İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hakan Aygün Başvurusu (B. No: 2023/103347)

1. Başvuru, yapılan bir haber nedeniyle adli para cezasına hükmedilmesinin ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru No2023/103347Tarih15 Ekim 2025Okuma10 dk · 1.980 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Hakan Aygün Başvurusu (2)

Karar tarihi
15 Ekim 2025
Başvuru Numarası
2023/103347
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.980 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, yapılan bir haber nedeniyle adli para cezasına hükmedilmesinin ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, olay tarihinde Halk TV isimli televizyon kanalının genel yayın yönetmenidir. N.K. (müşteki/katılan) ise aynı tarihte bir siyasi partinin genel başkan yardımcısı olarak görev yapan tanınmış bir siyasetçidir.

3. Halk TV 19/12/2013 tarihli yayınında saat 20.23'ten itibaren alt yazı şeklinde "[N.K.nin de] malum görüntüleri internete düştü kabineye girme hayalleri zayıfladı" ve "İnternete düşen AKP'li görüntülerinin anlamı: Üzerlerinden sadece milli görüş gömleğini değil, ne var ne yoksa çıkarmışlar" şeklinde haber yapılmıştır. Söz konusu alt yazılar aynı gün saat 21.40'a kadar dönüşümlü olarak ekrana verilmiştir.

4. Anılan haber nedeniyle müşteki tarafından suç duyurusunda bulunulmuş ve başvurucu hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 7/4/2015 tarihli iddianamesi ile hakaret suçundan dava açılmıştır.

Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesi (Mahkeme) tarafından yapılan yargılamada; dosyada yer alan deliller, tanık ifadesi ve katıldığı bir televizyon programında Halk TV Genel Yayın Yönetmeni olarak takdim edilmesinden başvurucunun fiilen Halk TV'nin genel yayın yönetmeni olduğu sonucuna varılmıştır. Bu doğrultuda Mahkeme, başvurucunun Halk TV ile bağlantısının bulunmadığına yönelik savunmasını cezadan kurtulmaya dönük basit inkar olarak niteleyerek itibar etmemiştir.

Esasa yönelik yaptığı değerlendirmedeyse Mahkeme, haberdeki ifadelerin katılanın onur ve saygınlığını rencide edecek nitelikte somut bir fiil isnat etmek suretiyle kişilik haklarına saldırı olduğunu, haberin katılanı tahkir kastıyla işlendiğini değerlendirmiştir.

Ayrıca kararda katılana yönelik yayımlanan haberin kamu yararı taşımayıp özel hayata ilişkin olduğunu, dahası haberin doğru olmadığını vurgulamış ve nihayetinde başvurucunun hakaret suçundan 7.760 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına hükmetmiştir.

5. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 3/10/2023 tarihli kararıyla ilk derece mahkemesi kararının oyçokluğuyla onanmasına karar verilerek başvurucu hakkındaki hüküm kesinleşmiştir. Karşıoy kullanan bir üye, başvurucunun yaptığı haberin gerçek dışı olduğunda şüphe bulunmasa da bunun ceza hukuku kapsamında cezalandırılması gereken bir eylem olmadığı, düzeltme ve cevap hakkı ile idari yaptırımlar ve tazminata konu edilebileceği, son çare olan ceza hukuku yaptırımıyla sanığın hakaret suçundan cezalandırılmasının ifade ve basın özgürlüğüne aykırı olduğu görüşünü savunmuştur.

6. Başvurucu, nihai kararı 7/12/2023 tarihinde öğrendikten sonra 12/12/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

7. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

8. Başvurucu. Halk TV'de resmî bir görevinin olmadığına ilişkin savunmasının Mahkemece dikkate alınmadığını, bir ifade nedeniyle cevap ve düzeltme hakkı veya tazminat yolu açıkken gazeteciye cezai yaptırım uygulanmasının orantılı bir müdahale olmayacağını, olaya konu haberin basın özgürlüğü kapsamında kaldığını, bu nedenlerle ifade ve basın özgürlüğü ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde.

Anayasa Mahkemesinin içtihatları doğrultusunda, yargılama makamları tarafından özel hayata saygı hakkı ile ifade özgürlüğü arasında makul bir denge sağlanıp sağlanmadığının, başvuranın şeref ve itibarının korunması hakkının ihlal edilip edilmediğinin Anayasa Mahkemesi tarafından takdir edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı bireysel başvuru formundaki iddialarını tekrar etmiştir.

9. Başvurucunun iddiaları, ifade ve basın özgürlükleri kapsamında incelenmiştir.

10. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

11. Somut başvuruda ulusal ölçekte yayın yapan bir televizyon kanalında yayımlanan alt yazılarda yer alan ifadeler nedeniyle başvurucu hakkında hakaret suçundan görülen kamu davası sonucunda adli para cezasına hükmedilmiştir. Bu cezayla başvurucunun ifade özgürlüğüne müdahalede bulunulduğu açıktır. Bu durumda, müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen, kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa'nın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk şartlarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir.

