İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mesut Çakan Başvurusu (B. No: 2020/11455)

1. Başvuru, kolluk görevlilerinin fiziksel şiddet

Başvuru No2020/11455Tarih19 Ekim 2023Okuma16 dk · 3.148 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mesut Çakan Başvurusu

Karar tarihi
19 Ekim 2023
Başvuru Numarası
2020/11455
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.148 kelime·16 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN

ÖZETİ

1. Başvuru, kolluk görevlilerinin fiziksel şiddet

kullanması şikâyeti hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi

nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, başvuru formunda 12/2/2018 tarihinde gece

saat 02.00 sıralarında İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde bulunan evinin penceresini

açıp sigara içmek üzereyken dışarıdan sivil giyimli polislerce çağrıldığını,

aşağıya indiğinde kolluk görevlilerinin hakaretine, tehdidine, küfrüne ve

fiziksel şiddetine maruz kaldığını belirtmektedir.

3. Başvurucu, olay günü sabah saatlerinde Haseki Eğitim

ve Araştırma Hastanesinden adli muayene raporu almıştır. Raporda; başvurucunun

darp edildiğini beyan ettiği belirtilerek “sağ lateral boyun bölgesinde

ekimoz bilateral dizlerde yüzeyel sıyrık sol toraks bazalinde ağrı hassasiyet

bilateral el bilekte ağrı” tespiti yapılmıştır. Raporun sonuç kısmında

tetkiklerde acil patoloji saptanmadığı, hayati tehlikesinin bulunmadığı, basit

tıbbi müdahale ile giderilebileceği ifade edilmiştir.

4. Başvurucu, olay sebebiyle aynı gün İstanbul Cumhuriyet

Başsavcılığına (Başsavcılık) sunduğu şikâyet dilekçesinde özetle; evinin

penceresindeyken aşağıdan kendisine bakan kişi tarafından aşağıya inmesinin

istendiğini, bu kişiye kim olduğunu sorduğunda polis olduğunu söylediğini,

aşağıya indiğinde aynı kişinin kimlik ve telefonunu istediğini, telefonunu

neden istediğini sorunca polis memurunun sövdüğünü, 3 defa tokat attığını,

üçüncü tokattan sonra 6-7 kişinin kollarından ve bacaklarından tutarak yere

yatırdıklarını, ellerini arkadan kelepçelediklerini, kelepçeli olarak evden

kimlik ve telefonunu getirmesini istediklerini, telefon ve kimliğini

getirdikten sonra karanlık bir sokağa götürdüklerini, Genel Bilgi Toplama

Sistemi (GBT) sorgulaması yaptıkları hâlde kaydının olup olmadığını sorup

sonrasında tehdit ederek evinin önünde getirdiklerini ve kelepçeyi açtıklarını

belirtmiştir.

5. Soruşturma kapsamında alınan 16/2/2018 tarihli Adli

Tıp Kurumu raporunda, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinin adli muayene

raporu ile aynı bulguların mevcut olduğu tespit edilmiştir.

6. Başsavcılık tarafından şikâyete ilişkin olarak

14/2/2018 tarihinde yazılan yazıya İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce (Emniyet

Müdürlüğü) verilen 21/3/2018 tarihli cevapta şikâyetçi hakkında herhangi bir

sorgulama veya işlemin yapılmadığı bildirilmiştir.

7. Başsavcılık 5/4/2018 tarihinde şikâyetçinin mücerret

iddiası dışında şüpheli emniyet görevlilerinin atılı suçları işlediklerine dair

haklarında dava açılmasını gerektirir nitelikte delil olmadığı gerekçesiyle

kimliği belirsiz polis memurları hakkında basit yaralama, hakaret, tehdit

suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir.

8. Başvurucu; etkili soruşturma yürütülmediğini, olayın

gerçekleştiği bölgedeki güvenlik ve işyeri kamera kayıtlarının taranmadığını,

olay yerine yakın çalışan sivil polis memurlarının listesinin getirtilmediğini

belirterek karara itiraz etmiştir.

