İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mahmut Ertaş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2019/12336)

1. Başvuru, terör olaylarından doğan zararların tazmin

Başvuru No2019/12336Tarih20 Nisan 2020Okuma10 dk · 2.003 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mahmut Ertaş Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
20 Nisan 2020
Başvuru Numarası
2019/12336
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.003 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, terör olaylarından doğan zararların tazmin

edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının; buna ilişkin idari ve yargısal sürecin

makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal

edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurular, muhtelif tarihlerde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Anayasa Mahkemesi tarafından ekli tablonun A satırında

numaraları belirtilen bireysel başvuru dosyalarının konu yönünden hukuki

irtibatı nedeniyle 2019/12336 numaralı bireysel başvuru dosyası ile

birleştirilmesine ve belirtilen dosyaların kapatılmasına, incelemenin

2019/12336 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar

verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucular, Siirt'in Eruh ilçesi Görendoruk köyünde ikamet

etmekteyken 1990 yılında meydana gelen terör olayları neticesinde köyün

boşaltılmasıyla yerleşim yerinden göç etmek zorunda kaldıklarını iddia etmiş ve

17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların

Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında zararlarının karşılanması talebiyle

Siirt Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonuna

(Komisyon) ekli tablonun C satırında belirtilen tarihlerde başvurmuşlardır.

10. Ekli tablonun D satırında tarih ve sayıları belirtilen

Komisyon kararlarında başvurucuların taleplerinin reddine karar verilmiştir.

11. Belirtilen ret işlemleri aleyhine ekli tablonun E satırında

belirtilen tarihlerde başvurucular tarafından açılan iptal davalarında idare

mahkemesi ekli tablonun F satırında gösterilen tarihlerde davaların reddine

karar vermiştir. Karar gerekçelerinde Görendoruk köyünde genel ve yerel

seçimlerin zamanında ve düzenli olarak yapıldığı, Eruh Jandarma Komutanlığının

bölgedeki dolu/boş köy ve mezralar ile geçici köy korucusu ve gönüllü köy

korucusu durumlarını gösteren çizelgede de köyün boşalmadığının belirtildiği,

bu bilgiler ışığında Görendoruk köyünün terör ya da terörle mücadele kapsamında

yürütülen faaliyetler nedeni ile tamamen boşalan ve boşaltılan bir yerleşim

yeri olmadığı belirtilmiştir. Ayrıca bazı başvurucular, hayvanlarının terör

örgütü tarafından kaçırıldığını iddia etmişse de mahkeme başvurucuların

ifadelerinden hayvanları otlatmaya bıraktıktan on on beş gün sonra bakmaya

gittikleri görüldüğünde başvurucuların kusurlu bulunduğu, Eruh Cumhuriyet

Başsavcılığınca yapılan soruşturmada başvurucuların şikâyetçi olmadığının açık

olduğu ve hayvanların terör örgütü mensuplarınca kaçırıldığı yolunda yapılmış

bir tespitin yokluğu dikkate alındığında 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini

gereken bir zararın bulunmadığı anlaşıldığından tesis edilen işlemde hukuka

aykırılık görülmediği sonucuna varmıştır.

12. Başvurucuların temyizi üzerine ekli tablonun G satırında

gösterilen tarihlerde Danıştay Onbeşinci Dairesi onama kararı vermiştir.

13. Karar düzeltme talepleri aynı Daire tarafından H satırında

belirtilen tarihlerde reddedilmiştir. Karar düzeltme taleplerinin reddi üzerine

başvurucular süresinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ HUKUK

14. İlgili hukuk için bkz.Celal

Demir, B. No: 2013/3309, 6/2/2014, §§ 15-28; Sabri Çetin, B. No: 2013/3007, 6/2/2014,

§§ 60-72; Mahmut Can Arslan, B.

No: 2013/3008, 6/2/2014, §§ 59-71; Mehmet

Gürgen, B. No: 2013/3202, 6/2/2014, §§ 57-67.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 20/4/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

16. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini

ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucuların açıkça dayanaktan yoksun

olmayan adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

17. Başvurucular 1990 yılından itibaren mallarına terör

nedeniyle ulaşamadıklarını belirterek 5233 sayılı Kanun kapsamında yapmış

oldukları başvuruların köyün boşaltılmadığı gerekçesiyle reddedilmesinin

mülkiyet haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

18. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme)

ortak koruma alanında yer alan mülkiyet hakkı; mevcut mal, mülk ve ekonomik

değerleri koruyan bir temel haktır. Kişinin hâlihazırda sahibi olmadığı bir

mülkün mülkiyetini kazanma hakkı, bu konudaki menfaati ne kadar güçlü olursa

olsun mülkiyet kavramı içinde değildir (Kemal

Yeler ve Ali Arslan Çelebi, B. No: 2012/636, 15/4/2014, § 36).

