İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Gökhan Gündüz Başvurusu (B. No: 2017/37303)

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olan

Başvuru No2017/37303Tarih24 Mart 2021Okuma16 dk · 3.199 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Gökhan Gündüz Başvurusu (5)

Karar tarihi
24 Mart 2021
Başvuru Numarası
2017/37303
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.199 kelime·16 dk okuma·19 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olan

başvurucunun sağlık hizmetlerine erişim konusunda yaşadığı sorunlar nedeniyle

kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 3/11/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca oybirliği sağlanamaması sebebiyle

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmiştir.

6. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Genel

Bilgiler

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı

Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) hükümlü olarak tutulmaktadır.

9. Başvurucunun kırılan kolundaki alçı 29/6/2017

tarihinde Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi Ortopedi Polikliniğinde

çıkarılmıştır. Başvurucu bu işlem sonrasında kendisini muayene eden doktorun

kolundaki hareket kısıtlılığının giderilmesi için Fizik Tedavi Bölümüne sevk

edilmesini uygun gördüğünü söylediğini belirtmektedir. Başvurucuya göre doktor

sevke ilişkin görüşünü bilgisayarlı tomografi raporunun altına yazıp

imzalamıştır.

10. Başvurucu, fizik tedaviye sevkinin sağlanmaması ve

İnfaz Kurumundaki revire götürülmemesi nedeniyle 8/9/2017 tarihinde Kırıkkale

Cumhuriyet Başsavcılığına (Savcılık) suç duyurusunda bulunarakİnfaz Kurumunun

yetkililerinden şikâyetçi olmuştur.

B. Başvurucunun

Şikâyetine İlişkin Soruşturma Süreci

11. Başvurucu; şikâyet dilekçesinde özetle 25/5/2017

tarihinde işkenceyle kırılan kolundaki alçının 29/6/2017 tarihinde ortopedi

uzmanı tarafından çıkarıldığını, sonrasında fizik tedaviye sevkinin

gerektiğinin söylendiğini, sağlık dosyasında bu konuda rapor bulunduğunu, buna

rağmen sevk işleminin gerçekleşmediğini, bu durumun sağlığı üzerinde olumsuz

sonuçlar doğurduğunu, 11/7/2017 tarihinde İnfaz Kurumu revirinde muayene

olduğunu, buradan ortopedi polikliniğine sevk edildiğini, 15/8/2017 tarihinde

hastaneye sevk edildiğini fakat doktor bulunmadığı gerekçesiyle nakil aracından

indirilmeden İnfaz Kurumuna geri getirildiğini, aradan geçen iki aya rağmen

sevkin henüz yapılmadığını belirtmiştir. Başvurucu ayrıca 22-24/8/2017 ve

5-7/9/2017 tarihlerinde dört kez muayene olmak için dilekçe verdiğini fakat

doktor olmaması nedeniyle revire götürülmediğini iddia etmiştir. Başvurucu,

sağlık hizmetlerinden yararlanamaması nedeniyle şikâyetçi olmuştur.

12. İnfaz Kurumu, başvurucunun şikâyet

dilekçesini19/9/2017 tarihinde Savcılığa göndermiştir. İnfaz Kurumu dilekçeyi

gönderdiği üst yazıda başvurucunun iddiaları konusunda açıklama da yapmıştır.

Yazı ekinde 8/9/2017 tarihli İnfaz Kurumu Müdürlüğünün yazısı bulunmaktadır.

Söz konusu yazıda başvurucunun kısa sürede İhtisas Hastanesine sevkinin

sağlanması istenmiştir.

13. Savcılık 21/9/2017 tarihinde bir araştırma

yapmaksızın başvurucunun şikâyeti konusunda kovuşturmaya yer olmadığına karar

vermiştir. Kararın ilgili kısmı şu şekildedir:

"Yukarıda açık kimlik bilgileri

yazılı müşteki Cumhuriyet Başsavcılığımıza hitaben yazmış olduğu dilekçesi ile

şikayetçi olmuş ise de;

Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli

Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nün konuya ilişkin olarak vermiş olduğu

cevabi yazıda;

...