9. Başvurucunun itirazın inceleyen İstanbul 2. Sulh Ceza

Hâkimliğince 18/6/2018 tarihinde fotoğraf teşhisi yapılması ve teşhis hâlinde

şüphelilerin ifadesinin alınması gerekliliklerinden bahsedilerek itirazın

kabulüne ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar

verilmiştir.

10. Başsavcılık tarafından soruşturmanın genişletilmesi

kararı üzerine yeniden yürütülen soruşturmada İstanbul Emniyet Müdürlüğüne yazı

yazılarak olay saatinde görevli polis memurlarının açık kimlik bilgileri ve

fotoğraflarının temin edilmesi, müştekiye fotoğraflardan şüphelilerin

teşhisinin yaptırılması ve kimlikleri tespit edilecek şüphelilerin ifadelerinin

alınması istenmiştir.

11. İstanbul Emniyet Müdürlüğünce başvurucunun müşteki

sıfatıyla ifadesi alınmış, görevli personel listesi temin edilmiş, başvurucuya

fotoğraf üzerinde teşhis işlemi yaptırılmış ve başvurucunun bir polisi kesin ve

net olarak teşhis ettiğini beyan etmesi üzerine bu kişinin ve olay tarihinde

güven timinde birlikte görev yaptığı diğer 7 polisin ifadeleri alınmıştır.

Şüpheliler ifadelerinde müştekinin GBT kontrolünü yapıp yapmadıklarını

hatırlamadıklarını, olayın gerçekleşmesinin mümkün bulunmadığını, görev

yaptıkları sırada kişisel veri yardımcısı (PDA) cihazı olmadığı için kontrolün

telefon ile şubeyi arayarak gerçekleştirildiğini belirtmiştir.

12. Başsavcılık tarafından 10/6/2019 tarihinde olay günü

güven timinde görev yaptığı tespit edilen 8 şüpheli hakkında hakaret, basit

yarama ve tehdit suçlarından yürütülen soruşturma neticesinde müştekinin soyut

iddiası dışında şüphelilerin isnat edilen suçu işlediklerine dair dava

açılmasını gerektirir delil bulunmadığı gerekçesi açıklanarak kovuşturmaya yer

olmadığına dair karar verilmiştir.

13. Başvurucu karara polis memurlarının ifadelerinde PDA

cihazları bulunmadığını söyledikleri hâlde bu hususta araştırma yapılmadığını,

GBT araştırması yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, şüphelilerin cep

telefonu sinyal bilgilerinin ve HTS kayıtlarının çıkartılmadığını belirterek

itiraz etmiştir.

14. Başvurucunun itirazını inceleyen İstanbul 11. Sulh

Ceza Hâkimliğince 10/1/2020 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın

usul ve yasaya uygun olduğu, kararda değişiklik yapılmasını gerektirir bir

neden bulunmadığı gerekçesiyle itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir.

15. Başvurucu, nihai hükmü 18/2/2020 tarihinde

öğrendikten sonra 18/3/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

II. DEĞERLENDİRME

16. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun

adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

17. Başvurucu, kolluk görevlilerinin fiziksel şiddetine

maruz kalması sebebiyle etkili ceza soruşturması yürütülmediğini belirterek

kötü muamele yasağı ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiğinden şikâyet

etmiştir. Adalet Bakanlığı (Bakanlık), kovuşturmaya yer olmadığına dair

karardan ayrılmak için kuvvetli neden bulunmadığı görüşünü bildirmiştir.

Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı soruşturma sırasında verdiği bilgilerin

değerlendirilmediğine, soruşturmanın bağımsız ve yeterli olmadığına ilişkin

beyanda bulunmuştur.

18. Başvuru, kötü muamele yasağı kapsamında

incelenmiştir.

19. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan başvurunun kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

20. Devletin bireyin maddi ve manevi varlığını koruma ve

geliştirme hakkına saygı gösterme yükümlülüğü, öncelikle kamu otoritelerinin bu

hakka müdahale etmemelerini yani Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında

belirtilen şekillerde kişilerin fiziksel ve ruhsal zarar görmelerine neden

olmamalarını gerektirir. Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlüğüne saygı

gösterme yükümlülüğünden kaynaklanan negatif ödevidir (Cezmi Demir ve

diğerleri, B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 81).

21. Devletin kişinin maddi ve manevi varlığını koruma

hakkı kapsamında sahip olduğu pozitif yükümlülüğün usule ilişkin boyutu

çerçevesinde bireyin bir devlet görevlisi tarafından hukuka aykırı olarak ve

Anayasa’nın 17. maddesini ihlal eder biçimde bir muameleye tabi tutulduğuna

ilişkin savunulabilir bir iddiasının bulunması hâlinde olay hakkında etkili bir

resmî soruşturmanın yürütülmesi gerekmektedir (Cezmi Demir ve diğerleri,

§ 110; Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 25).

22. Ancak bir soruşturma yükümlülüğünün başlaması için

öncelikle işkence ve kötü muamele konusundaki iddialar uygun delillerle

desteklenmelidir. İddia edilen olayların gerçekliğinin tespit edilebilmesi için

her türlü makul şüpheden uzak kanıtların varlığı gerekir. Bu nitelikteki bir

kanıt yeterince ciddi, açık ve tutarlı emarelerden ya da aksi ispat edilemeyen

birtakım karinelerden de oluşabilir. Ancak bu uygun koşulların tespiti hâlinde

bir soruşturma yükümlülüğünün bulunduğundan bahsedilebilir (C.D., B. No:

2013/394, 6/3/2014, § 28). Öte yandan bir şikâyet yapılmadığında bile kötü

muameleyi gösteren yeterli belirtiler olduğunda soruşturma açılması

sağlanmalıdır (Cezmi Demir ve diğerleri, § 116).

23. Kötü muameleye maruz kalması nedeniyle mağdur

olduğunu ileri süren kişilerin kötü muamele yasağı kapsamına giren ağırlıkta

bir muamele görmüş olabileceklerini gösteren emareleri ve delilleri sunmaları

gerekir. Bu kapsamda mağdur olduğunu ileri süren kişilerin olgulara dayanmayan

yetersiz açıklamaları, iddialarının delillerle desteklenmemesi hatta kimi zaman

delillerin uyumsuzluğu, kötü muamelenin yapıldığı yer, zaman ve diğer

konulardaki çelişkili ifadeleri gibi hususlar kötü muamelenin gerçekliğini

şüpheye düşürür. Bu durumda iddiaların savunabilir olduğundan, dolayısıyla bu

iddialara ilişkin derhâl resmî bir soruşturma başlatılması gerekliliğinden söz

edilemeyecektir. Bu gibi durumlar -iddiaların güçlü dayanak ile birlikte

yetkili merciler nezdinde dile getirilmemesi- söz konusu olduğunda mağdur

olduğunu ileri süren kişilerin etkili soruşturma yürütülmesine ilişkin meşru

(haklı) bir beklentiye girebileceklerini söyleyebilmek de mümkün değildir (Beyza

Metin, B. No: 2014/19426, 12/12/2018, §§ 45, 46).

24. Etkili soruşturma yükümlülüğünün yerine

getirildiğinin kabulü için;

- Yetkili makamların olaydan haberdar olur olmaz resen

harekete geçerek olayı aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini

sağlayabilecek bütün delilleri tespit etmeleri (Cezmi Demir ve diğerleri,

§ 114),

- Soruşturmanın kamu denetimine açık olması ve

mağdurların meşru menfaatlerini korumak için soruşturmaya gerekli olduğu ölçüde

etkili katılımlarının sağlanması (Cezmi Demir ve diğerleri, § 115),

- Soruşturmadan sorumlu ve incelemeleri yapan kişilerin

olaylara karışan kişilerden bağımsız olması (Cezmi Demir ve diğerleri, §

117),

- Soruşturmaların makul özen ve süratle yürütülmesi (Cezmi

Demir ve diğerleri, § 114),

- Soruşturma sonucunda alınan kararın soruşturmada elde

edilen tüm bulguların kapsamlı, nesnel ve tarafsız bir analizine dayalı olması

(Cemil Danışman, B. No: 2013/6319, 16/7/2014, § 99) gerekir.

