İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mesut Ordulu Başvurusu (B. No: 2015/2675)

1. Başvuru, vazife malulü sayılmama işleminin iptali istemiyle

Başvuru No2015/2675Tarih13 Eylül 2018Okuma10 dk · 1.977 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mesut Ordulu Başvurusu

Karar tarihi
13 Eylül 2018
Başvuru Numarası
2015/2675
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.977 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, vazife malulü sayılmama işleminin iptali istemiyle

açılan davada maddi vakaya ilişkin tanık beyanlarının dikkate alınmaması,

hatalı yorumla sonuca varılması ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin hâkim

olmayan subay üyelerinin tarafsız olmaması nedenleriyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 10/2/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Beyanına göre başvurucu, Kıbrıs 28. Tümen Komutanlığı emrinde

tanksavar kobra bölük komutanı üsteğmen olarak görev yapmakta iken 1990 yılında

bölük komutanı aracının çukura düşmesi sonucu başını tente demirine çarparak

olay yerinde bayılmış ve akabinde beyin ameliyatı geçirmiştir.

7. Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Sağlık Kurulu 1991

yılında düzenlediği rapor ile başvurucunun "EGG bulgusu veren subdural hematom" tanısı uyarınca başvurucunun

yeniden sınıflandırılmasının uygun olduğuna karar vermiştir. Bu rapor üzerine

başvurucu maliye sınıfında görevlendirilmiştir.

8. Başvurucu 1991-1995 yılları arasında muhtelif zamanlarda

psikolojik rahatsızlığı nedeniyle doktora başvurmuş ve organik psikolojik

rahatsızlık tanısı ile istirahat raporları almıştır. Bu raporlarda başvurucunun

beyninden operasyon geçirdiği belirtilmektedir. Psikolojik şikâyetlerin devam

etmesi üzerine yapılan kontrollerde kronik

organik ruhsal bozukluk tanısı konulan başvurucunun 1996 yılında

tesis edilen işlemle adi malul olarak emekliye sevkine karar verilmiştir.

9. Adi malul olarak emekliye sevkinin ardından başvurucunun

psikolojik rahatsızlığı devam etmiştir. Başvurucu 2013 yılında sağlık

sorunlarının görevi nedeniyle meydana geldiğini ileri sürerek vazife malulü

sayılması istemiyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) nezdinde başvuruda

bulunmuştur. Bu başvuru 23/8/2013 tarihli işlemle reddedilmiştir.

10. Başvurucu, ret işleminin iptali istemiyle Askeri Yüksek

İdare Mahkemesi (AYİM) nezdinde dava açmıştır. AYİM Başsavcılığı tarafından

uyuşmazlığa ilişkin bildirilen görüşte özetle başvurucunun psikolojik

rahatsızlığının görevi başında geçirdiği kafa travmasının tesiri ile ortaya

çıkıp çıkmadığı konusunda tıbbi bilirkişi incelemesi yaptırılarak bu

incelemenin sonucuna göre karar verilmesi gerektiği bildirilmiştir.

11. AYİM Üçüncü Dairesi (Mahkeme) 8/5/2014 tarihli kararıyla

davayı reddetmiştir. Mahkeme gerekçesinde öncelikle vazife malulü

addedilebilmek için malullüğe neden olan olgunun görevle ilgili olması

gerektiğinin altını çizmiştir. Başvurucu görevi sırasında komutanlık aracının

çukura düşmesi ile meydana gelen kafa travması sonucu psikolojik

rahatsızlıklarının başladığını ileri sürse de olaya ilişkin bir tutanağın

bulunmadığını, soruşturma yapılmadığını tespit eden Mahkeme kazaya dair tanık

ifadelerinin idari yargılama usulünde dikkate alınmasının mümkün olmadığını

ifade etmiştir. Maddi olayın tevsik edilememesi nedeniyle tıbbi rahatsızlığın

sebebinin araştırılmasının gerekli olmadığını saptayan Mahkeme dava konusu

işlemin hukuka uygun olduğunu tespit etmiştir.

