İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Harun Selçuk Başvurusu (B. No: 2018/10442)

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda infaz ve koruma

Başvuru No2018/10442Tarih6 Ekim 2021Okuma9 dk · 1.811 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Harun Selçuk Başvurusu

Karar tarihi
6 Ekim 2021
Başvuru Numarası
2018/10442
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.811 kelime·9 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda infaz ve koruma

memurları tarafından darbedilme nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 22/3/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca, başvurucunun adli yardım talebinin

kabulüne karar verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına gönderilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, 11/8/2017 tarihinde gözaltına alınmış;

akabinde 23/8/2017 tarihinde tutuklanmıştır.

9. Başvurucu vekili tarafından 8/9/2017 tarihinde

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) başvurucunun ceza infaz

kurumunda kötü muameleye maruz kaldığına ilişkin olarak suç duyurusunda

bulunulmuştur. Başsavcılığa verilen dilekçedeki iddialar özetle şu şekildedir:

i. Başvurucuya ceza infaz kurumuna kabul işlemleri

sırasında saç kesimi (başvurucu vekili saç kesiminin zorunlu olarak

yaptırıldığını belirtmiştir) ve fotoğraf çekimi için beklediği sırada iki infaz

ve koruma memuru tarafından tokat ve yumrukla işkence edilmiş, daha sonra

başvurucu hırpalanmış ve bu durum belli bir süre devam etmiştir.

ii. İnfaz ve koruma memurları başvurucuya

"Ananızı, bacınızı si... sizler vatan hainisiniz, sizin dölünüz bile

haram, sizi savunan avukatlar da vatan haini yoksa sizi savunmazlardı, ama

devletimiz hakkınızdan gelmeyi biliyor, size cezaevi bile çok lüks." şeklinde

hakaret etmişlerdir.

10. Başsavcılıkça 16/10/2017 tarihinde kovuşturmaya yer

olmadığına dair karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"Yapılan hazırlık soruşturması

neticesinde avukat Adnan EROL'ün iddialarının cezaevi idaresinden sorulduğu,

olayı gören infaz koruma ve tanıkların beyanlarına başvurulduğu, beyanlarda

özetle;

Tanık [A.Ç.nin] beyanında; yaklaşık 2 aydır E/2 koğuşunda

kaldığını, kurumda berberhanede çalıştığını, suç tarihinde saat 22:00

sıralarında memurun 4 SSÇ'nin geldiğini, bunlardan saçları uzun ve düzensiz

olanların tıraş edileceğini söyleyerek kendisini koğuştan aldığını, yanında

bulunan infaz koruma memurunun nezaretinde saçı uzun ve düzensiz olan

çocukların saçlarını tıraş ettiğini, sonrada koğuşuna döndüğünü, orada

bulunduğu süre içerisinde görevli herhangi ibr infaz koruma memurunun çocukları

darp ettiğini, kötü muamele yaptığını, SSÇ'lere ve avukatlarına küfür ettiğini

aşağılayıcı hakaret içeren sözler söylediğine şahit olmadığını beyan ettiği,

Tanık [N.S.] ise beyanında; yaklaşık 4 yıldır E/1 koğuşunda

kaldığını, kurumun fotoğraf atölyesinde çalıştığını, suç tarihinde 4 SSÇ'nin

geldiğini ve fotoğraflarının çekileceğini söylemediğini, bunun üzerine

fotoğrafhaneyi açarak yanında bulunan infaz koruma memuru nezaretinde SSÇlerin

fotoğrafını çektiğini, sonra da koğuşuna döndüğünü, orada bulunduğu süre

içerisinde görevli herhangi bir infaz koruma memurunun çocukları darp ettiğini,

kötü muamele yaptığını, SSÇ'lere ve avukatlarına küfür ettiğini aşağılayıcı

hakaret içeren sözler söylediğine şahit olmadığını beyan ettiği,

İnfaz Koruma Memuru [Ş.S.] ise beyanında; olay günü saat

22:00 sıralarında 4 SSÇ'nin kuruma geldiğini bunların fotoğraflarının

çekileceğini ve saçlarının uzun olanların tıraş edileceğini, bu yüzden

fotoğrafçı ve berberi koğuştan çıkarması için [H.A.ya] söylediğini,

çocuk tutukluların saçları düzensiz olanları tıraşları yaptırılıp fotoğraf

çektirildikten sonra nöbetçilere teslim ettiğiğini, kendisinin SSÇ'leri ne

fotoğrafhane, ne berberhane, ne de kurumun herhangi bir yerinde darp

etmediğini, tokat ve yumrukla vurmadığını, çocuklara küfür etmediğini beyan

ettiği,

İnfaz Koruma Memuru [H.A.] ise beyanında; olay günü 4

SSÇ'nin nöbet yerine getirilerek, çocukların kuruma yeni geldiğini, çocukların

tıraş edilerek fotoğraflarının kendisine söylenmesi üzerine, fotoğrafçı ve

berberi koğuştan aldığını, SSÇ'leri getiren personel [Ş.S.nin]