25. Başvurucu, kolluk görevlileri tarafından hukuka

aykırı şekilde fiziksel müdahaleye maruz kalarak yaralandığını iddia etmiş ve

kolluk görevlileri hakkında şikâyetçi olmuştur.

26. Başvurucu, olay yeri ve zamanını belirterek maruz

kaldığını iddia ettiği muameleyi ayrıntılarıyla şikâyet dilekçesinde

açıklamıştır. Ayrıca olay günü düzenlenen adli muayene raporunu soruşturma

dosyasına sunmuştur. Başvurucu hakkında olay günü düzenlenen raporda

başvurucunun fiziksel şiddete maruz kaldığına ilişkin beyanlarına yer verildiği

ve fiziki yaralanma bulgularının tespit edildiği dikkate alındığında başvurucunun

iddiasının savunulabilir olduğu kabul edilmelidir. Kötü muamele yasağı

hususunda savunulabilir bir iddia mevcut ise etkili soruşturma yükümlülüğünden

söz edilebilecektir.

27. Başvurucu, yürütülen soruşturmanın etkili ve yeterli

olmadığını ileri sürmüştür.

28. Başvurucu, olay günü aldığı adli raporu takiben aynı

gün şüpheliler hakkında şikâyetçi olmuş ve bu şikâyet üzerine derhâl soruşturma

işlemlerine başlanmıştır.

29. Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturma

kapsamında başvurucu tarafından sunulan sağlık raporuna göre yaralanmasının

niteliğinin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp raporu alınmış, olay günü görev

yapan kolluk görevlilerinin tespiti, fotoğraftan teşhis işlemi yaptırılması ve

ifadelerinin alınması için Emniyet Müdürlüğüne yazı yazılmıştır. Soruşturma

neticesinde şüpheli kolluk görevlileri hakkında isnat edilen eylemlerin

gerçekleştiğine dair delil bulunmadığına kanaat getirilerek kovuşturma

yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiştir.

30. Soruşturma mercii tarafından, şüpheli polis memurlarının

ifadelerinde müştekinin GBT kontrolünü yapıp yapmadıklarını hatırlamadıklarını,

görev yaptıkları sırada PDA cihazı olmadığı için kontrolün telefon ile şubeyi

arayarak gerçekleştirildiğini belirtmelerine rağmen olay saatlerinde cep

telefonu vasıtası ile gelen kontrol talebi bulunup bulunmadığına ilişkin bir

araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.

31. Diğer taraftan, kovuşturmaya yer olmadığına dair

kararda, başvurucunun olay günü yaralandığını destekleyen adli muayene raporu

ile şüphelilerin olayın gerçekleşmediğine ilişkin ifadelerinin meydana

getirdiği çelişki tartışılmaksızın iddiaları destekleyen delil bulunmadığı

sonucuna ulaşılmasından dolayı soruşturma makamınca delillerin nesnel olarak

analiz edildiği hususunda tereddüt oluşmuştur.

32. Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde

yürütülecek adli sürecin mutlaka bir dava açılması ya da açılan davanın belli

bir hükümle sonuçlanması gerektiği anlamına gelmemekle birlikte başvurucuya

karşı kötü muamele oluşturduğu iddia edilen eylemlere yönelik olayın

aydınlatılması amacıyla etkili bir ceza soruşturması yürütülmediği sonucuna

ulaşılmıştır.

33. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinin

üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının usul boyutunun

ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

34. Bu aşamada kötü muamele yasağının maddi boyutu

yönünden bir inceleme yapılmasına olanak bulunmadığı değerlendirilmiştir.