12. Ret kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

Karar düzeltme istemine ilişkin olarak AYİM Başsavcılığı tarafından bildirilen

22/9/2014 tarihli görüşte; başvurucunun kafa travması geçirdiği kazaya ilişkin

olarak sunduğu tanık beyanları ile belgelerin olguyu ispatlamaya yeterli

olduğu, idarenin bunun aksini belirtir bir delil sunamadığı ve tamamen idarenin

inisiyatifinde bulunan idari soruşturmanın yapılmamış olması hâlinin de

başvurucu aleyhine değerlendirilemeyeceği belirtilerek karar düzeltme isteminin

kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

13. Mahkeme karar düzeltme istemini 27/11/2014 tarihli kararı

ile reddetmiştir.

14. Başvurucu nihai kararı 19/1/2015 tarihinde tebellüğ

etmesinin ardından 10/2/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

15. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel

Sağlık Sigortası Kanunu 'nun "Bazı aylık tazminat ve yardımlara ilişkin geçiş

hükümleri" kenar başlıklı geçici 18. maddesinin (a) bendi

şöyledir:

"İlgili kanunlarında düzenleme yapılıncaya kadar;

a) 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 56 ncı

maddesinin birinci fıkrasında belirtilenlerden bu Kanunla yürürlükten

kaldırılan maddeleri dahil 5434 sayılı Kanuna göre vazife veya harp malûlü

sayılması gerekenlerin ve Türk Silâhlı Kuvvetleri,

Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından

görevlendirildiği tarihte uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak

çalışmayanlardan bu Kanunla yürürlükten kaldırılan maddeleri dahil 5434 sayılı

Kanuna göre harp malûlü sayılması gerekenlerin kendileri ile bunların dul ve

yetimlerine bağlanacak aylıklar hakkında bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki

hükümlerin uygulanmasına devam olunur. "

16. 5510 sayılı Kanun'un göndermede bulunduğu 8/6/1949 tarihli

ve 5434 sayılı mülga Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 44.

maddesinin ilk fıkrası şöyledir:

"Her ne sebep ve suretle olursa olsun

vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları

tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamıyacak duruma giren iştirakçilere (malul) denir ve

haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır. "

17. 5434 sayılı Kanun'un 45. maddesinin (a) bendi ve son cümlesi

şöyledir:

"44 üncü maddede yazılı malullük;,

a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları

sırada vazifelerinden doğmuş olursa;

...

Buna (Vazife malullüğü) ve bunlara uğrıyanlara da (Vazife malulü) denir."

18. 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı mülga Askeri Yüksek İdare

Mahkemesi Kanunu'nun 56. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

''Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde;

İdari Yargılama Usulü Kanunu ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun

...bilirkişi, keşif, delillerin tespitine... ilişkin hükümleri uygulanır.''

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 13/9/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Silahların Eşitliği İlkesinin İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu, malul olmasına sebebiyet veren maddi olaya

ilişkin olarak sunulan noter onaylı tanık ifadelerinin dikkate alınmadığını belirterek

adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının adil yargılanma

hakkı kapsamında silahların eşitliği ilkesi yönünden incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

22. Yapılan yargılama sırasında tanık dinletme hakkı da dâhil

olmak üzere delillerin ibrazı ve değerlendirilmesi, adil yargılanma hakkının

unsurlarından biri olarak kabul edilen silahların eşitliği ilkesi kapsamında

kabul edilmektedir (Güher Ergun ve

diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 38). Silahların eşitliği

ilkesi, davanın taraflarının usule ilişkin haklar bakımından aynı koşullara

tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir duruma

düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile

getirme fırsatına sahip olması anlamına gelir (Yaşasın

Aslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013, § 32).

23. 6/1/1892 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu'nda yazılı yargılama usulü benimsendiğinden ve yazılı yargılama usulünde

duruşma istisnai olduğundanidari yargılama makamının

gerekli bilgi ve belgeleri somut olayın özelliğine göre resen araştırıp bulması

kurala bağlanmıştır. İdari yargılamada geçerli olan yazılı yargılama usulünün

doğal sonucu olarak inceleme, evrak üzerinde yapılmakta; iptal davalarında

taraflardan birinin isteği üzerine veya mahkeme tarafından resen duruşma icra

edilebilmekle birlikte burada da ancak tarafların dilekçe ve savunmalarında ileri

sürdükleri sebep ve delillertartışılabilmektedir.