12. İfade özgürlüğüne yapılan müdahalenin dayanağı olan 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin kanunilik ölçütünü karşıladığı değerlendirilmiş, müdahalenin başkalarının şöhret veya haklarının korunmasına yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır. Bu belirlemenin ardından müdahale, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ölçütü bakımından incelenecektir.

13. Anayasa'nın 26. maddesinde korunan ifade özgürlüğüne yapılan bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir ihtiyacı karşılayan orantılı bir müdahale olması gerekir (Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, § 53-55; Mehmet Ali Aydın [GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, §§ 70-72). Somut olayda başvurucunun ifade özgürlüğü ile bu özgürlüğe yapılan müdahalenin meşru amacı olan müştekinin şeref ve itibarının korunması hakkı arasında adil bir denge kurulmalıdır. Çatışan bu haklar arasında dengeleme yapılırken kullanılabilecek ölçütler genel olarak şunlardır:

i. İfadelerin kim tarafından dile getirildiği ile tarafların toplumsal konumları (Nihat Zeybekci [1. B.], B. No: 2015/5633, 8/5/2019, § 29; Kemal Kılıçdaroğlu [1. B.], B. No: 2014/1577, 25/10/2017, § 59),

ii. Hedef alınan kişinin kim olduğu, ünlülük derecesi ile ilgili kişinin önceki davranışları, katlanması gereken, kabul edilebilir eleştiri sınırlarının sade bir vatandaş ile karşılaştırıldığında daha geniş olup olmadığı (hedef alınan kişinin kamusal yetki kullanan bir görevli olması nedeniyle yapılan değerlendirmelerin bulunduğu kararlar için bkz. Ali Suat Ertosun (7) [2. B.], B. No: 2014/1416, 15/10/2015, § 36; Zübeyde Füsun Üstel ve diğerleri [GK], B.

No: 2018/17635, 26/7/2019, §§ 128, 129. Nilgün Halloran [2. B.], B. No: 2012/1184, 16/7/2014, § 45; İlhan Cihaner (2) [1. B.], B. No: 2013/5574, 30/6/2014, § 82; Kadir Sağdıç [GK], B. No: 2013/6617, 8/4/2015, §§ 60-66; hedef alınan kişinin siyasetçi olması nedeniyle yapılan değerlendirmelerin bulunduğu kararlar için bkz. Bekir Coşkun, §§ 66, 67; Ergün Poyraz (2) [GK], B. No: 2013/8503, 27/10/2015, § 56; Kemal Kılıçdaroğlu, §§ 59-61),

iii. Haberin konusu ve yayımlanma şartları, kullanılan ifadelerin türü, yayının içeriği, şekli ve sonuçları (Kayseri Yeni Haber Radyo Televizyon Gazetecilik Matbaacılık ve Yayıncılık Sanayi Ticaret Ltd. Şti. [1. B.], B. No: 2019/21340, 22/2/2022, § 39; Güneş Basım Yayım Organizasyon ve Ticaret Ltd. Şti. [1. B.], B. No: 2018/24677, 28/1/2021, § 36; Kadir Sağdıç, §§ 65, 66),

iv. İfadelerin genel yarara ilişkin bir tartışmaya katkı sağlayıp sağlamadığı, kamuoyu ile diğer kişilerin düşünce açıklamaları karşısında sahip oldukları hakların ağırlığı (Bekir Coşkun, § 69; Çetin Doğan (2) [GK], B. No: 2014/3494, 27/2/2019, § 62; Ergün Poyraz (2), § 56; Kadir Sağdıç, §§ 60-66; İlhan Cihaner (2), §§ 66-73; Nihat Zeybekci, § 32),

v. Kamuyu bilgilendirme değeri, toplumsal ilginin varlığı ve konunun güncel olup olmadığı (Seray Şahiner Özkan [1. B.], B. No: 2016/6439, 9/6/2021, § 44; İbrahim Okur (2) [1. B.], B. No: 2018/12363, 26/5/2021, § 28),

vi. Müştekinin kendisine yöneltilen ifadelere cevap verme olanağının bulunup bulunmadığı (Temel Coşkun [1. B.], B. No: 2017/1632, 29/1/2020, § 33; Şaban Sevinç (2) [1. B.], B. No: 2016/36777, 26/5/2021, § 42; Nihat Zeybekci, § 39),

vii. İfadelerin kullanıldığı bağlamdan koparılıp koparılmadığı (Nilgün Halloran, § 52; Bekir Coşkun, §§ 62, 63; Önder Balıkçı [2. B.], B. No: 2014/6009, 15/2/2017, § 45; Nihat Zeybekci, § 36),

