İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

İ.d. Başvurusu (B. No: 2015/15955)

1. Başvuru, şeref ve itibara yönelik sözlere karşı açılan

Başvuru No2015/15955Tarih31 Ekim 2018Okuma11 dk · 2.235 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm İ.D. Başvurusu

Karar tarihi
31 Ekim 2018
Başvuru Numarası
2015/15955
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.235 kelime·11 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, şeref ve itibara yönelik sözlere karşı açılan

tazminat davasının reddi nedeniyle maddi ve manevi varlığını koruma hakkının

ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 31/8/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. 1965 doğumlu olup avukatlık mesleğini icra eden başvurucu,

mesleki faaliyetleri sırasında gelişen bazı olaylar nedeniyle resmî belgede

sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının da aralarında bulunduğu pek çok suçtan

yargılanmıştır. Anılan yargılama süreçleri esnasında başvurucu 11/6/2012

tarihinde yakalanmış ve gözaltına alınmış, 14/6/2012 tarihinde ise

tutuklanmıştır.

7. Başvurucu hakkındaki gözaltı ve tutuklama tedbirlerine

ilişkin bu gelişmeler ve başvurucuya isnat edilen suçlar haber ajansları

tarafından haberleştirilmiş ve yerel basında pek çok habere konu olmuştur.

8. Genel olarak Antalya'da gelişmelere ilişkin haberler yapan antalyaburada.com isimli internet sitesinde

de anılan olaya ilişkin olarak 15/6/2012 tarihinde bir haber yapılmıştır. İlk

derece mahkemesinin kararındaki tespitlere göre haberde kullanılan bir fotoğraf

başvurucuya ait değildir. Haberde ayrıca başvurucunun adı kısaltılmıştır.

Haberin ilgili kısmı şöyledir:

"Antalya'da müvekkilini dolandıran avukat

tutuklandı

Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık yaparak müvekkillerini kendisine

borçlandırdığı iddiasıyla gözaltına alınan avukat, çıkarıldığı mahkemece tutklanarak cezaevine konuldu.

Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve

Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Mali Suçlar Büro Amirliği ekipleri,

Antalya Cumhuriyet Savcılığı'na çok sayıda şikayet

gelmesi üzerine aldığı talimat doğrultusunda Antalya Barosu’na kayıtlı

avukatlar İ.D. ile A.Ş. ve H.Ö. isimli iki kadın çalışanı gözaltına alınmıştı.

Soruşturma sonucunda zanlılar, emniyetteki

sorguları sonrası ''Resmi belgede sahtecilik ve

nitelikli dolandırıcılık'' suçlamalarıyla Antalya Adliyesi’ne sevk edildi.

Savcılık tarafından iki kadın çalışan serbest bırakılırken, avukat İ.D.,

nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Mahkeme sonucunda ise İ.D., belgede sahtecilik

ve nitelikli dolandırıcılık' suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine

gönderildi."

9. Başvurucu; bu haberle kişilik haklarına, mesleki kariyer ve

şöhretine saldırıda bulunulduğu iddiasıyla anılan internet sitesinin

sahiplerine (davalılar) karşımanevi tazminat davası

açmıştır.

10.Yargılamayı yapan Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi aşağıdaki

gerekçelerle davayı reddetmiştir:

"Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine ait ...

sayılı dava dosyasının sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış,

incelenmesinde ; davacı hakkında özel belgede sahtecilik, resmi belgede

sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, kişinin içinde bulunduğu

tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmaksuretiyle

dolandırıcılık, silahla yağma, kamu kurum kuruluşlar vb

tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, beden

bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı yağma, serbest

meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı suçlarından kamu davası açıldığı ve

yargılamasının devam ettiği anlaşılmıştır.

....

Somut olayımızda da yayınlarda yer alan dava

konusu haber adli bir olaya ilişkin görünürdeki gerçekliğe uygun bir haberdir.

Yayının içerisinde iddia boyutunda olduğu belirtilerek haberyapılmıştır.

