İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Genel Kurul

ANAYASA MAHKEMESİ · GENEL KURUL

KARAR

Mustafa Takyan Başvurusu (B. No: 2020/27974)

1. Başvuru, açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve denetimli

Başvuru No2020/27974Tarih15 Aralık 2021Okuma19 dk · 3.718 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Genel Kurul Mustafa Takyan Başvurusu

Karar tarihi
15 Aralık 2021
Başvuru Numarası
2020/27974
R.G. Tarih ve Sayı
21/1/2022-31726
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.718 kelime·19 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve denetimli

serbestlik tedbirinden yararlanma taleplerinin reddedilmesi nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 24/8/2020 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyon tarafından yapılan inceleme sonunda

başvurucunun adli yardım talebi kabul edilerek kişi özgürlüğü ve güvenliği

hakkı ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarıyla ilgili olarak

11/2/2021 tarihinde açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul

edilmezlik kararı verilmiştir.

5. Komisyonca adil yargılanma hakkına ilişkin iddiaların

incelemesinin ise Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

8. Birinci Bölüm tarafından 26/5/2021 tarihinde yapılan

toplantıda, niteliği itibarıyla Genel Kurul tarafından karara bağlanması

gerekli görüldüğünden başvurunun Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 28.

maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca Genel Kurula sevkine karar

verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

10. Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütüne üye olma

suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm edilmiş ve cezası 7/6/2018 tarihinde

kesinleşmiştir.

11. Başvurucunun ilgili mevzuata göre bihakkın tahliye

tarihi 17/11/2022, koşullu salıverilme tarihi ise 26/4/2021'dir.

12. Niğde E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda cezası infaz

edilen başvurucu, koşullu salıverilme tarihine bir yıl kala 27/4/2020 tarihinde

açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve kalan cezasının denetimli serbestlik

tedbiri uygulanarak infaz edilmesi talebinde bulunmuştur.

13. Niğde E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare

ve Gözlem Kurulu Başkanlığı (İdare ve Gözlem Kurulu) 30/4/2020 tarihli kararı

ile başvurucunun talebini reddetmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"...Adı geçenin kurumumuza geldiği

tarihten itibaren terör hükümlü ve tutukluların bulunduğu C-2 Koğuşunda

kaldığı, kaldığı süre içerisinde örgütten ayrıldığına dair bir talebinin

olmadığı gibi bu günü kadar Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma (FETÖ/PDY) suçundan

hükümlü ve tutuklular ile birlikte kaldığı, kurum idaresine bugüne kadar

örgütle bağlantısı olmadığına dair somut bir olay, bilgi ve belge sunmadığı,

koğuşların yatakhane bölümü güvenlik kamerası ile kontrol edilemediği, terör

suçluların tekli koğuşlara ayrılma taleplerin olması halinde kurumumuzun fiziki

konumu itibari ile tekli odalarının olmadığı, tekli oda açılsa bile bunun

örgütten ayrılma anlamına da gelmeyeceği terör hükümlüsünün koşullu salıverme

tarihi 1 Yıl'dan aşağı kaldığından cezaevinden çıkmak için bu yolu denediği

hükümlü hakkında yapılan gözlem ve değerlendirmede örgütten ayrıldığına dair

kanaate varılmadığından Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Şartlarını Taşımadığı,

Açık hakkı olmayanların denetim hakkından da faydalanamadığından Hükümlü

MUSTAFA TAKYAN' ın denetimli serbestlikten yararlanma talebinin

reddine...[karar

verildi.]"

