İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

M.a. Başvurusu (B. No: 2014/19436)

1. Başvuru, idari gözetim altında tutmanın hukuki olmaması

Başvuru No2014/19436Tarih26 Aralık 2018Okuma13 dk · 2.680 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm M.A. Başvurusu

Karar tarihi
26 Aralık 2018
Başvuru Numarası
2014/19436
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.680 kelime·13 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, idari gözetim altında tutmanın hukuki olmaması

nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; tutulma koşulları nedeniyle de

kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 12/12/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar

verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve ekleri, başvurucu vekilinin başvuru

tarihinden sonra ibraz ettiği dilekçeler, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel

Müdürlüğünün (GİGM) sunduğu belgeler ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden

(UYAP) elde edilen bilgilere göre ilgili olaylar özetle şöyledir:

9. Rusya Federasyonu vatandaşı ve 1970 doğumlu olan başvurucu

24/10/2013 tarihinde Sabiha Gökçen Havalimanı sınır kapısından Türkiye’ye

girmiştir. Başvurucunun 24/12/2013 ila 23/6/2014 tarihlerini kapsayan turistik

amaçlı ikamet izni bulunmaktadır.

10. Bir arkadaşını ziyaret etmek için Antakya’ya gittiğini

söyleyen başvurucu, bir ihbar üzerine pasaport ve benzeri belge bulundurmadığı gerekçesiyle

21/3/2014 tarihinde otobüs terminalinde yakalanmıştır.

11. Başvurucu 23/3/2014 tarihinde Hatay Geri Gönderme Merkezine

(GGM) yerleştirilmiştir.

12. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından 10/3/2014 tarihinde

başvurucu hakkında G-87 (genel güvenlik), 14/4/2014’te ise V-68 (ikamet izni

verilmesi Bakanlık iznine tabi) tahdit kodlarıyla yurda giriş yasağı

konulmuştur. Giriş yasağına karşı başvurucu, Ankara 1. İdare Mahkemesine dava

açmıştır. Bu dava Mahkemece 8/10/2015 tarihinde reddedilmiştir. Kararın temyiz

edilip edilmediği hususunda bir bilgi bulunmamaktadır.

13. Hatay Emniyet Müdürlüğü 24/3/2014 tarihinde Emniyet Genel

Müdürlüğüne yazdığı yazıda başvurucunun da aralarında bulunduğu on iki kişinin

IŞİD taraftarı olduğu, GGM’de fikir birliği içinde

hareket ettikleri, bunların Hatay GGM’de birlikte

barındırılmamasının daha sağlıklı olacağı bilgisini iletmiştir.

14. Hatay Emniyet Müdürlüğü 24/3/2014 tarihinde başvurucu

hakkında yapılacak işlemlerin bildirilmesi için Emniyet Genel Müdürlüğüne

müzekkere yazmıştır. Genel Müdürlük 9/4/2014 tarihinde başvurucunun Türkiye’den

çıkışının sağlanması için gereğinin yapılmasını istemiştir.

15. Hatay Valiliği bu yazı üzerine 24/3/2014 tarihinde 15/7/1950

tarihli ve 5683 sayılı mülga Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri

Hakkında Kanun'un 23. maddesindeki “Memleket

dışına çıkartılmalarına karar verilipte pasaport

tedarik edemediklerinden veya başka sebeplerden dolayı Türkiye'yi terkedemiyenler İçişleri Bakanlığının göstereceği yerde

oturmağa mecburdurlar” şeklindeki düzenleme gereği başvurucunun

muhafaza altına alınmasına ve aynı Kanun’un 19. maddesine göre sınır dışı

edilmesine karar vermiştir.

16. Başvurucu 15/4/2014 tarihinde uluslararası koruma talebinde

bulunmuştur. GİGM’nin 25/4/2014 tarihli kararıyla

başvurucunun uluslararası koruma talebi reddedilmiştir. Ret kararına karşı

başvurucunun Ankara 1. İdare Mahkemesine açtığı iptal davası 10/6/2015

tarihinde kesin olarak verilen kararla reddedilmiştir.

