İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Kaos Gl Derneği Başvurusu (B. No: 2018/10351)

1. Başvuru, toplantı ve gösteri yürüyüşü ile benzeri

Başvuru No2018/10351Tarih7 Eylül 2021Okuma12 dk · 2.489 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Kaos Gl Derneği Başvurusu (2)

Karar tarihi
7 Eylül 2021
Başvuru Numarası
2018/10351
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.489 kelime·12 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, toplantı ve gösteri yürüyüşü ile benzeri

etkinliklerin idare tarafından belirsiz bir süreyle yasaklanması nedeniyle

toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 17/4/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

A. Başvuru

Konusu Olaya İlişkin Bilgiler

7. Başvurucu Kaos Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar

ve Dayanışma Derneği (Dernek) 1994 yılında Ankara'da kurulmuş olan ve 2005

yılından bu yana Ankara Valiliği İl Dernekler Müdürlüğüne kayıtlı, tüzel

kişiliği bulunan bir dernektir. Dernek; amacını kadın eş cinseller ile erkek eş

cinsellerin özgürlükçü değerleri benimsemelerine, eş cinsel varoluşlarını

gerçekleştirme ve kendilerini yetiştirerek toplumsal barış, huzur ve refahın

gelişmesine bireysel, toplumsal, kültürel hayat ve davranışlarıyla katkıda

bulunabilmelerine destek olmak olarak belirlemiştir (Kaos GL Derneği, B.

No: 2014/18891, 23/5/2018, § 8).

8. Ankara Valiliği (Valilik) 17/11/2017 tarihinde;

10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 11. maddesinin(C) bendi,

6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 17.

maddesi ile 25/10/1983 tarihli ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 11.

maddesinin (F) bendi uyarınca 18/11/2017 tarihinden itibaren süresiz olarak,

LGBTT (Lezbiyen Gey Biseksüel Transseksüel veya Travesti) ile LGBTİ (Lezbiyen

Gey Biseksüel Transgender Intersex) adıyla çeşitli sivil toplum örgütleri

tarafından gerçekleştirilecek etkinliklerin yasaklanmasına karar vermiş ve bu

kararı 19/11/2017 tarihinde resmî internet sitesinden duyuru olarak

yayımlamıştır. Söz konusu kararının ilgili kısmı şöyledir:

"Çeşitli sosyal medya ve birtakım

yazılı ve görsel medya organlarından; LGBTT (Lezbiyen Gey Biseksüel

Transseksüel veya Travesti) ile LGBTİ (Lezbiyen Gey Biseksüel Transgender

Intersex) adıyla çeşitli sivil toplum kuruluş/örgütleri tarafından, Ilimizin

muhtelif yerlerinde / salonlarında, birtakım toplumsal hassasiyet ve

duyarlılıkları içeren; sinema sinevizyon, tiyatro, panel, söyleşi, sergi vb.

Şeklinde eylem/etkinliklerin gerçekleştirileceği şeklinde bilgiler elde

edilmiştir.

Söz konusu paylaşımlarla, halkın sosyal

sınıf, ırk din mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir

kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edeceği, bu

nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlikenin ortaya çıkabileceği,

ayrıca kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın

veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasını tehlikeye düşürebileceği

göz önünde bulundurulduğunda, yapılmak istenen organizasyona katılacak olan

grup ve şahıslara yönelik olarak bir takım toplumsal duyarlılıklar nedeniyle de

bazı kesimler tarafından tepki gösterilebileceği ve provokasyonlara neden

olabileceği değerlendirilmektedir.

Bu nedenlerle ... LGBTT-LGBTİ vb.

konuları ile ilgili olarakçeşitli kurum/kuruluşve sivil toplum örgütleri

tarafından, İlimizin muhtelif yerlerinde/salonlarında birtakım toplumsal

hassasiyet ve duyarlılıkları içeren sinema, sinevizyon, tiyatro, panel,

söyleşi, sergi vb. şeklinde eylemlerin/etkinlikler ... yasaklanmıştır."

9. Valilik anılan kararında, yapılan paylaşımlarla halkın

sosyal sınıf, ırk, din mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip

bir kesiminin, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik

edilebileceğini belirtmiştir. Bu durum nedeniyle kamu güvenliği açısından açık

veya yakın tehlikenin ortaya çıkabileceği, bununla birlikte kamu düzeninin, suç

işlenmesinin önlenmesinin, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasının,

genel ahlakın tehlikeye düşebileceği gerekçesine yer vermiştir. Ayrıca bazı

kesimlerin toplumsal duyarlılıkları nedeniyle, yapılacak organizasyona

katılacak olan grup ve şahıslara tepki gösterilebileceğini de belirtmiştir.

