İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mustafa Memduh Yorulmaz Başvurusu (B. No: 2024/26558)

1. Başvuru, gözaltında kalınan sürenin hükmedilen ceza süresinden mahsup edilmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru No2024/26558Tarih29 Ocak 2026Okuma6 dk · 1.286 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mustafa Memduh Yorulmaz Başvurusu

Karar tarihi
29 Ocak 2026
Başvuru Numarası
2024/26558
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.286 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, gözaltında kalınan sürenin hükmedilen ceza süresinden mahsup edilmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmıştır. Mahkûmiyet hükmü 20/6/2023 tarihinde kesinleşmiştir.

3. 22/9/2023 tarihli müddetnamede 19/4/2016-20/4/2016 arasında 1 gün, 16/8/2016-22/8/2016 arasında 6 gün, 19/9/2023-20/9/2023 arasında 1 gün gözaltında geçen, 22/8/2016-8/3/2018 arasında 563 gün tutuklulukta geçen toplam 571 günlük sürenin mahsup edildiği bilgisine yer verilmiştir.

4. Başvurucu esas ve karar numarasını da ifade ederek Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığını ve cezalandırıldığını, 13/8/2016 tarihinde Hatay Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alındığını, dolayısıyla mahsup edilecek sürenin 16/8/2016 tarihinden değil 13/8/2016 tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, mahsubun eksik yapıldığını belirterek Adana 2. İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) başvurmuştur. İnfaz Hâkimliği başvurucunun dilekçesinin usulden reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 63. maddesine göre mahsup şartlarının değerlendirilebilmesi için; mahsup edilmesi istenen hürriyeti sınırlayan hallere ilişkin sürelerin ve bu sürelere ilişkin dosyanın, yine mahsup edilecek hapis cezasının ve ait olduğu yargılama dosyalarının incelenmesinin gerekli olduğu,

zira hürriyeti sınırlayan ve mahsup edilmesi istenen iş bu sürelerin ait olduğu ceza hükmünün kesinleşmesinden önce işlenen suçlara ilişkin hükmedilen hapis cezalarından mahsubun mümkün olacağı, bu değerlendirmenin yapılabilmesi için hükümlünün gözaltında veya tutuklu kaldığını iddia ettiği dosyanın ait olduğu mahkemeyi ve dosya numarasını, ayrıca bu sürelerin mahsup edilmesini talep ettiği hapis cezasına ilişkin dosyanın ait olduğu mahkemeyi ve dosya numarasını mahsup talebinde bulunurken net ve belirlenebilir şekilde bildirmesinin gerektiği, hükümlünün talebinin,

mahsup şartlarının değerlendirilmesini mümkün kılacak şekilde net ve belirli olmadığı, yukarıda bahsedildiği üzere mahkeme isimleri ve dosya numaralarının net şekilde belirlenerek mahsup talebinde bulunulması halinde talebin değerlendirilebileceği [anlaşılmıştır.]"

5. Başvurucu 2/11/2023 tarihinde bu karara itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde iddialarını yinelemiş, esas numarasını da belirterek Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi ile gerekli yazışmanın yapılmasını, gözaltı tarihlerinin 13/8/2016-22/8/2016 olarak düzeltilmesini talep etmiştir.

6. Başvurucu, itiraz merciine gönderilmek üzere 18/1/2024 tarihinde ek dilekçe sunmuştur. Başvurucu, gözaltı giriş ve çıkış tarihlerini gösteren bir belgeyi dilekçesine ekleyerek yanlış gözaltı tarihlerinin düzeltilmesini talep etmiştir.

7. Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) 4/3/2024 tarihinde itirazın reddine kesin olarak karar vermiştir. Bu karar 27/3/2024 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 24/4/2024 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

8. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

9. Başvurucu, mahsup talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

10. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edilip edilmediği incelenirken Anayasa ve mevzuat hükümleri çerçevesinde olayın kendi özel koşullarına göre değerlendirilme yapılması gerektiğini belirtmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

11. Başvuru, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmiştir.

12. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

13. Anayasa Mahkemesi, hükümlülerin ceza infaz kurumlarında kalacağı süreyi doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen durumların Anayasa'nın 19. maddesinde tanımlanan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir (Burhan Yaz (3) [GK], B. No: 2021/7919, 29/5/2024, § 43; İbrahim Uysal [2. B.], B. No: 2014/1711, 23/7/2014, § 26; Günay Okan [1. B.], B. No: 2013/8114, 17/9/2014, § 13). Mahsup, koşullu salıverme süresinin belirlenmesiyle ve dolayısıyla ceza infaz kurumunda kalınması gereken süreyle doğrudan ilgilidir (Ercan Bucak (2) [1. B.], B. No: 2014/11651, 16/2/2017, § 41).

