İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

G. B. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/15273)

(Başvuru Numarası: 2015/15273)

Başvuru No2015/15273Tarih17 Temmuz 2018Okuma11 dk · 2.153 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm

Başvuru No
2015/15273
Karar tarihi
17 Temmuz 2018
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.153 kelime·11 dk okuma·23 bölüm

G. B. VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU (2)

(Başvuru Numarası: 2015/15273)

Karar Tarihi: 17/7/2018

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, birinci başvurucunun (G.B.) çocukları olan diğer

başvurucuların (A.I., M.Z. ve H.Z.) Türkiye’ye alınmamaları nedeniyle aile

hayatına saygı hakkı; havaalanında bekletilmeleri nedeniyle kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkı veinsan haysiyetiyle bağdaşmayan

muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 10/9/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

(İçtüzük) 73. maddesi uyarınca Türkiye’ye giriş yasağına ilişkin işlemin

yürütmesinin tedbiren durdurulmasına karar

verilmesini talep etmiştir.

4. Komisyonca tedbir talebinin Bölüm tarafından karara

bağlanması gerekli görüldüğünden İçtüzük'ün 73.

maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm tarafından 17/9/2015 tarihinde birinci başvurucunun

çocukları olan diğer başvurucuların Türkiye’ye alınmamaları durumunda manevi

bütünlüklerine yönelik ciddi bir tehlikenin ortaya çıkacağı anlaşıldığından,

başvurucular hakkındaki Türkiye’ye giriş yasağına ilişkin işlemin

uygulanmamasına karar verilmiştir.

6. Bölüm tarafından 15/3/2016 tarihinde diğer başvurucuların

annesi olan birinci başvurucu G.B.nin 17/12/2015

tarihinde Türkiye’den kendi rızası ile çıkış yaptığının bildirildiği,

dolayısıyla tedbir kararını gerektiren koşullarda meydana gelen değişiklik

nedeniyle devamında yarar görülmeyen tedbir kararının kaldırılmasına karar

verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunulmayacağını bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

A. Başvurucular Hakkında

Türkiye’ye Giriş Yasağı Konulmasına İlişkin Süreç

9. Başvurucular, Rusya Federasyonu Dağıstan Özerk Cumhuriyeti

vatandaşlarıdır.

10. Birinci başvurucu 1986 doğumlu olup bireysel başvuru

tarihinde Türkiye’de bulunmaktadır. Diğer başvurucular ise birinci başvurucunun

2008, 2012 ve 2013 yıllarında doğmuş çocukları olup bireysel başvuru tarihinde

Rusya’da babaannelerinin yanında yaşamaktadırlar. Bireysel başvuru formunda

çocukların babasının 2014 yılında Suriye'deki iç savaşta hayatını kaybettiği

belirtilmiştir.

11. Başvurucular 17/10/2014 tarihinde İstanbul Sabiha Gökçen

Havalimanı sınır kapısından Türkiye’ye giriş yapmışlardır.

12. Başvurucular 18/10/2014 tarihinde saat 12.55’te Kilis'ten

Suriye’ye yasal olmayan yollardan çıkış yapmak isterken Elbeyli Dağ Hudut

Karakolunda görevli askerler tarafından yakalanmışlardır.

13. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü (GİGM) tarafından çatışma

bölgesine seyahat edecekleri değerlendirilerek başvurucuların tamamı hakkında

27/10/2014 tarihinde “Türkiye’ye Giriş

Yasağı” konulmuştur.

14. Başvurucular hakkında idari gözetim kararı alınmış,

başvurucular bir müddetGeri Gönderme Merkezinde

(GGM/Merkez) kalmışlardır. Gaziantep 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 5/2/2015 tarihli

kararıyla idari gözetim kararı kaldırılarak başvurucular serbest bırakılmıştır.

Başvurucuların idari gözetim altında tutulma işlemine karşı şikâyetleri Anayasa

Mahkemesinin 24/5/2018 tarihli ve 2014/19481 sayılı bireysel başvuru kararında

incelenmiştir.

