KÜNYE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Murat Çelik Başvurusu
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2024
- Başvuru Numarası
- 2022/7270
Karar Metni
857 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
I. BAŞVURUNUN
ÖZETİ
1. Başvuru, Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu olan
başvurucunun Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine (CİMER) yaptığı başvurular
nedeniyle uyarma disiplin cezası ile cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü
ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu, Deniz Kuvvetleri Komutanlığında albay
rütbesindedir. Kocaeli'de Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Donanma
Komutanlığında Merkez Şube Müdürü olarak görev yapmaktayken, başvurucunun
İstanbul'a ataması yapılmıştır.
3. Başvurucu, önceki görevinden alınmasının hangi makamın
yahut kişinin sözlü talebi üzerine yapıldığının kendisine bildirilmesi
talebiyle 14/10/2021 tarihinde CİMER'e başvuru yapmıştır. Ayrıca CİMER'e
yaptığı 12/11/2021 tarihli başvuru ile albay rütbesinde olmasına rağmen yarbay
rütbesiyle istihdam edildiğini belirterek hukuka aykırı durumun sona
erdirilmesini talep etmiştir.
4. Başvurucu 10/12/2021 tarihli kararla üst amiri
tarafından uyarma cezası ile cezalandırılmıştır. Kararda, başvurucuya yazılı
dilekçe ile başvurması durumunda dilekçesinin yetkili makamlara ve
şikâyetlerinin de sıralı sicil amirleri yoluyla Deniz Kuvvetleri Komutanlığına
iletileceğinin bildirildiği belirtilmektedir. Kararın gerekçesinde, başvurucu
tarafından 14/10/202 tarihli ve 2105083403 sayılı ve 12/11/2021 tarihli ve
2105517687 sayılı CİMER müracaatlarının 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk
Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu hükümlerine aykırı olarak sıralı sicil
amirlerine müracaat edilmeden yapıldığı, başvurucunun 31/1/2013 tarihli ve 6413
sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 15. maddesinin (1) numaralı
fıkrasının (e) bendi uyarınca "usulsüz müracaat ve şikâyette bulunmak"
disiplinsizliğini işlediği belirtilmiştir.
5. Başvurucunun anılan cezaya karşı yaptığı itiraz,
İstanbul Boğaz Komutanı olan üst disiplin amiri tarafından 15/12/2021 tarihinde
reddedilmiştir. Bu işlem başvurucuya 31/12/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir.
6. Başvurucu, anılan uyarma cezasına karşı 6413 sayılı
Kanun uyarınca mahkemeye başvurma hakkı olmadığını belirtmektedir.
7. Başvurucu 18/1/2022 tarihinde bireysel başvuruda
bulunmuştur.
8. Komisyonca, başvurunun kabul edilebilirlik
incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
9. Başvurucu eldeki başvuruya konu disiplin cezasına
neden olan CİMER başvuruları dışındaki bazı CİMER başvurularının cevapsız
bırakılmasından ve İstanbul iline yapılan atama işlemine karşı açtığı davada
verilen iptal kararının idare tarafından uygulanmamasından da şikâyet
etmektedir. Ancak incelenen başvurunun konusunun 14/10/2021 ve 12/11/2021
tarihli CİMER başvuruları nedeniyle başvurucuya verilen disiplin cezasına
ilişkin olduğu görüldüğünden -ayrı başvurulara konu edilmesi mümkün olan- diğer
iddialar değerlendirilmeyecektir.
10. Başvurucu, sıralı sicil amirlerine uğradığı hak
ihlallerini dile getirdiğini, ancak amirlerinin tavır ve davranışlarıyla
bunları görmezden geldiğini, sözlü başvurularının dikkate alınmadığını, bunun
üzerine CİMER'e yaptığı başvuru sebebiyle kendisine disiplin cezası verildiğini
ileri sürerek bilgi edinme ve dilekçe hakkının, eşitlik ilkesinin ve ifade
özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri sürmüştür.Görüşünde, konuya ilişkin insan
hakları yargısı içtihadını sunan Adalet Bakanlığı (Bakanlık) ihlal iddialarının
değerlendirilmesinde aktarılan ilke ve kuralların dikkate alınması gerektiğini
belirtmiştir. Bakanlık görüşüne karşı beyanda formdaki hususlar tekrar
edilmiştir.
