İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hünkar Taşdan Başvurusu (B. No: 2019/15557)

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda infaz görevlileri

Başvuru No2019/15557Tarih22 Eylül 2022Okuma14 dk · 2.784 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Hünkar Taşdan Başvurusu

Karar tarihi
22 Eylül 2022
Başvuru Numarası
2019/15557
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.784 kelime·14 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda infaz görevlileri

tarafından darbedilme ve olaya ilişkin ceza soruşturmasının etkili

yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 3/5/2019 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

9. 1969 doğumlu olan başvurucu, olay tarihinde Amasya E

tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) hükümlü olarak kalmaktadır.

10. Başvurucu, ceza infaz kurumunda kaldığı sırada kötü

muameleye maruz kaldığını ileri sürmekle birlikte bireysel başvuru formunda

olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin bir açıklamada bulunmamıştır. Başvuru

formunda infaz kurumundayken kameranın görüş açısı dışında kalan bir noktada 45

dakika durmaksızın işkence gördüğünü, bunun doktor raporuyla sabit olduğunu

ifade etmiştir.

11. Kötü muamele iddialarına ilişkin soruşturma evrakına

ve özellikle Başsavcılığa verdiği suç duyurusu dilekçelerindeki anlatımına göre

başvurucu 4/11/2016 tarihinde, Çorum L Tipi Ceza İnfaz Kurumundan olayın

yaşandığı Amasya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmiştir. Haksız yere

hüküm giydiğini düşünen başvurucu, hem yeniden yargılamasının yapılması

talebini içeren hem de ailesine yakın olması nedeniyle Çorum'da bulunan ceza

infaz kurumuna gönderilmesi talebini içeren sayısız başvuruda bulunmuştur.

Başvurucu, iddiasına göre bu istekleri karşılanmadığı gibi bir süre sonra

yazılı başvurularının ceza infaz kurumu idaresi tarafından işleme dahi

alınmaması sebebiyle ceza infaz kurumu müdürüyle problemler yaşamaya başlamış;

ceza infaz kurumu müdürünün öncesinde uyarması, daha sonra ise tehdit etmesi

üzerine bu hususlarda da başvurular yapmıştır. Bunun üzerine iki defa koğuşu

değiştirilerek öncesinden sorunları olan hükümlüE.B.nin bulunduğu koğuşa

yerleştirilmiştir.

12. Başvurucu 29/9/2017 tarihinde hükümlü E.B. ile

aralarında çıkan kavga üzerine koğuşa giren infaz koruma memurları S., A., M.D.

ve Başgardiyan O.Y. tarafından dışarı çıkarıldığını, önce koğuş kapısının önünde,

kameraların göreceği bir noktada Başgardiyan O.Y.nin iki üç kez vurduğunu, daha

sonra kameraların kayıt yapamayacağı bir odaya götürüldüğünü, burada infaz

koruma memurlarının kendisini falakaya yatırdığını, yaklaşık yarım saat boyunca

yine O.Y.nin copla ayağına vurduğunu, bu şekilde falaka altındayken hakarete

uğradığını, O.Y.nin makatına cop soktuğunu, bir süre sonra başka bir odaya

alındığını ve bu esnada infaz koruma memuru S.nin üzerine işediğini, 15-20

dakika kadar sonra odaya giren Ceza İnfaz Kurumu Müdürü A.Ç.nin hakaret

ettiğini ve iki kez kafasına vurduğunu iddia etmiştir.

13. Altı infaz görevlisi başvuruya konu olay hakkında

aynı gün iki tutanak tutmuştur. Bu tutanaklara göre E Blok 7 No.lu odada kalan

başvurucunun koğuşta barındırılan diğer hükümlülere sövmesine aynı koğuşta

kalan hükümlü E.B.nin itiraz etmesi üzerine başvurucu, E.B.ye vurmaya çalışmış;

koğuşta bulunanların araya girmeye çalışmasına rağmen bu iki hükümlü arasındaki

tartışmanın büyümesi nedeniyle müdahale ekibi koğuşa girerek her iki hükümlüyü

ayrı ayrı olacak şekilde müşahade odalarına koymuştur. Olayda başvurucu ile

diğer hükümlü birbirlerine karşı fiziksel bir şiddet uygulamamakla birlikte

başvurucu müşahade odasına alındığı sırada infaz memurlarına hakaret ve

tehditte bulunmuştur.