çocukların saç tıraşlarını yaptırıp fotoğraflarını çektirdikten sonra geri

götürdüğünü, kendisinin çocukları ne fotoğrafhanede ne berberhanede, ne de

kurumun başka bir yerinde darp etmediğini, tokat ve yumrukla vurmadığını,

çocuklara ve avukatlara kesinlikle küfür etmediğini, aşağılayıcı ve hakaret

içeren sözler söylemediğini beyan ettiği,

23/08/2017 tarihli görüntü

tutanaklarında SSÇlerin kolluk kuvvetleri tarafından kuruma getirildiği ve

herhangi bir darp, kötü muamele, hakaret olayının olmadığı,

SSÇ'lerin 27/03[9]/2017 tarihli darp cebir

raporlarında 'herhangi bir darp cebir izine rastlanmamıştır. Hayati tehlikesi

yoktur. Kati hekim raporudur' şeklinde rapor düzenlendiği,

Bu itibarla söz konusu iddialarla ilgili

olarak; SSÇ'lerin suç tarihinde saat 21:00 sıralarında kuruma getirildiği,

mahkum kabul işlemlerinin yapıldığı, ardından SSÇ'lerin fotoğraf çekilmesi ve

saçlarının uzun ve düzensiz olanların saçlarının düzeltilmesi için E-blok üst

koridor kısmına çıkarıldıkları, burada fotoğraf atölyesinde çalışan hükümlü [N.S.nın] kalmakta olduğu E-1

koğuşundan çıkarıldığı, ve bu hükümlü tarafından fotoğraflarının çekildiği

sonra berberhanede çalışmakta olan hükümlü [A.Ç.nin] kalmakta olduğu E-2

koğuşundan çıkarıldığı, saçları uzun ve düzensiz olanların saçlarının

düzeltildiği fakat saçları düzgün olanların tıraş edilmediği bu işlemlerin

ardından da SSÇ'lerin B-7 koğuşuna yerleştirildiği, gerek alınan tüm ifadelerde

gerekse kamera görüntülerinde, kamera çözüm tutanağında ve alınan darp-cebir

raporunda AvukatAdnan EROL'ün iddia ettiği gibi müştekilere infaz koruma

memurları tarafından darp edildiği, kötü muamele uygunlandığı, SSÇ'lere ve

avukatlara hakaret edildiği hususunda somut bir delile rastlanılmadığı,

Bu tür asılsız şikayetlerin gerçeği

yansıtmadığı, Devlet kurumlarının ve personelinin yıpratılmasına ve

karalanmasına yönelik olduğu kanaatine varıldığından, konu ilgili olduğu

düşünülen infaz ve koruma memurları hakkında herhangi bir disiplin soruşturması

açılmasına gerek görülmediği anlaşılmakla... "

11. Başvurucu vekilinin anılan karara karşı yaptığı

itiraz 13/12/2017 tarihinde reddedilmiştir.

12. Nihai karar başvurucuya 26/2/2018 tarihinde tebliğ

edilmiş; başvurucu, vekili aracılığıyla 22/3/2018 tarihinde bireysel başvuruda

bulunulmuştur.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

13. Anayasa Mahkemesinin 6/10/2021 tarihinde yapmış

olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

14. Başvurucu; ceza infaz kurumunda işkenceye, orantısız

güç kullanımına, sözlü ve fiziksel saldırıya maruz kaldığını, Başsavcılığa

verilen şikâyet dilekçesi üzerine etkili bir soruşturma yürütülmediğini, sağlık

raporu aldırılmadığını, kamera kayıtlarının toplanmadığını, müşteki ve tanık

beyanlarının alınmadığını, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı

yapılan itirazın gerekçesiz şekilde reddedildiğini belirterek adil yargılanma

hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

15. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

Başvurucunun iddialarının tümü kötü muamele yasağı kapsamında

değerlendirilmiştir.