Ayrıca gelecekte elde edileceği iddia edilen bir gelirin mülkiyet hakkı kapsamında

değerlendirilmesi mümkün değildir (Sultan

Tokay ve diğerleri, B. No: 2013/1122, 26/6/2014, § 42).

19. Bir mülk veya alacakla ilgili olarak hak iddia eden kişinin

söz konusu hakkın varlığını hukuken ispat etmesi gerekir (Kemal Yeler ve Ali Arslan Çelebi, § 38).

20. Somut olayda başvurucuların Komisyona yaptıkları başvuru

üzerine Komisyonun ulaştığı nihai sonuç ile iptal davası sonucunda gerekçeli

kararda yer verilen hukuki tespitler ve dayanaklar birlikte

değerlendirildiğinde başvurucuların Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına

alınan mülkiyet hakkı kapsamına giren bir ekonomik değeri veya en azından böyle

bir değeri elde etme yönünde meşru beklentisi bulunmadığı anlaşılmaktadır.

21. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin konu

bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

C. Eşitlik İlkesinin

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

22. Başvurucular, köyden bazı kişilere terör nedeniyle tazminat

verilirken kendilerine ödeme yapılmamasının eşitlik ilkesini ihlal ettiğini

ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

23. Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi ve

Sözleşme'nin 14. maddesinde düzenlenen ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine

yönelik iddiaların soyut olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp mutlaka

Anayasa ve Sözleşme kapsamında yer alan diğer temel hak ve özgürlüklerle

bağlantılı olarak ele alınması gerekir (Onurhan

Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 33).

24. Ayrımcılık iddiasının incelenebilmesi için başvurucunun

kendisiyle benzer durumdaki kişilere yönelik farklı uygulamaların meşru bir

temeli olmaksızın ırk, renk, cinsiyet, din, dil vb. ayrımcı bir nedene

dayandığını makul delillerle ortaya koyması gerekir (Adnan Oktar (3), B. No: 2013/1123, 2/10/2013, § 50).

25. Somut olayda başvurucuların ırk,

renk, cinsiyet, din, dil vb. sebeplerle uğradıklarını iddia

ettikleri ayrımcılığa ilişkin delilleri ortaya koyamadıkları anlaşılmıştır.

Başvuru kapsamında ileri sürülen belgeler değerlendirildiğinde köyün terör

nedeniyle tamamen boşaltıldığına ve köyden bir kısım kişilere bu sebeple

tazminat verildiğine ilişkin bir tespit yapılamadığı gibi başvuruculara

ayrımcılık yapıldığına ilişkin bir sonuca da varılamamıştır. Dolayısıyla

başvurucular tarafından ileri sürülen iddiaların temellendirilemediği sonucuna

ulaşılmıştır.

26. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

D. Hakkaniyete Uygun

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

27. Başvurucular; köyde terör nedeniyle ölen ve yaralanan

kişilerin olduğunu, bu nedenlerle güvenlik gerekçesiyle 1990 yılında köyün

boşaltıldığını ve köye piyade taburunun yerleştirildiğini, köylülere ait

evlerin askerî üs bölgesi olarak kullanıldığını, hayvanlarının terör örgütünce

kaçırıldığını ancak bu durumun mahkemece dikkate alınmadığını belirtmişlerdir.

2. Değerlendirme

28. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu

olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil

eden bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu

kapsamda değildir (Ahmet Sağlam,

B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

29. Adil yargılanma hakkı bireylere dava sonucunda verilen

kararın değil yargılama sürecinin ve usulünün adil olup olmadığını denetletme

imkânı verir. Bu nedenle bireysel başvuruda adil yargılanmaya ilişkin

şikâyetlerin incelenebilmesi için başvurucunun yargılama sürecinde haklarına

saygı gösterilmediğine; bu çerçevede yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu

deliller ve görüşler hakkında bilgi sahibi olamadığı veya bunlara etkili bir

şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi delillerini ve iddialarını

sunamadığı ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının

derece mahkemesi tarafından dinlenmediği veya kararın gerekçesiz olduğu gibi

mahkeme kararının oluşumuna sebep olan unsurlardan değerlendirmeye alınmamış

eksiklik, ihmal ya da açık keyfîliğe ilişkin bir bilgi ya da belge sunmuş

olması gerekir (Naci Karakoç, B.