35. Selahaddin MENTEŞ bu görüşe katılmamıştır.

III. GİDERİM

36. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama

yapılması ile miktar belirtmeksizin maddi ve manevi tazminat talebinde

bulunmuştur.

37. Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmasında hukuki yarar

bulunmaktadır. Bu kapsamda kararın gönderildiği soruşturma mercilerince

yapılması gereken iş, yeniden soruşturma işlemlerini başlatmak ve Anayasa

Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında

belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir (Mehmet Doğan [GK],

B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B.

No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK],

B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

38. Ayrıca başvurucuya manevi zararları karşılığında net

60.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

39. Başvurucu, maddi zarara ilişkin olarak bilgi/belge

sunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiğine

ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE,

C. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence

altına alınan kötü muamele yasağının usul boyutunun İHLAL EDİLDİĞİNE

OYBİRLİĞİYLE,

D. Kötü muamele yasağının maddi boyutu yönünden bir

inceleme yapılmasına YER OLMADIĞINA Selahaddin MENTEŞ'in karşıoyu ve

OYÇOKLUĞUYLA,

E. Kararın bir örneğinin kötü muamele yasağının usul

boyutunun ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma

yapılmak üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına (Sor. No: 2018/108345)

GÖNDERİLMESİNE,

F. Başvurucuya net 60.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

G. Vekâlet ücretinden oluşan toplam 18.800 TL yargılama

giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

H. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine

ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

İ. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 19/10/2023 tarihinde karar verildi.

KARŞIOY

1. Anayasa Mahkemesi 1.Bölüm 2020/11455 Esas sayılı

dosyada sayın çoğunluk başvurucunun Anayasanın 17. Maddesinde 3. Fıkrasında yer

alan kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verilmiştir.

Somut olayda kötü muamele yasağının maddi boyutunun da ihlal edildiği

gerekçesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmadım.

2. Olay ve olgular mahkemenin gerekçeli kararında

özetlenmiştir.

3. Başvurucu 12/2/2018 tarihinde gece 02.00 sularında

İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde bulunan evinin penceresini açıp sigara içmek

üzereyken dışarıdan sivil giyimli polislerce çağrıldığını aşağıya indiğinde

kolluk görevlilerinin hakaretine ve tehditine ve fiziksel şiddetine maruz

kaldığını belirtmiştir. Başvurucu olayın görevlilerin kendisinden kimlik ve cep

telefonunu istemesi üzerine kendisinin kimliğini getirebileceğini ancak cep

telefonunu neden istediğini anlamadığını ifade etmesi üzerine polisin kendisine

tokat attığını dayaktan kurtulmak için polisi ittirmesi üzerine görevlilerin

kendisine kelepçe taktıklarını kafasına tekme ve yumruklarla vurduklarını

polisin evden cep telefonu ile kimliğini aldığını GBPT’sine baktığını daha

sonra polisin kendisini serbest bıraktığını belirtmiştir. Başvurucu sabah

saatlerinde kendi imkanlarıyla Haseki Eğitim Araştırma Hastanesinde adli rapor

almıştır. Rapora göre “sağ lateral boyun bölgesinde ekimos bileteral dizlerde

yüzeyel sıyrık sol torost bazelinde ağrı hassasiyet bileteral el bilekte ağrı”

tespiti yapılmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayet üzerine

ATK raporunda da Haseki Araştırma Hastanesinin bulgularının mevcut olduğu

tespit edilmiştir. Olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığınca takipsizlik kararı

verilmiştir. Başvurucu takipsizlik kararına itiraz etmiş Sulh Ceza Hakimliği

fotoğraf teşhisi yapılmadığı için kararı kaldırmıştır.Bilhare Cumhuriyet

Başsavcılığınca müştekinin soyut iddiası dışında şüphelilerin suçu

işlediklerine dair dava açılmasını gerektirir delil bulunmadığı gerekçesi ile

kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.

4. Kötü muameleye maruz bırakılma iddiaları hakkında

etkili soruşturma yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği

iddiasına ilişkin genel ilkeler Mahkememizin Turan Günana (B. No: 2015/9042,

4/4/2019) kararında aşağıdaki şekilde ortaya konulmuştur.

5. Herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve

geliştirme hakkı Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınmıştır. Anılan

maddenin birinci fıkrasında insan onurunun korunması amaçlanmıştır. Üçüncü

fıkrasında da kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı, kimsenin insan

haysiyetiyle bağdaşmayan ceza veya muameleye tabi tutulamayacağı hüküm

altına alınmıştır

6. Devletin bireyin maddi ve manevi varlığını koruma ve

geliştirme hakkına saygı gösterme yükümlülüğü, öncelikle kamu otoritelerinin bu

hakka müdahale etmemelerini yani anılan maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen

şekillerde kişilerin fiziksel ve ruhsal zarar görmelerine neden olmamalarını

gerektirir. Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlüğüne saygı gösterme

yükümlülüğünden kaynaklanan negatif ödevidir (Cezmi Demir ve diğerleri,

B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 81).

7. Devletin negatif yükümlülüğünün yanı sıra etkili ceza

soruşturması yürütülmesine ilişkin pozitif bir yükümlülüğü de bulunmaktadır. Bu

usul yükümlülüğü çerçevesinde devlet, doğal olmayan her türlü fiziksel ve

ruhsal saldırı olayının sorumlularının belirlenmesini ve gerekiyorsa

cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili resmî bir soruşturma yürütmek

durumundadır. Bu tarz bir soruşturmanın temel amacı, söz konusu saldırıları

önleyen hukukun etkin bir şekilde uygulanmasını güvenceye almak ve kamu

görevlilerinin ya da kurumlarının karıştığı olaylarda bunların sorumlulukları

altında meydana gelen olaylar için hesap vermelerini sağlamaktır (Cezmi

Demir ve diğerleri, § 110).

8. Buna göre bireyin bir devlet görevlisi tarafından

hukuka aykırı olarak ve Anayasa’nın 17. maddesini ihlal eder biçimde bir

muameleye tabi tutulduğuna ilişkin savunulabilir bir iddiasının bulunması

hâlinde Anayasa’nın 17. maddesi -"Devletin temel amaç ve görevleri"

kenar başlıklı 5. maddedeki genel yükümlülükle birlikte yorumlandığında- etkili

bir resmî soruşturmanın yapılmasını gerektirmektedir. Bu soruşturma,

sorumluların belirlenmesini ve cezalandırılmasını sağlamaya elverişli

olmalıdır. Bu mümkün olmazsa anılan madde, sahip olduğu öneme rağmen pratikte

etkisiz hâle gelecek ve bazı durumlarda devlet görevlilerinin fiilî

dokunulmazlıktan yararlanarak kontrolleri altında bulunan kişilerin haklarını

istismar etmeleri mümkün olacaktır (Tahir Canan, § 25).

9. Yürütülen ceza soruşturmalarının amacı, kişinin maddi

ve manevi varlığını koruyan mevzuat hükümlerinin etkili bir şekilde

uygulanmasını ve sorumluların ölüm ya da yaralama olayına ilişkin hesap

vermelerini sağlamaktır. Bu bir sonuç yükümlülüğü değil, uygun araçların

kullanılması yükümlülüğüdür (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No:

2012/752, 17/9/2013, § 56). Ceza soruşturmaları, sorumluların tespitine ve

cezalandırılmalarına imkân verecek şekilde etkili ve yeterli olmalıdır.

Soruşturmanın etkili ve yeterli olduğundan söz edilebilmesi için soruşturma

makamlarının resen harekete geçerek olayı aydınlatabilecek ve sorumluların

tespitine yarayabilecek bütün delilleri toplamaları gerekir. Dolayısıyla kötü

muamele iddialarının gerektirdiği soruşturma, bağımsız, hızlı ve derinlikli bir

şekilde yürütülmelidir. Diğer bir ifadeyle yetkililer, olay ve olguları

ciddiyetle öğrenmeye çalışmalı; soruşturmayı sonlandırmak ya da kararlarını

temellendirmek için çabuk ve temelden yoksun sonuçlara dayanmamalıdırlar. Bu

kapsamda yetkililer diğer deliller yanında görgü tanıklarının ifadeleri ile

kriminalistik bilirkişi incelemeleri dâhil söz konusu olayla ilgili kanıtları

toplamak için alabilecekleri bütün makul tedbirleri almalıdırlar (Cezmi

Demir ve diğerleri, § 114).

