması nedeniyle güvenlik kuvvetlerinin müştekinin kimlik bilgilerinin tespitine yönelik çalışma yapmak için ambulansı bekletmiş olabileceğini,

özel harekât polislerinin müştekiye kötü muamelede bulundukları ve hakaret ettikleri iddiaları yönünden müştekinin soyut iddiası dışında başka bir delil olmadığını, müştekinin oğlunun ölümü ile şikâyet konusu olay arasında illiyet bağı bulunmadığını belirtmiştir.

6. Başsavcılığın kararına karşı yapılan itiraz, Diyarbakır 3. Sulh Ceza Hakimliğince 26/3/2021 tarihinde reddedilmiştir.

7. Başvurucu, nihai hükmü 31/3/2021 tarihinde öğrenmesinin ardından 29/4/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

8. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

II. DEĞERLENDİRME

9. Başvurucu; ateşli silah saldırısı sonucu yaralanan oğlu T.Y.yi Diyarbakır'a götürdükleri sırada bulundukları ambulansın kolluk görevlilerince yaklaşık otuz dakika kadar durdurulduğunu, T.Y.nin üstü arandıktan sonra çıplak hâlde soğuğa maruz bırakıldığını, kendisine küfredilip hakaret edildiğini, arama yapılmak üzere yere yatırılarak kötü muamelede bulunulduğunu, uzun süre bekletilmeleri nedeniyle oğlunun ameliyata geç alındığını, kolluk görevlilerinin kendisine kötü muamelede bulunmasına rağmen Başsavcılıkça bu hususun araştırılmaksızın yetersiz gerekçeyle takipsizlik kararı verildiğini,

Kürtçe konuşması nedeniyle kendisine ayrımcılık içeren söylemlerde bulunup kötü davranan kolluk görevlileri hakkında etkili bir soruşturma yapılmaması nedeniyle işkence ve kötü muamele yasağının etnik kökene dayalı ayrımcılık temelinde ihlal edildiğini iddia etmiştir.

Ayrıca yürütülen ceza soruşturmasında oğlunun ölümüyle kolluk görevlilerinin ambulansı bekletmesi arasında illiyet bağı olup olmadığı yönünde herhangi bir araştırma yapılmadığını, Başsavcılığın cevap verilmeyen müzekkereler açısından tekit yazısı dahi yazmadığını, herhangi bir araştırma yapılmadan yaklaşık beş yıl sonra takipsizlik kararı verildiğini, makul hız ve özende yürütülmeyen ceza soruşturması nedeniyle yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğini iddia etmiştir.

Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; somut olay sürecini ve insan hakları yargısı içtihadı ile mevzuatı detaylı olarak aktararak yapılacak değerlendirmede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümlerinin, Anayasa Mahkemesi içtihadının ve somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

10. Başvuru, yaşam hakkı, kötü muamele yasağı ve eşitlik ilkesi kapsamında incelenmiştir.

11. Yaşam hakkı ile ilgili bir soruşturmanın etkili olup olmadığı yönünden inceleme yapılabilmesi için soruşturmanın makul bir süreyi aşmaması şartıyla ilgili kamu makamları tarafından nasıl sonlandırılacağının beklenmesi bireysel başvuru ile getirilen koruma mekanizmasının ikincil niteliğine uygun olacaktır (Hüseyin Caruş, B. No: 2013/7812, 6/10/2015, § 46; Rahil Dink ve diğerleri, B. No: 2012/848, 17/7/2014, § 76).

Bununla birlikte şüpheli bir ölüm olayı hakkında soruşturma başlatılmamışsa, soruşturma başlatılmakla birlikte soruşturmada ilerleme yoksa ya da soruşturma etkisiz bir hâl almışsa ölenin yakınları, gerekli özeni göstererek soruşturma başlatılmadığının veya etkili bir soruşturma yürütülmediğinin farkına vardıkları veya varmaları gerektiği andan itibaren otuz gün içinde bireysel başvuruda bulunmalıdır. Zira soruşturmanın etkililiğini sağlayacak bir başvuru yolu yoktur.