17. Hatay Valiliği 16/4/2014 tarihinde başvurucu hakkında

yapılacak işlemin bildirilmesini GİGM’den istemiştir.

GİGM 25/4/2014 tarihli cevap yazısında -başvurucunun uluslararası koruma

talebinin reddedilmesini de dikkate alarak- başvurucu hakkında idari gözetim

kararı alınmışsa devamı, alınmamışsa 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar

ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca idari gözetim kararı

alınması, gözetimin sonlandırılması düşünülürse GİGM’nin

görüşünün alınması gerektiğini Valiliğe bildirmiştir.

18. Başvurucu hakkında yapılacak işlemin bildirilmesi için Hatay

Valiliği, 20/5/2014 ve 22/5/2014 tarihli iki ayrı müzekkere daha yazmıştır.

GİGM 22/5/2014 tarihli yazıyla başvurucunun 6458 sayılı Kanun’un 68. maddesi

uyarınca en fazla otuz gün idari gözetim altında tutulması mümkün olduğundan

idari gözetim kararının en kısa sürede sonlandırılarak Adana Kabul ve Barınma

Merkezinde (KBM) barındırılmasını Hatay ve Adana Valiliklerine bildirmiştir.

19. 22/5/2014 tarihinde başvurucu Adana KBM'ye

getirilmiştir.

20. Adana Valiliği 28/5/2014 tarihinde başvurucunun Adana KBM’de muhafaza altına alınmasına karar vermiştir.

21. Başvurucu 11/6/2014 tarihinde idari gözetimin

sonlandırılması için Hatay 1. Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz etmiştir. Hâkimlik,

itirazın yapıldığı tarihten 148 gün sonra (6/11/2014) itirazı reddetmiştir.

Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

“…

Yapılan inceleme sonucu toplanan delillerde

her ne kadar itiraz eden tarafından Hatay Emniyet Müdürlüğünce yapılan

kontrolde pasaport yada posaport yerine geçerli

herhangi bir belge olmadığının anlaşılması üzerine Hatay Yabancılar Şube

Müdürlüğüne ait misafirhanede 23/04/2014 tarihinden 14/05/2014 tarihine kadar

idari gözetim altında tutulduğu, uluslararası koruma talebinin reddi üzerine

idare mahkemesine başvurduğu, bu arada otuz günlük idari gözetim süresinin

sonlandırıldığı ve itiraz edenin Adana yabancılar şube müdürlüğüne gönderildiği

daha sonra kabul ve barınma merkezinde tutulduğu, 6458 sayılı yasada bu

merkezde tutulma sürecine ilişkin idari itiraz düzenlemesi bulunmadığı ve

Hatay’daki idari gözetim süresi ile ilgili olarak söz konusu işlemin 14/05/2014

tarihinde zaten bu işlemin sonlandırılmış olduğu, yaniitiraz

tarihinde kişinin Hatay da herhangi bir şeklide idari gözetim altında

bulunmadığı anlaşılmakla itirazın REDDİNE karar verilmesi gerektiği sonucuna

varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.”

22. Başvurucunun idari gözetim kararına karşı Adana 4. Sulh Ceza

Hâkimliğine yaptığı itiraz 8/9/2014 tarihinde kabul edilerek başvurucunun

serbest bırakılmasına karar verilmiştir. Kararın bir sureti aynı gün Adana

Yabancılar Şube Müdürlüğüne gönderilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“…

Başvuran yabancı hakkında sınırdışı

etme kararı bulunduğu, aynı yasanın [6458 sayılı Yasa]

57. maddesinde düzenlenen koşullar

oluşturduğundan bahisle idari gözetim kararı verildiği, idari gözetim

kararından itibaren her ay idari gözetimin uzatılması ve her ay düzenli olarak

yapılan değerlendirmelerin sonuçlarının gerekçesiyle yabancı veya yasal

temsilcisine bildirilmesi yapılan değerlendirmelerin sonuçlarının gerekçesiyle

yabancı veya yasal temsilcisine bildirilmesi gerekirken 6458 Sayılı Yasanın

uzatılmasına dair kararın bulunmadığı anlaşımakla

6458 Sayılı Yasanın 57/6 maddesi gereğince başvurunun kabulüne, Adana Valiliği

tarafından verilen gözetim kararının kaldırılmasına, kesin olmak üzere karar

verilmiştir."