14. Başvurucu yeniden denetimli serbestlik talebinde

bulunmuş, İdare ve Gözlem Kurulu 28/5/2020 tarihli kararı ile başvurucunun

talebini reddetmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Silahlı Terör Örgüt suçundan

Hükümlü Mustafa TAKYAN'ın öngörülen gözlem süresinde; Bağımsız koğuşa geçme

talebi ve iyileştirme kapsamında 27/04/2016 tarihinden 28/05/2020 tarihine

kadar olan muhtelif tarihlerde kendisi ile bireysel görüşme talebinde

bulunmadığından bireysel görüşme yapılmadığı,

Adı geçenin, gerek mahkeme aşamasında,

gerekse sonrasında istihbari bilgi paylaşımı, etkin pişmanlık talebi vb. beyanı

olmadığı, idareye başvurduğu dilekçelerinde C-4 koğuşunda bulunan diğer Silahlı

Terör Örgütü (fetö/pdy) suçundan hükümlü ve tutukluların koğuş ortamında

arkadaşları ile iyi anlaştığını, bir sorununun olmadığını beyan ettiği, terör

suçlusu hükümlü ve tutukluların koğuşlarında sorun olmadığı, birbirleri ile

anlaştıkları genel bir durum olup, idarecede bu durumun gözlenmekte olduğu,

Adı geçenin, toplu koğuş da kaldığından

kendisini anlatamaya bildiğinden idare heyetine görüşmeye gelebileceği, örgüt

ile ilgili istihbaratı bilgi ve pişmanlık duyduğunu beyan eden ifade de

bulunmasına imkan verildiği halde, hiçbir görüşmeye gelmediği,

Hükümlünün Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan

Açık Ceza İnfaz Kurumuna ve Denetimli Serbestlikten Faydalanma talebinin

bulunduğu; Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Yönetmeliğinin 6. Madde (ç)

şıkkında ise; 'Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup mensup oldukları

örgütten ayrıldıkları İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla tespit edilenlerin,

koşullu salıverme tarihine bir yıldan az süre kalması olduğu ve toplam

cezalarının üçte birini bu kurumlarda iyi halli olarak geçiren ve koşullu

salıverme tarihine Bir yıl veya daha az süre kalanlar, açık ceza infaz kurumuna

ayrılabilir' denildiği, 5272 sayılı Kanunun 52. Maddesinde; 3713 sayılı Terörle

Mücadele Kanunu Kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere 105/A maddesinin 1.

Fıkrasında; terör suçlularının şartla tahliye tarihine 1 yıl kala denetimli

serbestlikten yararlanabileceği,

Hükümlünün koşullu salıvermesinin

26/04/2020 tarihi itibariyle 1 yılın altına düştüğü ve toplam cezasının 1/3 ünü

kapalı ceza infaz kurumunda tamamladığı, 26/04/2020 tarihine kadar tekli oda,

iyileştirme ve örgütten ayrıldığına dair somut beyanı olmadığı,

Hükümlünün bu güne kadar örgütten

ayrıldığına ve pişman olduğuna dair bir talebinin bulunmadığı, Silahlı Terör

Örgütüne Üye Olma suçundan 3713 SY 7/1.maddesi delaletiyle 5237 SY TCK'nun

314/2, 3713 SY 5/1, TCK 62, 53/1,2,3, 58/9, 63. maddelerinin uygulandığı, etkin

pişmanlık hüküm maddesi olan TCK'nın 221. maddesinden yararlanma imkanı olduğu

halde bu hakkını kullanmadığı, kurumumuzda kaldığı süre içerisinde de, ayın

tutum ve davranışları sergilediği, koğuş dışına çıktığında örgütle ilgili

herhangi bir istihbari bilgi vermediği, tutum ve davranışları nedeni ile bir

kanaat oluşmadığından, mahkemesince de pişmanlık duymadığından dolayı hüküm

giydiği,

Adı geçenin kurumumuza geldiği tarihten

itibaren, terör hükümlü ve tutuklularının bulunduğu C-Blok Koğuşlarında

kaldığı, kaldığı süre içerisinde örgütten ayrıldığına dair bir talebinin

olmadığı gibi, bu günü kadar Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma (FETÖ/PDY)

