İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

M.a. Başvurusu (B. No: 2016/442)

1. Başvuru, ahlaki durum gerekçe gösterilerek Türk Silahlı

Başvuru No2016/442Tarih13 Haziran 2019Okuma9 dk · 1.878 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm M.A. Başvurusu

Karar tarihi
13 Haziran 2019
Başvuru Numarası
2016/442
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.878 kelime·9 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ahlaki durum gerekçe gösterilerek Türk Silahlı

Kuvvetlerinden ayırma işlemi tesis edilmesi nedeniyle özel hayatın gizliliği

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 8/1/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık cevabında, başvuruya ilişkin olarak görüş

bildirilmesine gerek görülmediği belirtilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Hava Kuvvetleri Komutanlığı emrinde muvazzaf astsubay

statüsünde görev yapmakta iken güvenlik saikiyle

yapılan bir idari soruşturma kapsamında ahlak dışı davranışlarda bulunduğuna

dair duyum üzerine başvurucu hakkında idari soruşturma başlatılmıştır.

Soruşturma kapsamında 8/11/2012 tarihinde görüşme (sorgu) tutanağı düzenlenerek

başvurucunun ifadesi alınmış ve başvurucuya cinsel yaşamına ilişkin sorular

sorulmuştur.

9. Soruşturma sonucunda Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK)

itibarını sarsacak nitelikte ahlak dışı hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle

27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 94.

maddesi ve 28/12/1998 tarihli ve 23567 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan Astsubay Sicil Yönetmeliği’nin (Sicil Yönetmeliği) 60. maddesi gereğince başvurucu hakkında 11/3/2013

tarihinde "Silahlı Kuvvetlerde kalması

uygun değildir" şeklinde ayırma sicil belgesi düzenlenmiştir.

10. Sicil Yönetmeliği'nin 61. maddesi uyarınca Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde

oluşturulan Komisyonda başvurucunun durumu değerlendirilmiştir. Komisyon

28/11/2013 tarihinde başvurucu hakkında ayırma işlemi yapılmasının onaya

sunulmasına karar vermiştir. Hava Kuvvetleri Komutanı 29/11/2013 tarihinde

anılan kararı onaylamış; son olarak Millî Savunma Bakanı'nın da 27/1/2014

tarihinde başvurucunun TSK'dan ayrılmasını uygun bulması sonucunda ilişiği

resen kesilmiştir.

11. Başvurucu 26/3/2014 tarihinde ayırma işleminin iptali

talebiyle Millî Savunma Bakanlığı aleyhine Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde

(AYİM) dava açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde, kabul etmediği hususların

hukuka aykırı yöntemlerle sorgu tutanağına geçirildiğini ve başka delillerle

desteklenmeyen bu tutanağın hukuka aykırı bir delil olduğunu iddia etmiştir.

Hiçbir zaman özel yaşamına ait unsurları iş ortamına ve görevine

yansıtmadığını, tek bir disiplin cezası bulunmadığı gibi çok sayıda takdir

belgesinin olduğunu ifade eden başvurucu, tesis edilen ayırma işleminde

birey-kamu yararı dengesinin gözetilmediğini ve ölçülülük ilkesine uyulmadığını

ileri sürmüştür.

12. AYİM Başsavcılığının işlemin iptaline karar verilmesi

gerektiği yönünde hazırladığı 6/11/2014 tarihli düşünce yazısında, meslek

hayatında sicil ortalaması çok iyi seviyede bulunan başvurucunun görevinde

başarılı olduğu vurgulanmıştır. Diğer yandan idari soruşturmada tespit edilen

ifadelerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmediğinden idari işleme esas

alınmasının mümkün olmadığı ve başvurucunun dış âleme yansımayan cinsel yaşamı

nedeniyle ayırma işlemine tabi tutulmasının ölçülülük ilkesini ihlal ettiği

ifade edilmiştir.

13. AYİM Birinci Dairesinin (Daire) 3/6/2015 tarihli kararı ile oyçokluğuyla dava

reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucunun özel hayatı kapsamındaki

mahremiyet hakkına ilişkin davranışlarının -bazı kadınlar ile yaşadığı

ilişkilerin- genel ahlak kurallarına aykırı olduğu vurgulanmış; idarenin takdir

yetkisini ölçülü, objektif ve kamu yararı ile birey yararı dengesini gözeterek

kullandığı sonucuna varılmıştır.

14. Bir hâkim üye karara muhalif kalmıştır. Muhalif üye karşıoy gerekçesinde, başvurucunun hayat tarzının aleniyete

intikal etmiş ve görev alanına yansımış olduğuna dair somut bir delilin

bulunmadığını vurgulayarak personelin bilgisine başvurma adı altında kendisi ve

başkaları aleyhine beyanda bulunmasının sağlandığını, bu şekilde alınan ifade

esnasında gerçekleştirilen ses ve video kaydının silinmesinin de kuşku

doğurduğunu belirtmiştir. Karşıoy gerekçesinde ayrıca

sözüedilen yaşantısı nedeniyle herhangi bir ikaz ya

da cezai işleme tabi tutulmamış olan başvurucunun mesleki başarısı gözetildiğinde

tesis edilen ayırma işleminde birey-kamu yararı dengesi dikkate alınmadığı gibi

ölçülülük ilkesine de uyulmadığından işlemin hukuka aykırı olduğu ifade

edilmiştir.

