İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Koçak Başvurusu (B. No: 2020/1376)

1. Başvuru, çocuk olan başvurucunun tutuklanmasının

Başvuru No2020/1376Tarih3 Kasım 2020Okuma12 dk · 2.457 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mehmet Koçak Başvurusu

Karar tarihi
3 Kasım 2020
Başvuru Numarası
2020/1376
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.457 kelime·12 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, çocuk olan başvurucunun tutuklanmasının

hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/1/2020 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

6. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda

bulunmamıştır.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve

belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, olayların gerçekleştiği dönemde 17 yaşında

olup lise eğitimine devam etmektedir. 31/12/2019 tarihinde başvurucu yanına

kurusıkı tabancasını alıp arkadaşı S.K.K. ile Gaziantep il merkezinde bulunan

bir lisenin önüne gitmiştir. Başvurucu ve arkadaşı burada lise öğrencisi

A.C.D.nin okuldan çıkmasını beklemiş ve A.C.D. okuldan çıkar çıkmaz başvurucu

ve arkadaşı A.C.D.nin koluna girerek onu kendi istedikleri bir yere götürmeye

çalışmıştır. Bu sırada çevredeki öğrencilerin ihbarı üzerine lisede öğretmen

olarak görev yapan E.A. ve A.S. olaya müdahale etmeye çalışmıştır. E.A. ve

A.S.nin çabasıyla A.C.D., başvurucu ve arkadaşı S.K.K.nın elinden alınarak

güvenli bir yere götürülmüştür. Sonrasında başvurucu yanında bulundurduğu

kurusıkı tabancasını çıkartarak ateş etmeye başlamış ve bunun sonucunda

öğretmen E.A. yaralanmıştır. Bunun üzerine çevredekiler hemen başvurucunun ateş

etmesini engellemeye çalışmıştır. Olay yerine gelen kolluk güçleri başvurucu ve

arkadaşı S.K.K.yı olay yerinde yakalamıştır.

9. 1/1/2020 tarihinde başvurucunun savcılıkta ifadesi

alınmıştır. İfade alma işlemi sırasında başvurucunun müdafii de hazır

bulunmuştur. Başvurucu ifadesinde "Ben Gaziantep Sanayi Odası Meslek

Okulunda öğrenim görmekteyim. Benim Tepe Başı Anadolu Lisesinde okuyan O.

isimli soy ismini bilmediğim arkadaşım vardır. Bundan birkaç gün önce O. bana

'abi beni okulda darlayan çocuklar var gelip onlarla konuşur musun' dedi, ben

de kabul ettim. Ben de olay tarihinde bundan bir buçuk yıl önce tanımadığım bir

şahıstan aldım. Kurusıkı tabanca ile okula gittim. O.ya kendisini rahatsız eden

çocukların kim olduğunu sordum. O. da ismini bilmediğim hakkımda şikayetçi olan

çocuğu gösterdi. Ben de bu çocuğun yanına giderek koluna girdim. Bu sırada

yanıma sonradan öğretmen olduğunu öğrendiğim şahıs gelerek bana 'sen kimsin,

dağ başımı burası, ne yapacaksın çocuğu' şeklinde sözler söyledi. Ben de bu

şahsın öğretmen olduğunu anlamayarak sen karışma dedim. Devamında benim koluna

girdiğim öğrenci öğretmeninden cesaret alarak bana bir tekme attı. Bu sırada

üstüme birçok kişi gelince ben de belimdeki silahla havaya iki, üç el ateş

ettim. Devamında birisi değnek ile sırtıma vurdu." şeklinde beyanda

bulunmuştur.

10. Savcılık 1/1/2020 tarihinde başvurucuyu cebir, tehdit

veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya ve yaralamaya teşebbüs

suçlarından tutuklanması istemiyle sulh ceza hâkimliğine sevk etmiştir.