2577 sayılı Kanun'un 18. maddesinde davacı ve davalı taraf dışında ayrıca tanık

dinlenmesine ilişkin düzenlemeye yer verilmediği, bu Kanun'da düzenlenmeyen ve

sayma yolu ile belirtilen konularda 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk

Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması öngörülmüş ise de sayılan hususlar

arasında tanık dinlemeye yer verilmediği, bu düzenlemelerin bir neticesi olarak

idari yargıdaki yerleşik uygulamada tanık dinleme yoluna gidilmediği

anlaşılmıştır (İlker Erdoğan, B.

No: 2013/316, 20/4/2016, § 33).

24. Delilleri değerlendirme ve gösterilmek istenen delilin

davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisinin esasen derece

mahkemelerine ait olduğu, derece mahkemelerinin dava konusuna, elde edilen

delillerin ağırlığına ve iddia ilesavunmalara göre

tanık beyanı, keşif icrası ve bilirkişi incelemesi gibi delilleri toplamama

veya incelememe konusunda takdir yetkisine sahip olduğu dikkate alındığında (İlker Erdoğan, § 25) tanık dinlenilmemesine

ve bilirkişi incelemesi yaptırılmamasına ilişkin ileri sürülen hususun

silahların eşitliği ilkesi ihlal etmediği sonucuna varılmıştır.

25. Açıklanan gerekçelerle silahların eşitliği ilkesine yönelik

bir ihlalin olmadığının açık olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Bağımsız ve Tarafsız Mahkemede Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

26. Başvurucu, AYİM'in subay

üyelerinin idarenin emri altında görev yaptığı dikkate alındığında tarafsız ve

bağımsız hareket etmelerinin mümkün olmadığını belirterek bağımsız ve tarafsız

mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

27. Anayasa'nın 36. maddesinde mahkemelerin tarafsızlığından

açıkça bahsedilmemekle birlikte Anayasa Mahkemesi içtihadı uyarınca davanın

tarafsız bir mahkemede görülmesini isteme hakkı, adil yargılanma hakkının zımni

bir unsurudur. Nitekim 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle

Anayasa'nın 9. maddesine "bağımsız"

ibaresinden sonra gelmek üzere "ve

tarafsız" ibaresi eklenmiş; böylelikle madde metni "Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve

tarafsız mahkemelerce kullanılır." hâlini almıştır. Ayrıca

mahkemelerin tarafsızlığı ve bağımsızlığının birbirini tamamlayan iki unsur

olduğu dikkate alındığında -Anayasa'nın bütünlüğü ilkesi gereği- Anayasa'nın

138., 139. ve 140. maddelerinin de tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde

gözönünde bulundurulması gerektiği açıktır (Tahir Gökatalay,

B. No: 2013/1780, 20/3/2014, § 60).

28. AYİM’e atanan askerî hâkimlerin

bağımsızlığının Anayasa ve ilgili Kanun hükümleri ile garanti altına alındığı,

atanma ve çalışmausulleri yönünden askerî hâkimlerin

bağımsızlıklarını zedeleyecek bir hususun olmadığı, kararlarından dolayı

idareye hesap verme durumunda bulunmadıkları, disipline ilişkin konuların AYİM

Yüksek Disiplin Kurulunca incelenip karara bağlandığı görülmektedir. AYİM’de üye olarak atanan sınıf subayları yönünden ise salt

bunların Genelkurmay Başkanlığınca önerilen üç aday arasından seçilmesi

sebebiyle bu üyelerin bağımsızlığının zedelendiği söylenemez. Sınıf subayı

üyelerin nihai atama yetkisi Cumhurbaşkanı’na aittir. Bunların atanmasından

sonra sınıf subayı üyeler -askerî hâkim üyeler gibi- görevlerini yerine

getirirken dış müdahaleye karşı anayasal güvence altındadırlar. Bu üyeler

hâkimlik görevleri süresince askerî veya idari organlar tarafından

görevlerinden alınamazlar. Sınıf subayı üyelerinin en fazla dört yıllık bir

süre ile görev yapmaları, disiplin konularında yukarıda bahsedilen Disiplin

Kuruluna tabi kılınmaları, görev süreleri zarfında idari veya askerî

yetkililerce herhangi bir değerlendirmeye tabi tutulmamaları, idareye karşı

bağımsızlıklarını güçlendirmiştir (Yaşasın

Aslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013, §§ 29, 30).

