İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hasan Hüseyin Sağlamcı ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/37270)

1. Başvuru, iş kazası nedeniyle oluşan zararların eksik tazmin edilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru No2018/37270Tarih21 Haziran 2023Okuma7 dk · 1.470 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Hasan Hüseyin Sağlamcı Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
21 Haziran 2023
Başvuru Numarası
2018/37270
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.470 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, iş kazası nedeniyle oluşan zararların eksik tazmin edilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvuruculardan Hasan Hüseyin Sağlamcı, elektrik ustası olarak çalıştığı inşaat şirketinde 5/5/2001 tarihinde iş kazası geçirmiştir. Hasan Hüseyin Sağlamcı iş kazası nedeniyle 8/2/2002 tarihinde alacak davası, 1/2/2011 tarihinde maddi tazminat, 5/1/2011 tarihinde de eşi ve çocuklarıyla birlikte de manevi tazminat davası açmıştır.

3. Başvurucular tarafından açılan davalar 8/2/2002 tarihinde açılan ve Ankara 4. İş Mahkemesinde (Mahkeme) görülen alacak davası dosyasında birleştirilmiştir. Mahkeme, 13/12/2016 tarihli kararında davaların feragat nedeniyle reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucuların 29/9/2016 tarihinde davalı şirketle sulh protokolü imzalayarak davadan feragat ettikleri, aynı tarihli dilekçeyle de bu durumu Mahkemeye sundukları, ayrıca başvurucular tarafından da davanın takip edilmediğinin anlaşıldığı ifade edilmiştir.

4. Mahkeme kararından sonra başvurucular, sulh olduklarını fakat yargılama giderleri yönünden Mahkemenin hatalı karar verdiğini belirten dilekçeyle temyiz isteminde bulunmuştur.

5. Başvuruculardan Hasan Hüseyin Sağlamcı ve eşi Kezban Sağlamcı, mahkeme kararından sonra makul sürede yargılama yapılmadığı ve dava sonunda zararlarının tam olarak karşılanmadığı bu nedenlerle adil yargılanma hakkının ve hukuki güvenlik ilkesi ile diğer anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek 30/1/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

2017/6165 bireysel başvuru numarasıyla kayda alınan dosya makul süre dışındaki iddialar yönünden yargılamanın temyiz aşamasında incelemede olduğu gerekçesiyle başvuru yollarının tüketilmediğinden kısmi kabul edilemezlik kararı verilmiş, makul süre şikâyeti yönünden ise 2016/126 bireysel başvuru numaralı dosyayla birleştirilerek Ferat Yüksel (B.

No: 2014/13828, 12/9/2018) kararı doğrultusunda 15/11/2018 tarihinde başvuru yollarının tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemezlik kararı verilmiştir.

6. Başvuruculardan Cemal Sağlamcı ve Yasin Sağlamcı ise aynı iddialarla 30/1/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 2017/5340 bireysel başvuru numarasıyla kayda alınan başvuru da makul süre dışındaki iddialar yönünden başvuru yollarının tüketilmediği gerekçesiyle kısmi kabul edilemezlik kararı verilmiş, makul süre şikâyeti yönünden ise 2015/5503 bireysel başvuru numaralı dosyayla birleştirilerek Ferat Yüksel kararı doğrultusunda 29/11/2018 tarihinde başvuru yollarının tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemezlik kararı verilmiştir.

7. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 12/11/2018 tarihli kararıyla yargılama giderleri yönünden düzeltme yaparak mahkeme kararını onamıştır.

8. Başvurucular, nihai hükmü 7/12/2018 tarihinde öğrendikten sonra 24/12/2018 tarihinde yeniden bireysel başvuruda bulunmuştur.

9. Anayasa Mahkemesince, Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığına (Tazminat Komisyonu) bahsi geçen kabul edilmezlik kararlarından sonra makul süre şikâyetine ilişkin başvurucular tarafından başvuru yapılıp yapılmadığı, başvurucular hakkında tazminata hükmedilip hükmedilmediği sorulmuştur. Komisyon tarafından, başvurucuların herhangi bir başvuruda bulunmadığı, herhangi bir tazminata da hükmedilmediği 5/12/2022 tarihinde bildirilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

A. Mahkeme Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

10. Başvurucular; yargılamaların uzun sürmesi nedeniyle mahkeme dışı sulh olduklarını, daha sonra duruşmada mahkeme dışı sulh anlaşması okunarak mahkeme içi sulhe çevrildiğini, kendilerine yapılan ödemelerin makbuz hükmünde olduğunu, 5.000.000 TL zararları olduğunu ancak 1.200.000 TL sulh olarak alabildiklerini, kalan zararlarının ödenmesi gerektiğini, zararlarının karşılanmadığını Mahkemenin davayı reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, temyiz incelemesinde yeterli inceleme yapılmadan çelişkili kararlar verildiğini ileri sürmüştür.