suçundan hükümlü ve tutuklular ile birlikte kaldığı, kurum idaresine bugüne

kadar örgütle bağlantısı olmadığına dair bilgi ve belge sunmadığı, koğuşların

yatakhane bölümünün güvenlik kamerası ile kontrol edilemediği, terör

suçlularının tekli ve bağımsız koğuşlara ayrılma taleplerinin olması halinde

ise; Kurumumuzun fiziki konumu itibari ile tekli odalarının olmadığı, tekli oda

açılsa bile bunun örgütten ayrılma anlamına da gelmeyeceği, terör hükümlüsünün

koşullu salıverme tarihi 1 Yıl'dan aşağı kaldığından, cezaevinden çıkmak için

bu yolu denediği, bir yıl kalana kadar hiç bir somut talebinin olmadığı,

Adı geçen hakkında yapılan gözlem ve

değerlendirmede sonucu; İdare ve Gözlem kurulunca Silahlı Terör Örgütüne Üye

Olma (FETÖ/PDY) örgütünden ayrıldığına dair kanaate varılmamıştır [karar verildi.]"

15. Başvurucunun her iki karara karşı itirazı, Niğde

İnfaz Hâkimliğinin 21/7/2020 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Kararın

gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...Açık Ceza İnfaz Kurumuna

Ayrılma Yönetmeliğinin 6. Madde (ç) bendinde; 'Terör ve örgütlü suçlardan

hükümlü olup mensup oldukları örgütten ayrıldıkları İdare ve Gözlem Kurulu

kararıyla tespit edilenlerin, koşullu salıverme tarihine bir yıldan az süre

kalması olduğu ve toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda iyi halli olarak

geçiren ve koşullu salıverme tarihine Bir yıl veya daha az süre kalanlar, açık

ceza infaz kurumuna ayrılabilir' denildiği, Bu bağlamda terör ve örgütlü

suçlardan hükümlü olanların, ancak mensup oldukları örgütten ayrıldıklarının

idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilmesi halinde diğer kanuni şartlar

da oluşmuşsa açık ceza infaz kurumuna ayrılabilecekleri, İtiraza konu idare ve

gözlem kurulu kararında ise, 'Adı geçenin Kurum Müdürü Başkanlığında İdare ve

Gözlem Kurulu Heyeti ile görüşme talebinin olduğu, yapılan görüşmelerde

hareket, davranış ve tutumunun olumlu olmadığı, suç işlediğine dair bir

pişmanlığının olmadığı, bireysel sorunları dile getirdiği, tüm görüşme ve

telkinlere rağmen silahlı terör örgütünden (Fetö/Pdy) ayrıldığına dair somut

istihbari bir bilgi vermediği, pişmanlık duymadığı gözlenmiştir. Hükümlünün bu

güne kadar örgütten ayrıldığına ve pişman olduğuna dair bir talebinin

bulunmadığı, kurumumuzda kaldığı süre içerisinde de, aynı tutum ve davranışları

sergilediği, koğuş dışına çıktığında örgütle ilgili herhangi bir istihbari

bilgi vermediği, tutum ve davranışları nedeni ile bir kanaat oluşmadığı, adı

geçenin kurumumuza geldiği tarihten itibaren kaldığı süre içerisinde örgütten

ayrıldığına dair bir talebinin olmadığı gibi, terör hükümlüsünün koşullu

salıverme tarihi 1 Yıl'dan aşağı kaldığından cezaevinden çıkmak için bu yolu

denediği, bir yıl kalana kadar hiç bir somut talebinin olmadığı, örgütünden

ayrıldığına dair kanaate varılmamıştır.' denilmek suretiyle somut gerekçe

gösterilmiş ve hükümlünün örgütten ayrılmadığı kanaatine varıldığı belirtilerek

hükümlünün talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu suretle somut

gerekçe gösterilerek verilen idare ve gözlem kurulu kararında usul ve yasaya

aykırı olan bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, hükümlünün itirazının reddine... [karar verilmiştir.]"