23. Adana Valiliği 9/9/2014 tarihinde GİGM’ye

yazdığı müzekkereyle mahkeme kararıyla serbest kalan başvurucu hakkında

yapılacak işlemin tespitini istemiştir. GİGM 12/9/2014 tarihli elektronik

postayla başvurucunun idari gözetim uygulanmaksızın Adana KBM'de

barındırılmaya devam edilmesini istemiştir.

24. GİGM 19/9/2014 tarihli yazıyla başvurucunun idari

gözetiminin Adana 4. Sulh Ceza Hâkimliğince sonlandırıldığını, bu yüzden 6458

sayılı Kanun’un 54. maddesinin (2) numaralı fıkrası gereğince sınır dışı kararı

alınmasını, kırk sekiz saat içinde Türkiye’den çıkış yapmasının başvurucuya

bildirilmesini, bu süre zarfında idari gözetim kararı uygulanmaksızın 6458

sayılı Kanun’un 57. maddesinin (4) numaralı maddesine göre kabul ve barınma

merkezinde barındırılmasını, kırk sekiz saat içinde çıkış yapmadığı takdirde

6458 sayılı Kanun’un 57. maddesinin (2) numaralı fıkrasında göre idari gözetim

kararı alınarak İstanbul GGM’ye sevk edilmesini,

sınır dışı işlemlerinin İstanbul Valiliğince yerine getirilmesini Adana ve

İstanbul Valiliklerine bildirmiştir.

25. Adana Valiliği 24/9/2014 tarihinde 6458 sayılı Kanun’un 57.

maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurucunun idari gözetim altına

alınmasına karar vermiştir.

26. Başvurucu 25/9/2014 tarihinde Adana KBM’den

İstanbul Kumkapı GGM’ye getirilmiştir.

27. İstanbul Valiliği 26/9/2014 tarihinde 6458 sayılı Kanun’un

54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendi gereğince başvurucunun sınır

dışı edilmesine, 57. maddesi gereğince de kamu düzeni açısından tehdit

oluşturması, kaçma ve kaybolma riskinin bulunması sebebiyle bir ay süreyle

idari gözetim altına alınmasına ve kırk sekiz saat içinde GGM’ye

yerleştirilmesine karar vermiştir. İstanbul Valiliği 25/10/2014 tarihinde idari

gözetimi bir ay süreyle uzatmıştır.

28. Başvurucunun İstanbul Valiliğinin kararına karşı yaptığı

itiraz, İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğince 6/12/2014 tarihinde reddedilmiştir.

29. Başvurucu, İstanbul Valiliğinin sınır dışı etme kararına

karşı İstanbul 1. İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme 2/6/2015 tarihinde

yargılama masraflarının yatırılmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına

karar vermiştir. Temyiz edilen karar, Danıştay Onuncu Dairesinin 12/11/2015

tarihli ilamıyla bozulmuştur. Bozmadan sonraki safahatla ilgili bir bilgi

mevcut değildir.

30. Başvurucu, Adana 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 18/9/2014 tarihli

kararına karşın GGM’den salıverilmediğini

belirtmiştir. Bu konuda başvurucunun çeşitli kamu kurumlarına müracaatı

olmuştur. Başvurucu, kendisini serbest bırakmayan Yabancılar Şube Müdürlüğünde

görevli polis memurları hakkında görevi kötüye kullanma ve mahkeme kararını

icra etmeme suçlarından Adana ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıklarına

17/10/2014 tarihinde suç duyurusunda bulunmuştur. Adana Valiliği 19/12/2014

tarihli kararıyla polis memurları hakkında soruşturma izni vermemiştir.

31. İstanbul Valiliği de Kumkapı GGM’de

görev yapan polisler hakkında 8/12/2014 tarihinde soruşturma izni verilmemesine

karar vermiştir. Bu karara başvurucunun yaptığı itiraz, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi

Birinci Kurulu tarafından 3/3/2015 tarihinde reddedilmiştir.

32. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 24/9/2014 tarihinde

soruşturma izni verilmemesine dayanarak kovuşturmaya yer olmadığına karar

vermiştir. Başvurucunun bu karara yaptığı itiraz ise İstanbul 8. Sulh Ceza

Hâkimliğinin 14/5/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

33. Başvurucu Dubai’ye gitmek istediğine dair dilekçe vermesi

üzerine 12/12/2014 tarihinde Türkiye’den ayrılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

34. İlgili hukuk için bkz. T.T.,

B. No: 2013/8810, 18/2/2016, §§ 22-25; B.T., [GK], B. No: 2014/15769, 30/11/2017, §§ 19-38.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

35. Mahkemenin 26/12/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kötü Muamele Yasağının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

36. Başvurucu, tutulma koşullarının insan onuru ve haysiyetiyle

bağdaşmayacak ölçüde kötü olduğunu, bu koşullara karşı sonuç alabileceği etkili

bir başvuru yolunun bulunmadığını belirterek adil yargılanma hakkının, kötü

muamele yasağı ve bu yasakla bağlantılı olarak da etkili başvuru hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

37. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Yabancıların ülkeye girişleri, ülkede

ikametleri ve ülkeden sınır dışı edilmeleriyle ilgili işlemler medeni hak ve yükümlülük veya bir suç isnadının esasının karara

bağlanmasıyla ilgili olmadığından (Z.M. ve I.M.,

B. No: 2015/2037, 6/1/2016, §§ 62, 63) adil yargılanma hakkı yönünden ayrıca

inceleme yapılmamıştır.

38. Anayasa Mahkemesi birçok kararında, idari gözetim altında

tutulan yabancıların tutulma koşullarını kötü muamele yasağı kapsamında

incelemiştir (Rıda Boudraa, B. No:

2013/9673 , 21/1/2015; K.A. [GK],

B. No: 2014/13044, 11/11/2015; F.A. ve M.A.,

B. No: 2013/655, 20/1/2016, A.V. ve

diğerleri, B. No: 2013/1649, 20/1/2016; F.K. ve diğerleri, B. No: 2013/8735, 17/2/2016; T.T., B. No: 2013/8810, 18/2/2016; A.S., B. No: 2014/2841, 9/6/2016; I.S. ve diğerleri, B. No: 2014/15824,

22/9/2016).

39. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi

şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır."

40. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

41. Anayasa Mahkemesi K.A.

(aynı kararda bkz. §§ 80, 81) kararında olumsuz tutulma koşulları nedeniyle

uğranılan zararın tazminine ilişkin etkili idari ve yargısal bir başvuru

yolunun bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Anayasa Mahkemesi, bu kanaate varırken

tutulma koşullarından dolayı çekilen ızdırap için

tazminata hükmedildiğini gösteren herhangi bir adli veya idari yargı kararının

bulunmadığı hususunu gözönünde bulundurmuştur.

42. Ancak Anayasa Mahkemesi, B.T.

başvurusunda bu içtihadını gözden geçirerek başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Anayasa Mahkemesi,

idari gözetim altında tutulma yerlerinin yönetim, denetim ve işletilmesinin

İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen bir kamu hizmeti olduğunu, 2577 sayılı

Kanun'un 2. maddesine göre idari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakkı

doğrudan muhtel olanlarca idari yargıda tam yargı

davası açılabileceğini, teorik düzeyde mevcudiyeti tespit edilen bu yolun -sırf

bilgi eksikliği nedeniyle- fiiliyatta hiç işletilmemesinin etkisiz olduğu

biçiminde yorumlanamayacağını belirtmiş ve yabancının salıverilmesi hâlinde

etkili hukuk mekanizmasının tam yargı davası olduğunu ifade etmiştir (B.T., §§ 45-58).

43. Başvuruya konu somut olayda bu ilkelerden ayrılmayı

gerektiren bir husus bulunmamaktadır.

44. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

45. Bununla birlikte bu aşamada oluşan durum nedeniyle eldeki

başvuru yönünden işbu kararın ardından açılması muhtemel idari davanın süresine

ilişkin olarak bir hususun açıklığa kavuşturulması zorunluluğu hasıl olmuştur.