14. Mahkeme tarafından verilen bir mahkûmiyet kararının infazının sağlanması ve bu bağlamda ceza infaz kurumunda tutulma süresi bakımından, ceza mahkemesinin kararına uygun hareket edilmesi kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının korunması açısından zorunludur. Dolayısıyla hükümlülerin ceza infaz kurumunda kalacakları sürenin mahkûmiyet kararına ve ilgili mevzuata uygun olması Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında güvence altına alınmıştır (İbrahim Uysal, § 32). Bununla birlikte Anayasa'da yer alan hak ve özgürlükler ihlal edilmediği sürece mahkemelerin kararlarındaki kanunun yorumuna ya da maddi veya hukuki hatalara dair hususlar bireysel başvuru incelemesinde ele alınamaz (Abdullah Ünal [2. B.], B. No: 2012/1094, 7/3/2014, § 39).

15. Mahsuba ilişkin 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 63. maddesinde yer alan, hükmün kesinleşmesinden önce gerçekleşen ve kişinin hürriyetini kısıtlayan bütün hâller nedeniyle geçirilen sürelerin hükmolunan hapis cezasından indirileceği hususundaki düzenleme karşısında yargı organlarına mahsuba ilişkin bir takdir yetkisinin tanınmadığı anlaşılmaktadır. İlgili yargı organları mahsuba ilişkin incelemelerinde mahsup şartlarının bulunup bulunmadığını incelemekle ve şartları oluşmuşsa mahsup kararı vermekle yükümlüdür (Ercan Bucak (2), § 49).

16. Somut olayda başvurucu 13/8/2016-16/8/2016 arasındaki 3 günlük gözaltı süresinin müddetnameye eksik yansıtıldığını ve bu nedenle cezasından mahsup edilmediğini iddia etmiştir. Başvurucu İnfaz Hâkimliğine başvurmuş, hangi tarihte gözaltına alındığını ve hangi mahkemede yargılandığını belirterek mahsup süresinin düzeltilmesini talep etmiştir. İnfaz Hâkimliği dosya numaralarını net ve belirlenebilir şekilde bildirmediği gerekçesiyle başvurucunun talebini usulden reddetmiştir.

Ancak başvurucu, itiraz aşamasında hem mahkeme adını hem de esas numarasını netleştirmiş (Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2016/308 sayılı dosyası) hatta ek dilekçeyle gözaltı giriş ve çıkış tarihlerini gösteren bir belge de sunmuştur. Buna rağmen itiraz mercii olan Ağır Ceza Mahkemesi de itirazın reddine karar vermiştir.

17. Mahsubun resen yapılması gereken bir işlem olduğu gözönüne alındığında infaz makamlarının özellikle hürriyetten yoksun bırakma süresinin doğru hesaplanması gibi kişinin özgürlüğü ile doğrudan ilgili konularda, şeklî eksiklikler nedeniyle başvurucunun talebini reddetmeden önce sunduğu bilgiler (mahkeme adı, esas numarası, iddia edilen gözaltı tarihleri ve sonradan sunduğu belge) ışığında gerekli araştırma ve yazışmayı yapma yükümlülüğü bulunmaktadır.

Başvurucu, gözaltına alındığı tarih ile müddetnamede belirtilen mahsup başlangıç tarihi arasındaki tutarsızlığı gidermek amacıyla somut kanıt ve bilgiler sunmuştur. İnfaz makamlarının başvurucunun kanıt da sunmuş olmasına rağmen basit bir yazışma veya dosya incelemesiyle kolayca teyit ya da reddedilebilecek bu iddiayı sırf şeklî gerekçelerle reddederek hürriyetten yoksun bırakma süresinin doğru hesaplanmasını engellemesi kişi hürriyeti ve güvenliği hakkıyla bağdaşmamaktadır.

Dolayısıyla infaz makamlarının başvurucunun somut bilgiler ve kanıtlar sunmasına karşın mahsup talebini esasa girmeden şeklî gerekçelerle reddederek fiili özgürlükten yoksunluk süresinin doğru hesaplanmasını sağlamaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

18. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

19. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ile 100.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

20. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır.

Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B.

No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60. Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

21. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Adana 2. İnfaz Hâkimliğine (E.2023/6236, K.2023/6342) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 5.064,40 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 29/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Basri BAĞCI Üyeler : Engin YILDIRIM Rıdvan GÜLEÇ Kenan YAŞAR Ömer ÇINAR Raportör : Yusuf Enes KAYA Başvurucu : Mustafa Memduh YORULMAZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2024/26558, 29 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Özeti
  4. II. Değerlendirme
  5. III. Giderim
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2024/26558
Tarih
29 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Erdem Karamanoğlu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2024/47620)
  • Yılmaz Andiç ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2020/13281)
  • Keskin Kalem Yayıncılık ve Ticaret A.ş. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/17546)
  • Muharrem Canikli Başvurusu (B. No: 2021/64455)
  • Hüseyin Değirmen Başvurusu (B. No: 2021/2869)
  • B.h. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2021/22087)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.