15. Çocuk başvurucular 19/2/2015 tarihinde babaannelerinin

refakatinde Rusya’ya gitmişler ve 23/2/2015 tarihinde haklarında bulunan

Türkiye’ye giriş yasağının kaldırılması için vekilleri aracılığıyla talepte

bulunmuşlardır.

16. Bu talebin 27/2/2015 tarihli işlemle reddi üzerine

başvurucular Ankara 1. İdare Mahkemesinde iptal davası açmışlardır.

17. Çocuk başvurucular 4/7/2015 tarihinde babaannelerinin

refakatinde Türkiye’ye gelmişler ancak Türkiye’ye giriş yasağı nedeniyle dört

gün havaalanında bekledikten sonra 8/7/2015 tarihinde geri dönmüşlerdir.

18. Ankara 1. İdare Mahkemesince 9/7/2015 tarihinde geçici

süreli olarak Türkiye’ye giriş yasağı hakkında yürütmenin durdurulmasına karar

verilmiştir.

19. Ankara 1. İdare Mahkemesinin Türkiye’ye giriş yasağı

hakkında yürütmeyi durdurma kararı vermesi üzerine çocuk başvurucular 9/8/2015

tarihinde halalarının refakatinde Türkiye’ye gelmişler ancak bir kez daha

havaalanında bekletilerek 12/8/2015 tarihinde ülkelerine geri

gönderilmişlerdir.

20. Başvurucular, 12/8/2015 tarihli ülkeye kabul edilmeme

işlemine karşı 9/9/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

21. Ankara 1. İdare Mahkemesinin 3/12/2015 tarihli kararıyla

dava reddedilmiştir. Karar gerekçesinde jeopolitik konumu gereği Türkiye'yi

çatışma bölgelerine geçiş yapmak için kullanan yabancıların ülkeye giriş

yapmalarını, ülkede terör faaliyetlerinde bulunmalarını önlemek amacıyla tesis

edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir.

22. Başvurucular karara karşı temyiz yoluna müracaat

etmişlerdir. Dosya hâlen Danıştayda derdesttir.

23. Birinci başvurucu G.B. 17/12/2015 tarihinde kendi rızasıyla

Türkiye’den ayrılarak Azerbaycan'a gitmiştir.

B. Uluslararası Koruma (İltica) Başvurusuna

İlişkin Süreç

24. Birinci başvurucu G.B. Türkiye’den Uluslararası Koruma Talebinde bulunmuş

ancak talebi reddedilmiştir. Birinci başvurucunun anılan kararın iptali için

Ankara 1. İdare Mahkemesinde açtığı dava 9/9/2015 tarihli kararla uluslararası

koruma başvurusunun kabulüne olanak sağlayacak şartların mevcut olmadığı

gerekçesiyle reddedilmiştir. Birinci başvurucu temyiz yoluna müracaat etmiş

olup temyiz incelemesi hâlen devam etmektedir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

25. 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanunu ile aynı

tarihli ve 5683 sayılı mülga Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri

Hakkında Kanun'un ilgili maddeleri T.T. (B.

No: 2013/8810, 18/2/2016, §§ 22-25) kararında; 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari

Yargılama Usulü Kanunu ile 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu'nun ilgili maddeleri B.T. ([GK],

B. No: 2014/15769, 30/11/2017, §§ 19-21) kararında açıklanmıştır.

B. Uluslararası Hukuk

26. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ilgili maddeleri,

tutulma koşullarından dolayı kötü muamele yasağı, etkili başvuru ile kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkına dair Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin

uygulaması B.T. kararında (B.T.,

§§ 23-38) açıklanmıştır.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

27. Mahkemenin 17/7/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

28. Başvurucular, bireysel başvuru harç ve masraflarını

karşılama imkânlarının bulunmadığını belirterek adli yardım talebinde

bulunmuşlardır.

29. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini

ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan ve yabancı olan başvurucunun açıkça

dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi

gerekir.