46. İdari yargı yerlerinde açılacak davaların süresine ilişkin

koşulları incelemek ve idari davaların süresinde açılıp açılmadığını

değerlendirmek ilgili mahkemelerin takdirindedir. Ancak inceleme konusu

başvuruda olduğu gibi B.T. kararındaki

içtihat değişikliğinin Resmî Gazete'de yayımlandığı

16/2/2018 tarihinden önce tam yargı davası yolu tüketilmeden, doğrudan Anayasa

Mahkemesine yapılan müracaatların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez bulunmasını müteakiben açılacak davalarda dava açma süresinin

derece mahkemelerince bu kişilerin mahkemeye erişim haklarının ihlaline neden

olmayacak biçimde değerlendirilmesi gerektiğine de işaret edilmelidir (B.T., § 59).

47. Kötü muamele yasağı yönünden başvuru yollarının

tüketilmemesine istinaden kabul edilemezlik kararı verildiğinden anılan yasakla

bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının

ihlal edildiği iddiasının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

B. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

48. Başvurucu; yasal dayanaktan yoksun olarak sırf yabancı

olmasından dolayı özgürlüğünden yoksun bırakıldığını, gözetim altına alınırken

hâkim önüne derhâl çıkarılmadığını, gözetim kararına karşı yasal hakları

konusunda bilgilendirilmediği için itiraz hakkını kullanamadığını, açıklanan

ihlal iddialarına ilişkin olarak Türk hukukunda başvuru yapabileceği ve

tazminat talep edebileceği etkili bir yol bulunmadığını belirterek kişi

hürriyeti ve güvenliği ile etkili başvuru haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

49. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

§ 16). Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrasında, hürriyeti kısıtlanan

kişiler için güvence altına alınan bir yargı merciine etkili başvuru hakkı

Anayasa’nın 40. maddesinin özel bir hâlini ifade ettiğinden 40. madde yönünden

ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.

1. 6458 Sayılı Kanun'dan

Önceki Durum

50. Anayasa Mahkemesi 6458 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği

11/4/2014 tarihinden önce gerçekleşen olaylar yönünden hukukumuzda, Anayasa'nın

19. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan istisnalar arasında yer verilen

usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen, giren ya da hakkında sınır dışı

etme yahut geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması

uygulamasında tutma kararı verme işleminin koşulları, süresi, sürenin

uzatılması, ilgiliye bildirilmesi, idari gözetim kararına karşı başvuru

yolları, idari gözetim altına alınan kişinin avukata erişimi, tercüman

yardımından yararlanması gibi usul güvencelerini açık bir şekilde ortaya koyan

yasal bir düzenleme bulunmadığına dayalı olarak bu başlık altında yapılan

şikâyetlerden ötürü ihlal kararları vermiştir (F.A.

ve M.A., A.V. ve diğerleri,

F.K. ve diğerleri, T.T., A.S.).

51. Ancak Anayasa Mahkemesi tarafından içtihat değişikliğine

gidilen B.T. başvurusunda,

11/4/2014 tarihinden önce herhangi bir idari karar olmaksızın idari gözetim

altına alınarak özgürlüğünden yoksun bırakılan yabancılar bakımından doğan

zararlar için doğrudan idari yargı mercilerinde tam yargı davası açılabileceği

belirtilmiştir (B.T., § 74).

Anılan kararda 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin idari işlem veya eylem

türleri yönünden herhangi bir ayrım yapılmadığından idari fonksiyona giren her

türlü işlem veya eylem sebebiyle oluşan zararın tazmininin bu kurala

dayanılarak idari yargıda açılacak tam yargı davasıyla istenebilmesi için

yeterli bir yasal zemin oluşturduğu, -sırf bilgi eksikliği nedeniyle-

fiiliyatta bu yolun işletilmemesinin etkisiz olduğu biçiminde

yorumlanamayacağı, hiçbir idari işlem ve eyleme dayanmadan hukuka aykırı

biçimde tutulan yabancılar yönünden tam yargı davasının etkili hukuk

mekanizması olduğu belirtilmiştir (B.T., §§

52, 54).