viii. Basın özgürlüğünün korumasından faydalanan kişilerin meslek ahlakına saygı gösterip göstermedikleri, doğru ve güvenilir bilgi verecek şekilde ve iyi niyetli hareket edip etmedikleri (İbrahim Özden Kaboğlu [GK], B. No: 2015/18503, 30/5/2019, § 43; Ali Suat Ertosun (12) [2. B.], B. No: 2016/14295, 3/11/2020, § 34; Hacı Yakışıklı ve diğerleri [1. B.], B. No: 2019/13768, 26/5/2021, § 39; İleri Yayımcılık Tanıtım ve Tic. Ltd. Şti. [1. B.], B. No: 2017/30756, 1/7/2020, § 41),

ix. İfadelerin hedef alınan kişinin hayatına etkisi (Şaban Sevinç (2), § 38; Bilal Uçar [1. B.], B. No: 2019/10122, 21/9/2022, § 14).

14. Anayasa Mahkemesi, başvurunun şartlarına göre bazıları yukarıda sayılan kriterlerin gerektiği gibi değerlendirilip değerlendirilmediğini denetler (Nilgün Halloran, § 44; Ergün Poyraz (2), § 56; Kadir Sağdıç, §§ 58-66; İlhan Cihaner (2), §§ 66-73). Başvurucunun ifade özgürlüğüne gerekçesiz olarak veya Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterleri karşılamayan bir gerekçe ile müdahale edilmesi Anayasa'nın 26. maddesini ihlal edecektir.

15. Somut olayda öncelikle başvurucunun Halk TV'nin genel yayın yönetmeni olmadığına yönelik itirazı ele alınmalıdır. Yargı makamları, gerekçesini de açıklamak suretiyle başvurucunun Halk TV'nin genel yayın yönetmeni olduğunu kabul etmiştir. Anayasa Mahkemesi, eldeki başvuruya ilişkin olayda başvurucu hakkındaki yargı makamlarının anılan kabulünden ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmadığını değerlendirmiştir.

Buna göre başvurucunun genel yayın yönetmeni olduğu bir televizyon kanalında, müştekinin özel hayatına dair bazı görüntülerin sanal ortamda dolaşmaya başladığı, bu nedenle müştekinin kabineye girme hayallerinin zayıfladığı şeklindeki alt yazı bilgisi, yaklaşık 1 saat 17 dakika boyunca verilmiştir. Haberin içeriği ve veriliş şekli gözetildiğinde müştekinin müstehcen görüntülerinin bulunduğu bilgisinin haberleştirildiğinde ihtilaf yoktur.

Nitekim başvurucu da ceza yargılamasında yaptığı savunmada aksi yönde bir söylemde bulunmamıştır.

16. Mahkeme gerekçeli kararında; yayımlanan alt yazı şeklindeki haberde kamu yararının bulunmadığı ve haberin yalan haber niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Kararda; müştekinin onur ve saygınlığını rencide edecek nitelikte somut bir fiil isnat etmek suretiyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu, bu durumun haber yapma ve eleştiri hakkıyla da açıklanamayacağı, eylemin tanınmış bir siyasetçi olan müştekiyi tahkir kastıyla işlendiği sonucuna ulaşılarak başvurucunun adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmetmiştir.

17. Somut başvuruya konu haberdeki ifadeler olgusal isnat olarak kabul edilmelidir. Zira müştekinin müstehcen hâlde görüntülerinin bulunduğu ve bunların sanal ortamda yayımlandığı olgusal bir iddiadır. Değer yargısı ifade eden görüş ve yorumlar kanıtlanmaya elverişli değilken özellikle kişilik haklarına yönelen olgusal isnatların desteklenmesi için güvenilir delillerin sunulması gerekir (benzer değerlendirmeler için bkz. Nihat Durmuş ve Durmuş Ofset Gaz. Bas. Yay. Mat. Kül. ve Spor Etk. ve Tic. Ltd. Şti. [1. B.], B. No: 2014/5761, 10/5/2018, § 54; Çetin Doğan (2), § 63; Mehmet Doğan Uğurlu ve diğerleri [2. B.], B. No: 2015/954, 12/9/2018, § 54; Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Ltd. Şti. (2) [GK], B. No: 2016/12313, 26/12/2019, § 51).

18. Hâl böyleyken tanınmış bir siyasetçiye yönelik yapılan haberlerde haberin içeriğinin denetlenmesi ve haberi desteklemek için güvenilir delil sunulması büyük önem taşımaktadır. Dolayısıyla somut olayda Halk TV'nin habercilik etik ve ilkelerine uygun olarak iyi niyetle topluma doğru ve güvenilir bilgi sağlama ödev ve sorumluluğunu yerine getirip getirmediği değerlendirilmelidir. Bu bağlamda anılan değerlendirme için başvurucunun sorumluluğunda olan Kanal'ın ileri sürdüğü olgusal iddiaların doğruluğu konusunda yeterli araştırmanın yapılıp yapılmadığı denetlenecektir (benzer değerlendirmeler için bkz. Çetin Doğan (2), § 63).