B. İnsan Haysiyetiyle Bağdaşmayan

Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

30. Başvurucular, yürütmeyi durdurma kararının uygulanmayarak 9

ila 12 Ağustos 2015 tarihleri arasında üç gün süreyle İstanbul Sabiha Gökçen

Havaalanında kabul edilemez yolcu salonunda kötü şartlarda bekletildiklerini

belirterek Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan insan

haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ve bununla bağlantılı olarak etkili

başvuru hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

31. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının

tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun, bireysel başvuru konusu şikâyetini

öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak

iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara

sunması ve bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni

göstermiş olması gerekir(İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).

32. Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarında somut başvuruda

olduğu gibi insan haysiyetiyle bağdaşmayan

koşullarda tutulma şikâyetleri bakımından öncelikleidari

yargıda tam yargı davası yolunun tüketilmesi gerektiği belirtilmiştir (B.T. §§ 45-58; A.S., B. No: 2014/1368, 19/12/2017, § 24; U.U., B. No: 2014/2114,19/12/2017, § 26).

33. Anayasa Mahkemesi bu kararlarında idari yargıda açılacak tam

yargı davasında idare mahkemesinin tutulma koşullarının ilgili ulusal ve

uluslararası hukuka uygun olup olmadığını denetleme ve bu çerçevede tutulma

koşullarının hukuka aykırı olduğunu tespit etmesi hâlinde -zararın ve bu

zararla tutulma koşulları arasında illiyet bağının da bulunması kaydıyla-

tazminata hükmetme yetkisini haiz olduğu hususunda tereddüt bulunmadığını

vurgulamıştır (B.T., § 55).

34. Başvuruya konu olayda bu ilkelerden ayrılmayı gerektiren bir

husus bulunmamaktadır. Somut olayda başvurucuların idari yargıda tam yargı

davası yolunu tüketmeksizin bireysel başvuruda bulundukları anlaşılmaktadır.

35. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

36.Bununla birlikte bu aşamada oluşan durum nedeniyle eldeki

başvuru yönünden işbu kararın ardından açılması muhtemel idari davanın süresine

ilişkin olarak bir hususun açıklığa kavuşturulması zorunluluğu hasıl olmuştur (U.U., § 29).

37. Öncelikle vurgulanmalıdır ki idari yargı yerlerinde açılacak

davaların süresine ilişkin koşulları incelemek ve idari davaların süresinde

açılıp açılmadığını değerlendirmek ilgili mahkemelerin takdirindedir. Öte

yandan inceleme konusu başvuruda olduğu gibi B.T.

kararındaki içtihat değişikliğinin Resmî Gazete'de

yayımlandığı 16/2/2018 tarihinden önce tam yargı davası yolu tüketilmeden

doğrudan Anayasa Mahkemesine yapılan müracaatların başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmasını müteakiben açılacak

davalarda dava açma süresinin derece mahkemelerince bu kişilerin mahkemeye erişim

hakkının ihlaline neden olmayacak biçimde değerlendirilmesi gerektiğine de

işaret edilmelidir (B.T., § 59; U.U., § 30).

38. İnsan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağı yönünden

başvuru yollarının tüketilmemesine istinaden kabul edilemezlik kararı

verildiğinden anılan yasakla bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde

düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiası bu aşamada

incelenmemiştir (B.T., § 60; U.U., § 31).

C. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

39. Başvurucular 9 ila 12 Ağustos 2015 tarihleri arasında üç gün

süreyle İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanında bekletilmeleri nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

40. Anayasa Mahkemesinin B.T.

kararında, hiçbir idari işlem ve eyleme dayanmadan hukuka aykırı

biçimde tutulan yabancılar yönünden tam yargı davasının etkili hukuk

mekanizması olduğu belirtilmiştir. Anılan kararda 2577 sayılı Kanun'un 2.

maddesinin idari işlem veya eylem türleri yönünden herhangi bir ayrım

yapılmadığından idari fonksiyona giren her türlü işlem veya eylem sebebiyle

oluşan zararın tazmininin bu kurala dayanılarak idari yargıda açılacak tam

yargı davasıyla istenebilmesi için yeterli bir yasal zemin oluşturduğu

vurgulanmıştır (B.T., §§ 52, 54,

74).