10. Başvurucu 20/11/2017 tarihinde yasaklama kararına

karşı yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açmıştır. Ankara 4. İdare

Mahkemesi (Mahkeme) 25/1/2018 tarihinde yürütmenin durdurulması talebinin

reddine karar vermiştir. Mahkeme gerekçesinde, idari işlemin uygulanması

hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça

hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin

durdurulmasına karar verilebileceği, somut olayda ise söz konusu hâlin

gerçekleşmediği belirtilmiştir.

11. Başvurucunun yürütmenin durdurulması talebinin reddi

kararına itirazı üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi

27/2/2018 tarihinde, kararda yasaya aykırılık bulunmadığından itirazın reddine

karar vermiştir.

12. Anılan karar, başvurucu vekiline 19/3/2018 tarihinde

tebliğ edilmiş; başvurucu 17/4/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. Bireysel

Başvuru Sonrası Hukuki Süreç

13. Mahkeme iptal davasını 15/11/2018 tarihinde

reddetmiştir. Mahkeme gerekçesinde; idari işlemin gerçekleştirildiği tarihte

olağanüstü hâlin devam etmesi nedeniyle Anayasa'mızın 15. maddesinde belirtilen

ilkelere bağlı kalınarak temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılabileceği,

kısmen veya tamamen durdurulabileceği, etkinliklere katılacak olan grup ve

şahıslara toplumsal duyarlılıklar nedeniyle bazı kesimlerin tepki

gösterebileceği, kitlesel tepki ve provakatif eylemlerin ortaya çıkabileceği,

olağanüstü hâl sürecinde kolluk görevlilerinin ek yükümlülüklerinin bulunması

nedeniyle eylemlere zamanında müdahalede yetersiz kalınabileceği, kamu

güvenliğinin telafisi güç zararlara uğrayabileceğini belirterek kamu düzenin

korunması amacıyla tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna

varıldığı belirtilmiştir. Ayrıca olağanüstü hâlin sona ermesine bağlı olarak

dava konusu işlemin hükümsüz hâle geleceği de vurgulanmıştır.

14. Başvurucu, anılan karara karşı istinaf başvurusunda

bulunmuştur. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi (Daire)

21/2/2019 tarihli kararında, istinaf talebini kabul ederek derece mahkemesinin

kararını kaldırmış ve idari işlemin iptaline karar vermiştir. Daire

gerekçesinde; kamu güvenliği ile toplantı ve gösteri özgürlüğünün kullanılması

arasında ölçülü bir dengenin gözetilmesinin gerekmesi, idarenin toplanma

özgürlüğünün kullanılması için gereken önlemleri almakla yükümlü olması,

gerekli güvenlik tedbirleri alınmak suretiyle kamu düzeni tesisinin mümkün

olması dolayısıyla idarece tedbirlerinin alınabildiği ölçüde hakkın

sınırlanması yerine temel hak ve özgürlüklerin süresiz, koşulsuz, belirsiz ve

ölçüsüz olarak kısıtlanması gerekçesiyle idari işlemde hukuka uyarlık olmadığı

belirtilmiştir.

IV. İLGİLİ

HUKUK

A. Ulusal Hukuk

15. 2911 sayılı Kanun'un "Toplantının ertelenmesi

veya bazı hallerde yasaklanması" kenar başlıklı 17. maddesi şöyledir:

"Bölge valisi, vali veya kaymakam,

millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve

genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla

belirli bir toplantıyı bir ayı aşmamak üzere erteleyebilir veya suç

işleneceğine dair açık ve yakın tehlike mevcut olması hâlinde

yasaklayabilir."

16. 5442 sayılı Kanun'un 11. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"A) Vali...

...

C) İl sınırları içinde huzur ve

güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu

esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin ödev ve

görevlerindendir. (Ek cümle: 25/7/2018-7145/1 md.) Bunları sağlamak için vali

gereken karar ve tedbirleri alır.

Vali, kamu düzeni veya güvenliğinin

olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da

bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hâllerde on beş günü geçmemek

üzere ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu

güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler için sınırlayabilir; belli

yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını, araçların

seyirlerini düzenleyebilir veya kısıtlayabilir ve ruhsatlı da olsa her çeşit

silah ve merminin taşınması ve naklini yasaklayabilir.