11. Başvuruya konu olayda Mahkeme, tarafların sulh protokolü imzaladığını gözeterek başvurucuların taleplerinin esasını karara bağlamamıştır. Başvurucuların iddiaları mahkeme hakkı kapsamında incelenmiştir.

12. Adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri olan mahkeme hakkı; uyuşmazlığın bir mahkeme önüne getirilebilmesini, dava konusu edilen uyuşmazlığa ilişkin esaslı iddia ve savunmaların yargı merciince incelenerek değerlendirilmesini ve bir karara bağlanmasını, ayrıca verilen kararın icra edilmesini gerektirir. Buna göre mahkeme hakkı; mahkemeye erişim hakkı, karar hakkı ve kararın icrası hakkını içerir. Karar hakkı genel itibarıyla mahkeme önüne getirilen uyuşmazlığın karara bağlanmasını isteme hakkını ifade eder (Nurettin Balta, B. No: 2016/10023, 28/12/2022, § 39).

13. Anayasa'nın 36. maddesi veya diğer herhangi bir maddesi kişilerin adil yargılanma hakkının güvencelerinden feragat edilmesini yasaklayan bir hüküm içermemektedir. Dolayısıyla kişilerin mahkeme hakkından feragat etmesi kural olarak Anayasa'ya aykırı olmaz. Ne var ki adil yargılanma hakkının güvencelerinden feragat edilmesinin Anayasa'ya uygun olabilmesi için feragat iradesinin açık olmasının ve sonuçlarının kişi yönünden makul olarak öngörülebilir olmasının yanında asgari usul güvencelerinin de sağlanmış olması, ayrıca adil yargılanma hakkından feragat edilmesini meşru olmaktan çıkaran üstün bir kamu yararının bulunmaması gerekir (Nurettin Balta, § 47).

14. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 46. maddesine göre Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulması için başvuruya konu edilen ve ihlale yol açtığı ileri sürülen kamusal eylem veya işlemden başvurucunun kişisel olarak ve doğrudan etkilenmiş olması gerekir.

15. Bu çerçevede ortaya çıkan sonuç nedeniyle başvurucunun mağdur olduğunu ileri sürmesi gerekir (Onur Doğanay, B. No: 2013/1977, 9/1/2014, §§ 42-45).

16. Bireysel başvuruda bir hakkın ihlaline karar verilebilmesi için mağdurluk statüsünün ve/veya başvuruya konu olan kamu gücü kullanımına dayalı temel nedenlerin başvurunun yapıldığı anda mevcut olması ve başvuru hakkında karar verileceği zamana kadar devam etmesi gerekir. Mağdurluk statüsünün varlığı konusunda değerlendirme yapılırken başvurucunun şikâyet ettiği hususların gerçekleşip gerçekleşmediği, hâlâ mevcut olup olmadığı ve muhtemel hak ihlalinin etkilerinin giderilip giderilmediği incelenmelidir (Zübeyit Kaya, B. No: 2013/7674, 21/5/2015, § 36).

17. Bunun yanında tazminat ya da başvurucunun taleplerinin anlaşma ile karşılanması da mağdurluk statüsünün belirlenmesine etki eder (Arman Mazman, B. No: 2013/1752, 26/6/2014, § 43).

18. Anayasa Mahkemesi sulhname imzalama üzerine yapılan başvurularda -sulhname konusu paranın ödenmediği iddiasının bulunması durumu hariç- makul bir tazminata hükmedilmesini temin eden sulhnameyle birlikte başvurucuların mağdur sıfatının ortadan kalkacağı sonucuna varmıştır. Anayasa Mahkemesi, bu durumlarda mağdur sıfatının ortadan kalkmış olması gerekçesiyle başvuruların kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir (Zübeyit Kaya, §§ 29-43; Faris Arslan, B. No: 2014/1026, 20/5/2015, §§ 45-58; Salih Alkan, B. No: 2013/4747, 31/3/2016). Sulhnamenin imzalanması mahkeme hakkından feragat iradesi olarak yorumlanması somut olayların koşulları çerçevesinde mümkün olabilir.