41. Bu durumda 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesi dikkate

alındığında somut olayda başvurucuların öne sürdükleri maddi ve manevi

zararların karşılanması bakımından başarı şansı sunma, yeterli giderim sağlama

kapasitesini haiz ve ulaşılabilir olduğu görülen tam yargı davası yolu tüketilmeden yapılan başvurunun

incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır (U.U., § 37).

42. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

43. Başvurucuların bu karardan sonra idari yargıda açacakları

dava süresi hususunda kötü muamele yasağının incelendiği kısımda yapılan

açıklamaların (bkz. § 36) burada da geçerli olduğu ifade edilmelidir.

D. Aile Hayatına Saygı

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

44. Başvurucular bireysel başvuru formunda 12/8/2015 tarihli

ülkeye kabul edilmeme işlemine karşı şikâyetlerini ifade etmişlerdir. Bireysel

başvuru formunda, bireysel başvuru tarihinde2, 3 ve 7 yaşlarında olan çocukların

yürütmeyi durdurma kararına rağmen Türkiye’ye girişine izin verilmediği ve

bireysel başvuru tarihinde Türkiye'de bulunan anneleriyle (birinci başvurucu)

bir araya gelemedikleri, çocukların babalarının hayatta olmadığı ve yaklaşık

altı aydır annelerinden ayrı olmaları nedeniyle psikolojik ve ruhsal olarak ızdırap çektikleri belirtilmiş ve bu nedenle aile hayatına

saygı hakkının ihlal edildiği ileri sürülmüştür.

2. Değerlendirme

45. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki

nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi

takdir eder (Tahir Canan, B. No:

2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların ülkeye giriş yasağına ilişkin

işlemle ilgili açılan davanın esasına ilişkin yargısal süreç hâlen devam

etmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi ilk derece mahkemesi önünde derdest

olan, başvurucuların ülkeye giriş yasağına ilişkin işlem yönünden bu aşamada

bir değerlendirme yapmayacaktır. Anayasa Mahkemesi bu başvuruda idare

mahkemesinin başvurucuların ülkeye girişlerinin yasaklanmasına ilişkin işlemin

yürütmesini durdurmasına karar vermesine rağmen kamu makamlarınca bu kararın

uygulanmamasıyla sınırlı bir inceleme yapacaktır.

46. Somut olayda birinci başvurucu G.B. 17/12/2015 tarihinde

Türkiye’den kendi rızası ile ayrılarak Azerbaycan'a gitmiştir. Bu nedenle

başvurucu anne ile çocuklarının Türkiye'de bir araya gelmelerinin fiilen imkânı

kalmamıştır. Bununla birlikte birinci başvurucunun Türkiye'de bulunduğu sırada

çocuk başvurucuların Türkiye'ye girişlerine izin verilmemesinin aile hayatı

üzerindeki etkilerinin incelenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla başvurucuların

aile bütünlüğünün bozulduğu iddiasının birinci başvurucunun Türkiye'de

bulunduğu zaman dilimiyle sınırlı olarak aile hayatına saygı hakkı kapsamında

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

47. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak

ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek

ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincillik

niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için

öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet

Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 17).

48. Somut olayda birinci başvurucu ve çocuk başvurucular

Türkiye'de birlikte bulunmakta iken çocuk başvurucuların 19/2/2015 tarihinde

babaannelerinin refakatinde Rusya’ya gitmişlerdir. Başvurucuların haklarında

bulunan Türkiye’ye giriş yasağının iptali için açtıkları davada İdare

Mahkemesince 9/7/2015 tarihinde geçici süreli olarak Türkiye’ye giriş yasağı

hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir. Çocuk başvurucuların

yürütmeyi durdurma kararı üzerine 9/8/2015 tarihinde Türkiye’ye geldikleri

ancak girişlerine izin verilmeyerek 12/8/2015 tarihinde ülkelerine geri

gönderildikleri görülmektedir.