B. Uluslararası

Hukuk

17. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) başvurucu

Sendikanın yaptığı bir başvuruda verdiği kabul edilemezlik kararında; öncelikle

yerleşik içtihatlarına göre AİHM'in halk davası (actio popularis)

niteliğindeki başvuruları inceleme görevi bulunmadığını hatırlatmıştır. AİHM

başvurucu Sendikanın Sinop Valiliğinin basın açıklamalarının yapılabileceği

yerleri belirleyen kararının iptali talebiyle açtığı davanın reddedilmesi

üzerine başvuruda bulunduğunu tespit etmiştir. AİHM daha önce karara bağladığı Akarsubaşı/Türkiye

(B. No: 70396/11, 21/7/2015) kararı ile elindeki başvurunun birbirinden farklı

olduğunu, söz konusu karara konu olayda başvurucuların emre aykırı davranışta

bulunduklarından bahisle kendilerine idari para cezası verildiğini

hatırlatmıştır. Buna karşın elindeki başvuruda Sendikanın toplantı hakkını

kullanmasında anılan Valilik kararına aykırı davranışı nedeniyle kişisel ve

doğrudan maruz kaldığı bir yaptırımın söz konusu olmadığını, bu nedenle in

abstracto (soyut şekilde) ihlal iddialarına ilişkin başvuruları AİHM’in

incelemeyeceğini belirterek kişi bakımından yetkisizlik yönünden başvuruyu

reddetmiştir (Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası/Türkiye, (k.k.), B.

No: 16354/10, 27/08/2019).

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

18. Mahkemenin 7/9/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

19. Başvurucu Dernek -etkinliklerin yasaklanmasını

gerektiren bir durum olmadığı hâlde- tüm etkinliklerin herhangi süre ve kapsam

belirtilmeksizin Valiliğin kararıyla yasaklaması nedeniyle ifade özgürlüğü ile

toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme haklarının, tüzel kişiliğin tüzüğündeki

etkinliklerin yasaklanması nedeniyle dernek kurma hakkının, mahkeme

kararlarının gerekçesiz olması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini iddia etmiştir. Başvurucu, sadece cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği

dikkate alınarak tüm etkinliklerin yasaklaması nedeniyle ayrımcılık yasağının

da ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu

doğrultuda başvurunun toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı kapsamında

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

21. Anayasa’nın "Toplantı ve gösteri yürüyüşü

düzenleme hakkı" kenar başlıklı 34. maddesi şöyledir:

"Herkes, önceden izin almadan,

silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı

ancak, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın

ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve

kanunla sınırlanabilir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme

hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda

gösterilir."

22. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı,

demokratik toplumun en temel değerleri arasında yer almakta olup bireylerin

ortak fikirlerini birlikte savunmak ve başkalarına duyurmak için bir araya

gelebilme imkânını korumayı amaçlamaktadır. Kolektif bir şekilde kullanılan ve

düşüncelerini ifade etmek isteyen kişilere şiddeti dışlayan yöntemlerle

düşüncelerini açıklama imkânı veren bu hak çoğulcu demokrasilerin gelişmesinde

zorunlu olan farklı düşüncelerin ortaya çıkması, korunması ve yayılmasını

güvence altına almaktadır (Dilan Ögüz Canan, B. No: 2014/20411,

30/11/2017, § 36; Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924,

6/1/2015, § 115; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri [GK],

B. No: 2014/920, 25/5/2017, § 79; Osman Erbil, B. No:

2013/2394, 25/3/2015, § 45).

23. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına

yapılan bir müdahale zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa (bazı

farklılıklarla birlikte toplantı hakkı bağlamında bkz. Dilan Ögüz Canan, § 32;

sendika hakkı bağlamında bkz. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve

diğerleri, § 73; Tayfun Cengiz, B. No: 2013/8463, 18/9/2014, § 56; Adalet

Mehtap Buluryer, B. No: 2013/5447, 16/10/2014, §§ 103-105; grev hakkı

bağlamında bkz. Kristal-İş Sendikası [GK], B. No: 2014/12166, 2/7/2015, § 70)

ya da zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı değilse

(bazı farklılıklarla birlikte toplantı hakkı bağlamında Dilan Ögüz Canan, §§

33, 56; sendika hakkı bağlamında bkz. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve

diğerleri, § 74) demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale

olarak değerlendirilemez.

24. Ancak bu yönden esastan bir incelemeye geçmeden önce

davanın kabul edilebilirliği koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti gerekir.

Bu koşullardan biri de başvurucunun mağdur sıfatını taşıyıp taşımadığına

ilişkindir.

25. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 46. maddesine göre Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulması için başvuruya konu edilen ve ihlale

yol açtığı ileri sürülen kamusal eylem veya işlemden başvurucunun kişisel

olarak ve doğrudan etkilenmiş olması gerekir (Onur Doğanay,

B. No: 2013/1977, 9/1/2014, §§ 42-45).

26. Bireysel başvuru yoluyla hak ihlali iddialarının

incelenmesinde idare ve derece mahkemeleri tarafından başvurucu lehine bir

tedbir ya da kararın alınması suretiyle ihlalin tespit edildiği, verilen karar

ile bu ihlalin uygun ve yeterli biçimde giderildiğinin anlaşıldığı durumlarda ilgilinin

mağdur sıfatının ortadan kalktığı Anayasa Mahkemesince kabul edilmektedir. Bu

iki koşul yerine getirildiği takdirde bireysel başvuru mekanizmasının ikincil

niteliği dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin inceleme yapmasına gerek

kalmamaktadır (Anayasa’nın 17. maddesine ilişkin şikâyetler açısından bkz.

Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, §§ 61, 74; Sadık

Koçak ve diğerleri, B. No: 2013/841, 23/1/2014, § 83; İlker Başer ve diğerleri,

B. No: 2013/1943, 9/9/2015, § 46). Bu iki koşul yerine getirildiği takdirde

bireysel başvuru mekanizmasının ikincil niteliğinden dolayı Anayasa

Mahkemesinin inceleme yapmasına gerek kalmamaktadır (ilgili olduğu ölçüde bkz.

Mehmet Tursun ve diğerleri, B. No: 2016/2889, 4/7/2019, § 54; Abdullah Yaşa

[GK], B. No: 2015/12486, 5/11/2020, §52).

27. Başvurucunun mağdur sıfatının ortadan kalkması,

özellikle ihlal edildiği ileri sürülen hakkın niteliği ve ihlali tespit eden

kararın gerekçesi ile bu kararın ardından ilgili açısından uğranıldığı ileri

sürülen zararların varlığını devam ettirip ettirmediğine bağlıdır (benzer

yöndeki AİHM kararı için bkz. Freimanis ve Lidums/Letonya, B. No: 73443/01 ve

74860/01, § 68, 9/2/2006). Başvuruculara sağlanan telafi imkânının uygun ve

yeterli olup olmadığı kararı, söz konusu temel hak ve özgürlüğün ihlalinin

niteliği gözönünde bulundurularak dava koşullarının tamamının değerlendirilmesi

sonucunda verilebilecektir. Bu çerçevede bir başvurucunun mağdur sıfatı

-Anayasa Mahkemesi önünde şikâyet ettiği durum için- idari veya yargısal bir

kararla kendisine ödenmesine karar verilen tazminata da bağlı olabilecektir

(Sadık Koçak ve diğerleri, § 84 ; İlker Başer ve diğerleri, § 47 ; Mehmet

Tursun ve diğerleri, § 55; Yavuz Selim Akkoç, B. No: 2012/1277, 20/11/2014 §

51; Gafgen/Almanya, [BD], B. No: 22978/05, 1/6/2010, § 116). Bu kapsamda

idarenin hukuka aykırılık teşkil eden işleminin ortadan kaldırılmasına ve

Derneğin faaliyetleri kapsamındaki etkinlikleri gerçekleştirilmesine imkân

tanıyacak karar verilmesi -somut olayın koşullarına göre- başvurucunun mağdur

sıfatını ortadan kaldırabilecektir.

28. Aynı şekilde AİHM ve Anayasa Mahkemesi de ulusal

yetkililerce ihlalin açıkça veya özü itibarıyla tespit edilmesi ve verilen

karar ile bu ihlalin uygun ve yeterli biçimde giderilmesi hâlinde ilgili

tarafın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 34. maddesi anlamında

bundan böyle mağdur olduğunu ileri süremeyeceğini belirtmektedir (Fatma

Yüksel/Türkiye, B. No: 51902/08, 9/4/2013, § 44; Scordino/İtalya (No.

1) [BD], B. No: 36813/97, 29/3/2006, §§ 178 ve devamı). AİHM’e göre bu iki

koşul yerine getirildiği takdirde, Sözleşme ile düzenlenen koruma

mekanizmasının ikincil niteliği sayesinde Mahkemenin inceleme yapması

engellenmiş olacaktır (Eckle / Almanya, B. No: 8130/78, 15/7/1982, §§

64-70; Jensen/Danimarka, kabul edilebilirlik kararı, B. No: 48470/99; Cataldo/İtalya,

kabul edilebilirlik kararı, B. No: 45656/99; Göktepe/Türkiye, kabul

edilebilirlik kararı, B. No: 64731/01, 26/4/2005; Fatma Yüksel/Türkiye,

§ 46; Yavuz Selim Akkoç, § 50).

