İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Yusuf Paksoy Başvurusu (B. No: 2019/7370)

1. Başvuru; idari para cezası verilmesine ilişkin kararın iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği…

Başvuru No2019/7370Tarih8 Aralık 2022Okuma6 dk · 1.230 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mehmet Yusuf Paksoy Başvurusu

Karar tarihi
8 Aralık 2022
Başvuru Numarası
2019/7370
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.230 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru; idari para cezası verilmesine ilişkin kararın iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Başvurucu, Şırnak'ın Uludere İlçesinde petrol istasyonu işletmektedir. Başvurucu hakkında, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından sözleşmeli dağıtıcısı dışında başka bir kişiden akaryakıt ikmal ettiği gerekçesiyle 4/1/2012 tarihinde 120.000 TL idari para cezasına karar verilmiştir.

3. Başvurucu, idari para cezasının iptali istemiyle 25/4/2012 tarihinde Danıştay Onüçüncü Dairesinde (Daire) dava açmıştır. Daire 26/2/2014 tarihinde davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar vermiştir. Karar gerekçesinde; EPDK kararının 24/2/2012 tarihinde başvurucuyla birlikte oturan ehil ve reşit oğlu S.P.ye tebliğ edildiği belirtilmiştir. Başvurucunun da tebliğden itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde yani en son 24/4/2012 tarihine kadar dava açması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 25/4/2012 tarihinde davayı açtığı belirtilmiştir.

4. Başvurucu, Posta ve Telgraf Teşkilatı (PTT) barkod sorgulama sayfasında idari para cezasının tebliğ tarihinin 25/2/2012 olarak gösterildiğini, hatalı şekilde tebliğ tarihinin hesaplandığını, kaldı ki 24/2/2014 tarihi dikkate alınsa bile tebliğ yapılan oğlunun on sekiz yaşından küçük olduğunu ve geçerli bir tebliğ yapılmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.

5. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK) temyiz incelemesinde ara kararı ile PTT Genel Müdürlüğünden, başvurucuya idari para cezasının tebliğinin yapıldığı tebliğ evrakı ile PTT'nin web sitesi üzerinden yapılan sorgulamada gösterilen tebliğ tarihinin farklı olması nedeniyle anılan para cezasına ilişkin tebligatın hangi tarihte yapıldığının sorularak konuya ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesine karar verilmiştir. PTT tarafından tebliğin 24/2/2012 tarihinde yapıldığını gösterir cevabi yazı ve eki belge İDDK'ya sunulmuştur.

6. İDDK 13/6/2016 tarihli kararla Daire kararının onanmasına karar vermiştir. Başvurucunun karar düzeltme istemi de İDDK tarafından 14/11/2018 tarihinde reddedilmiştir.

7. Başvurucu, nihai hükmü 6/2/2019 tarihinde öğrendikten sonra 8/3/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

II. DEĞERLENDİRME

A. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

8. Başvurucu; Danıştayın dava açma süresini yanlış hesapladığını, tebliğ evrakının PTT barkod sorgulama sayfasında da 25/2/2012 de teslim edildiğinin belirtildiğini, Mahkemenin hangi gerekçeyle tebliğ tarihini 24/2/2012 olarak dikkate aldığının anlaşılmadığını, davasının süre aşımından reddedilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini iddia etmiştir.

9. İdari para cezası verilmesine ilişkin kararın iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle başvurucunun mahkemeye erişim hakkına bir müdahalede bulunulduğu açıktır.

10. Başvuru mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmiştir.

11. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, § 52).

12. Mahkemeye erişim hakkı, mahkemeye başvuru konusunda etkili bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada açık, pratik ve yeterli fırsatlara sahip olmasını gerektirir. Özellikle hukuki ya da uygulamadaki belirsizlikler kişilerin mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Aktif Elektrik Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2012/855, 26/6/2014, § 34).

Bu nedenle mahkemelerin, usul kurallarını uygularken yargılamanın hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde katı şekilcilikten kaçınmaları gerektiği gibi kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak ölçüde aşırı esneklikten de kaçınmaları gerekir (Kamil Koç, B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 65).

Bu kapsamda mevzuatta öngörülen dava açma süresine ilişkin kuralların hukuka açıkça aykırı olarak yanlış uygulanması veya bu sürelerin hatalı hesaplanması nedenleriyle kişilerin dava açma ya da kanun yollarına başvuru haklarını kullanmasına engel olunması mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özbakım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2014/13156, 20/4/2017, § 38).

