İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

İbrahim Kaya Başvurusu (B. No: 2021/23881)

1. Başvuru; ceza infaz kurumu tarafından verilen karara karşı yapılan şikâyette, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinin tebliğ edilmemesine bağlı olarak iddia ve itirazların etkin bir şekilde ileri sürülememesi nedeniyle silahların eşitliği ve…

Başvuru No2021/23881Tarih3 Temmuz 2025Okuma7 dk · 1.439 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm İbrahim Kaya Başvurusu

Karar tarihi
3 Temmuz 2025
Başvuru Numarası
2021/23881
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.439 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru; ceza infaz kurumu tarafından verilen karara karşı yapılan şikâyette, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinin tebliğ edilmemesine bağlı olarak iddia ve itirazların etkin bir şekilde ileri sürülememesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılanma ilkelerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Kocaeli 1 No.lu F tipi Ceza İnfaz Kurumunda (Kurum) hükümlü olan başvurucu, Kuruma 4/5/2016 tarihinde nakil geldiği sırada yanında bulunan kırtasiye malzemeleri, kol saati, çanta, gömlek, parka, nevresim takımı, korse, kazak, şalvar, cımbız, yelek, pike, radyo ve sauna eşofmanının kendisine verilmesini talep etmiştir. Kurum getirilen eşyaları 4/5/2016 tarihinde tutanak altına aldıktan sonra talebi reddetmiştir.

Kararda, 17/6/2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik) hükümleri uyarınca hükümlülerin odalarında bulundurabileceği eşyaların tahdidî olarak sayıldığı belirtilmiştir.

Başvurucunun yanında getirdiği eşyaların Yönetmelik gereği odada bulundurulması gereken eşyalar arasında olmaması nedeniyle başvurucuya verilmeyerek emanet eşya deposuna kaldırıldığı ifade edilmiştir. Bunun üzerine başvurucu 9/5/2016 tarihinde şikâyet başvurusunda bulunmuştur.

3. Kocaeli İnfaz Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) 15/7/2016 tarihinde şikâyeti kabul ederek eşyaların verilmemesi işlemini iptal etmiştir. Kararda, el konulan pek çok eşyanın Yönetmelik'te sayıldığı ve bunların Kuruma alınabileceği, bazılarının da Kurum kantininden temin edilmek suretiyle bulundurulabilecekleri belirtilmiştir. Bu nedenle Kurum tarafından her bir eşya yönünden tek tek değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

4. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) 1/8/2016 tarihinde karara itiraz etmiştir. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) 15/8/2016 tarihinde itirazı reddetmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 3/12/2019 tarihinde Ağır Ceza Mahkemesi kararının kanun yararına bozulmasını talep etmiştir. Tebliğnamede başvurucuya teslimine karar verilen şalvar, yelek, bel kuşağı ve parkanın terör örgütünün sembol hâline getirdiği kıyafetlerden olup Kurum içinde örgüt propagandası yapmak amacına hizmet ettiği belirtilmiştir.

Sauna eşofmanının ve kazağın Kurum personelinin giydiği eşofman ve kazak ile aynı renkte olduğu, güvenlik zafiyeti oluşturabileceği, bu sebeple anılan giyim eşyalarının şahsi kullanım eşyası olarak değerlendirilemeyeceği ifade edilmiştir. Yönetmelik'te kesici delici eşyaların tahdidî olarak sayılmadığından cımbızın ve spiralli defterin metal yayının bu hükme aykırı olduğu gerekçesiyle başvurucuya verilmediği vurgulanmıştır.

Kurum kantininden satın almak kaydıyla bir adet kulaklıklı küçük el radyosuna izin verilmesi nedeniyle radyonun kurum kantininden alınıp alınmadığının tespit edilmesi gerektiğinden haklı sebeplere dayanan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği belirtilmiştir.

6. Yargıtay 1. Ceza Dairesi (Yargıtay) 2/11/2020 tarihinde Ağır Ceza Mahkemesi kararını kanun yararına bozmuştur. Kararda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteğinin incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğü belirtilmiştir.

7. Ağır Ceza Mahkemesi 19/3/2021 tarihinde kanun yararına bozma kararına uyarak İnfaz Hâkimliğinin kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Kararda, daha önce verilen kararın Yargıtay tarafından kanun yararına bozulduğu belirtilmiştir.

8. Nihai karar başvurucuya 2/4/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 30/4/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

9. Başvurucu adli yardımdan faydalandırılma talebinde bulunmuştur. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay ([2. B.], B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

10. Başvurucu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin ve Yargıtayın kanun yararına bozma kararının kendisine Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karar verilmeden önce gönderilmediğini belirtmiştir. Kendi durumunu doğrudan etkileyen kararlardan haberdar edilmediğinden zayıf konuma düşürülmesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılanma ilkelerinin ihlal edildiğini ifade etmiştir. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, başvurucunun adil yargılanma hakkının ihlal edilip edilmediği konusunda Anayasa Mahkemesi tarafından yapılacak incelemede Anayasa ve mevzuat hükümleri doğrultusunda somut olayın kendine özgü koşullarının gözönüne alınması gerektiği ileri sürülmüştür. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

11. Başvuru, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri yönünden incelenmiştir.

12. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

13. Ceza davaları ile medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin davaların usul kuralları da dâhil olmak üzere yargılamanın tüm aşamalarında silahların eşitliği ilkesi ve çelişmeli yargılama hakkının güvence altına alınarak adil yargılanma hakkının korunması hukuk devleti olmanın bir gereğidir.