Ayrıca haberin içeriğinde davacının ismi ve resmi kullanılmamıştır. Bu nedenle

yayına konu haber Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine ait dava dosyasındaki

soruşturma hakkında yapılan bir haberdir. Bu nedenle gazeteci maddi gerçeği

bulmak zorunda değildir. Görünürdeki gerçeğe uygun haber vermek gerçek haber

sayılacağı için gazeteci maddi gerçeği araştırmak ve ortaya çıkarmakla yükümlü

değildir. Bu nedenle tamamen basın özgürlüğü sınırları içinde yapılmış olan

dava konusu yayın yüzünden davalılar sorumlu tutulamaz. Bu nedenle soruşturma

konusu olan adli olay hakkında yapılan haber ,yayınlandığı

tarih itibariyle gerçek ve güncel olup, aynı zamanda bir adli vakaya ilişkin

olması sebebiyle topluma duyurulmasında kamu yararı bulunduğundan; manevi

tazminat şartlarının oluşmaması sebebiyle davanın reddine karar veril[miştir]"

11. Başvurucunun anılan kararı temyiz etmesi üzerine karar, Yargıtayca 4/6/2015 tarihinde onanmıştır. Onama kararı

başvurucuya 4/8/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.

12. Başvurucu 31/8/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

13. 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun "İlke" kenar başlıklı 24.

maddesi şöyledir:

“Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan

kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.

Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha

üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin

kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına

yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.”

14. 4721 sayılı Kanun’un

"Davalar" kenar başlıklı 25. maddesinin üçüncü fıkrasının

ilgili kısmı şöyledir:

"Davacının, maddî ve manevî

tazminat...istemde bulunma hakkı saklıdır."

B. Uluslararası Hukuk

15. İfade özgürlüğünün demokratik toplumdaki önemi ile ifade ve

basın özgürlükleri ve itibarın korunmasını isteme hakkı arasındaki ilişkiyle

ilgili uluslararası hukuk kaynaklarının derli toplu verildiği bir karar için Haci Boğatekin (B.

No: 2014/18101, 26/10/2017, §§ 16-20) kararına bakılabilir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 31/10/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

17. Başvurucu; iddialarını genel olarak hakkında bir mahkûmiyet

kararı olmamasına rağmen şeref ve itibarına zarar verici nitelikte bir haber

yapıldığı, ilk derece mahkemesi kararının Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğu

ve hatalı değerlendirmeler içerdiği, ilk derece mahkemesinin basın kartı

olmayan davalıların eylemlerini hatalı olarak basın özgürlüğü kapsamında

değerlendirdiği, zaten hakkındaki davanın da kumpas olduğu yönündeki gerekçeler

üzerine temellendirmiştir. Başvurucu, bu nedenlerle Anayasa'nın, Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme), kanunların ve başka uluslararası hukuk

metinlerinin pek çok hükmüne atıf yapmak suretiyle adil yargılanma hakkı ile

maddi ve manevi varlığını koruma hakkının da aralarında bulunduğu birçok temel

hakkın ve ilkenin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

18. Başvurucu 24/2/2017 tarihli dilekçesiyle kendisine yönelik

yargılama sürecinde görev alan bazı hâkimlerin Fetullahçı

Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması soruşturmaları kapsamında görevlerine

son verildiğinibelirtmiş ve başvurusunun

değerlendirilmesinde bu hususun da dikkate alınmasını istemiştir.

B. Değerlendirme

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının Anayasa'nın 17.

maddesi bağlamında incelenmesi uygun görülmüştür.

20. Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, yaşama, maddi ve manevi

varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir."

21. Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin

maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu

belirtilmekte olup söz konusu düzenleme, Sözleşme'nin 8. maddesinde düzenlenen

özel hayata saygı hakkı kapsamında güvence altına alınan fiziksel ve zihinsel

bütünlüğün korunması hakkına karşılık gelmektedir (Sevim Akat Eşki, B. No: 2013/2187,

19/12/2013, § 30).