19. Başvurucunun ispat yükünü yerine getirirken kendisinden bir beyanın doğruluğunu kanıtlayan savcı gibi hareket etmesi beklenmemektedir. Burada sözü edilen araştırma yükümlülüğü somut gerçeklik anlamında değil yayının yapıldığı andaki olayın ortaya çıkış biçimine uygunluk olarak anlaşılmalıdır. Başvurucunun haber kaynaklarının söz konusu iddialar bakımından makul olarak güvenilir olup olmadığı ile doğru ve güvenilir bilgiler sunmak için iyi niyet çerçevesinde çaba gösterip göstermediğini ortaya koyması yeterlidir (benzer değerlendirmeler için bkz. Orhan Pala [2. B.], B. No: 2014/2983, 15/2/2017, § 51).

20. Doğrulanmamış ve/veya yanlış bilgilerin yayılmasının kamunun haber alma hakkı bulunduğu gerekçesiyle haklı çıkarılamayacağı belirtilmelidir. Başvurucu somut olayda doğru ve güvenilir bilgi verecek şekilde hareket etmek için çabaladığını ortaya koyamamış, yargı mercileri önünde devam eden yargılamalar boyunca pek çok fırsatı olmasına rağmen başvuruya konu haberindeki iddialarını destekleyen kaynaklarını sunamamıştır (Mehmet Ali Yılmaz [1. B.], B.

No: 2019/21052, 15/3/2022, § 37; Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Ltd. Şti. (2), § 53). Nitekim başvuru formunda söz konusu haberin gerçek dışı olabileceği düşüncesiyle yayından kaldırıldığı da belirtilmiştir. Böyle bir durumda başvurucunun yayımladığı haberin doğruluğunu araştırmadan hareket ettiği açıktır. Bu durumda haberin yayımlanmasında kamu yararı olduğu da savunulamaz.

21. Kişilere ilişkin haberlerde, gerçeğe aykırı bir haber vermenin o kişinin şeref ve itibar hakkına verebileceği zarar gözönüne alınarak haberin gerçeğe uygunluğu iyi niyetle sorgulanmalıdır (Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Ltd. Şti. (2), § 54). Somut olayda herhangi bir delille desteklenmeyen ve müştekinin şeref ve itibarına yönelik olgu isnadı içeren haber nedeniyle başvurucunun ifade özgürlüğüne müdahalede bulunulmasının gerekli olmadığı söylenemez.

22. Son olarak başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin ilgili ve yeterli gerekçeyle açıklanıp açıklanmadığı değerlendirilmelidir. Mahkemenin başvurucu hakkında verdiği adli para cezası kararında; müştekinin özel hayatına ilişkin iddia içeren ve gerçeği yansıtmayan haberin şeref ve saygınlığa yönelen kişisel saldırı niteliğinde olduğu, haberde kamu yararından bahsedilemeyeceği, haberin müştekiyi tahkir kastıyla yapıldığı belirtilmiştir.

Bu hâliyle, yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, söz konusu gerekçenin ilgili ve yeterli olduğu ve dolayısıyla müdahalenin demokratik toplumda zorunlu sosyal bir ihtiyacı karşıladığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca başvurucuya verilen cezanın niteliği ve miktarı ile ilk derece mahkemesinin ve Yargıtayın farklı çıkarları dengelerken sahip oldukları takdir payları gözetildiğinde müdahalenin orantılı olmadığı da söylenemez.

23. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ve Anayasa'nın 28. maddesinde güvence altına alınan basın özgürlüğünün ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ve Anayasa'nın 28. maddesinde güvence altına alınan basın özgürlüğünün İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 15/10/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Basri BAĞCI Üyeler : Engin YILDIRIM Rıdvan GÜLEÇ Kenan YAŞAR Ömer ÇINAR Raportör : Yusuf KARABULAK Başvurucu : Hakan AYGÜN Vekili : Av. Semih ECER

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2023/103347, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Özeti
  4. II. Değerlendirme
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2023/103347
Tarih
15 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İnci Uryan Başvurusu (B. No: 2024/44897)
  • Kemal Argış Başvurusu (B. No: 2024/29256)
  • Gündüz Erciş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2020/20890)
  • Ömür Kınay Alkan Başvurusu (B. No: 2020/27480)
  • K.b. Başvurusu (B. No: 2022/50342)
  • Hakan Süleyman Başvurusu (B. No: 2022/103282)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.