14. Kurum Müdürü ve beş infaz görevlisi 4/10/2017

tarihinde olay hakkında bir tutanak daha tutmuştur. Bu tutanağa göre E Blok 7

No.lu koğuştasaat 14.30'da başvurucu ile hükümlü E.B. arasında tartışma çıkması

üzerine her iki hükümlü de koğuştan alınarak ayrı ayrı olacak şekilde müşahade

odalarına alınmıştır. Olayda suçu olmadığı anlaşılan E.B. koğuşuna gönderilmiş

ancak başvurucu müşahade odasında barındırılmıştır. Başvurucunun barındırıldığı

müşahade odası arandığında odada bir poşetin içinde hükümlüye ait dışkıyla

kirlenmiş iç çamaşırları, küçük çekpas sopası, bu sopanın ucuna geçirildiği

sanılan ve kayganlaşması için bulaşık deterjanı sürülmüş olan naylon parçası ve

ucu soyulmuş tuvalet fırçası bulunarak emanete alınmıştır.

15. Başvurucu 7/9/2017 ile 6/2/2018 tarihleri arasında

farklı konularda birçok suç duyurusunda bulunmuştur. Amasya Cumhuriyet

Başsavcılığınca her biri için soruşturma başlatılmış, bu suç duyuruları sonuç

olarak tek bir dosyada birleştirilmiştir. 2/10/2017 tarihinde Amasya Adliyesine

bu soruşturma için ifade vermek üzere götürülen başvurucu, ceza infaz kurumunda

kendisine kötü muamelede bulunulduğunu, fiilî livata yapıldığını iddia etmiş ve

bu iddiası Başsavcılıkça aynı soruşturma dosyası kapsamında

değerlendirilmiştir. Başvurucu, Ceza İnfaz Kurumuna döndüğünde Kurum Müdürü

başvurucunun ayaklarınıkontrol etmiş; sol ayağın başparmağının üstü ve arasında

morluk tespit etmiştir. 4/7/2017 tarihli tutanakta, tespit edilen bu

morlukların başvurucunun iddia ettiği darp şekline uymadığı, başvurucunun

Başsavcılıkta ifade vereceğini bildiği ve darbedildiği iddiasını güçlendirmek

için bunu kendisinin yaptığının anlaşıldığı değerlendirmesi yer almaktadır.

16. Başvurucunun kaldığı müşahade odasında yapılan

aramalar sonucu elde edilen bulgular incelenmek üzere Ankara Merkez Jandarma

Kriminal Laboratuar Amirliğine gönderilmiştir. Alınan 7/11/2017 tarihli

uzmanlık raporu ile yapılan incelemeler sonucunda tuvalet fırça sapıuç

kısmından alındığı belirtilen svap numunelerinden erkek bir bireye ait DNA

tespit edildiği sonucuna varıldığı anlaşılmıştır.

17. Başvurucuya ait 2/10/2017 tarihli geçici genel adli

muayene raporunda "sol ayakta başparmak 2. ve 3. parmaklarda ekimoz,

tabanda ekimoz, sağ ayakta ekimoz" bulgularına yer verilmiştir. İlgili

rapora istinaden başvurucu, Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim

ve Araştırma Hastanesine sevk edilmiştir. 11/10/2017 tarihliraporda "glabella

üzerinde 1 cm lik 1 lineer sıyrık, sol göz altı dış kenarda 0,5 cm lik ekimoz,

her iki ayak tabanında ve ayak sırtında ekimoz alanları olduğu, geçmiş öyküsü

olan kulakta çınlama ve işitme testinde kulakta yüksek frekanslara doğru düşüş

tespit edildiği ancak bu bulgunun akut bir hadise ile ilişkili olmadığı,

yapılan perianal ve anal muayenesinde darp izine rastlanmadığı"

belirtilmiş, başvurucunun yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı

ve kişinin üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek

ölçüde hafif nitelikte olduğu tespitine yer verilmiştir.

18. Başvurucunun kendisini darbettiğini iddia ettiği

infaz koruma memurları soruşturma kapsamında alınan ifadelerinde olayı ve

suçlamaları kabul etmediklerini beyan etmişlerdir.

19. Başvurucunun kendisini darbettiğini iddia ettiği

Kurum Müdürü A.Ç.nin ifadesi şöyledir:

"Üzerime atılı suçlamayı anladım.