2. 6458 Sayılı Kanun'dan

Sonraki Durum

52. Anayasa Mahkemesi 6458 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği

11/4/2014 tarihinden itibaren idari gözetim altında bulundurulan yabancıların

gerek idari gözetim kararının idarece resen sonlandırılması gerekse

tutulanların sulh ceza hâkimliğine yaptıkları itiraz üzerine serbest

bırakılmalarını müteakiben kendisine yapılan başvurularda, Anayasa'nın 19.

maddesine ve 6458 sayılı Kanun'daki usule aykırılıklardan dolayı da ihlal

kararları vermiştir (K.A., I.S. ve diğerleri).

53. 6458 sayılı Kanun'un 57. maddesine göre hukuki niteliği

itibarıyla idari bir işlem olduğu hâlde yabancıyı özgürlüğünden yoksun bırakan

mahiyetini de dikkate alan kanun koyucunun idari gözetim kararına karşı itiraz

mercii olarak münhasıran sulh ceza hâkimliklerini tayin ettiğini, bu açıdan

idare mahkemelerinin idari gözetim kararının hukuka uygunluğunun denetimi

konusunda herhangi bir yetkisi bulunmadığından sulh ceza hâkimliğine itiraz

edilmeden idari yargıda tam yargı davası açılamayacağını açıklamıştır (B.T., §§ 70, 71).

54. Öte yandan sulh ceza hâkiminin idari gözetim kararının

hukuka uygun olduğuna hükmetmesi durumunda -idari yargı merciinin idari gözetim

kararının hukukiliğini denetleme yetkisinin bulunmadığı gözetildiğinde- 2577

sayılı Kanun'un 2. maddesinde öngörülen tam yargı davasının idari gözetim

kararının hukuka aykırı olduğu şikâyetlerine bağlı tazminat istemi yönünden

etkisiz hâle geleceği anlaşılmaktadır. Bu gibi hâllerde sulh ceza hâkiminin ret

kararından itibaren süresi içinde doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuruda bulunulabilir (B.T., § 72).

55. Sulh ceza hâkiminin idari gözetim kararının hukuka aykırı

olduğu gerekçesiyle itirazı kabul etmesi hâlinde tam yargı davası açılmasını

engelleyici bir düzenleme bulunmadığından bu yol tüketilmeden Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulamaz (B.T.,

§ 73). Aynı değerlendirme idari gözetimin idarece sonlandırılması

durumunda da geçerlidir.

56. Yukarıdaki açıklamalar ışığında 12/12/2014 tarihinde kendi

isteğiyle Türkiye’den ayrılan ve idari gözetimi sona erdirilen başvurucunun

uğradığını öne sürdüğü maddi ve manevi zararının karşılanması bakımından başarı

şansı sunma, yeterli giderim sağlama kapasitesini haiz ve ulaşılabilir olduğu

görülen tam yargı davası yolu

tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmadığı sonucuna

varılmıştır.

57. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

58. Başvurucunun bu karardan sonra idari yargıda açacağı dava

süresi hususunda kötü muamele yasağının incelendiği kısımda yapılan

açıklamaların (bkz. § 46) burada da geçerli olduğu ifade edilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurucunun yargılama

giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 26/12/2018 tarihinde

OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Hüseyin

MECEK

Başvurucu : M.A. Vekili : Av. Abdulhalim YILMAZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/19436, 26 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Kötü Muamele Yasağının
  9. B. No: 2013/655, 20/1/2016, A.V. ve
  10. B. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal
  11. A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli
  12. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  13. Yıldırım
  14. Akıncı
  15. Topal
  16. M. Emin KUZ
  17. Mecek
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/19436
Tarih
26 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Alperen Ak ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/7633)
  • Selma Ertaş Başvurusu (B. No: 2015/6818)
  • Şehnaz Ayhan Başvurusu (B. No: 2015/16392)
  • Hasan Balcı ve Fatma Kurt Başvurusu (B. No: 2017/19789)
  • Süleyman Kahveci ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/28922)
  • Ali Suha Büyüksoy ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/10986)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.