- 07/06/2017 tarihinde Kırıkkale Yüksek

İhtisas Hastanesi Ortopedi Polikliniğinde yapılan muayenesi sonucu kati rapor

düzenlenmesi hususunda hükümlüye BT boyun extremite tetkiki için 19/06/2017

günü saat 10.30'a randevu verildiği, randevu tarihinde hastaneye sevkinin

sağlanarak gerekli tetkiklerin yapıldığı ve kati rapor düzenlenmesi için tekrar

Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi'ne sevkinin uygun görüldüğü,

- 29/06/2017 tarihinde kati rapor

düzenlenmesi için Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi Ortopedi Polikliniğine

sevkinin sağlandığı, Hastanenin 29/06/2017 tarihli ve 72549134/19240 sayılı

kati raporunda "Ulna koronoid proceste kırık kaynamış. Kırığın hayati

fonksiyonlarına etkisi 3 (üç) derecedir. Hayati tehlike geçirmemiştir. Basit

tıbbi müdahale ile düzelmez" şeklinde rapor düzenlendiği tespit

edilmiştir.

Hükümlü her ne kadar doktor tarafından

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Polikliniğine sevk edildiğini ancak sevk işleminin

yapılmadığını iddia etmekte ise de;

Adı geçenin Fizik Tedavi ve

Rehabilitasyon (FTR) Polikliniğine sevk edildiğine dair kurumumuzda herhangi

bir belge ve kayıt bulunmamakla birlikte adı geçenin 04/08/2017 tarihli

dilekçesi ile FTR Polikliniğine sevk edildiğine dair evrağı Kırıkkale Yüksek

İhtisas Hastanesinden talep ettiği, Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesinin bila

tarihli İnceleme Değerlendirme Raporunda Ortopedi Polikliniğinde tüm

tedavisinin yapıldığı ve gerekli önerilerin evrak üzerinde belirtildiği,

hükümlünün tekrar sevk işlemi yapılarak FTR Polikliniğine sevk edildiği

takdirde gerekli muayene, tahlil ve tetkiklerin yapılacağı bildirilmiş olup adı

geçenin sevkine ilişkin gerekli işlemler başlatılmış olup Kırıkkale İl Merkez

Jandarma Komutanlığınca hastane sevkinin sağlanması beklenmektedir.

-11/07/2017 tarihinde Kurum Tabipliğince

Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi Ortopedi Polikliniğine sevk edildiğini,

15/08/2017 tarihinde sevkin gerçekleştirildiği ancak görevli doktorun olmaması

nedeniyle muayene yaptırılmadan getirildiği ile ilgili olarak;

Adı geçenin rahatsızlığına istinaden

11/07/2017 tarihinde Kurum Tabipliğince yapılan muayenesi neticesinde Kırıkkale

Yüksek İhtisas Hastanesi Ortopedi Polikliniğine sevk edildiği, hükümlünün

15/08/2017 tarihinde sevkinin gerçekleştirildiği ancak görevli doktorun

olmaması nedeniyle muayenesinin yaptırılamadığı sevkte görevli Sağlık Memuru

tarafından bildirilmiş olup adı geçenin tekrar hastane sevkinin

gerçekleştirilmesi için 16/08/2017 tarihli ve 2017/2211 sayılı yazımız ile

sevki gerçekleştirmekle görevli Kırıkkale İl Merkez Jandarma Komutanlığı'na

bildirilmiş olup sevkinin sağlanması beklenmektedir.

22/08/2017, 24/08/2017, 05/09/2017,

07/09/2017 tarihlerinde revir dilekçesi verdiği ancak 4 ayrı dilekçesine

istinaden revire çıkamadığı ile ilgili olarak;

22/08/2017 ve 05/09/2017 tarihlerinde

kurumumuzda görevli doktor bulunmadığından belirtilen tarihlerde kurumumuzda

muayene yapılmadığı, 24/08/2017 ve 07/09/2017 tarihlerinde Kurum Tabipliğinde

muayene olacak hükümlü ve tutukluların sayısının fazla olması sebebiyle bir

kısım hükümlü ve tutuklunun muayene olamadığı ayrıca 10 günlük bayram tatili

olduğu, bu nedenlerle gecikme yaşandığı adı geçenin Kurum Tabipliğince muayene

edilerek ilaç reçete edildiği anlaşılmış olup reçete ekte sunulmuştur.