Ben Amasya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 1 müdürü olarak görev yaparım, infaz

kurumunda hükümlü olarak bir süre kalan Hünkar Taşdan Cumhurbaşkanlığına

yazdığı dilekçeden dolayı değil Ankara da eşinin kardeşine yazdığı mektupdan dolayı

istihbarat tarafından sorgulanmıştır, ben kesinlikle Hünkar Taşdan'ı kurumdan

nakil çıksa bile işkence yapacağım şeklinde söz söylediğim doğru değildir,

ayrıca ben kesinlikle Hünkar'a vurmadım, başka bir personelin de vurduğunu

görmedim, mahkumlar kendi arasında kavga yapmıştır, bu sebepten yaralanma

olmuştur, kendisi ceza infaz kurumumuzdan ayrılmak için bizi de sıkıntıya

sokabilecek bir çok girişimde bulundu, bu çerçevede makatına tuvalet fırçası

sokma girişimi de oldu, kendisi müşahadeye alındığında falakaya tabi tutulduğu

izlenimi vermek için muhtemelen mazgal demirlerine ayakları ile vurmuştur, bunu

şuradan anlıyorum, falaka olsa yanlızca ayak ortasından yaralanmalar olması

gerekir, kendisinin ayağının baş parmağından itibaren, baş parmak araları dahil

ayağının bu kısımları mor idi, adli raporda da anlaşılacağı üzere makatına

sokulan bir şey yoktur, kendisi bunu denemiş becerememişitr, böyle bir

girişimimiz olsa, bunu yapardık, üzerime atılı bulunan suçlamayı kabul

etmiyorum"

20. Başsavcılık 19/7/2018 tarihinde şüpheli infaz

memurları hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı vermiştir. Karar

gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"... Tüm bu hususlar birlikte

değerlendirildiğinde, Hünkar Taşdan'ın cezaevinde bir çok karıştığı olay

nedeniyle disiplin soruşturması geçirdiği, kaldığı koğuşlarda uyumsuzluk

gösteridği, son yaşadığı hükümlüler arasında kavga olayı sonrası müşahade

odasına alınmasına ve geçirdiği disiplin soruşturmalarına tepki olarak cezaevi

yönetimini zor durumda bırakmak, adli soruşturma geçirmelerini sağlamak

amacıyla kendisine tuvalet fırça sapını sokmaya çalıştığının kuvvetle muhtemel

olduğu, zira kriminal incelemenin de bu durumu ortaya koyduğu, ayaklarındaki

yaralanmaları da kendisinin ayaklarını mazgal demirlerine vurmak suretiyle

yapabileceği, anal muayenede de livata veya jop sokma durumuna ilişkin bir

durumun da bulunmadığı değerlendirildiğinde müştekinin beyanlarının soyut

beyanların ötesine geçmediği,

Müştekinin bir çok nakil talebi ile

ilgili de dilekçesinin bulunduğu,

Tüm soruşturma evrakı kapsamından

anlaşılmakla,

Şüpheliler hakkında üzerine atılı

suçlarından dolayı ayrıntıları yukarıda açıklanan gerekçelerle yeterli şüphe

oluşturacak delil elde edilememesi sebebi ile KAMU ADINA KOVUŞTURMAYA YER

OLMADIĞINA... [karar

verildi.]"

21. Başvurucunun Başsavcılık kararına yaptığı itiraz;

Amasya Sulh Ceza Hâkimliğinin 5/4/2019 tarihli kararıyla, olayın yaşandığı ceza

infaz kurumuna ait güvenlik kamerası görüntülerinde başvurucunun darbedildiğine

ilişkin iddiasını destekleyecek bir görüntüye ulaşılmadığı, Başsavcılığın karar

gerekçelerinin yerinde olduğu değerlendirilerek reddedilmiştir.

22. Başvurucu 3/5/2019 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

23. Anayasa Mahkemesinin 22/9/2022 tarihinde yapmış

olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım

Talebi Yönünden

24. Ödeme gücünden yoksun olduğunu belirten başvurucunun

adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir (Mehmet Şerif Ay, B.

No: 2012/1181, 17/9/2013).

B. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

25. Başvurucu; ceza infaz kurumunda işkenceye, orantısız

güç kullanımına, sözlü ve fiziksel saldırıya maruz kaldığını, Başsavcılığa

verdiği şikâyet dilekçesi üzerine etkili bir soruşturma yürütülmediğini belirterek

kötü muamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

26. Bakanlık görüşünde; Başsavcılığın titizlikle ve

süratle hareket ettiği, atılması gereken her türlü adımı attığı, iddiaların

gerçekliğini ortaya çıkartmak hedefiyle her türlü ve objektif delillerin temini

cihetine gittiği, sorumlu olduğu değerlendirilen kurum müdürü ve infaz koruma

memurlarının beyanlarının alındığı, olay anını gösterir kamera görüntülerinin

dosyaya getirtildiği, başvurucunun barındırıldığı müşahade odasında bulunan,

suç delili olabilecek materyallerin kriminal incelemesinin yaptırıldığı,

başvurucunun soruşturmaya dahlinin sağlandığı, elde edilen delil ve bilgilerin

kapsamlı ve nesnel bir analizi ile neticeye ulaşıldığı, usul yükümlüğünün

gereğinin özenle yerine getirildiği bildirilmiştir.

27. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı başvuru formundaki

iddialarını yinelemiştir.

C. Değerlendirme

28. Anayasa’nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve

manevî varlığı" kenar başlıklı 17. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

"Kimseye işkence ve eziyet

yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi

tutulamaz.”

29. Anayasa’nın "Devletin temel amaç ve

görevleri" kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Devletin temel amaç ve görevleri, …

Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve

mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti

ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve

sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için

gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

30. Herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve

geliştirme hakkı Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınmıştır. Anılan

maddenin birinci fıkrasında insan onurunun korunması amaçlanmış; üçüncü

fıkrasında da kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı, kimsenin insan

haysiyetiyle bağdaşmayan ceza veya muameleye tabi tutulamayacağı

hüküm altına alınmıştır. Devletin bireyin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme

hakkına saygı gösterme yükümlülüğü, öncelikle kamu otoritelerinin bu hakka

müdahale etmemelerini yani anılan maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen

şekillerde kişilerin fiziksel ve ruhsal zarar görmelerine neden olmamalarını

gerektirir. Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlüğüne saygı gösterme

yükümlülüğünden kaynaklanan negatif ödevidir (Cezmi Demir ve diğerleri, B.

No: 2013/293, 17/7/2014, §§ 80, 81).

31. Bununla birlikte her kötü muamele iddiasının

Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının getirdiği korumadan ve Anayasa'nın

5. maddesiyle birlikte devlete yüklediği pozitif yükümlülüklerden yararlanması

beklenemez. Bu bağlamda kötü muamele konusundaki iddialar uygun delillerle

desteklenmelidir. İddia edilen olayların gerçekliğini tespit etmek için soyut

iddiaya dayanan şüphe ötesinde makul kanıtların varlığı gerekir. Bu kapsamdaki

bir kanıt yeterince ciddi, açık ve tutarlı emarelerden ya da aksi ispat

edilmemiş birtakım karinelerden oluşabilir. Bu bağlamda kanıtlar

değerlendirilirken ilgililerin süreçteki tutumları da dikkate alınmalıdır (Cezmi

Demir ve diğerleri, § 95).

32. Tutuklu ve hükümlüler ceza infaz kurumu yönetiminin

sorumluluk ve kontrolüne tabidir. Özgürlüklerinden yoksun olan bu kişilerin

kötü muameleye maruz kaldıklarını iddia etmeleri durumunda vücutlarında bir

yaralanma tespit edilmişse söz konusu yaralanmanın nasıl oluştuğu konusunda

makul bir açıklama getirme yükümlülüğü devlete aittir (Serdar Avci, B.

No: 2015/19474, 9/1/2020, § 56; Cengiz Kahraman ve Kenan Özyürek, B. No:

2013/8137, 20/4/2016, § 95; S.D. B. No: 2013/3017, 16/12/2015, §§ 89,

91).

33. Anayasa'nın 17. maddesinde ceza infaz kurumunda

güvenliği sağlamak, düzeni korumak ve suç işlenmesini önlemek için güç

kullanımı yasaklanmamaktadır. Ancak bu kapsamda sınırları belli bazı

durumlarda, mevzuata uygun olarak ve sadece kaçınılmaz hâllerde aşırı olmaması

koşuluyla güvenlik güçleri tarafından fiziksel güce başvurulmasının kötü

muamele olmadığı kabul edilmektedir. Ayrıca kişinin kendi davranışından veya

tutumundan dolayı fiziksel güce başvurmak kesinlikle zorunlu hâle gelmedikçe bu

neviden fiiller prensip olarak kötü muamele yasağını ihlal edecektir (Ali

Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, §§ 81, 82).

34. Devletin kişinin maddi ve manevi varlığını koruma

hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüğünün usule ilişkin bir boyutu

bulunmaktadır. Bu usul yükümlülüğü çerçevesinde devlet, her türlü fiziksel ve

ruhsal saldırı olayının sorumlularının belirlenmesini ve gerekiyorsa

cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili resmî bir soruşturma yürütmek

durumundadır. Bu tarz bir soruşturmanın temel amacı, söz konusu saldırıları

önleyen hukukun etkin bir şekilde uygulanmasını güvenceye almak ve karıştıkları

olaylarda kamu görevlilerinin ya da kurumlarının kendi sorumlulukları altında

meydana gelen olaylar için hesap vermelerini sağlamaktır (Cezmi Demir ve

diğerleri, § 110).

35. Soruşturmanın etkili ve yeterli olduğundan söz

edilebilmesi için soruşturma makamlarının resen harekete geçerek olayı

aydınlatabilecek ve sorumluların tespitine yarayabilecek bütün delilleri

toplamaları gerekir. Dolayısıyla kötü muamele iddialarının gerektirdiği

soruşturma bağımsız bir şekilde hızlı ve derinlikli yürütülmelidir. Diğer bir

ifadeyle yetkililer, olay ve olguları ciddiyetle öğrenmeye çalışmalı;

soruşturmayı sonlandırmak ya da kararlarını temellendirmek için çabuk ve

temelden yoksun sonuçlara dayanmamalıdır (Cezmi Demir ve diğerleri, §

114). Bu bağlamda soruşturmanın derhâl başlatılması, bağımsız biçimde, kamu

denetimine tabi olarak, özenli ve süratli yürütülmesi ve bir bütün olarak

etkili olması gerekir (Cezmi Demir ve diğerleri, § 116).

36. Bunların yanında kötü muameleye maruz kalması

nedeniyle mağdur olduğunu ileri süren kişilerin kötü muamele yasağı kapsamına

giren ağırlıkta bir muamele görmüş olabileceklerini gösteren emareleri ve

delilleri sunmaları gerektiğini belirtmek gerekir. Bu kapsamda mağdur olduğunu

ileri süren kişilerin olgulara dayanmayan yetersiz açıklamaları, iddialarının

delillerle desteklenmemesi hatta kimi zaman delillerin uyumsuzluğu, kötü

muamelenin yapıldığı yer, zaman ve diğer konulardaki çelişkili ifadeleri gibi

hususlar kötü muamelenin gerçekliğini şüpheye düşürür. Bu durumda iddiaların

savunabilir olduğundan ve dolayısıyla bu iddialara ilişkin derhâl resmî bir

soruşturma başlatılması gerekliliğinden söz edilemeyecektir. Bu gibi durumlar

-iddiaların güçlü bir dayanak ile birlikte yetkili merciler nezdinde dile

getirilmemesi- söz konusu olduğunda mağdur olduğunu ileri süren kişilerin

etkili bir soruşturma yürütülmesine ilişkin meşru (haklı) bir beklentiye

girebileceklerini söyleyebilmek de mümkün değildir (Beyza Metin, B. No:

2014/19426, 12/12/2018, §§ 45, 46).

37. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3), 48.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda, kamu

gücünün neden olduğu iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göre

özeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal edildiği,

buna ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir, B. No:

2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).

38. Kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına

ilişkin başvurularda başvurucunun delil elde etmesi konusundaki zorluklar

dikkate alınmakta ve başvurucudan ihlal iddialarını kanıtlaması

beklenmemektedir. Ancak başvurucudan ihlal iddialarının araştırılmasına, dosya

kapsamında sahip olunan bilgi ve belgelerle karşılaştırılarak bir değerlendirme

yapılmasına elverişli somut bir olay anlatımı yapması beklenmektedir (Metin

Özkara, B. No: 2015/7415, 17/7/2019, § 31).

39. Somut olayda başvurucu, ceza infaz kurumunda

tutulduğu sırada kötü muameleye maruz kaldığını ileri sürmekle birlikte

bireysel başvuru formunda olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin açıklama yer

almamaktadır. Başvurucunun kötü muamele iddialarına ilişkin olay gelişimine

ancak soruşturma evrakı ve bir başka soruşturma kapsamında alınmış ifadesindeki

anlatımları ile ulaşılabilmektedir.