11. Somut olayda TSK’da albay rütbesi ile görevli olan
başvurucu hukuka aykırı olduğunu düşündüğü konularla ilgili olarak CİMER
üzerinden yaptığı şikâyet ve bilgi edinme talepli başvuruları nedeniyle
disiplin cezası almıştır. Başvurucunun iddialarının özü değerlendirildiğinde
başvurunun ifade özgürlüğü kapsamında incelenmesi uygun görülmüştür.
12. Anayasa Mahkemesi Adem Talas ([GK], B. No:
2014/12143, 16/11/2017) kararında, TSK mensubu olan başvurucunun
Başbakanlık İletişim Merkezine şikâyet dilekçesi vermesinden dolayı disiplin
cezası ile cezalandırılması nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği
iddiasını değerlendirmiştir. Kararda, hukuk devletinin gerekleri kapsamında bir
askerin kişisel veya görevle ilgili sorunlarını dile getirmesinin bir hak olarak
askerî yasalarda öngörüldüğü ve bu hakkın kullanımının askerî disiplin ve
hiyerarşik düzen içinde belli bir yöntem benimsenerek düzenlendiği, asker
kişiler için Türkiye Büyük Millet Meclisine yapılacak müracaat dışındaki
şikâyet ve taleplerin 211 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde sıralı amirler
takip edilerek yapılmasının öngörüldüğü ifade edilmiştir. Bu şikâyet usulüne
riayet edilmemesinin de 6413 sayılı Kanun’da disiplin cezasını gerektiren bir
eylem olarak düzenlendiği belirtilmiştir (Adem Talas, § 51 ).
13. Anayasa Mahkemesi Adem Talas kararında askerî
hiyerarşi ve disiplin içinde bulunanlara yönelik olarak belirli şikâyet
usulleri ve bunların dayandırıldığı disiplin yaptırımları bulunmasının
demokratik toplum düzeninde gerekli olmadığının söylenemeyeceğini ifade
etmiştir (anılan kararda bkz. § 54). Fakat sıralı amirlerine yaptığı
başvuruların sonuçsuz kalması nedeniyle BİMER'e başvuran başvurucuya verilen
disiplin cezasının demokratik toplum düzeninde gerekli bir müdahale olmadığı
değerlendirmiş ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.
14. Somut olayda, başvurucu albay olmasına rağmen yarbay
rütbesiyle istihdam edilmesinin hukuka aykırılığına ilişkin şikâyetini ve başka
ile atanmasını sözlü olarak talep eden kişilere ilişkin bilgi talebini sıralı
amirleri yoluyla üstlerine sunma imkânı varken doğrudan CİMER'e başvurmuştur.
Başvurucu her ne kadar 1/12/2021 tarihli Deniz Personel Bilgi Sisteminde atama
danışmanına yazdığı mesajın ekran görüntüsünü sunmuşsa da bu mesajın tarihinin CİMER
başvurularından sonra olduğu görülmektedir. Öte yandan, bu başvurunun resmî bir
başvuru hüviyetinde olup olmadığı da başvuru formu ekinde yer alan ekran
çıktısından anlaşılamamaktadır. Bunun haricinde başvurucunun söz konusu
taleplerine ilişkin olarak üstlerine yaptığı yazılı veya tutanağa geçirilmiş
sözlü bir başvurusunun bulunmadığı görülmektedir. Dolayısıyla başvurucunun
yasaya göre resmî veya kişisel müracaat veya şikâyetini en yakın amirine
yapması gerekirken doğrudan CİMER'e müracaatta bulunması nedeniyle en hafif
ceza türü olan uyarma disiplin cezasıyla cezalandırılmasının ifade hürriyetini
ihlal ettiği iddiasının, Adem Talas kararındaki ilkeler doğrultusunda,
açıkça dayanaktan yoksun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
15. Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 26. maddesinde
güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edilmediği açık olduğundan
başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna
karar verilmesi gerekir.
A. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın
açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
bırakılmasına 31/10/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Muhterem İNCE Yılmaz AKÇİL Raportör : Muhammed Cemil KANDEMİR Başvurucu : Murat ÇELİK
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2022/7270, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası