İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hasan Dere Başvurusu (B. No: 2018/22595)

1. Başvuru, kanuni bir dayanağı bulunmadan verilen

Başvuru No2018/22595Tarih15 Haziran 2021Okuma9 dk · 1.797 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Hasan Dere Başvurusu

Karar tarihi
15 Haziran 2021
Başvuru Numarası
2018/22595
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.797 kelime·9 dk okuma·19 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, kanuni bir dayanağı bulunmadan verilen

müsadere kararı nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 19/7/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

A. Bireysel

Başvuru Aşamasına Kadar Olan Süreç

8. A. Fabrikası önünde yasak yöntem olan trol ağları ile

su ürünleri avcılığı yapıldığının tespit edilmesi üzerine Yalova İl Emniyet

Müdürlüğü ekipleri olay mahalline gitmiş, tekneyi durdurmuş ve 20/2/2018

tarihli tutanağı tutmuştur. Söz konusu tutanakta; Aksa açıklarında hareket

hâlinde bulunan ''NİHAT REİS'' isimli tekne ile trol tabir edilen yasak

yöntemle su ürünleri avcılığı yapıldığının tespit edildiği belirtilmiştir.

Tutanakta ilgili kolluk görevlilerinin yanı sıra tekne içinde bulunan beş

balıkçının da imzası bulunmaktadır.

9. Yalova Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, tekne

sahibi başvurucu ve teknede bulunan beş balıkçı hakkında yasak yöntemle balık

avlama eylemi nedeniyle 23/2/2018 tarihinde İdari Yaptırım Tutanakları

düzenlemiştir. İlgili tutanaklarda tekne sahibi başvurucu hakkında 21.000 TL,

diğer tayfaların her biri hakkında ise ayrı ayrı 8.000 TL idari para cezası

uygulanmıştır.

10. İdari yaptırım kararından sonra 2/3/2018 tarihli

ikinci bir tutanak ile tekne üçüncü kişiye yediemin sıfatıyla teslim

edilmiştir.

11. Yalova Valiliği 9/3/2018 tarihli üst yazı ile teknede

el konulan su ürünlerinin ve teknenin müsaderesine karar verilmesi istemiyle

kolluk tarafından tutulan belgeleri Yalova Sulh Ceza Hâkimliğine göndermiştir.

12. Yalova 1. Sulh Ceza Hâkimliği yasak olan trol

avcılığında kullanıldığı gerekçesiyle 8/5/2018 tarihinde, ''NİHAT REİS''

isimli balıkçı teknesinde bulunan su ürünleri ile teknenin 22/3/1971 tarihli ve

1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'nun 24. maddesinin (a) bendi ile 36. maddesinin

(i) bendi ve 4/12/2004 tarihli 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 259.

maddesi uyarınca müsaderesine itirazı kabil olmak üzere karar vermiştir.

13. Başvurucu 23/5/2018 ve 30/5/2018 tarihli dilekçelerle

müsadere kararına itiraz etmiştir. İtiraz dilekçelerinde başvurucu; müsadere

kararına konu su ürünleri ve balıkçı teknesi ile ilgili olarak 1380 sayılı

Kanun'da mülkiyetin kamuya geçirilmesi uygulamasının düzenlenmediğini,

4/11/2004 tarihli ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama

Şekli Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesine göre müsaderenin hukuken mümkün

olmadığını ve Yargıtay içtihatları ile emsal mahkeme ilamları gereğince de

müsadere kararının kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.

14. İtirazları inceleyen Bursa 3. Sulh Ceza Hâkimliği

5/6/2018 tarihinde itirazların ayrı ayrı reddine kesin olarak karar vermiştir.

15. Nihai karar 20/6/2018 tarihinde başvurucu tarafından

öğrenilmiştir.

16. Başvurucu vekili 25/6/2018 tarihinde kanun yararına

bozma yoluna gidilmesini talep etmiştir.

17. Başvurucu 19/7/2018 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. Bireysel

Başvuru Sonrası Yargılama Süreci

18. Başvurucunun kanun yararına bozma yoluna gidilmesi

istemini değerlendiren Bakanlık 14/11/2018 tarihli yazısı ile kanun yararına

bozma talebinde bulunmuştur.

19. Yargıtay 19. Ceza Dairesi (Daire) 9/5/2019 tarihinde

kanun yararına bozma talebini yerinde görerek ilk derece mahkemesi kararını

bozmuş ve teknenin -sahibi olan- başvurucuya iadesine karar vermiştir. Daire

anılan kararında idari yaptırım kararına dayanak teşkil eden kanun hükmünün

31/12/2008 tarihinden sonra yürürlükten kalktığına işaret etmiştir.