29. Başvurucu; AYİM'deki askerî hâkim

olmayan üyelerin kararda belirleyici olduğunu ileri sürmekte ise de AYİM’in bağımsız ve tarafsız bir mahkeme niteliğinde

olduğu, Anayasa’da yüksek mahkemeler arasında sayıldığı, yasa ile kurulduğu,

yargılamaya ilişkin usul kurallarının açık ve öngörülebilir nitelikte olduğu,

bu kuralların2577 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemeler ile benzerlik taşıdığı,

2577 sayılı Kanun’a göre dava açanlara kıyasla 1602 sayılı mülga Kanun'a göre

dava açanlara farklı ve belirgin bir yük getirilmediği, 1602 sayılı mülga

Kanun’da yer alan kuralların demokratik bir toplumda olması gereken güven

duygusuna zarar vermediği sonucuna varılmıştır (Ahmet Seheryıldızı, B. No:

2013/2320, 3/2/2016, § 37).

30. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Diğer İhlal İddiaları

1. Başvurucunun İddiaları

31. Uyuşmazlığa ilişkin maddi vakanın ortaya konulamamasının

kendi lehine yorumlanması gerektiğini, idarenin olaya ilişkin tutanak tutmaması

ve soruşturma açmamasında kendisine atfedilecek bir kusur bulunmadığını,

Mahkemenin hatalı yorumla sonuca ulaştığını, vazife malulü olarak kabul

edilmemesi nedeniyle maddi açıdan zarara uğradığını belirterek adil yargılana

ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

2. Değerlendirme

32. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

§ 16). Başvurucunun iddiaları dikkate alındığında şikâyetin karar sonucuna

yönelik olduğu anlaşıldığından incelemenin bu kapsamda yapılması uygun

görülmüştür.

33. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki

hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013,

§ 42).

34. Somut olayda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı incelenerek

ilgili kısımları yukarıda belirtilen (bkz. § 9) gerekçe ile 4/6/2014 tarihinde

hüküm kurulmuştur. Kanun yolu incelemesinde de kararının hukuka uygun bulunduğu

görülmüştür.

35. Yargılama sürecinde konuya ilişkin mevzuat ve somut olaya

ilişkin delil durumu değerlendirilerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

Mevzuatın somut olayın ve delillerin yorumlanması yukarıda anılan ilkeler (bkz.

§ 33) uyarınca uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkemenin takdirinde olup bireysel

başvuruda değerlendirmeye konu edilemez.

36. Bu hâle göre başvurucu tarafından ileri sürülen iddialar,

delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin olup

kararda bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik

oluşturan bir durumun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal iddialarının

kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

37. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir..

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Bağımsız ve tarafsız yargı mahkemede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Diğer ihlal iddialarının

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

13/9/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Raportör

:

Volkan

ÇAKMAK

Başvurucu

:

Mesut ORDULU

Vekili

:

Av. Muharrem

TURAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/2675, 13 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Silahların Eşitliği İlkesinin İhlal
  9. B. Bağımsız ve Tarafsız Mahkemede Yargılanma
  10. C. Diğer İhlal İddiaları
  11. A. 1. Silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  13. Özgüldür
  14. Çakmak
  15. Turan
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/2675
Tarih
13 Eylül 2018

İlgili Kararlar

  • Cengizhan Pilaf Başvurusu (B. No: 2015/12095)
  • İsa Gök Başvurusu (B. No: 2015/805)
  • Serhat Çetiner Başvurusu (B. No: 2015/18100)
  • K. M. Başvurusu (B. No: 2015/8465)
  • Anıl Savaş Başvurusu (B. No: 2015/912)
  • Hilmi Çakıroğlu Başvurusu (B. No: 2015/8433)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.