1. Genel İlkeler

a. Bireyin Şeref ve

İtibarının Korunmasında Devletin Pozitif Yükümlülüğü

22. Bireyin kişisel şeref ve itibarı, Anayasa’nın 17. maddesinde

yer alan manevi varlık kapsamında

yer almaktadır. Devletin bireyin manevi varlığının bir parçası olan kişisel

şeref ve itibara üçüncü kişilerin saldırılarını önlemek şeklinde pozitif

yükümlülüğü bulunmaktadır (Adnan Oktar (3),

B. No: 2013/1123, 2/10/2013, § 33). Şeref ve itibara yönelik olarak basın ve

yayın yolu ile yapılan saldırılara karşı bireyin korunmaması hâlinde

Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrası ihlal edilmiş olabilir (Kadir Sağdıç [GK], B. No: 2013/6617,

8/4/2015, § 36; İlhan Cihaner

(2), B. No: 2013/5574, 30/6/2014, § 42).

b. Demokratik Toplum

Düzeninin Bir Gereği Olarak İfade ve Basın Özgürlüğü

23. Anayasa Mahkemesi daha önce Anayasa'nın 26. maddesinde yer

alan ifade özgürlüğü ile onun özel güvencelere bağlanmış şekli olan ve

Anayasa'nın 28. maddesinde yer alan basın özgürlüğünün demokratik bir toplumun

zorunlu temellerinden olduğunu, toplumun ilerlemesi ve her bireyin gelişmesi

için gerekli temel şartlardan birini oluşturduğunu pek çok kez ifade etmiştir (Mehmet Ali Aydın [GK], B. No: 2013/9343,

4/6/2015, § 69; Bekir Coşkun [GK],

B. No: 2014/12151, 4/6/2015, §§ 34-36).Bu bağlamda ifade özgürlüğü ile basın

özgürlüğü herkes için geçerli ve demokrasinin işleyişi için yaşamsal önemdedir

(Bekir Coşkun, §§ 34-36). Basın

özgürlüğünün kamuoyuna çeşitli fikir ve tutumların iletilmesi ve bunlara

ilişkin bir kanaat oluşturması için en iyi araçlardan birini sağladığı açıktır

(İlhan Cihaner (2),

§ 63).

c. İnternet Haberciliği

ve Basın Özgürlüğü

24. İnternet haberciliğinin de basının temel işlevini yerine

getirdiği sürece basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği

konusunda tereddüt yoktur (Medya Gündem

Dijital Yayıncılık Ticaret A.Ş. [GK], B. No: 2013/2623, 11/11/2015,

§§ 36-42).

d. Basının Ödev ve

Sorumlulukları

25. Ancak Anayasa'nın 26. ve 28. maddeleri sınırsız bir ifade

özgürlüğünü garanti etmemiştir. Anayasa'nın 12. maddesinin "Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine

ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder."

biçimindeki ikinci fıkrası, kişilerin sahip oldukları temel hak ve hürriyetleri

kullanırken ödev ve sorumluluklarına da gönderme yapmaktadır. 26. maddenin

ikinci fıkrasında yer alan sınırlamalara uyma yükümlülüğü, ifade özgürlüğünün

kullanımına basın için de geçerli olan bazı görev

ve sorumluluklar getirmektedir (Basının görev ve sorumluluklarına

ilişkin bkz. Orhan Pala, B. No:

2014/2983, 15/2/2017, § 46; Erdem Gül ve Can

Dündar [GK], B. No: 2015/18567, 22/2/2016, § 89; R.V.Y. A.Ş., B. No: 2013/1429, 14/10/2015,

§ 35; Fatih Taş [GK], B. No:

2013/1461, 12/11/2014, § 67; Önder Balıkçı,

B. No: 2014/6009, 15/2/2017, § 43).

26. Bu görev ve sorumluluklar başkalarının

şöhret ve haklarının zarar görme ihtimalinin bulunduğu ve özellikle

adı verilen bir şahsın itibarının söz konusu olduğu durumlarda özel önem arz

eder (Orhan Pala, § 47). Basın

özgürlüğü ilgililerin meslek ahlakına saygı göstermelerini, doğru ve güvenilir

bilgi verecek şekilde ve iyi niyetli olarak hareket etmelerini zorunlu

kılmaktadır. Kötü niyetli olarak gerçeğin çarpıtılması kabul edilebilir

eleştiri sınırlarını aşabilir. Dolayısıyla haber verme görevi zorunlu olarak

ödev ve sorumluluklar ile basın kuruluşlarının kendiliğinden uymaları gereken

sınırlar içermektedir (Orhan Pala,

§ 48; Medya Gündem Dijital Yayıncılık

Ticaret A.Ş., §§ 42, 43; Kadir

Sağdıç, §§ 53, 54; İlhan Cihaner (2), §§ 60, 61).