Doğal olarak başvurucuların etkili bir soruşturma yürütülmediğinin ne zaman farkına varmaları gerektiği her davanın şartlarına bağlı olarak değerlendirilecektir. Ayrıca soruşturmada ilerleme sağlanacağına dair umut verici gelişmeler ve gerçekçi varsayımlar olduğu, soruşturmanın ilerlemesini sağlayıcı tedbirler alındığı sürece başvuruculardan başvuru yollarını tüketmeden bireysel başvuruda bulunmaları beklenmemelidir (Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu, B.

No: 2014/15732, 24/1/2018, §§ 87, 88). Bu değerlendirmeler şüphesiz kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddialar hakkında yürütülen ceza soruşturmaları için de geçerlidir (Umut Can Bozgun, B. No: 2018/755, 29/6/2022, §§ 40-45).

12. Somut olayda müştekinin şikâyeti üzerine başlatılan soruşturmada müşteki ve tanık beyanları alındıktan sonra delillerin tespiti adına ilgili mercilere müzekkereler yazılmıştır. 2017 yılı Ocak ve Şubat aylarında yazılan bu müzekkerelerin soruşturmada yapılan son işlemler olduğu -ki bu müzekkerelere cevap verilmemiştir- görülmüştür. Başsavcılıkça bu tarihten sonra olayın aydınlatılmasına ve faillerin tespitine yönelik somut bir girişimde bulunulmadan (tekit yazısı yazmak, tanık dinlemek, şüpheli ifadesi almak, olay yeri incelemesi yapmak vb.) yaklaşık 4 yıl hareketsiz kalındıktan sonra 1/2/2021 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.

13. Başvuruya konu olaya bu yönüyle bakıldığında çok uzun süredir bir gelişme yaşanmayan soruşturmanın sorumluların tespit edilebilmesi bakımından bireysel başvurudan çok önce etkisiz hâle geldiği, başvurucu ile yetkili makamlar arasında soruşturmanın etkililiği adına temas kurulmadığı -başvurucunun 27/11/2020 tarihli dilekçesi ile soruşturma dosyasının bir örneğini istemesi hariç-, böylelikle bireysel başvuru yapılmadan uzun zaman önce soruşturmada etkililik adına ilerleme sağlanacağına dair hiçbir emare, umut verici gelişme veya olasılık olmadığı anlaşılmıştır.

Başvurucu da soruşturmanın 2017 yılında yazılan müzekkerelerden sonraki aşamada sürüncemede bırakıldığını ifade etmiş ancak bu zaman zarfında aksi yönde haklı bir beklentiye girerek bireysel başvuruda bulunmak için neden uzunca bir süre beklediğine ilişkin herhangi bir açıklamada bulunmamıştır.

14. Başvurucunun bireysel başvuruda bulunmasından çok önce soruşturmanın etkisizliğini fark ettiği ancak bireysel başvuruda bulunmak yerine soruşturmada bir gelişme kaydedilmesini veya bir karar verilmesini beklediği, soruşturmanın ise herhangi bir ilerleme olmaksızın karar verilmesine yer olmadığı kararı verilerek sonlandırıldığı görülmüştür. Bu itibarla başvurucunun ilerleme kaydetmeyen ceza soruşturması hakkında bireysel başvuruda bulunmak için soruşturmanın sonuçlanmasını beklemesi gerekmediği dikkate alındığında 29/4/2021 tarihinde yapılan başvurunun süresi içinde yapıldığının kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.

15. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA, 18/12/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Yılmaz AKÇİL Raportör : Şehadet ÖZTÜRK Başvurucu : Feyzi YAMANKILIÇ Vekili : Av. İmran GÖKDERE

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2021/22120, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Özeti
  4. II. Değerlendirme
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2021/22120
Tarih
18 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Hayriye Şen Başvurusu (B. No: 2021/16954)
  • Mustafa Bora Acar Başvurusu (B. No: 2022/87302)
  • İspet Petro Kimya Sanayi ve Ticaret A.ş. Başvurusu (B. No: 2021/64245)
  • Mesut Yıldız ve Adnan Suha Çolak Başvurusu (B. No: 2021/2723)
  • Sait Kaden ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2023/40559)
  • Erhan Örs Başvurusu (B. No: 2022/95801)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.