16. Devletin bireyin maddi ve manevi varlığını koruma ve

geliştirme hakkına saygı gösterme yükümlülüğü, öncelikle kamu otoritelerinin bu

hakka müdahale etmemelerini yani anılan maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen

şekillerde kişilerin fiziksel ve ruhsal zarar görmelerine neden olmamalarını

gerektirir. Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlüğüne saygı gösterme

yükümlülüğünden kaynaklanan negatif ödevidir (Cezmi Demir ve diğerleri,

B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 81).

17. Devletin kişinin maddi ve manevi varlığını koruma

hakkı kapsamında sahip olduğu pozitif yükümlülüğün usule ilişkin boyutu

çerçevesinde bireyin bir devlet görevlisi tarafından hukuka aykırı olarak ve

Anayasa’nın 17. maddesini ihlal eder biçimde bir muameleye tabi tutulduğuna

ilişkin savunulabilir bir iddiasının bulunması hâlinde olay hakkında etkili bir

resmî soruşturmanın yürütülmesi gerekmektedir (Cezmi Demir ve diğerleri,

§ 110; Tahir Canan, § 25).

18. Ancak bir soruşturma yükümlülüğünün başlaması için

öncelikle işkence ve kötü muamele konusundaki iddialar uygun delillerle

desteklenmelidir. İddia edilen olayların gerçekliğinin tespit edilebilmesi için

her türlü makul şüpheden uzak kanıtların varlığı gerekir. Bu nitelikteki bir

kanıt yeterince ciddi, açık ve tutarlı emarelerden ya da aksi ispat edilemeyen

birtakım karinelerden de oluşabilir. Ancak bu uygun koşulların tespiti hâlinde

bir soruşturma yükümlülüğünün bulunduğundan bahsedilebilir (C.D., B. No:

2013/394, 6/3/2014, § 28). Öte yandan bir şikâyet yapılmadığında bile kötü

muameleyi gösteren yeterli belirtiler olduğunda soruşturma açılması

sağlanmalıdır (Cezmi Demir ve diğerleri, § 116).

19. Kötü muameleye maruz kalması nedeniyle mağdur

olduğunu ileri süren kişilerin kötü muamele yasağı kapsamına giren ağırlıkta

bir muamele görmüş olabileceklerini gösteren emareleri ve delilleri sunmaları

gerektiğini belirtmek gerekir. Bu kapsamda mağdur olduğunu ileri süren

kişilerin olgulara dayanmayan yetersiz açıklamaları, iddialarının delillerle

desteklenmemesi hatta kimi zaman delillerin uyumsuzluğu, kötü muamelenin

yapıldığı yer, zaman ve diğer konulardaki çelişkili ifadeleri gibi hususlar

kötü muamelenin gerçekliğini şüpheye düşürür. Bu durumda iddiaların savunabilir

olduğundan ve dolayısıyla bu iddialara ilişkin derhâl resmî bir soruşturma

başlatılması gerekliliğinden söz edilemeyecektir. Bu gibi durumlar -iddiaların

güçlü bir dayanak ile birlikte yetkili merciler nezdinde dile getirilmemesi-

söz konusu olduğunda mağdur olduğunu ileri süren kişilerin etkili bir

soruşturma yürütülmesine ilişkin meşru (haklı) bir beklentiye girebileceklerini

söyleyebilmek de mümkün değildir (Beyza Metin, B. No: 2014/19426,

12/12/2018, §§ 45, 46).

20. Bununla birlikte kişilerin iddialarını desteklemek

için yetkili makamlara zamanında başvurma gibi bir özen yükümlülükleri de

bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi, bu tür şikâyetleri esastan inceleyebilmek

için bu konuda haklı bir neden ileri sürülmediğinde kişilerin iddialarını

desteklemek için kendilerinden makul olarak beklenen her şeyi yerine

getirdiğine kanaat getirmek durumundadır. Aksine kanaat getirildiğinde söz

konusu iddialar savunabilir düzeye ulaşmadığı için kötü muamele yasağının ihlal

edildiğinin incelenebilmesi mümkün olmamaktadır (Beyza Metin, § 47).

21. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3), 48.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda, kamu

gücünün neden olduğu iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göre

özeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal

edildiği, buna ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir, B.

No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).

22. Kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına

ilişkin başvurularda, başvurucunun delil elde etmesi konusundaki zorluklar

dikkate alınmakta ve başvurucudan ihlal iddialarını kanıtlaması

beklenmemektedir. Ancak başvurucudan ihlal iddialarının araştırılmasına, dosya

kapsamında sahip olunan bilgi ve belgelerle karşılaştırılarak bir değerlendirme

yapılmasına elverişli somut bir olay anlatımı yapması beklenmektedir (Metin

Özkara, B. No: 2015/7415, 17/7/2019, § 31).

23. Somut olayda başvurucu, ceza infaz kurumuna kabulü

sırasında kötü muameleye maruz kaldığını ileri sürmekle birlikte bireysel başvuru

formunda olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin bir açıklama yer almamaktadır.

Başvurucu, kötü muamele iddialarına ilişkin soruşturma evrakına ve özellikle

Başsavcılığa verdiği suç duyurusu dilekçesine atıfta bulunmuştur.

24. Anılan dilekçenin incelenmesi neticesinde

başvurucunun ceza infaz kurumuna giriş işlemleri sırasında zorunlu olarak

saçının kesilmesi ve fotoğraf çekimi için beklediği sırada iki infaz ve koruma

memuru tarafından tokat ve yumrukla işkence edildiği, başvurucunun bedeninin

hırpalandığı ve bu durumun belli bir süre devam ettiği, akabinde hakaret

edildiğini ileri sürdüğü anlaşılmıştır (bkz. § 9).

25. Başvurucunun kötü muameleye maruz kaldığını ileri

sürdüğü tarih ile başvurucu vekilinin Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçe

arasında yaklaşık on beş günlük bir süre olduğu anlaşılmaktadır. Başvurucunun

kötü muamele iddiasını derhâl kamu makamlarına iletmesi yönünde engel teşkil

eden bir durumun varlığı yönünde ileri sürdüğü bir husus bulunmamaktadır.

26. Başvurucu hakkında 27/9/2017 tarihinde düzenlenen

sağlık raporundan herhangi bir darp ve cebir izine rastlanmadığının tespit

edildiği anlaşılmıştır. Başvurucunun kuruma getirilişinden koğuşuna

yerleştirilmesi arasındaki zaman dilimine ilişkin kamera kaydı görüntüleri ve

Görüntü Çözümleme Tutanağı Başsavcılık tarafından dosyaya getirtilmiş,

tutanakta başvurucunun iddialarını destekler nitelikte bir görüntüye

rastlanmamış, yalnızca berberhane kısmında kamera bulunmadığı tespit

edilmiştir.

27. Başvurucu, Başsavcılığa verdiği dilekçede saç

kesiminin zorunlu olmasının kötü muamele teşkil ettiğinden söz etmekle birlikte

saçının kuvvet kullanılarak kesilip kesilmediği yönünde bir açıklama

yapmamıştır.

28. Dosya kapsamındaki mevcut delillerin başvuruya konu

fiilî ve sözlü şiddet iddiasını desteklemediği, başvuruya konu ihlal

iddialarının araştırılmasına ve dosya kapsamında sahip olunan bilgi ve

belgelerle karşılaştırılarak değerlendirilmesine elverişli somut bir olay

anlatımı yapılmadığı, olaydan on beş gün sonra yapılan suç duyurusu üzerine varsa

olası yaralanmaların tespit edilmesinin olanaksız olduğu hususları birlikte

değerlendirildiğinde başvurucunun kötü muameleye maruz kaldığına ilişkin olarak

savunulabilir bir iddiasının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

29. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun

yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 6/10/2021 tarihinde

OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ İrfan FİDAN Raportör : Gizem Ceren DEMİR KOŞAR Başvurucu : Harun SELÇUK Vekili : Av. Adnan EROL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/10442, 6 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İnceleme Ve
  10. Gerekçe
  11. A. Başvurucunun
  12. B. Değerlendirme
  13. A. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin
  14. B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/10442
Tarih
6 Ekim 2021

İlgili Kararlar

  • W.m.a.ı.y. Başvurusu (B. No: 2018/32906)
  • Ahmet Erdem Başvurusu (B. No: 2018/34944)
  • Nurettin Yıldız Başvurusu (B. No: 2018/6496)
  • A.s.ı.a. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/11825)
  • Batuhan Gökçe ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/36427)
  • A.c. Başvurusu (B. No: 2017/24504)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.