...

Konuya ilişkin yapılan araştırmada aynı

müşteki ve aynı konu ile ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2017/6616

sayılı dosyasında soruşturma yürütüldüğü, yapılan soruşturma sonucunda

21/06/2017 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği, karara

müşteki tarafından itiraz edilmiş ise de Kırıkkale Sulh Ceza Hakimliğince

yapılan itirazın da reddedildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlere mükerrer kayıt olan

iş bu soruşturma dosyası hakkında kamu adına KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA...[karar verildi.]

14. Savcılık kararına karşı itirazında başvurucu, şikâyet

dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlamıştır. Ayrıca İhtisas

Hastanesinin inceleme ve değerlendirme raporundaki ifadelerin fizik tedavi

hizmeti alması gerektiği hususunun belgeli olduğunu açıkça ortaya koyduğunu

fakat Savcılığın bu belgeyi araştırmadan bir karar verdiğini ileri sürmüştür.

Başvurucunun itirazı Kırıkkale Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/10/2017 tarihli

kararıyla reddedilmiştir.

15. Başvurucu 3/11/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

C. Başvurucunun

2017/32051 Numaralı Bireysel Başvuru Dosyası

16. Başvurucunun 17/8/2017 tarihli başvuru dosyasında

İkinci Bölüm tarafından3/11/2020 tarihinde kamu görevlilerinin müdahalesi

neticesinde kolunun kırıldığı sonucuna ulaşılarak eziyet yasağının maddi ve

usul boyutunun ihlal edildiğine karar verilmiş, fizik tedavi uygulanmadığına

ilişkin şikâyet ise başvuru yollarının tüketilmediği gerekçesiyle kabul

edilemez bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

17. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 71., 78. ve 80.maddelerinin ilgili kısmı

şöyledir:

"Hükümlünün muayene ve tedavi

istekleri

Madde 71- (1) Hükümlü, beden ve ruh

sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi

olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için

hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde Devlet veya

üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir.

Hükümlünün muayene ve tedavisi

Madde 78- (1) Kurumun sağlık

koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi

kurumun hekimi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm

muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında

saklanır.

(2) Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve

Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin

tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.

Hastaneye sevk

Madde 80- (1) Hükümlünün sağlık

nedeniyle hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, kurum hekimi tarafından

derhâl bir raporla ceza infaz kurumu yönetimine bildirilir."

18. 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği

Kanunu’nun "İnfaz hâkimliklerinin görevleri" kenar başlıklı 4.

maddesi olay tarihinde şöyledir:

"1. Hükümlü ve tutukluların ceza

infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri,

barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin

sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve

tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem

veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.

2. Hükümlülerin cezalarının infazı,

müşahadeye tâbi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil

ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere

ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.

3. Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan

disiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun, tüzük veya

yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu iddiasıyla yapılan

şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.

4. Ceza infaz kurumları ve tutukevleri

izleme kurullarının kendi yetki alanlarına giren ceza infaz kurumları ve

tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak düzenleyip intikal ettirdikleri

raporları inceleyerek, varsa şikâyet niteliğindeki konular hakkında karar

vermek.

5. Kanunlarla verilen diğer görevleri

yapmak.

Kanunlarda başka bir yargı merciine

bırakılan konulara ilişkin hükümler saklıdır."

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

19. Mahkemenin 24/3/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

20. Başvurucu bilgisayarlı tomografi raporunun altına,

kırılan koluna fizik tedavi uygulanması gerektiği doktor tarafından yazılmasına

rağmen söz konusu belgenin infaz dosyasından kasıtlı veya ihmalî şekilde

kaybedildiğini, raporu olmadığı gerekçesiyle Kurum görevlilerinin fizik tedavi imkânını

kendisine sunmadığını, bu hususa ilişkin olarak 8/9/2017 tarihinde Savcılığa

suç duyurusunda bulunduğunu fakat Savcılığın fizik tedavi uygulanması

gerektiğini içeren evrakın nasıl kaybolduğu konusunda bir araştırma

yapmadığını, ayrıca yanlış bir değerlendirme yaparak farklı bir şikâyetine

ilişkin yürütülen soruşturmanın konusuyla bu şikâyetin konusunun aynı olduğu

sonuca vardığını ve sonuçta kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdiğini

belirtmiştir. Başvurucu; sevkin gerçekleşmemesi üzerine 11/7/2017 tarihinde

Kurum revirine çıkarak şikâyetini dile getirdiğinde ortopediye sevk edildiğini,

bunun üzerine beş hafta sonra 15/8/2017 tarihinde İhtisas Hastanesine

götürüldüğünü fakat doktorun heyette olması nedeniyle geri getirildiğini,

22/9/2017 ve 26/10/2017 tarihlerinde yapılan sevklerin de aynı nedenle olumsuz

sonuçlanarak muayene edilmediğini, ayrıca 22-24/8/2017 ve 5-7/9/2017 tarihleri

revir günü olmasına rağmen revire çıkarılmadığını iddia etmektedir. Başvurucu;

tedavisinin yapılmadığını, bu durumun telafisi imkânsız sağlık sorunlarına yol

açıldığını belirterek Anayasa'da güvence altına alınan etkili başvuru, adil

yargılanma, sağlık hizmeti hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

21. Bakanlık görüş yazısında özetle başvurucunun Anayasa

Mahkemesinin 2017/32051 numaralı bireysel başvuru dosyasında sağlık

hizmetlerinin geciktirildiğine ilişkin daha önce şikâyette bulunduğu, söz

konusu dosyada bu iddialar hakkında başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemezlik kararı verildiği, ayrıca başvurucunun kolunun kırılması

nedeniyle kötü muamele yasağının usul ve maddi boyutunun ihlal edildiği

gerekçesiyle tazminata hükmedildiği, dolayısıyla mağduriyetinin giderildiği

belirtilmiştir. Bakanlık, başvurucunun tedavisinin yapılmadığına ilişkin

şikâyetlerini infaz hâkimliği önünde dile getirmediğini de iddia etmiştir.

Bunların yanında Bakanlık, başvurucunun 25/1/2018 tarihinde Ceza İnfaz Kurumu

revirinde yapılan muayenesinden sonra fizik tedavi polikliniğine sevk

edildiğini, bu kapsamda 9/2/2018 tarihinde Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi

Fizik Tedavi Polikliniğinde yapılan muayenesinde on günlük fizik tedavi

uygulanmasına karar verildiğini, söz konusu tedavinin 26/2/2018 tarihinden

itibaren karar verilen şekilde yapıldığını ifade etmiştir. Son olarak Bakanlık,

Savcılık tarafından verilen karardan ayrılmayı gerektiren maddi veya hukuki bir

neden olmadığı görüşündedir.

22. Başvurucu Bakanlık görüşüne ilişkin beyanında özetle

kolunun kırılmasını konu alan bireysel başvurunun şu anki başvuruyla ilgili

olmadığını, ayrıca infaz hâkimliğine başvuru yolunun şikâyetleri konusunda

etkili bir yol olmadığını, kaldı ki bu yola da başvurduğunu, ayrıca infaz

hâkimliğinde görevli hâkimin daha önceki uygulamalarıyla tarafsız hareket

etmediğini gösterdiğini belirtmiştir.

B. Değerlendirme

1. Adli Yardım

Talebi Yönünden

23. Başvurucu, bireysel başvuru harç ve masraflarını

karşılayacak gelirinin olmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur.

24. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No:

2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini

önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun

olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım

talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

2. Kötü Muamele

Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

25. Anayasa’nın “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve

manevi varlığı” kenar başlıklı 17. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"Herkes, … maddi ve manevi

varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

...

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz;

kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.

...”

26. Anayasa’nın 5. maddesi şöyledir:

“Devletin temel amaç ve görevleri, …

kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak

ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak

surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın

maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya

çalışmaktır.”