49. Olayda çocukların yaşlarının küçük olması (2, 3 ve 7

yaşlarındadırlar.) ve annelerinin bakımına ihtiyaç duymaları gözönünde bulundurularak ülkeye giriş yasağı hakkındayürütmeyi durdurma kararıverilmiş

olmasına karşın bu kararın uygulanmayarak çocuk başvurucuların Türkiye'ye

girişlerine izin verilmediği anlaşılmaktadır.

50. Bireysel başvuruda ihlal sonucuna varılsa bile başvurucuların

Türkiye'den ayrılmış olmaları nedeniyle bu sonucun başvurucuların mevcut

kişisel durumuna bir etkisinin olması mümkün görünmemektedir. Zira bu durumda

bireysel başvuru kapsamında verilecek muhtemel bir ihlal kararı ancak

başvurucular lehine tazminata hükmedilmesi sonucunu doğurabilecektir. Bu

durumda başvurucuların yürütmenin durdurulması kararının uygulanmaması

nedeniyle tazminat elde edebilecekleri ve bireysel başvurudan önce

tüketebilecekleri bir başvuruyu yolunun bulunup bulunmadığı önem taşımaktadır.

51. Başvurucuların yürütmeyi durdurma kararının uygulanmayarak

ülkeye girişlerine izin verilmemesi suretiyle aile bütünlüklerinin bozulduğu

yönündeki iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi kapsamında açılacak

tazminat davasında incelenmesi mümkündür. Anılan madde hükmünde Danıştay, bölge

idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis

edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hâllerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili

idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabileceği açık olarak

düzenlenmiştir. Buna göre 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinde belirtilen dava

yolunun başvurucuların durumuna uygun telafi kabiliyetini haiz etkili bir hukuk

yolu olduğu ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun

incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.

52. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

53. Başvurucuların bu karardan sonra idari yargıda açacakları

dava süresi hususunda kötü muamele yasağının incelendiği kısımda yapılan

açıklamaların (bkz. § 36) burada da geçerli olduğu ifade edilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle,

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Kamuya açık belgelerde başvurucuların kimliklerinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

C. Başvurunun başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

D. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyete neden olacağından başvurucuların yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 17/7/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Şermin

BİRTANE

Başvurucular : 1. G.B. 2. A.I. 3. M.Z. 4. H.Z. Vekili : Av. Abdulhalim YILMAZ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/15273, 17 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. G. B. Ve Diğerleri Başvurusu (2)
  4. Birinci Bölüm
  5. Karar
  6. I. Başvurunun Konusu
  7. II. Başvuru Süreci
  8. III. Olay Ve Olgular
  9. A. Başvurucular Hakkında
  10. B. Uluslararası Koruma (İltica) Başvurusuna
  11. IV. İlgili Hukuk
  12. A. Ulusal Hukuk
  13. B. Uluslararası Hukuk
  14. V. İnceleme Ve Gerekçe
  15. A. Adli Yardım Talebi
  16. B. İnsan Haysiyetiyle Bağdaşmayan
  17. C. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal
  18. D. Aile Hayatına Saygı
  19. B. Kamuya açık belgelerde başvurucuların kimliklerinin gizli
  20. C. Başvurunun başvuru
  21. D. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  22. Özgüldür
  23. Gökcan
  24. Hakyemez
  25. Birtane
  26. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/15273
Tarih
17 Temmuz 2018

İlgili Kararlar

  • Abdullah Altun Başvurusu (B. No: 2014/2894)
  • B.ş.t. ve Ozancan Yılmaz Başvurusu (B. No: 2015/7485)
  • Miyase İlknur ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/15242)
  • Umut Tamaç Başvurusu (B. No: 2014/13514)
  • Ebru Bilgin Başvurusu (B. No: 2014/7998)
  • Ç.ö. Başvurusu (B. No: 2014/5927)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.