19. Somut olaya ilişkin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden (UYAP) yapılan incelemede başvurucuların yargılama sürecinde davalı tarafla 29/9/2016 tarihli sulh protokolü imzaladığı, protokol gereği de 1.200.000 TL ödenmesi karşılığında tüm dava ve icra takip dosyalarından feragat edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Nitekim başvurucular da sulh protokolünden sonra davadan feragat ettiklerini belirten aynı tarihli dilekçeyle Mahkemeye başvuruda bulunmuşlardır. Mahkeme sulh protokolünü ve davadan feragat dilekçesini dikkate alarak davanın feragat nedeniyle reddine karar vermiştir. Karar, Yargıtay tarafından yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanmıştır.

20. Başvuruya konu olayda eksik hesaplandığı iddia edilen zararın miktarı üzerinde davalı tarafla anlaşma sağlamış ve sulh protokolünü imzalamış olmaları sebebiyle başvurucuların mağduriyetlerinin açıkça orantısız olmayacak şekilde giderildiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla başvurucular yönünden mağdurluk statüsü de sona ermiştir. Öte yandan başvurucuların temyiz dilekçeleri de incelendiğinde sulh olmalarına ve ödenecek meblağa ilişkin bir şikâyetlerinin bulunmadığı aksine bu konuda şikâyetlerinin bulunmadığını ifade ettikleri görülmüştür.

21. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların mağdurluk statüsünü kaybettiği anlaşıldığından başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

22. Başvurucular, yargılamanın uzun sürmesinden şikâyet etmiştir.

23. Başvurucular, sulh protokolü imzalayarak davadan feragat etmişlerse de bu anlaşma, mahkeme hakkından feragat anlamına gelmektedir. Ancak Mahkeme hakkından feragat etmek, adil yargılanma hakkının tüm usul güvencelerinden feragat etmiş olma anlamına gelmemektedir. Nitekim başvurucular yargılamanın uzun sürmesi neticesinde Mahkemeden sonuç alamayınca sulh olma yolunu tercih etmişlerdir. Bu durumda mahkeme hakkından kişi bakımından yetkisizlik kararı verilmişse de, adil yargılanma hakkının diğer bir usul güvencesi olan makul sürede yargılanma hakkından inceleme yapmayı gerektirir.

24. Başvuru, makul sürede yargılanma hakkı kapsamında incelenmiştir.

25. 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a 25/7/2018 tarihinde eklenen geçici ikinci maddeye göre yargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat üzerine Tazminat Komisyonu tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

26. Bu defa 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 40. maddesi ile 6384 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin birinci fıkrasında yer alan tarih 9/3/2023 olarak değiştirilmiş ve 9/3/2023 tarihi itibarıyla Anayasa Mahkemesinde derdest olan bireysel başvuruların, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat üzerine Tazminat Komisyonu tarafından inceleneceği düzenlenmiştir.

27. Anayasa Mahkemesi Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018) kararında; ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir.

28. Mevcut başvuruda da söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır (benzer yönde Veysi Ado ([GK] B. No: 2022/100837, 27/4/2023).

29. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mahkeme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA 21/6/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ İrfan FİDAN Raportör : Tuğba YILDIZ Başvurucular : 1. Hasan Hüseyin SAĞLAMCI 2. Kezban SAĞLAMCI 3. Cemal SAĞLAMCI 4. Yasin SAĞLAMCI

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/37270, 21 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Özeti
  4. II. Değerlendirme
  5. A. Mahkeme Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/37270
Tarih
21 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Aziz Keskin Başvurusu (B. No: 2019/42934)
  • Burhan Erzen Başvurusu (B. No: 2021/12559)
  • Onur Çetinkaya ve Soner Çetinkaya Başvurusu (B. No: 2019/29250)
  • Beysim Gönül ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/33922)
  • Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası Başvurusu (B. No: 2021/30844)
  • Aykut Erdoğdu Başvurusu (B. No: 2019/14067)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.