No: 2013/2767, 2/10/2013, § 22).

30. Somut olaylara ilişkin başvurucuların iddiaları

değerlendirilerek derece mahkemesince karar verilmiştir. Karar gerekçesinde

(bkz. § 11) idare mahkemesi, gerekli araştırmaları yaparak ilgili mevzuat

çerçevesinde somut olayı değerlendirmiş; köyün terör nedeniyle boşaltılan köylerden

olmadığı ve hayvanların terör örgütü üyelerince kaçırıldığına ilişkin somut bir

delil olmadığı kanaatine vararak davanın reddine karar vermiştir. Anılan

kararlar, temyiz ve karar düzeltme incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.

31. Başvurucular tarafından ileri sürülen iddialar, derece

mahkemesince delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına

ilişkin olup mahkeme kararında bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik

oluşturan bir durumun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal iddialarının

kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

32. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

E. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

33. Başvurucular, makul sürede yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

34. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

35. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak

davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam

eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198, 7/11/2013,

§§ 45, 47).

36. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin Akyıl, § 41).

37. Bu hususlara ek olarak Anayasa Mahkemesi 5233 sayılı Kanun

kapsamında yapılan yargılamalarda komisyonların belli bir dönem içinde geçici

olarak olağanüstü iş yükü artışı ile karşılaşmasından kaynaklanan gecikmelerde,

kamu otoritelerince zamanında ve yeterli tedbirlerin alınmış olup olmadığını da

gözönünde bulundurmaktadır. Gerekli tedbirler alınmışsa makul sürenin

hesaplanmasında olağan yargılamalara kıyasla daha esnek bir yaklaşım

benimsenmektedir (Sabri Çetin, §§

60-72; Mahmut Can Arslan, §§

59-71; Mehmet Gürgen, §§ 57-67; Celal Demir, §§ 57-69).

38. Somut davalara bir bütün olarak bakıldığında Komisyona başvuru

tarihleri (ekli tablonun C satırı) ile nihai karar tarihleri (ekli tablonun H

satırı) arasında geçen ve ekli tablonun I satırında her bir başvuru için ayrı

ayrı toplam süreleri belirtilen yargılama süreçlerinde makul olmayan bir

gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

39. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

F. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

40. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının ilgili kısmı ve (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

41. Başvurucular, ihlalin tespiti ile maddi ve manevi tazminat

talebinde bulunmuştur.

42. Başvuruda, adil yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

43. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvuruculara ekli tablonun İ satırında gösterilen net manevi

tazminat miktarlarının ödenmesine karar verilmesi gerekir.

44. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 3.000 TL vekâlet

ücretinden oluşan yargılama giderinin başvuruculara müştereken ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Başvuruculara ekli tablonun İ satırında gösterilen

miktarlarda net manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer

taleplerinin REDDİNE,

E. 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin

başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine

ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Batman İdare Mahkemesine (E.2012/4905,

K.2013/2873), GÖNDERİLMESİNE,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

20/4/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Selahaddin MENTEŞ Raportör : Tuğba YILDIZ Başvurucular : Mahmut ERTAŞ ve diğerleri (bkz. ekli tablo) Başvurucular Vekili : Av. Abdulhekim GİDER

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2019/12336, 20 Nisan 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Adli Yardım Talebi
  9. B. Mülkiyet Hakkının
  10. C. Eşitlik İlkesinin
  11. D. Hakkaniyete Uygun
  12. E. Makul Sürede
  13. F. 6216 Sayılı Kanun'un
  14. D. Başvuruculara ekli tablonun İ satırında gösterilen
  15. E. 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin
  16. F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine
  17. H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2019/12336
Tarih
20 Nisan 2020

İlgili Kararlar

  • Burhan Ulus ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2019/36906)
  • Batman Akdoğan Tarım Ürünleri Gıda İnşaat Taşımacılık Özel Eğitim Özel Sağlık Sanayi Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2019/40359)
  • Tunçer Şeren Başvurusu (B. No: 2019/36209)
  • Arif Otomotiv Mümessillik Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2018/33328)
  • Asiye Satış ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2019/38624)
  • Halit Baykara Başvurusu (B. No: 2019/39959)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.