e. Çatışan Haklar

Arasında Dengeleme

27. Anayasa Mahkemesi mevcut başvuruya benzer başvurularda,

başvurucunun Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrasında koruma altına alınan

kişisel itibarın korunmasını isteme hakkı ile şikâyet konusu haberi yapan

kişilerin Anayasa’nın 28. maddesinde güvence altına alınan basın özgürlüğü ve

bu özgürlükle bağlantılı olarak Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına

alınan ifade özgürlüğü arasında adil bir dengenin gözetilip gözetilmediğini

değerlendirmektedir (Nilgün Halloran, B. No: 2012/1184, 16/7/2014, §§ 27,

41, 52; Ergün Poyraz (2)[GK], B.

No: 2013/8503, 27/10/2015, § 49; İlhan Cihaner (2), § 49; Kemal Kılıçdaroğlu, B. No:

2014/1577, 25/10/2017, §§ 56-58). Bu, soyut bir değerlendirme değildir.

28. Çatışan haklar arasında dengeleme yapılabilmesi için mevcut

olaya uygulanabilecek olan kriterlerden bazıları şu şekilde sayılabilir:

i. Yayında kamu yararı bulunup bulunmadığı ve yayının genel

yarara ilişkin bir tartışmaya katkı sağlayıp sağlamadığı

ii. Toplumsal ilginin varlığı ve konunun güncel olup olmadığı

iii. Haber veya makalenin yayımlanma şartları

iv. Haber veya makalenin konusu, bunlarda kullanılan ifadelerin

türü, yayımın içeriği, şekli ve sonuçları

v. Haberde yer alan ifadelerin kim tarafından dile getirildiği

vi. Hedef alınan kişinin kim olduğu, ünlülük derecesi ve önceki

davranışları

vii. Kamuoyu ile diğer kişilerin kullanılan ifadeler karşısında

sahip oldukları hakların ağırlığı

29. Anayasa Mahkemesi başvurunun koşullarına göre bazıları

yukarıda sayılan kriterlerin gerektiği gibi değerlendirilip

değerlendirilmediğini denetler (Nilgün Halloran, § 44; Ergün

Poyraz (2), § 56; Kadir Sağdıç,

§§ 58-66; İlhan Cihaner

(2), §§ 66-73). Bunun için başvurucuya yönelik haberlerin

-yayımlandığı bağlamdan kopartılmaksızın- olayın bütünselliği içinde

değerlendirilmesi gerekir (Nilgün Halloran, § 52; Önder

Balıkçı, § 45). Başvurucunun kişisel itibarın korunmasını isteme

hakkının gerekçesiz olarak veya Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterleri

karşılamayan bir gerekçe ile korunmaması Anayasa'nın 17. maddesini ihlal

edecektir.

2. İlkelerin Olaya

Uygulanması

30. Bir avukat olan başvurucu, mesleki faaliyetleriyle ilgili

olaylar kapsamında resmî belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının da

aralarında bulunduğu pek çok suçtan tutuklu olarak yargılanmıştır. Başvurucu

hakkındaki bu gelişmeler haber ajansları tarafından haberleştirilmiş ve yerel

basında pek çok habere konu olmuştur. Davalıların sahibi olduğu internet

sitesinde de bu gelişmeler herhangi bir yorum ve değerlendirmeye yer

verilmeksizin haberleştirilmiş ancak haber başlığında "Antalya'da Müvekkilini Dolandıran Avukat

Tutuklandı" ifadesi kullanılmıştır.

31. Başvurucunun haber içeriğiyle ve kendisi hakkındaki adli

sürecin haberleştirilmesiyle ilgili olarak bir itirazı bulunmamaktadır.

Başvurucu, şikâyetlerini "Antalya'da

Müvekkilini Dolandıran Avukat Tutuklandı" şeklindeki haber

başlığına karşı ileri sürmekte ve bu başlıkla kendisi hakkında kesinleşmiş bir

mahkeme kararı varmış gibi haber yapıldığından şikâyet etmektedir.

32. Yerel haberler yapan bir internet sitesinin sahibi olan

davacıların bir avukatın mesleğiyle ilgili meseleler dolayısıyla maruz kaldığı

adli süreçleri haberleştirmeleri tabiidir. Bir avukatın mesleğiyle ilgili

konular hakkında yürütülen adli süreçlerle ilgili kamunun bilgi edinme hakkı da

vardır.