27. Anayasa Mahkemesi, ceza infaz kurumlarının fiziki ve

tıbbi imkânlarının sağlık durumuna uygun olmamasına dayalı şikâyetleri

istikrarlı bir şekilde kötü muamele yasağı kapsamında incelemektedir (Mete

Dursun, B. No: 2012/1195, 18/11/2015; Serdar Öztürk, B. No:

2013/7532, 4/2/2016; Sabri Kaya, B. No: 2014/8482, 29/6/2016; Ergin

Aktaş, B. No: 2014/14810, 21/9/2016; Hayati Kaytan, B. No:

2014/19527, 16/11/2016; İmam Çelikdemir, B. No: 2014/20289, 5/12/2017).

28. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucunun şikâyetleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde

şikâyetlerin Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan

kötü muamele yasağı çerçevesinde bir incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

Bununla birlikte başvurucu, bireysel başvuru formunda hem İnfaz Kurumu

görevlilerinin kasıtlı eylemleri nedeniyle sağlık hizmetlerine erişemediğinden

hem de sağlık hizmetinden mahrum kalmasının doğurduğu sonuçlardan şikâyet

etmektedir. Dolayısıyla başvurucunun şikâyetleri iki ayrı başlık altında

incelenecektir.

29. Öte yandan Bakanlık 2017/32051 numaralı başvuru

dosyasında verilen ihlal kararı ve tazminat nedeniyle başvurucunun

mağduriyetinin giderildiğini ileri sürmüş ise de işbu başvuru dosyasına konu

şikâyetlerin kolda oluşan kırık sonrasındaki sağlık hizmetlerine ilişkin

olduğundan ve bu hususta ihlal kararı verilmediğinden başvurucunun mağdur

sıfatının kalmadığından söz edilemeyecektir.

a. Kamu

Görevlilerinin Kasıtlı Eylemleri Nedeniyle Kötü Muamele Yasağının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

30. Devletin kişinin maddi ve manevi varlığını koruma

hakkı kapsamında sahip olduğu pozitif yükümlülüğün usule ilişkin boyutu

çerçevesinde bireyin bir devlet görevlisi tarafından hukuka aykırı olarak ve

Anayasa’nın 17. maddesini ihlal eder biçimde bir muameleye tabi tutulduğuna

ilişkin savunulabilir bir iddiasının bulunması hâlinde olay hakkında etkili bir

resmî soruşturmanın yürütülmesi gerekmektedir (Cezmi Demir ve diğerleri,

§ 110; Tahir Canan, § 25).

31. Ancak bir soruşturmanın başlatılabilmesi için

öncelikle işkence ve kötü muamele konusundaki iddialar uygun delillerle

desteklenmelidir. İddia edilen olayların gerçekliğinin tespit edilebilmesi için

her türlü makul şüpheden uzak kanıtların varlığı gerekir. Bu nitelikteki bir

kanıt yeterince ciddi, açık ve tutarlı emarelerden ya da aksi ispat edilemeyen

birtakım karinelerden de oluşabilir. Ancak bu uygun koşulların tespiti hâlinde

bir soruşturma yükümlülüğünün bulunduğundan bahsedilebilir (C.D.,

B. No: 2013/394, 6/3/2014, § 28). Öte yandan bir şikâyet yapılmadığında bile

kötü muameleyi gösteren yeterli belirtiler olduğunda soruşturma açılması

sağlanmalıdır (Cezmi Demir ve diğerleri, § 116).

32. Kötü muameleye maruz kalması nedeniyle mağdur

olduğunu ileri süren kişilerin kötü muamele yasağı kapsamına giren ağırlıkta

bir muamele görmüş olabileceklerini gösteren emareleri ve delilleri sunmaları

gerektiğini belirtmek gerekir. Bu kapsamda mağdur olduğunu ileri süren

kişilerin olgulara dayanmayan yetersiz açıklamaları, iddialarının delillerle

desteklenmemesi hatta kimi zaman delillerin uyumsuzluğu, kötü muamelenin yapıldığı

yer, zaman ve diğer konulardaki çelişkili ifadeleri gibi hususlar kötü

muamelenin gerçekliğini şüpheye düşürür. Bu durumda iddiaların savunulabilir

olduğundan ve dolayısıyla bu iddialara ilişkin derhâl resmî bir soruşturma

başlatılması gerekliliğinden söz edilemeyecektir. Bu gibi durumlar -iddiaların

güçlü bir dayanak ile birlikte yetkili merciler nezdinde dile getirilmemesi-

söz konusu olduğunda mağdur olduğunu ileri süren kişilerin etkili bir

soruşturma yürütülmesine ilişkin meşru (haklı) bir beklentiye girebileceklerini

söyleyebilmek de mümkün değildir (Beyza Metin, B. No: 2014/19426,

12/12/2018, §§ 45, 46).

33. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3), 48.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda, kamu

gücünün neden olduğu iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göre

özeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal

edildiği, buna ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir, B.

No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).

34. Başvurucu ilk olarak kırık kolundaki alçının

çıkarılmasından sonra doktorun fizik tedavi görmesi gerektiğini yazılı bir

belgeyle tespit ettiğini fakat bu belgenin İnfaz Kurumu yetkilileri tarafından

kaybedildiğini ileri sürmüştür. Ayrıca başvurucu 11/7/2017 tarihinde ortopedi

polikliniğine sevk edilmesine rağmen beş hafta sonra sevkin gerçekleştiğini ve

tarihlerini belirttiği dört günde revire çıkarılmadığını iddia etmektedir.

35. Fizik tedavi alması gerektiğine işaret eden belge

sağlık dosyasında bulunmasa dahi başvurucunun İnfaz Kurumu revirine başvurarak

sağlık durumunu izah edip fizik tedavi polikliniğine sevk edilebilmesi

mümkündür. Başvurucu sevkin gerçekleşmemesi üzerine 11/7/2017 tarihinde kurum

revirine gittiğini bildirmiştir. Bu tarihten önce talepte bulunup da sevkin

yapılmadığına ilişkin bir veri bulunmamaktadır. Kaldı ki başvurucu, başvuru

formunda İnfaz Kurumu görevlilerinin fizik tedaviye sevk edilmesi gerektiğini belirten

yazının kasıtlı veya ihmal sonucu dosyasından çıkarıldığını ifade etmiştir.

Dolayısıyla başvurucu da kamu görevlilerinin kasıtlı davrandıklarını net

şekilde söyleyememiştir. Bu durumda İnfaz Kurumu yetkililerinin kasıtlı

davranışıyla kendileri tarafından ve Kurum doktoru aracılığıyla başvurucunun

fizik tedavi polikliniğe sevkinin geciktirildiğini söylemek için haklı bir

sebep söz konusu değildir.

36. Diğer taraftan Kurum revirinde muayene olmasından

ancak beş hafta sonra ortopedi polikliniğine sevk edildiğini ve dört kez kurum

revirine çıkarılmadığını belirten başvurucunun sağlık hizmetinin geç veya

gerektiği gibi yerine getirilmediğinden yakındığı görülmekle birlikte somut

olayda başvurucu, kamu görevlilerinin kasıtlı davranışlarına ilişkin açıklama yapmamıştır.

Başvurucu talep ettiği sağlık hizmetlerine bir an önce kavuşmak isteyip de

bunun kamu görevlileri tarafından engellendiği veya bilerek geciktirildiği

yönünde açıklama yapmadığı gibi soruşturma dosyasında veya başvuru formunda

buna ilişkin bir delil veya veri bulunmamaktadır. Sağlık hizmetlerinin

sunulmasındaki aksaklıkların mutlaka kamu görevlilerinin kasıtlı eylemlerinden

değil kimi zaman organizasyonun planlaması ve yürütülmesindeki zorluklardan

kaynaklandığı da gözönünde tutulmalıdır.

37. Tüm bu tespitlere göre başvurucunun kamu

görevlilerinin kasıtlı eylemleri nedeniyle kötü muameleye maruz kaldığına

ilişkin olarak savunulabilir bir iddiasının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

38. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

b. Sağlık

Hizmetlerine Erişilememesi Sebebiyle Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

39. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son

cümlesi şöyledir:

"Başvuruda

bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır."

40. 6216 sayılı Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı"

kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"İhlale

neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş

idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce

tüketilmiş olması gerekir."

41. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm

organlarının uyması gereken bir ilke olup bu ilkeye uygun davranılmadığı takdirde

ortaya çıkan ihlale karşı öncelikle yetkili idari mercilere ve derece

mahkemelerine başvurulmalıdır. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği

gereği, Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulabilmesi için öncelikle olağan

kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu

şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne

uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu

makamlara sunması, bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli

özeni göstermiş olması gerekir. İddia edilen hak ihlallerinin bu olağan denetim

mekanizması içinde giderilememesi durumunda bireysel başvuru yoluna gidilebilir

(İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17; Bayram Gök,

B. No: 2012/946, 26/3/2013, § 18).

42. Tutuklu ve hükümlülerin ceza infaz kurumundaki

tutuldukları yer, tutulma koşulları, haklarında verilen disiplin tedbirleri ve

cezaları başta olmak üzere yasal güvencelere aykırı olduğu düşünülen tüm idari

işlemler için müracaat edilmesi gereken hukuk yolunun infaz hâkimliği olduğunda

şüphe yoktur. Nitekim Anayasa Mahkemesi, bu konuda verdiği birçok kararda ceza

infaz kurumundaki tutma koşullarına ilişkin başvurularda infaz hâkimliği

yolunun bireysel başvurudan önce tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu

olduğunu vurgulamıştır (birçok karar arasından bkz. Mehmet Baransu, B.

No: 2015/8046, 19/11/2015, §§ 21, 35; Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B.

No: 2016/23672, 11/1/2018, §§ 248, 252).

43. Somut olayda başvurucu; fizik tedavi hizmeti alması

gerekmesine rağmen bireysel başvuru yaptığı tarihte dahi sevkinin

yapılmadığını, ayrıca Kurum revirinde muayene olmak istemesine rağmen bazı

gerekçelerle bu talebinin yerine getirilmediğini iddia etmektedir. Başvurucu bu

iddialarına ilişkin olarak Savcılığa suç duyurusunda bulunmuştur. İnfaz Kurumu

görevlilerinin kasıtlı davranışları sonucunda başvurucunun sağlık hizmetlerine

erişim sağlayamadığı ortaya konulamamıştır. Bu durumda başvurucunun sağlık

hizmetlerinden yararlanması konusunda infaz hâkimliği yolunu tüketmesi

gerektiği söylenmelidir. Ne var ki başvurucu, sağlık hizmetlerinden

faydalandırılmadığına dair şikâyetlerini bireysel başvuruda bulunmadan önce

infaz hâkimliğine taşıdığına ilişkin bir bilgi ya da belgeyi başvuru formu

ekinde sunmuş değildir. Bu durumda başvurunun gerekli olan hukuk yolu

tüketilmeden yapıldığı anlaşılmaktadır.

44. Açıklanan gerekçelerle ceza infaz kurumunda sağlık

hizmetlerine erişim sağlanamaması bağlamında ileri sürülen kötü muamele

yasağının ihlal edildiği iddiasının başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. 1. Kamu görevlilerinin kasıtlı eylemlerinden dolayı

kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Sağlık hizmetlerine erişilememesinden dolayı kötü

muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru

yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun

yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 24/3/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

M. Emin KUZ

Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Sinan ARMAĞAN Başvurucu : Gökhan GÜNDÜZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/37303, 24 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Genel
  10. B. Başvurucunun
  11. C. Başvurucunun
  12. IV. İlgili
  13. Hukuk
  14. V. İnceleme Ve
  15. Gerekçe
  16. A. Başvurucunun
  17. B. Değerlendirme
  18. B. 1. Kamu görevlilerinin kasıtlı eylemlerinden dolayı
  19. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  20. D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  21. M. Emin KUZ
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/37303
Tarih
24 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Şükrü Durmuş Başvurusu (B. No: 2017/18047)
  • Veysel Kınacı ve Mustafa Erol Başvurusu (B. No: 2018/1257)
  • Gökhan Gündüz Başvurusu (B. No: 2017/38121)
  • Yelda Dere Başvurusu (B. No: 2018/10841)
  • S.k.başvurusu (B. No: 2018/24280)
  • Yaksam Hane Ener. Atık Değer. Mad. İnş. İth. İhr. San. ve Tic. A.ş. Başvurusu (B. No: 2018/5225)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.