11. Başvurucu 1/1/2020 tarihinde Gaziantep 1. Sulh Ceza

Hâkimliğindeki sorgusunda "Olay sebebi ile pişmanım. Bir daha böyle bir

olay gerçekleştirmeyeceğim. Evden çıkarken ben normalda O.yu rahatsız eden

şahısla konuşacaktım ancak bir tatsızlık olabileceğini düşünerek kuru sıkı

silahı güvenlik amacıyla yanıma almıştım, olay sırasında 70-80 kişi üzerime

gelip beni darp etmeye çalışınca ben de mecburen kendimi korumak amacıyla

yanımdaki silahı çıkartım havaya 2-3 el ateş ettim. Ben kesinlikle hedef

gözeterek silah sıkmadım. Belirttiğim şekilde havaya silah sıktım. Tutuksuz

yargılanmak isterim." şeklinde beyanda bulunmuştur.

12. Başvurucu sorgusunun ardından cebir, tehdit veya hile

kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya ve kasten yaralamaya teşebbüs

suçlarından tutuklanmıştır. Tutuklama kararının ilgili kısmı şöyledir:

"Soruşturma dosyası

değerlendirildiğinde; SSÇ [suça

sürüklenen çocuk] hakkında isnat edilen cebir tehdit veya hile kullanarak

kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs, yaralamaya teşebbüs suçu yönünden

üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti kanunda öngörülen müeyyidenin alt ve üst

sınırları ile kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin

bulunduğu (SSÇ savunması, mağdur ve tanık beyanları, mağdurda meydana gelen

yaralanmaya ilişkin adli hekim raporu, olay tutanakları ve tüm dosya kapsamı)

müsnet suçun CMK'nun 100/3 maddesinde yazan suçlardan olması nedeniyle

tutuklama nedeninin varlığı ile adli kontrol tedbirinin bu aşamada yetersiz

kalacağı, tutuklamanın ölçülü bir tedbir olacağı kanaatine varılarak Gaziantep

Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin kabulü ile CMK'nın 100 ve devamı maddeleri

gereğince SSÇ'nin tutuklanmasına ... [karar verildi.]"

13. Başvurucu, tutuklama kararına itiraz etmiştir. İtiraz

dilekçesinde başvurucunun müdafii; başvurucunun çocuk olduğunu, çocuklar için

tutuklamanın son çare olduğunu, öncelikle adli kontrol tedbirine başvurulması

gerektiğini, tutuklamanın çocuklar ile ilgili uluslararası sözleşmelere ve

3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 20. maddesine aykırı

olduğunu ileri sürmüştür.

14. Gaziantep 2. Sulh Ceza Hâkimliği "kuvvetli

suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması, atılı suçun vasıf

ve mahiyeti, mevcut delil durumu, şüphelinin kaçma ve delilleri karartma

şüphesinin bulunması, atılı suç için kanunda öngörülen cezanın miktarı, atılı

suçun 5271 sayılı CMK'nun 100/3 maddesi gereğince suçun işlendiği hususunda

kuvvetli suç sebeplerinin varlığı nedeniyle tutuklama nedeni varsayılan

suçlardan olması hususları göz önüne alındığında CMK'nun 109. maddesinde

belirtilen adli kontrol tedbirleri ile bir koruma tedbiri olan tutuklama ile

hedeflenen amaca ulaşılamayacağı ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz

kalacağı, mevcut dosya kapsamı dikkate alındığında tutuklamanın haksızlığa yol

açmayacak mahiyette ölçülülük ile orantılılık ilkelerine uygun olması

nedenleriyle tutuklama şartlarının halen devam ettiği anlaşıldığından şüphelinin

tutuklanmasına ilişkin Gaziantep 1. Sulh Ceza Hakimliğine ait kararın yasal

dayanak ve gerektirici sebepler itibariyle yerinde olduğu"

gerekçeleriyle itirazın reddine karar vermiştir.