IV. İLGİLİ

HUKUK

20. İlgili hukuk için bkz. Mustafa Teke, B. No:

2016/12039, 9/5/2019, §§ 19-25.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

21. Mahkemenin 15/6/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

22. Başvurucu, kendisine isnat edilen eylemin kabahat

niteliğinde olup bunun için öngörülen yaptırımın idari para cezasından ibaret

olduğunu ve balık avcılığında kullanmış olduğu teknenin müsaderesine karar

verilmesinin kanuni bir dayanağının bulunmadığını iddia etmiştir. Başvurucu

ayrıca müsadere kararı ile birlikte devletin mülkiyetine geçmesi sonucunda

teknenin açık artırma ile satışının mümkün hâle geldiğini belirterek adil

yargılanma hakkı, mülkiyet hakkı ile suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucu, mülkiyet hakkı yanında adil yargılanma hakkı ile suç ve

cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiğini iddia etmişse de iddialarının

özünü teknesinin müsadere edilerek tasarruf yetkisinin engellenmesi

oluşturduğundan şikâyetlerinin bir bütün olarak mülkiyet hakkı kapsamında

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas

Yönünden

a. Mülkün

Varlığı

25. Somut olayda müsadere kararı verilen balıkçı

teknesinin İstanbul Limanı'nda başvurucu adına kayıtlı olduğu ve ekonomik bir

değer ifade ettiği dikkate alındığında başvurucunun Anayasa'nın 35. maddesi

anlamında mülkiyet hakkının mevcut olduğunda tereddüt bulunmamaktadır (benzer

yöndeki karar için bkz. Bekir Yazıcı [GK], B. No: 2013/3044, 17/12/2015,

§§ 41-53).

b. Müdahalenin

Varlığı ve Türü

26. Anayasa Mahkemesi daha önce müsadere veya mülkiyetin

kamuya geçirilmesi yönündeki tedbirlerin mülkiyet hakkına müdahale teşkil

ettiğini kabul etmiş ve mülkten yoksun bırakma sonucuna yol açsa dahi

niteliğini ve amacını gözeterek müdahaleleri mülkiyetin kamu yararına

kullanılmasının kontrolüne veya düzenlenmesine ilişkin üçüncü kural

çerçevesinde incelemiştir (Bekir Yazıcı, § 57; Mahmut Üçüncü, B.

No: 2014/1017, 13/7/2016, §§ 67-70; Eyyüp Baran, B. No: 2014/8060,

29/9/2016, §§ 62-67; Fatma Çavuşoğlu ve Bilal Çavuşoğlu, B. No:

2014/5167, 28/9/2016, §§ 58-62).

27. Somut olayda da bu ilkelerden ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır. Dolayısıyla başvurucuya ait balıkçı teknesine yasak

avcılıkta kullanıldığı gerekçesiyle el konularak teknenin mülkiyetinin kamuya

geçirilmesine karar verilmesinin mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği açık

olup şahıslara ait avcılık araç ve gereçlerinin yasak avcılıkta kullanılmasını

önlemeyi amaçlayan müdahalenin üçüncü kural çerçevesinde incelenmesi uygun

görülmüştür.

c. Müdahalenin

İhlal Oluşturup Oluşturmadığı

28. Anayasa'nın 13. maddesi şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

29. Anayasa’nın 35. maddesinde mülkiyet hakkı sınırsız

bir hak olarak düzenlenmemiş, bu hakkın kamu yararı amacıyla ve kanunla

sınırlandırılabileceği öngörülmüştür. Mülkiyet hakkına müdahalede bulunulurken

temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkelerin

düzenlendiği Anayasa'nın 13. maddesinin de gözönünde bulundurulması

gerekmektedir. Dolayısıyla mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin Anayasa'ya

uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması

ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerekmektedir (Recep Tarhan

ve Afife Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017, § 62).

i. Genel

İlkeler

30. Genel ilkeler için bkz. Mustafa Teke, § 35.

ii. İlkelerin

Olaya Uygulanması

31. Somut olayda başvurucu bağlama limanında adına

kayıtlı bulunan tekne ile balık avcılığı yaparken yasak yöntemler kullandığının

tespiti üzerine idari yaptırıma tabi tutulmuş ve 1380 sayılı Kanun'un 36.

maddesinin (i) bendi gerekçe gösterilerek söz konusu teknenin müsaderesine

karar verilmiştir. Ancak kanun yararına bozma neticesinde Yargıtayca

müsaderenin kanuni bir dayanağının bulunmadığı belirtilerek teknenin iadesi

sağlanmıştır.