33. Öte yandan başvuru konusu haber, başvurucu hakkındaki adli

gelişmelerle ilgili yerel basında pek çok haberin yer aldığı ve adli

gelişmelerin güncelliğini koruduğu bir dönemde yapılmıştır.

34. Haber yapılırken başvurucunun fotoğrafının verilmemiş olması

ve isminin açıkça yazılmamış olması da basın özgürlüğü lehine yapılacak

değerlendirmelerde dikkate alınması gereken hususlardır.

35. Basın özgürlüğünün bir dereceye kadar abartıya ve hatta

kışkırtmaya izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiği hatırlanmalıdır (Ali Kıdık, B.

No: 2014/5552, 26/10/2017, § 77). Davalılar, başvurucu hakkındaki adli süreci

çarpıcı bir biçimde aktarmak için habere "Antalya'da

Müvekkilini Dolandıran Avukat Tutuklandı" şeklinde bir başlık atmışlardır. Haberin

içeriğiyle birlikte değerlendirildiğinde okuyucuların bu başlığın başvurucu hakkındaki

adli süreci yansıtmak amacıyla kullanıldığını kavrayabilecekleri kabul

edilmelidir. Başvurucu hakkındaki haberin tamamı dikkate alındığında

davalıların ifade özgürlüğünü kullanırken kendileri için de geçerli olan görev

ve sorumluluklara uygun davranmadıkları sonucuna ulaşılmamıştır.

36. Somut olayda ilk derece mahkemesi,ifade ve basın özgürlüğü ile şeref ve

itibar hakkının korunması hakları arasında bir dengeleme yapmaya yapmıştır. İlk

derece mahkemesi, değerlendirmelerinde başvurucu hakkında haberleştirilen adli

sürecin gerçeği yansıttığını tespit ettikten sonra haber içeriğinin objektif

bir aktarımdan ibaret olduğuna ve haberde başvurucunun isminin ve resminin yer

almadığına dikkat çekmiştir. Mahkeme, haberde güncellik unsurunun da gerçekleştiğine

ve haberin yapılmasında kamu yararı bulunduğuna işaret ederek başvurucunun

manevi tazminat davasını reddetmiştir.

37. İlk derece mahkemesi kararında Anayasa Mahkemesi

içtihatlarında ortaya konulan kriterler önemli ölçüde karşılanmıştır. Kararla

Anayasa Mahkemesinin vardığı sonuçlar birlikte değerlendirildiğinde

başvurucunun davasının reddini haklı göstermek için Mahkemenin sunduğu

gerekçeler ilgili ve yeterli kabul edilmiştir.

38. Bu şartlarda yukarıdaki değerlendirmelerin tamamı ve yargı

mercilerinin farklı çıkarları dengelerken sahip oldukları takdir payları da

dikkate alındığında Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrasında yer alan

pozitif yükümlülüklere uyulduğu, tarafların haklarının derece mahkemelerince

değerlendirilmesinde açık bir dengesizlik saptanmadığı ve bu kapsamda bir

ihlalin olmadığının açık olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

39. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

Hasan Tahsin GÖKCAN bu sonuca; başvuru konusunun Anayasa'nın

özel hayatın korunmasına ilişkin 20. maddesi kapsamında değerlendirilmesi

gerektiğine yönelik farklı gerekçeyle katılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. Şeref ve itibarın korunması hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

31/10/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Raportör : Recep KAPLAN Başvurucu : İ.D. Vekili : Av. Tuğhan ÇİFTÇİ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/15955, 31 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli
  13. C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Özgüldür
  15. Gökcan
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/15955
Tarih
31 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Yunus Özyaşar Başvurusu (B. No: 2015/16529)
  • Tuncer Bakırhan Başvurusu (B. No: 2017/28478)
  • Hasan Sayar ve Müseddat Sayar Başvurusu (B. No: 2015/3267)
  • Abdullah Akhamur ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/14355)
  • İ.b. Başvurusu (B. No: 2015/5085)
  • Azmi Işıktaş ve Hasibe Işıktaş Başvurusu (B. No: 2015/1863)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.