15. Başvurucu 13/1/2020 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

16. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı silahla tehdit,

basit yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs, cebir, tehdit veya hile kullanarak

silahla birden fazla kişi ile birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

suçlarından cezalandırılması istemiyle 30/1/2020 tarihinde başvurucu hakkında

kamu davası açmıştır.

17. İddianamede olay günü okuldan bir arkadaşı ile

sıkıntılar yaşayan mağdurun yanına okul çıkışı başvurucunun ve diğer şüphelinin

geldiği ve mağduru kolundan tutarak zorla okuldan uzağa götürmeye çalıştıkları

sırada öğretmenler (müştekiler) tarafından engellendikleri, öğretmenlerin

öğrencilerini nereye götürdüklerini sormaları üzerine başvurucunun üzerindeki

kurusıkı tabancayı çıkardığı ve "Siz ne karışıyorsunuz"

şeklinde tehditvari konuşarak müştekilere ateş ettiği, müşteki E.nin basit

tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde başından yaralandığı, başvurucunun

diğer müşteki A.ya da ateş ettiği ancak bu kişinin yaralanmadığı

belirtilmiştir.

18. Eylemlerin hukuki nitelemesiyle ilgili olarak ise

iddianamede; başvurucunun üzerindeki tabanca ile mağduru kurtarmaya çalışan

müştekilere karşı onları korkutarak ve bertaraf etmeye çalışarak vuku bulan

eyleminin silahla tehdit; müşteki E.yi yaralama eyleminin basit kasten

yaralama; müşteki A.ya karşı vuku bulan ancak ateş edilmesine rağmen yaralanma

olayı gerçekleşmeyen eyleminin kasten yaralamaya teşebbüs; her iki suça

sürüklenen çocuğun mağduru zorla okuldan götürmeye çalıştıkları eylemlerinin

cebir, tehdit veya hile kullanarak silahla birden fazla kişi ile birlikte

kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (müştekiler tarafından engellenmeleri

sebebiyle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı) suçlarını oluşturduğu ileri

sürülmüştür. İddianamede ayrıca mağdurun yasal temsilcisi olan müştekinin

şikâyetçi olduğu, ancak öğretmen olan müştekilerin alınan ek beyanları ile

şikâyetlerinden vazgeçtikleri belirtilmiştir.

19. Gaziantep 2. Çocuk Mahkemesi 31/1/2020 tarihinde

iddianamenin kabulüne karar vermiş ve E.2020/115 sayılı dosya üzerinden

kovuşturma aşaması başlamıştır.

20. Mahkeme 18/2/2020 tarihinde isnat olunan suçun vasıf

ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suça sürüklenen çocuğun yaşı, tutuklu kaldığı

süre, delillerin büyük ölçüde toplanmış olması, tutukluluktan beklenen gayenin

gerçekleşmiş olması hususlarını gözönünde bulundurarak başvurucunun tahliyesine

karar vermiştir.

21. Dava bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla

ilk derece mahkemesinde derdesttir.

IV. İLGİLİ

HUKUK

22. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. Furkan

Omurtag, B. No: 2014/18179, 25/10/2017, §§ 22-40.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

23. Mahkemenin 3/11/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

24. Başvurucu; çocuk olmasının dikkate alınmadığını,

çocuklar için tutuklamanın son çare olarak öngörüldüğünü, öncelikle adli

kontrol tedbirine başvurulması gerektiğini, tutuklamanın çocuklar ile ilgili

uluslararası sözleşmelere ve 5395 sayılı Kanun'un 20. maddesine aykırı olduğunu

belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

25. Bakanlık görüşünde; tutuklamaya konu suçlar

bakımından suçların niteliği ve başvurucunun yaşı itibarıyla herhangi bir

tutuklama yasağının söz konusu olmadığı, tutuklama kararında adli kontrol

uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukuki ve fiilî nedenlere yer

verildiği, bu bağlamda tutuklama kararında başvurucuya yüklenen suçlar için

kanunda öngörülen ceza miktarı, söz konusu suçların niteliği ve silahla

yaralama suçunun kanunda tutuklama nedeni varsayılan suçlardan olmasının

tutuklama nedeni olarak belirtildiği, yine başvurucu hakkında adli kontrol

hükümlerinin uygulanıp uygulanmamasına ilişkin bir değerlendirme yapılarak

dosya içeriği itibarıyla adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağının ve

tutuklama tedbirinin ölçülü bir tedbir olacağının vurgulandığı ifade

edilmiştir.