15. Başvurucunun karar düzeltme istemi Dairenin 2/12/2015

tarihli kararı ile oyçokluğuyla reddedilmiştir.

16. Nihai karar 16/12/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.

17. Başvurucu 8/1/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

18. Bireysel başvurunun incelenme sürecinde 21/1/2017 tarihli ve

6771 sayılı Kanun ile Anayasa'ya eklenen geçici 21. maddenin birinci fıkrasının

(E) bendiyle AYİM kaldırılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

19. İlgili hukuk için bkz. G.G.

(GK), B. No: 2014/16701, 13/10/2016, §§ 23-30; Yaşar

Türkmen, B. No: 2014/5418, 15/2/2017, §§ 26-33.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 13/6/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

21. Başvurucu; idari soruşturma aşamasında hukuk dışı yollarla

alınan ifadesi esnasında hiçbir şekilde mesleği ve göreviyle ilgili olmayan,

sadece mahremiyet alanında cereyan eden konularla ilgili sorular

yöneltildiğini, özel yaşamına ilişkin beyanlarının çarpıtılarak aleyhine delil

olarak kullanıldığını ve bu durumu ispat edecek olan sorgulama sırasındaki

kamera kaydının silinerek yok edildiğini iddia etmiştir. Başvurucu; aleniyet

kazanmamış özel hayatının gizliliği kapsamında kalması gereken bilgilere

yönelik değerlendirmelere bağlı olarak -başarılı mesleki geçmişi de

gözetilmeden- tesis edilen ayırma işlemi nedeniyle özel hayatın gizliliği

hakkının, eşitlik ilkesinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüş ve kimliğinin kamuya açık belgelerde gizli tutulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme

22. Anayasa’nın iddianın değerlendirilmesine dayanak alınacak

20. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes, özel hayatına

...saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ...gizliliğine

dokunulamaz."

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki tavsifi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki nitelendirmesini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru formu ve ekleri incelendiğinde

başvurucunun iddiasının temelini, özel hayat alanına ilişkin olan ve hukuka

aykırı yöntemler kullanılmak suretiyle elde edilen birtakım bilgilere

dayanılarak TSK'dan ayırma işlemi tesis edilmesinin oluşturduğu

anlaşılmaktadır. Bu nedenle başvurunun özel hayatın gizliliği hakkı kapsamında

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan özel

hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

25. Özel hayatına ilişkin hususlar gerekçe gösterilerek disiplinsizlik ve ahlaki durum sebebiyle

başvurucu hakkında TSK'dan ayırma işlemi tesis edilmesinin özel hayatın

gizliliği hakkına bir müdahale oluşturduğu açıktır (Ata Türkeri, B. No: 2013/6057, 16/12/2015, § 34; G.G., § 43).

26. Anılan müdahalenin ihlal oluşturmaması için Anayasa'nın 13.

maddesinde düzenlenen ve somut başvuruya uygun düşen, kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere

dayanma, demokratik toplum

düzeninin gereklerine uygun olma ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama

ölçütlerine uygun olması gerekir.

27. Ayırma işlemine dayanak teşkil eden mevzuat hükümleri

dikkate alındığında müdahalenin kanunlar tarafından öngörülme ölçütüne uygun

olduğu, askerî disiplinin ve kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesinin

sağlanması, bu itibarla millî güvenliğin korunması şeklinde meşru amaç taşıdığı

anlaşılmaktadır (Ata Türkeri, §§

40, 41; G.G., §§ 51-53; Yaşar Türkmen, §§ 50-58).

28. Tesis edilen disiplin işlemlerinde ve bu işlemlerin hukuka

uygunluk denetiminin yapıldığı mahkeme kararlarında, bireylerin özel

hayatlarına ilişkin tutum ve eylemlerinin mesleki hayatları üzerindeki

etkilerinin açıklanması, kamu hizmeti sunan ilgili kurumların işleyişi

üzerindeki etkilerinin ve risklerinin ortaya konulması, bu hususlardaki

değerlendirmelerin yeterli ve ikna edici gerekçelerle desteklenmesi, ayrıca

tesis edilen işlemlerin bireylerin geçmiş mesleki sicilleri ve başarı durumları

dikkate alınarak ölçülülük yönünden irdelenmesi gerekir (G.G., § 60).

29. Kamu görevlilerinin mesleki yaşamlarıyla da bütünleşen bazı

özel hayat unsurları açısından sınırlamalara tabi tutulabilecekleri açıktır.