10. Soruşturmanın etkililiğini sağlayan en alt seviyedeki

inceleme, başvuruya konu soruşturmanın kendine özgü koşullarına göre değişir.

Bu koşullar, ilgili bütün olay ve olgular temelinde ve soruşturmanın pratik

gerçekleri dikkate alınarak değerlendirilir. Bu nedenle soruşturmanın

etkililiği bakımından her olayda geçerli olmak üzere bir asgari soruşturma

işlemler listesi veya benzeri bir asgari ölçüt belirlemek mümkün değildir.

Bununla birlikte soruşturma sonucunda alınan kararın soruşturmada elde edilen

tüm bulguların kapsamlı, nesnel ve tarafsız bir analizine dayalı olması gerekir

(Fahriye Erkek ve diğerleri, B. No: 2013/4668, 16/9/2015, § 68,69).

11. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan,

maddi ve manevi varlığı koruma ve geliştirme hakkına saygı gösterme yükümlülüğü

negatif yükümlülük olarak kamu otoritelerinin kişilerin fiziksel ve ruhsal

olarak zarar görmelerine neden olmamalarını gerektirdiği gibi ayrıca pozitif

yükümülük olarak devlete kişilerin işkence ve eziyete ya da insan haysiyetiyle

bağdaşmayan bir ceza veya muameleye maruz bırakılmalarını engelleyecek tedbirler

alma ödevi yüklemektedir. Müdahaleyi oluşturan tedbirin zorunlu bir toplumsal

ihtiyacı karşıladığının kabul edilebilmesi için amaca ulaşmaya elverişli

olması, başvurulabilecek en son çare ve alınabilecek en hafif önlem olarak

kendisini göstermesi gerekmektedir. Müdahalenin demokratik toplum düzeninin

gereklerine uygun olup olmadığı incelenirken derece mahkemelerinin kararlarında

ortaya konulan gerekçeler değerlendirilmeli ve müdahaleyi doğuran gerekçelerin

inandırıcı bir şekilde ortaya konulup konulmadığına ve müdahalenin ölçülülük

ilkesine uygun olup olmadığına bakılmalıdır (Cezmi Demir ve diğerleri,

B. No: 2013/293, 17/7/2014; Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No:

2013/3924, 6/1/2015; Serdar Avci, B. No: 2015/19474, 9/1/2020; Cengiz

Kahraman ve Kenan Özyürek, B. No: 2013/8137, 20/4/2016; S.D. B. No:

2013/3017, 16/12/2015; Turan Günana (5), B. No: 2013/5545, 15/12/2015; Ferhat

Üstündağ, B. No: 2014/15428, 17/7/2018; Beşir Doğan, B. No:

2013/2335, 15/12/2015).

12. Bir kişinin devletin gözetimi altındayken vücudunda

yaralanma tespit edildiği durumlarda, söz konusu yaralanmanın nasıl oluştuğu

hususunda makul bir açıklama getirme ve mağdurun bu yöndeki iddialarını şüphede

bırakacak kanıtları sunma yükümlülüğünün devlete aittir (S.D. §§ 89,

90).