Asıl kural; tarafların eşit şartlarda yargılamaya katılımının sağlanması, gösterdikleri kanıtlardan ve sundukları görüşlerden bilgi sahibi olabilmeleri ve bunlarla ilgili görüşlerini bildirebilme imkânının kendilerine verilmesidir (Taylan Özgür Tor [2. B.], B. No: 2013/2454, 12/3/2015, § 43).

Bireylerin aleyhlerine başlatılan dava ve diğer yargısal süreçlerden haberdar edilmeleri, bunlara ilişkin dilekçe ve talep yazılarının kendilerine tebliğ edilmesi; savunma yapabilme, iddia ve görüşlerini dile getirebilme imkânının korunması bakımından büyük önem taşımaktadır (Hacı Karabulut [1. B.], B. No: 2017/14871, 9/10/2019, § 30).

14. Başvurucu, Kuruma nakledildiği sırada yanında getirdiği eşyaların kendisine verilmesini talep etmiştir. Kurum, Yönetmelik hükümleri gereği bunun mümkün olmadığını belirterek talebi reddetmiştir. Bunun üzerine başvurucu şikâyet başvurusunda bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği şikâyet başvurusunu kabul etmiş ve karara karşı yapılan itiraz Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Daha sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma talep etmiştir. Tebliğnamede belirtilen hususların yerinde görülmesi üzerine Yargıtay, Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın reddine dair kararının kanun yararına bozulmasına karar vermiştir. Bunun üzerine Ağır Ceza Mahkemesi kanun yararına bozma kararına uyarak İnfaz Hâkimliğinin şikâyetin kabulüne ilişkin kararını kaldırmıştır.

15. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 297. maddesinin (3) numaralı fıkrasına göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname, hükmü temyiz etmeleri veya aleyhlerine sonuç doğurabilecek görüş içermesi hâlinde sanık veya müdafii ile katılan veya vekillerine ilgili dairesince tebliğ olunur. İlgili taraf tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı olarak cevap verebilir.

16. Somut olayda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talepli tebliğnamesi başvurucuyu doğrudan etkiler niteliktedir. Zira tebliğname, başvurucunun şikâyetinin kabul edilmemesi gerektiği, söz konusu kararın hukuka aykırı olduğu yönündedir. Anılan kararlar başvurucuya tebliğ edilmemiştir. Başvurucu, söz konusu tebliğnameyi Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kanun yararına bozma kararına uyulması sonrasında öğrenebilmiştir.

17. Ağır Ceza Mahkemesince karar verilene kadar başvurucunun tebliğnameden haberi olmadığı açıktır. 5271 sayılı Kanun uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamenin başvurucuya tebliğ edilmesi gerekmesine rağmen -Ağır Ceza Mahkemesi kararı tebliğ olana kadar- başvurucu ne tebliğnameden ne de Yargıtay tarafından verilen kanun yararına bozma kararından haberdar olmuştur. Bu noktada başvurucuya kanun yararına bozma talebine yönelik olarak yorumda ve itirazda bulunması için pratik ve etkin bir imkânın sunulduğu söylenemez.

18. Bu nedenle başvurucuya kanun yararına bozma talebine dair yorumda/itirazda bulunma konusunda etkin ve pratik imkânın sağlanmamasının silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleriyle bağdaşmadığı ve bu bağlamda adil bir yargılamanın gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır.

19. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde hüküm altına alınan adil yargılanma hakkının güvencelerinden olan silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

20. Başvurucu tarafından mülkiyet hakkının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğinin ileri sürüldüğü görülmekte ise de silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine karar verildiğinden diğer ihlal iddiaları hakkında kabul edilebilirlik ve esas yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek olmadığı değerlendirilmiştir.

III. GİDERİM

21. Başvurucu, ihlalin tespiti ile miktar belirtmeksizin manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

22. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır.

Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (Mehmet Doğan [GK], B.

No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60. Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

23. Öte yandan hak ihlali kararından Anayasa Mahkemesinin davanın neticesiyle ilgili bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır. Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararı uyuşmazlığın sonuçlarından bağımsız olup davanın kabulüne, reddine ya da beraate veya mahkûmiyete karar verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Kural olarak, yargılamanın her aşamasında olduğu gibi ihlalin sonuçlarını gidermek üzere yeniden yapılacak yargılama sonunda da delillerin dava ile ilişkisini kurma ve bunları değerlendirip sonuç çıkarma yetkisi ilgili mahkemelere aittir.

24. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Diğer ihlal iddialarının İNCELENMESİNE GEREK OLMADIĞINA,

E. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Yargıtay 1. Ceza Dairesine (E.2019/3860, K.2020/2646) iletilmek üzere Kocaeli İnfaz Hâkimliğine (E.2016/1900, K.2016/2748) GÖNDERİLMESİNE,

F. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 3/7/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ Muhterem İNCE Yılmaz AKÇİL Raportör : Eren Can BENAKAY Başvurucu : İbrahim KAYA

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2021/23881, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Özeti
  4. II. Değerlendirme
  5. III. Giderim
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2021/23881
Tarih
3 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • İmam Belge Başvurusu (B. No: 2021/44920)
  • Halil İbrahim Er Başvurusu (B. No: 2023/95915)
  • Tonguç Özkan Başvurusu (B. No: 2021/32670)
  • Dijvar Nesri İsmail Başvurusu (B. No: 2022/50323)
  • İbrahim Özyılmaz Başvurusu (B. No: 2020/9039)
  • Turkcell İletişim Hizmetleri A.ş. Başvurusu (B. No: 2020/35195)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.