B. Değerlendirme

26. Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin

sınırlanması" kenar başlıklı 13. maddesi şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

27. Anayasa'nın "Kişi hürriyeti ve

güvenliği" kenar başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü

fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:

"Herkes, kişi hürriyeti ve

güvenliğine sahiptir.

...

Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti

bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya

değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan

ve kanunda gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir."

28. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucunun şikâyetlerinin özü, tutukluluğun hukuki olmadığına

ilişkindir. Dolayısıyla başvurucunun bu bölümdeki iddialarının Anayasa'nın 19.

maddesinin üçüncü fıkrası bağlamında, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı

kapsamında incelenmesi gerekir.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

29. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas

Yönünden

a. Genel

İlkeler

30. Çocuklar hakkındaki tutuklamanın hukukiliğinin

incelenmesinde dikkate alınacak genel ilkeler için bkz. Furkan Omurtag, §§

70-82.

b. İlkelerin

Olaya Uygulanması

31. Başvurucu cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi

hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından 5271 sayılı Kanun'un

100. maddesi uyarınca tutuklanmıştır. Öte yandan olayda kanundan kaynaklanan

bir tutuklama engelinin bulunduğu tespit edilmemiştir. Bu itibarla kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkına tutuklama suretiyle yapılan müdahalenin kanuni

bir temeli bulunmaktadır.

32. Kanuni dayanağı bulunduğu anlaşılan tutuklama

tedbirinin meşru bir amacının olup olmadığı ve ölçülülüğü incelenmeden önce

tutuklamanın ön koşulu olan suçun işlendiğine dair kuvvetli belirti bulunup

bulunmadığının değerlendirilmesi gerekir.

33. Başvurucunun tutuklanmasına konu olayda soruşturma

mercilerinin tespitine göre, başvurucu ve diğer şüpheli bir arkadaşı ile

sıkıntılar yaşayan mağdurun yanına gelmiş, kolundan tutarak zorla okuldan uzağa

götürmeye çalıştıkları sırada mağdurun öğretmenleri (müştekiler) tarafından

engellenmiş, öğretmenlerin öğrencilerini nereye götürdüklerini sormaları

üzerine başvurucu üzerindeki kurusıkı tabancayı çıkarmış ve müştekilere

''Siz ne karışıyorsunuz'' şeklinde tehditvari konuşarak ateş etmiş, müşteki

E. basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde başından yaralanmış ve

başvurucu diğer müşteki A.ya da ateş ettiği hâlde bu kişi yaralanmamıştır.

Tutuklama kararında da kuvvetli şüpheye ilişkin olarak olaya ilişkin

başvurucunun savunmasına, mağdur ve tanık beyanlarına, mağdurda meydana gelen

yaralanmaya ilişkin adli hekim raporuna, olay tutanakları ve tüm dosya

kapsamına dayanılmıştır. Tutuklama konu olayın meydana geliş şekline dair

soruşturma mercilerince yapılan tespitler ve bunlara ilişkin dayanılan

delillerin içeriği dikkate alındığında başvurucu yönünden kuvvetli suç

şüphesinin mevcut olduğu açıktır.

34. Diğer taraftan başvurucu hakkında uygulanan ve

kuvvetli suç şüphesinin bulunması şeklindeki ön şartı yerine gelmiş olan tutuklama

tedbirinin meşru bir amacının olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.