13. Somut olay yukarıda belirtilen ilkeler bağlamında

değerlendirildiğinde başvurucunun iddialarının ceza soruşturma sırasında

aydınlatılmadığı açıktır. Her şeyden önce başvurucunun fiziki bir müdahaleye

maruz kaldığı iki ayrı kurumdan alınan raporla sabittir. Savcılıkça verilen

kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar müştekinin soyut iddiası gerekçesi

ile sonuçlandırılmıştır. Başvurucunun yaralanma iddiasının soyut olmadığı iki

ayrı kurumdan alınan hekim raporları ile sabittir. Sadece kamu görevlilerine

yönelik iddiasına soyut iddia denilebilir. Ancak bu iddianın soyut kalabilmesi

için Cumhuriyet savcılığınca etkili bir soruşturma yürütülmelidir. Yürütülen

soruşturma içerik itibarıyla yetersizdir. Maddi olayı aydınlatmaya yönelik

deliller araştırılmamıştır. Yapılan araştırmada maddi olay aydınlatmamıştır.

Başvurucu eline kelepçe takıldığını, karakola özellikle götürülmediğini, tenha

bir alanda şiddete maruz kaldığını olayın sıcaklığı içerisinde ileri sürmüştür.

Hemen akabinde Cumhuriyet savcılığına gidip şikâyette bulunmuştur. Üstelik

kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara karşı yaptığı itirazdan sonra

fotoğraf teşhisinde bir kişiyi de teşhis etmiştir. Başvurucunun iddiaları bu

yönüyle kamu makamları tarafından açıklığa kavuşturulmamıştır. Başvurucunun

görevli polis memurlarıyla bir husumeti bulunmakta mıdır?Yoksa kendi kendini mi

yaralamıştır? Ya da başka biri tarafından yaralandığı hâlde görevli polisleri

mi suçlamaktadır? Bütün bunlar soruşturmanın maddi boyutunun da ihlal edildiği

anlamına gelmektedir. Bu çerçevede soruşturma makamlarınca bu yönleriyle de

soruşturmanın yürütülerek aydınlatılması gerekmektedir. Başvurucunun sayın

çoğunluk tarafından karakolda görevli polislerin hâkimiyet alanına girmediği,

bu nedenle sadece kötü muamele yasağının usul boyutu yönüyle soruşturmada ihlal

sonucuna varması yönündeki görüşü yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi

kararlarıyla uyumlu değildir. Başvurucu evinden çağrılarak kendisine kelepçe

takıldığını ve kötü muameleye maruz kaldığını iddia etmektedir. Başvurucu evinden

çağrıldıktan sonra görevli polislerin gözetimi altına girmiştir. Bu sebeple S.D.

kararında belirtildiği üzere devletin gözetimi altındayken başvurucunun

vücudunda yaralanma meydana gelen yaralanmanın nasıl oluştuğu hususunda makul

bir açıklama getirme ve başvurucunun bu yöndeki iddialarını şüphede bırakacak

kanıtları sunma yükümlülüğü devlete ait olup başvuru konusu olayda bu

yükümlülüğün yerine getirilmediği kanaatindeyim.Dolayısıyla başvuruda kötü

muamele yasağının maddi boyutuyla da ihlal edildiğine karar verilmesi gerektiği

düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmadım.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ İrfan FİDAN Raportör : Ayşe Didem ÖZDEMİR AKCA Başvurucu : Mesut ÇAKAN Vekili : Av. Hüseyin BOĞATEKİN Üye Selahaddin MENTEŞ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2020/11455, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Özeti
  5. II. Değerlendirme
  6. III. Giderim
  7. B. Kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiğine
  8. C. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence
  9. D. Kötü muamele yasağının maddi boyutu yönünden bir
  10. E. Kararın bir örneğinin kötü muamele yasağının usul
  11. G. Vekâlet ücretinden oluşan toplam 18.800 TL yargılama
  12. H. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine
  13. İ. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  14. Karşıoy
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2020/11455
Tarih
19 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Fatma Sefer ve Selim Eser Başvurusu (B. No: 2019/20583)
  • Ayca Yılmaz Gülseven Başvurusu (B. No: 2019/11085)
  • Selim Güven Başvurusu (B. No: 2020/26121)
  • İ.a. Başvurusu (B. No: 2017/16849)
  • Ali Sert Başvurusu (B. No: 2018/24023)
  • İnci Çiğdem Ertan Başvurusu (B. No: 2019/41440)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.