29. Somut olayda başvurucu Dernek, Valiliğin Ankara'daki

etkinliklerini 18/11/2017 tarihinden itibaren süresiz olarak yasakladığına

ilişkin kararı resmî internet sitesinden duyuru olarak yayımlaması üzerine

yürütmeyi durdurma talebi ile iptal davası açmıştır. Başvurucu, idari işlemin

yürütmesinin durdurulması talebinin derece mahkemesince reddi ve anılan karara

itirazın reddi ile kesinleşmesi üzerine esas davanın sonuçlanmasını beklemeden

bireysel başvuruda bulunmuştur.

30. Bireysel başvuru sonrası Daire, başvuru konusu idari

işleme yönelik iptal davasını esastan inceleyerek idari işlemi hukuka uygun

bulan derece mahkemesi kararı kaldırmış ve idari işlemin iptaline karar

vermiştir (bkz. § 14). Anılan karar ile açık şekilde ihlal tespitinin

yapıldığı, kamu güvenliği ile toplantı ve gösteri özgürlüğünün kullanılması

arasında ölçülü bir dengenin gözetilmesi gerektiği ve idarenin toplantı hakkına

ilişkin pozitif yükümlülüğü olduğu belirtilmiştir. Böylece somut başvuruya konu

edilen idari işlem ve yürütmenin durdurulmasının reddine ilişkin kararındaki

olumsuz sonucun ortadan kaldırıldığı anlaşılmaktadır.

31. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi başvuruda,

başvurucu tarafından ihlal iddiasının tüzel kişiliği kişisel olarak etkileme

ihtimaline dair makul ve ikna edici deliller ortaya konulmasını şart

koşmaktadır. Aksi hâlde böyle bir başvuru soyut ve genel nitelikte bir

başvurudan öteye geçemeyecektir.

32. Somut olayda başvurucu Dernek, idari işlem tarihi ile

başvuru tarihi arasında toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının

kullanılmasının kendisi yönünden önemini bireysel başvuru formunda somut

olaylara dayalı olarak açıklamamış, salt idari işlem nedeniyle Anayasal

haklarının ihlal edildiğini belirtmiştir. Başvurucu anılan dönemdeki idarenin

yasaklama kararı nedeniyle, kendi tüzel kişiliğinin fonksiyonlarını yerine

getirmesinin etkilediğini, yapılması planlanan bir toplantı ve gösteri

yürüyüşünün tamamen etkisiz hale geldiğini veya yapacağı etkinliklerle

yaratılmak istenen farkındalığın oluşmayacağını da ileri sürmemiştir.

33. Bireysel başvuruda bulunabilmek için mağduriyet

statüsünün varlığı ve başvuru hakkında da karar verilinceye kadar devam etmesi

şarttır. Bu kapsamda, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının ihlal ettiği

iddiasıyla başvuruya konu edilen idari işlemin, davanın esası hakkında verilen

karar ile başvurucu lehine iptal edildiği ve anılan bu karar sonucunun

başvurucu açısından belirli bir tatmin sağladığı ve ileri sürülen ihlal

iddiasının bu yolla giderilmek suretiyle mağdur sıfatının ortadan kalktığı

görülmektedir.

34. Açıklanan gerekçelerle başvurunun toplantı ve gösteri

yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden başvurucunun mağdur

sıfatının ortadan kalktığı anlaşıldığından diğer kabul edilebilirlik koşulları

yönünden incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul

edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal

edildiği iddiasının kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 7/9/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Hasan HÜZMELİ Başvurucu : Kaos GL Derneği Araştırmalar ve Dayanışma Derneği Vekili : Av. Kerem DİKMEN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/10351, 7 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Başvuru
  10. B. Bireysel
  11. IV. İlgili
  12. Hukuk
  13. A. Ulusal Hukuk
  14. B. Uluslararası
  15. V. İnceleme Ve
  16. Gerekçe
  17. A. Başvurucunun
  18. B. Değerlendirme
  19. A. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal
  20. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/10351
Tarih
7 Eylül 2021

İlgili Kararlar

  • Mehmet Kuzulugil ve Gelenek Basım Yayım ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2018/36201)
  • Ahmet Kurtgöz Başvurusu (B. No: 2018/30636)
  • Abdul Kadir Ünlü Başvurusu (B. No: 2018/33200)
  • Barış Yiğit Başvurusu (B. No: 2016/67924)
  • Latife Akyüz Başvurusu (B. No: 2016/50822)
  • Nurettin Özmen Başvurusu (B. No: 2019/19336)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.