Ancak hakkındaki tahkikat sonucunda TSK’dan ayırma işlemi tesis edilmesinin

başvurucunun mesleki hayatı üzerinde olduğu kadar temel geçim kaynağından

yoksun kalması nedeniyle ekonomik geleceği üzerinde de önemli bir etki

oluşturduğu, bu nedenle ayırma işleminin daha önemli hâle geldiği

anlaşılmaktadır. Bu bağlamda özel hayatın gizliliği hakkı üzerindeki

sınırlamaların zorunlu ya da istisnai tedbir mahiyetinde olması,

başvurulabilecek son çare ya da alınabilecek en son önlem niteliğinde olması

gerekir (G.G., § 66).

30. Somut olayda AYİM kararında da belirtildiği üzere

başvurucunun mahremiyet alanında gerçekleşen özel yaşamına ilişkin eylemlerin

idari soruşturma kapsamındaki beyanlara dayandırıldığı, başka bir ifade ile

başvurucuya yöneltilen iddiaların görevin ifasıyla ilgili olmadığı açıktır.

Yine AYİM kararında; başvurucunun soruşturma usulünün hukuka aykırı yöntemler

içerdiğine yönelik iddialarının makul bir gerekçe ile karşılanmadığı ve

ifadenin alındığı koşulların detaylı şekilde incelenmediği görülmektedir.

31. Özel hayata ilişkin eylem ve davranışlarının mahrem kalması

konusunda başvurucunun menfaati bulunmaktadır. Başvurucunun tesis edilen ayırma

işleminde özel hayatı kapsamındaki mahremiyet hakkına ilişkin davranışları

belirleyici olmuştur. Diğer yandan söz konusu eylem ve davranışların başvurucu

tarafından alenileştirilmediği gibi mesleki hayatı -bağlı bulunduğu kurum-

üzerindeki olumsuz etkileri ve riskleri de ikna edici gerekçelerle açıklanmamıştır.

32. Dolayısıyla özel hayat alanı kapsamında kaldığı anlaşılan

birtakım davranışlara dayanılarak başvurucunun kamu görevlisi olma nitelik ve

yeterliliğini kaybettiği sonucuna ulaşılmasının demokratik toplum düzeninin

gereklerine aykırılık oluşturduğu, başvurucuya en ağır şekilde uygulanan idari

yaptırımın ölçülü olmadığı, başka bir ifade ile başvurucunun mahremiyet hakkına

müdahaleyi haklı kılacak şekilde TSK görevlisi olmasının sakıncalarının idari

ve yargısal makamlar tarafından ilgili ve yeterli şekilde açıklanmadığı

kanaatine ulaşılmıştır.

33. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 20.

maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

34. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının ilgili kısmı ile (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"(1)Esas

inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine

karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."

35. Başvurucu; ihlalin tespiti, yargılamanın yenilenmesi ve

tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

36. Başvuruda, Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan

özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

37. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal sonucuna

varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi hususunda

genel ilkeler belirlenmiştir.

38. Somut başvuruda özel hayatın gizliliği hakkı yönünden

ulaşılan ihlal sonucunun AYİM tarafından verilen ret kararından kaynaklandığı

anlaşılmaktadır.

39. Bu durumda başvurucunun özel hayatın gizliliği hakkına

yönelik ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Buna göre yapılacak yeniden yargılama

ise 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda derece

mahkemelerince yapılması gereken iş, öncelikle ihlale yol açan mahkeme

kararının ortadan kaldırılması ve nihayet ihlal sonucuna uygun yeni bir karar

verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama

yapılmak üzere ilgili yargı merciine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

40. Öte yandan başvurucu tazminat talebinde bulunmuş olmakla

birlikte yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili yargı merciine

gönderilmesine karar verilmesinin ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması

için yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine

karar verilmesi gerekir.

41. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.714,50 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. Özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın

gizliliği hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Kararın bir örneğinin özel hayatın gizliliği hakkının

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak

üzere -Anayasa'nın 6771 sayılı Kanun ile getirilen geçici 21. maddesinin

birinci fıkrasının (E) bendiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaldırılmış

olduğundan anılan bendin (b) alt bendi gereğince- YETKİLİ İDARİ YARGI MERCİİNE

GÖNDERİLMESİNE (karar, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesinin

E.2014/377, K.2015/539 sayılı dosyasıyla ilgilidir),

E. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

F. 239,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.714,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

G. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE,

13/6/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M.Emin KUZ

Recai AKYEL

Raportör

:

Volkan

SEVTEKİN

Başvurucu : M.A. Vekili : Av. Adem DEMİR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/442, 13 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli
  11. B. Özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  12. D. Kararın bir örneğinin özel hayatın gizliliği hakkının
  13. Yıldırım
  14. Akıncı
  15. Topal
  16. Sevtekin
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/442
Tarih
13 Haziran 2019

İlgili Kararlar

  • E.a. Başvurusu (B. No: 2016/573)
  • F.k. Başvurusu (B. No: 2016/572)
  • Mehmet Şerif İlbasan Başvurusu (B. No: 2015/3352)
  • Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz Başvurusu (B. No: 2015/15977)
  • Memiş Yıldırım Başvurusu (B. No: 2016/17)
  • Erkan Baydar Başvurusu (B. No: 2016/428)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.