35. Somut olayda, tutuklama kararını veren Sulh Ceza

Hâkimliği suçun 5271 sayılı 100. maddesinin (3) numaralı fıkrasındaki

maddesindeki katalog suçlardan olmasına atıf yapmıştır. Tutuklama kararına

yapılan itirazın reddi kararında ise bunun yanında başvurucunun kaçma ve

delilleri karartma şüphesinin bulunmasına dayanılmıştır. Başvurucunun

tutuklandığı cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun

kılma suçu -özellikle nitelikli hâlleri söz konusu olduğunda- Türk hukuk

sistemi içinde ağır cezai yaptırımlar öngörülen suç tipleri arasında olup isnat

edilen suça ilişkin olarak kanunda öngörülen cezanın ağırlığı kaçma şüphesine

işaret eden durumlardan biridir (aynı yöndeki değerlendirmeler için bkz. Hüseyin

Burçak, B. No: 2014/474, 3/2/2016, § 61; Devran Duran [GK], B. No:

2014/10405, 25/5/2017, § 66). Ayrıca silahla işlenmiş kasten yaralama suçu 5271

sayılı Kanun'un 100. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan ve kanun

gereği tutuklama nedeni varsayılabilen suçlar arasındadır. Dolayısıyla

başvurucu yönünden dayanılan tutuklama nedenlerinin olgusal temellerinin olduğu

söylenebilir.

36. Öte yandan başvurucuya isnat edilen kişiyi

hürriyetinden yoksun kılma suçunun mağdurunun lisede öğrenim gören bir çocuk

olduğu, yine soruşturmaya -ve dolayısıyla tutuklamaya- konu olayların mağdur

çocuğun öğrenim gördüğü okulda meydana geldiği, bu nedenle olaya tanık olan

kişilerin de bu okulda öğrenim gören öğrenciler ve görev yapan öğretmenler

olduğu gözardı edilmemelidir. Başvurucunun soruşturma konusu eylemlerinde

kurusıkı da olsa bir silah kullandığının ve somut olayın koşullarında

başvurucunun serbest bırakılması durumunda delillere etki edebilme, özellikle

de çocuk olan tanıklar üzerinde baskı kurma ihtimalinin söz konusu olabileceği

hatırda tutulmalıdır. Buna göre tutuklamaya ilişkin karar veren yargı

organlarınca özellikle kaçma şüphesine ve delilleri (tanıkları) etkileme

riskine yönelen tutuklama nedenlerinin olgusal temellerinin bulunduğu

değerlendirilmiştir.

37. Son olarak tutuklama tedbirinin ölçülü olup

olmadığının belirlenmesi gerekir. Bir tutuklama tedbirinin Anayasa'nın 13. ve

19. maddeleri kapsamında ölçülü olup olmadığının belirlenmesinde somut olayın

tüm özellikleri dikkate alınmalıdır. Bu bağlamda başvurucunun çocuk olduğunun

ayrıca gözönünde bulundurulması gerekir.

38. Çocuklar hakkında tutuklama tedbirinin uygulandığı

durumlarda tutuklamanın çocuklar bakımından başvurulacak en son yol olduğu,

eğer tutukluluk bir zorunluluksa bunun mümkün olan en kısa sürede

sonlandırılması gerektiği dikkate alınmalıdır. Ancak bu durum, çocuklar

hakkında hiçbir şekilde tutuklama tedbirinin uygulanamayacağı şeklinde

anlaşılmamalıdır. Anayasa Mahkemesinin de belirttiği gibi çocuklar tarafından

işlenmiş olan çok ciddi suçlara ilişkin istisnai olaylarda tutuklama tedbirinin

uygulanması mümkündür (Furkan Omurtag, § 82).

