İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Şükrü Özal Başvurusu (B. No: 2019/3740)

1. Başvuru, ceza davasında uzun süren yargılama nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru No2019/3740Tarih16 Mart 2022Okuma7 dk · 1.358 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mehmet Şükrü Özal Başvurusu

Karar tarihi
16 Mart 2022
Başvuru Numarası
2019/3740
R.G. Tarih ve Sayı
10/5/2022-31831
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.358 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza davasında uzun süren yargılama nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/2/2019 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia dışındaki iddialar yönünden kabul edilemezlik kararı verilmiş, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia yönünden ise kabul edilebilirlik hususu karara bağlanmadan dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu hakkında 28/2/1999, 31/3/1999 ve 30/4/1999 keşide tarihli çekleri sahte olarak düzenleyip kullandığı iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20/6/2000 tarihli iddianamesi ile sahte çek düzenlemek ve dolandırıcılık suçlarından dolayı 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun 342. ve 503. maddeleri gereğince Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) nezdinde kamu davası açılmıştır.

9. Yargılama sonucunda Mahkeme 29/4/2002 tarihli kararıyla başvurucunun resmî belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyetine karar vermiş, hükümlerin temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesi 6/10/2005 tarihinde, mahkeme kararından sonra yürürlüğe giren 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gereği yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğundan hükümlerin bozulmasına karar vermiştir.

10. Bozma kararı sonrası Mahkemece 12/4/2006 tarihinde her iki suç yönünden 765 sayılı mülga Kanun hükümlerinin lehe olduğu kabul edilerek yeniden mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. Bu hükümlerin temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi 11/9/2008 tarihinde dolandırıcılık suçundan verilen hükmün bozulmasına ve bu suçtan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar vermiştir. Aynı kararda, resmî belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

11. Bozma kararının ardından yapılan yargılama sonunda Mahkemenin 17/12/2008 tarihli kararıyla başvurucu hakkında 765 sayılı mülga Kanun'un 342. maddesinin birinci fıkrası uyarınca memur olmayan kimsenin resmî belgede sahteciliği suçundan iki yıl hapis cezası verilmiştir. Söz konusu hüküm, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18/1/2011 tarihli ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Başvurucunun bu ilama yönelik olarak itiraz yetkisinin kullanılmasına dair 5/4/2011 tarihli başvurusu Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca10/6/2011 tarihinde reddedilmiştir.

12. Kesinleşen hükme yönelik olarak başvurucunun müdafileri tarafından önce 5/9/2011 ve 8/9/2011 tarihli, ardından da 28/12/2011 tarihli dilekçelerle yargılamanın yenilenmesi taleplerinde bulunulmuştur. Ancak Mahkemenin 27/9/2011 ve 6/1/2012 tarihli kararlarıyla bu talepler reddedilmiştir. Mahkemenin ret kararlarına yönelik itiraz başvuruları da Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2011 ve 13/1/2012 tarihli kararlarıyla reddedilmiştir.

13. Başvurucunun talebi üzerine Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 17/4/2012 tarihli yazısı ile Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2011 tarihli ve 2011/440 D. İş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinde bulunulmak üzere dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.

14. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/5/2012 tarihli kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 12/12/2012 tarihli kararı ile Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2011 tarihli ve 2011/440 D. İş sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma gerekçesi şu şekildedir:

"Ankara 3. Noterliğince düzenlenen 10.06.2008 tarihli ve 014490 yevmiye numaralı hisse devir senedi ile şirket yetkilileri olan katılanlar [M.Ö.] ve [T.Ö.nün], adına çek keşide edilen [...] San. Tic. Şti. adlı şirketteki hisselerini, [A.Y.] ve [C.Ü.] adlı şahıslara, suça konu edilen üç ayrı çekin de keşide tarihinden önce devretmiş olmalarının, söz konusu şahıslar ile ilgili suça konu çeklerin keşidecisi olup olmadıkları konusunda bir değerlendirmenin yapılmamış olduğu hususu ile birlikte değerlendirildiğinde , hükümden sonra ileri sürülen ve yargılama aşamasında değerlendirilmeyen bu hususun 5271 Sayılı CMK 311/1-e maddesi kapsamında yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak [kabulü gerekmektedir.] ..."