40. Anılan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde

başvurucunun ceza infaz kurumunda kaldığı odada tutulan bir diğer hükümlü ile

aralarında çıkan tartışma sonrası olaya müdahale eden infaz ve koruma memurları

tarafından kötü muameleye maruz kaldığı, bedeninin hırpalandığı ve bu durumun

belli bir süre devam ettiği,akabinde hakaret edildiğini ileri sürdüğü

anlaşılmıştır (bkz. § 11,12).

41. Başsavcılıkça başvurucuya ait başvuruya konu olay

dışında farklı talep ve yakınmalar içeren bir çok dilekçeler tek bir soruşturma

dosyasında birleştirilmiş ve Başsavcılıkça yürütülen soruşturma kapsamında

başvurucunun şikâyet ve delilleri tespit edilmiş, şüpheli infaz koruma

memurları ile kurum müdürünün savunmaları alınmış, başvurucu hakkında adli

muayene raporu ile başvurucunun kaldığı 4 No.lu odada gerçekleştirilen arama

neticesinde ulaşılan tuvalet fırça sapının ucundan alınan biyolojik svap

numunesine ilişkin uzmanlık raporu temin edilmiş, olayla ilgili kamera

görüntüleri dosya içine alınmıştır. Toplanan tüm deliller neticesinde

Başsavcılık başvurucunun Ceza İnfaz Kurumunda karıştığı birçok olay nedeniyle

disiplin soruşturması geçirdiği, kaldığı koğuşlarda uyumsuzluk gösterdiği, son

yaşadığı hükümlüler arasında kavga olayı sonrası müşahade odasına alınmasına ve

geçirdiği disiplin soruşturmalarına tepki olarak Ceza İnfaz Kurumu yönetimini

zor durumda bırakmak, adli soruşturma geçirmelerini sağlamak amacıyla kendisine

tuvalet fırça sapını sokmaya çalıştığının kuvvetle muhtemel olduğu zira

kriminal incelemenin de bu durumu ortaya koyduğu, ayaklarındaki yaralanmaları da

kendisinin ayaklarını mazgal demirlerine vurmak suretiyle yapabileceği, anal

muayenede de livata veya cop sokmaya ilişkin bir durum bulunmadığı

değerlendirildiğinde müştekinin beyanlarının soyut beyanların ötesine geçmediği

değerlendirmesinde bulunmuş ve sonuca ulaşmıştır.

42. Her ne kadar başvurucu darba maruz kaldığını,

falakaya yatırıldığını, makatına cop sokulmak suretiyle kendisine işkence

edildiğini iddia etmiş ise de Başsavcılık başvurucunun söz konusu iddialarını

destekleyen delil olmadığı, 2/10/2017 tarihinde ileri sürdüğü iddialar ile aynı

tarihte alınan adli muayene raporu bulgularının örtüşmediği kanaatine

varmıştır. Başsavcılığın kararına itiraz üzerine dosyayı inceleyen İnfaz

Hâkimliğinin de olayın yaşandığı ceza infaz kurumuna ait güvenlik kamerası

görüntülerinde başvurucunun darbedildiğine ilişkin iddiasını destekleyecek bir

görüntüye ulaşılmadığı tespiti gözönüne alındığında bireysel başvuru formunda

başvurucunun somut olay anlatımını yapmadığı kötü muamele iddiasına ilişkin

olarak Başsavcılığın kanaatinden farklı bir sonuca ulaşmayı gerektiren herhangi

bir delilin başvuru dosyasına yansımadığı sonucuna ulaşılmıştır.

43. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 22/9/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Rıdvan GÜLEÇ Basri BAĞCI Kenan YAŞAR Raportör : Mustafa Erdem ATLIHAN Başvurucu : Hünkar TAŞDAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2019/15557, 22 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İnceleme Ve
  10. Gerekçe
  11. A. Adli Yardım
  12. B. Başvurucunun
  13. C. Değerlendirme
  14. B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin
  15. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2019/15557
Tarih
22 Eylül 2022

İlgili Kararlar

  • Soner Yozgat Başvurusu (B. No: 2019/132)
  • Hooman Hosseınpour Başvurusu (B. No: 2021/47168)
  • Ahmet Taban ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/22125)
  • Alper Erarslan Başvurusu (B. No: 2018/16857)
  • Erdal Süsem Başvurusu (B. No: 2019/14049)
  • AYM Bireysel Başvuru B. No: 2017/36889

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.