39. Anayasa Mahkemesinin Furkan Omurtag kararına

konu olayda başvurucunun hırsızlığa teşebbüs suçundan tutuklanmasına karar

verilmiştir. Anayasa Mahkemesi tutuklamaya konu hırsızlığa teşebbüs suçunun

somut olayın koşullarında ne denli ciddi bir suç olduğunun ortaya

konulamadığını, ayrıca başvurucuya isnat edilen suçun cezası itibarıyla da ağır

bir suç olduğunun söylenmeyeceğini belirterek tutuklamanın ölçülü olmadığı

sonucuna varmıştır (Furkan Omurtag, § 88).

40. Anayasa Mahkemesi Enver Oktay Babatürk (B. No:

2016/15355, 9/10/2019, 15 Temmuz darbe teşebbüsünün yaşandığı sırada camiden

sala okuyan din görevlisine yönelik tehdit ve hakarette bulunma suçlaması) ve Mehmet

Eren Ovayolu (B. No: 2017/36232, 10/12/2019, bir terör saldırısı sonrası

terör propagandası yapıldığı suçlaması) kararlarında ise başvurucunun yaşını,

tutuklamaya konu suçun niteliğini ve somut olayın gerçekleştiği koşulları

dikkate alarak yaptığı değerlendirmede çocuk olan başvurucular hakkında

uygulanan tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu sonucuna varmıştır (Enver Oktay

Babatürk § 62; Mehmet Eren Ovayolu, § 48).

41. Somut olayda tutuklamaya konu şiddet olayı bir

öğrenim kurumunda (lisede) yaşanmıştır. Bu okulda genel olarak 15-18 yaş

grubunda bulunan çocukların öğrenim gördüğü hatırda tutulmalıdır. Ayrıca

başvurucu tutuklandıktan kısa bir süre (yaklaşık elli gün) sonra serbest

bırakılmıştır. Başvurucu, kendisiyle ilgili olmayan bir konuda (bir arkadaşının

yaşadığını iddia ettiği bir sorun nedeniyle) kurusıkı silahla okula gelmiş ve

söz konusu olay gerçekleşmiştir. Başvurucunun okulda öğrenim gören bir çocuğu

alıkoyma girişiminde bulunması, bunu engellemeye çalışan öğretmenleri tehdit

etmesi ve onlara kurusıkı tabancayla ateş ederek yaralaması söz konusudur. Bir

okulda yaşanan anılan eylemlerin niteliği ve tutuklamaya konu suçların konusunu

oluşturan eylemlerin ağırlığı dikkate alındığında hâkimliğin başvurucu hakkında

uyguladığı tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu ve adli kontrol uygulamasının

yetersiz kalacağı sonucuna varmasının keyfî ve temelsiz olduğu söylenemez.

42. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun tutuklamanın

hukuki olmadığı iddiasına ilişkin olarak Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü

fıkrası ile güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal

edilmediğine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Tutuklamanın hukuki olmadığına ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence

altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

3/11/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Yusuf Enes KAYA Başvurucu : Mehmet KOÇAK Vekili : Av. Özge KORKMAZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2020/1376, 3 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru Süreci
  6. III. Olay Ve
  7. Olgular
  8. IV. İlgili
  9. Hukuk
  10. V. İnceleme Ve
  11. Gerekçe
  12. A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü
  13. B. Değerlendirme
  14. A. Tutuklamanın hukuki olmadığına ilişkin iddianın KABUL
  15. B. Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence
  16. C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  17. D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  18. M. Emin KUZ
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2020/1376
Tarih
3 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Hatice Aydın ve Orhan Kömürcü Başvurusu (B. No: 2019/19751)
  • Mehmet Osman Zerman ve Muharrem Adıgüzel Başvurusu (B. No: 2019/33690)
  • Osman Turan Başvurusu (B. No: 2019/18359)
  • Volkan Bayar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2019/5055)
  • Nur Tarım Soğutma Gıda Kayısıc. Tarım Ürn. Soğuk Hava Depoları Paket. Nak. Paz. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2019/3318)
  • Hüsnü Mahalli Başvurusu (B. No: 2017/4934)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.