15. Bozma kararı sonrasında Mahkeme, başvurucunun infazın durdurulması talebini değerlendirmiş ve 3/1/2013 tarihinde infazın durdurulmasına karar vermiştir.

16. Mahkemece E.2008/418 sayılı dosyada duruşma açılarak 5/6/2013 ve 19/11/2014 tarihlerinde yapılan celselerde Yargıtayın bozma kararında belirttiği hususlara ilişkin araştırma yapılmış, bilirkişi raporu alınmış ve ilgili tanıklar dinlenmiştir. Mahkeme 19/11/2014 tarihinde, kesin hükmün iptalini gerektirecek yeni olaylar ve yeni deliller ortaya çıkmadığından 17/12/2008 tarihli hükmünün onaylanmasına karar vermiştir.

17. Başvurucunun ve aynı yer Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 25/12/2018 tarihli ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.

18. 5/2/2019 tarihinde süresi içinde bireysel başvuru yapılmıştır.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Anayasa Mahkemesinin 16/3/2022 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

21. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

22. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar tarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltı gibi birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak suç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine dair şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (B.E., B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34).

23. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (B.E., § 29).

24. Başvuru konusu olayda başvurucu, yargılamanın yenilenmesinden sonraki süreci de dâhil ederek yargılamanın yaklaşık 19 yıldır devam ettiğini ileri sürmüştür. Bu noktada yargılamanın yenilenmesinin kabul edilmesinden önceki yani ilk derece mahkemesinin verdiği kararın kesinleşmesine kadar olan sürecin yargılama süresine dâhil edilip edilmeyeceğinin belirlenmesi gerekmektedir.

25. Başvurucu hakkında mahkûmiyetle sonuçlanan ceza davası, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18/1/2011 tarihli ilamıyla onanarak kesinleşmiştir. Dolayısıyla mahkûmiyet kararına konu asıl dava, Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin başladığı 23/9/2012 tarihinden önce sona ermiş olduğundan yargılamanın bu kısmının yargılama süresine dâhil edilmesi mümkün değildir. Yargılamanın yenilenmesine yönelik davanın ayrı incelenmesi gerekir.

Kesinleşen hükme yönelik yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karar, kanun yararına bozma istemi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 12/12/2012 tarihli kararı ile bozulmuş ve Mahkemece duruşma açılarak yeniden yargılamaya başlanmıştır.

Dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi süreci, Yargıtay 11. Ceza Dairesince bozma kararının verildiği 12/12/2012 tarihinde başlamış olup Mahkemece verilen yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair hükmün Yargıtay 11. Ceza Dairesince onandığı 25/12/2018 tarihine kadar sürmüştür.

26. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında somut olaydaki 6 yıl 13 günlük yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

27. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

28. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."

29. Başvurucu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş; tazminat talebinde bulunmamıştır.

30. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Başvurucu tazminat talebinde bulunmadığından makul sürede yargılanma hakkının ihlalinin tespiti ile yetinilmesi gerekir.

31. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 364,60 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. 364,60 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

D. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

E. Kararın bir örneğinin bilgi için Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine (E.2008/418, K.2008/421) GÖNDERİLMESİNE,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 16/3/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

M. Emin KUZ

Basri BAĞCI Kenan YAŞAR Raportör : Hüseyin Özgür SEVİMLİ Başvurucu : Mehmet Şükrü ÖZAL

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2019/3740, 16 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Başvurucunun İddiaları
  8. B. Değerlendirme
  9. M. Emin KUZ
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2019/3740
Tarih
16 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Aısulu Aldenova Başvurusu (B. No: 2018/10055)
  • Sedat Bayiskit Başvurusu (B. No: 2019/1263)
  • Veysel Deniz Başvurusu (B. No: 2019/16373)
  • İsmail Aslan Başvurusu (B. No: 2018/22326)
  • Ömer Demir Başvurusu (B. No: 2019/37)
  • Ayhan Algül ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/5921)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.