13. Bu bağlamda dava açma süresinin işlemeye başladığı an mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahale ölçülülük bağlamında büyük önem taşımaktadır (Yaşar Çoban [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, § 66). Vurgulamak gerekir ki dava açma süresinin hangi tarihte başlayacağını belirlemek ve mevzuatı bu yönüyle yorumlamak görevi esasen derece mahkemelerine aittir.

Bireysel başvurunun ikincillik ilkesi gereği, dava açma süresinin başlatılacağı tarihin belirlenmesi noktasında Anayasa Mahkemesinin bir görevi bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesinin bu hususta üstleneceği rol, dava açma süresinin hangi tarihten itibaren başlatılması gerektiğiyle ilgili derece mahkemelerinin yorumlarının mahkemeye erişim hakkına etkisini somut olayın koşulları ışığında incelemektir (Ahmet Yıldırım, B. No: 2014/18135, 20/9/2017, § 46).

14. Somut olayda başvurucu hakkında EPDK tarafından idari para cezası uygulanmış ve başvurucu işlemin iptali istemiyle Danıştay Onüçüncü Dairesinde (ilk derece mahkemesi sıfatıyla) iptal davası açmıştır. Daire, anılan işlemin başvurucuya 24/2/2012 tarihinde tebliğ edildiğini ve altmış günlük dava açma süresinde dava açılmadığını belirterek süre aşımından davanın reddine karar vermiştir. Temyiz incelemesinde İDDK, tebliğin hangi tarihte yapıldığını netleştirmek adına PTT'den bu konuda bilgi istemiş ve tebliğin 24/2/2012 tarihinde yapıldığına ilişkin belge sunulmuştur. İDDK'nın da bu belge üzerine temyiz ve karar düzeltme taleplerini reddettiği anlaşılmıştır.

15. Başvuruya konu olaya ilişkin başvurucu, her ne kadar idari para cezasının 25/2/2012 tarihinde tebliğ edildiğini ileri sürmüş ve PTT sisteminde de öyle gözüktüğünü iddia etmiş ise de UYAP'tan yapılan incelemede idari para cezasına ilişkin tebliğin 24/2/2012 tarihinde yapıldığının tebligat belgesinde belirtildiği anlaşılmış nitekim İDDK da konuya dair net bilgiyi verecek olan PTT'den bilgi ve belge istemiş ve tebliğin 24/2/2012 tarihinde yapıldığına dair tebligat belgesi Danıştaya sunulmuştur.

Bu durumda ilk derece mahkemesi sıfatıyla kararı veren Dairenin dava açma süresinin başlangıcına esas alınan tarihin belirlenmesine ilişkin yorumunun başvurucunun dava açmasını aşırı derecede zorlaştıracak ya da imkânsız kılacak nitelikte katı bir yaklaşım içermediği sonucuna varılmıştır. Neticede başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik bir ihlalin olmadığının açık olduğu değerlendirilmektedir.

16. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

17. Başvurucu, yargılamanın uzun sürmesinden şikâyet etmiştir.

18. Anayasa Mahkemesi, makul sürede yargılanma hakkıyla ilgili verdiği Selahattin Akyıl (B. No: 2012/1198, 7/11/2013) kararında makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır. Somut başvuruda, anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Bu durumda toplam 6 yıl 6 ay süren yargılama sürecinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir. Açıklanan gerekçeyle başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

19. Başvurucu 50.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

20. İncelenen başvuruda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

21. Makul sürede yargılanma hakkı yönünden ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net 27.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi gerekir.

22. Öte yandan başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal arasında illiyet bağı ortaya konulmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 27.000 TL manevi tazminatın ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

D. 364,60 TL harç ve 9.900 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 10.264,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Danıştay Onüçüncü Dairesine (E.2012/1507, K.2014/564) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 8/12/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Racai AKYEL Selahaddin MENTEŞ İrfan FİDAN Muhterem İNCE Raportör : Tuğba YILDIZ Başvurucu : Mehmet Yusuf PAKSOY Vekili : Av. Şeyma ÜRPER

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2019/7370, 8 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Özeti
  4. II. Değerlendirme
  5. A. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
  6. III. Giderim
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2019/7370
Tarih
8 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Bünyamin Yılmaz Başvurusu (B. No: 2019/1682)
  • Ağabey Kahraman ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/37916)
  • Hakkı Can Başvurusu (B. No: 2021/32619)
  • Ahmet Utlu Başvurusu (B. No: 2019/15188)
  • Nilgün Yüksel Başvurusu (B. No: 2018/38151)
  • Hulusi Yılmaz Başvurusu (B. No: 2017/17428)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.