32. Anayasa Mahkemesi somut olay bağlamında Yargıtay

Dairesinin görüşünden (bkz. § 19) ayrılmayı gerektiren bir durumun söz konusu

olmadığını tespit etmiştir. Buna göre başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan

müdahalenin kanuni bir dayanağının bulunmadığı açıktır.

33. Bununla birlikte ihlalin bütün sonuçlarıyla giderilip

giderilmediği belirlenmelidir. Teknesinin iadesine karar verilmesi başvurucunun

mağduriyetini kısmi olarak gidermiş durumdadır. Ancak başvurucu ayrıca fiilî

elkoyma ve müsadere nedeniyle uğradığı zararın da giderilmesini talep

etmektedir. Olayda başvurucunun teknesine fiilen 20/2/2018 tarihinde el konulmuş,

daha sonra 8/5/2018 tarihinde müsadere kararı verilmiş, nihayet ancak Yargıtay

Dairesinin 9/5/2019 tarihli kararıyla iade yönünde hüküm tesis edilmiştir.

Dolayısıyla kanuni bir dayanağı olmadan uygulandığı anlaşılan elkoyma ve

müsadere sürecinin yaklaşık 1 yıl 2 ay devam ettiği görülmektedir. Bu sürenin

ise makul olmadığı açıktır. Bu itibarla başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan

ve kanuni dayanağı bulunmayan müdahalenin yol açtığı zararları giderebilecek

bir hukuk yolu mevcut olmayıp zararları da karşılanmadığından başvurucuya şahsi

olarak aşırı bir külfet yüklendiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla müdahale,

kamu yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkı arasındaki adil dengeyi bozmuş olup

ölçüsüzdür.

34. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde

güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

3. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

35. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir...

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir

veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

36. Başvurucu, ihlalin tespiti ile maddi ve manevi

tazminat talebinde bulunmuştur.

37. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hak ve

hürriyetin ihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının

ortadan kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca

eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır.

Bunun için ise öncelikle devam eden ihlalin durdurulması, ihlale konu kararın

veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa

ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu bağlamda

uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Doğan [GK],

B. No: 2014/8875, 7/6/2018, § 55).

38. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilmeden önce ihlalin kaynağının belirlenmesi

gerekir. Buna göre ihlal idari eylem ve işlemler, yargısal işlemler veya yasama

işlemlerinden kaynaklanabilir. İhlalin kaynağının belirlenmesi uygun giderim

yolunun belirlenebilmesi bakımından önem taşımaktadır (Mehmet Doğan, §

57).

39. Anayasa Mahkemesi, kanuni bir dayanağı bulunmadan

başvurucuya ait teknenin müsaderesine karar verilmesi nedeniyle mülkiyet

hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Somut başvuruda ihlalin yargı

kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

40. Başvuru konusu olayda bireysel başvuru aşamasında

teknenin iadesine karar verilmiştir. Bununla birlikte eski hâle getirme

kuralı çerçevesinde ihlalin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmesi için

başvurucunun zararlarının da karşılanması gerekmektedir. Başvurucu maddi ve

manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Buna göre mülkiyet hakkının ihlali

nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 8.100 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

41. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi

için başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal

arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucunun bu konuda herhangi bir belge

sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi

gerekir.

42. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve

3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.894,70 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan

mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 8.100 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 3.894,70 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 15/6/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Muammer TOPAL

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

İrfan FİDAN

Raportör

:

M. Emin ŞAHİNER

Başvurucu : Hasan DERE Vekili : Av. Levent UYSAL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/22595, 15 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Bireysel
  10. B. Bireysel
  11. IV. İlgili
  12. Hukuk
  13. V. İnceleme Ve
  14. Gerekçe
  15. A. Başvurucunun
  16. B. Değerlendirme
  17. A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  18. B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan
  19. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun
  20. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  21. M. Emin ŞAHİNER
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/22595
Tarih
15 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Mustafa Karaman Başvurusu (B. No: 2018/19096)
  • Banu Didem Sezer ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/23695)
  • İhsan Burak Alsan Başvurusu (B. No: 2018/23534)
  • Attila Okay Başvurusu (B. No: 2018/12940)
  • Ali Kara Başvurusu (B. No: 2018/3740)
  • Reşat Nuri Eroğlu Başvurusu (B. No: 2018/687)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.