16. Başvurucu, İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı

23/7/2020 tarihli dilekçeyle itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde başvurucu;

ceza infaz kurumu idaresinin uygun gördüğü koğuşta kaldığını, herhangi bir

disiplin cezası almadığını, ceza infaz kurumunda geçirdiği süre içinde de

hiçbir olumsuz tutum ve davranışının bulunmadığını, ayrıca aynı suç tipinden

ceza infaz kurumunda kalan başka hükümlülerin tahliye olduğunu ancak kendisinin

tahliye edilmediğini bildirerek bu yöndeki taleplerinin ceza infaz kurumu ile

İnfaz Hâkimliğince soyut gerekçelerle reddedildiğini ileri sürmüştür.

17. Başvurucunun itirazı, Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin

28/7/2020 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"...Hükümlü Mustafa Takyan hakkında

Niğde İnfaz Hakimliği'nin 21/07/2020 tarih 2020/1908 Esas 2020/2400 Karar

sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan hükümlünün itirazının reddine

karar vermek gerekmiştir..."

18. Karar, başvurucuya 30/7/2020 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

19. Başvurucu 24/8/2020 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

20. Başvurucu, Niğde E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda

cezasını infaz etmekte iken 26/4/2021 tarihinde koşullu salıverilmiştir.

IV. İLGİLİ

HUKUK

A. Ulusal Hukuk

21. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Açık ceza infaz

kurumları" kenar başlıklı 14. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Açık ceza infaz kurumları,

hükümlülerin iyileştirilmelerinde, çalıştırılmaları ve meslek edindirilmelerine

öncelik verilen, firara karşı engelleri ve dış güvenlik görevlisi bulunmayan,

güvenlik bakımından kurum görevlilerinin gözetim ve denetimi ile yetinilen

kurumlardır. Açık ceza infaz kurumları ihtiyaca göre ayrıca; a) Kadın açık ceza

infaz kurumları, b) Gençlik açık ceza infaz kurumları,

şeklinde kurulabilir.

...

(3) Hükümlülerin kapalı ceza infaz

kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına 89 uncu madde uyarınca

yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir.

(4) Toplam on yıl ve daha fazla hapis

cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte

üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme

suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı

madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanların kapalı ceza infaz

kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına ilişkin idare ve gözlem

kurulu kararları, infaz hâkiminin onayından sonra uygulanır.

..."

22. 5275 sayılı Kanun'un "Hükümlülerin

değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Hükümlüler, ceza infaz

kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve

güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle

kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği,

uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup

olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin

düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin

belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi

tutulur.

(2) Birinci fıkra uyarınca yapılacak

değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve

eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat

programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular

ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan

dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki

çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezaları dikkate alınır.

(3) Toplam on yıl ve daha fazla hapis

cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte

üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme

suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı

madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanlar hakkında yapılacak açık ceza

infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın

infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin değerlendirmelerde idare ve gözlem

kuruluna Cumhuriyet başsavcısı veya belirleyeceği bir Cumhuriyet savcısı

başkanlık eder. Ayrıca, idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı

tarafından belirlenen bir izleme kurulu üyesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal

Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri tarafından

belirlenen birer uzman kişi katılır.

...

(5) Kanunlarda iyi hâlliliğin arandığı

durumlarda, hükümlülerin tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi bakımından

bu madde hükümleri uygulanır.

(6) Açık ceza infaz kurumuna ayırmaya,

denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu

salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen

hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri bir yılı geçemez.

(7) İdare ve gözlem kurulu tarafından

yapılacak değerlendirmelere esas olacak ilkeler ve kurulun bu maddeye ilişkin

çalışma usul ve esasları ile tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen

hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri yönetmelikle

düzenlenir."

23. 5275 sayılı Kanun'un "Denetimli serbestlik

tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin

(1) numaralı fıkrası şöyledir:

"(1) (Değişik:14/4/2020-7242/46

md.) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını

sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz

kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl

veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının

koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri

uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan

değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan

Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar

verilebilir...''

24. 2/9/2012 tarihli ve 28399 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Yönetmeliği'nin (Yönetmelik)

"Kapalı kurumdan açık kuruma ayrılacak hükümlüler" kenar

başlıklı 6. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Hükümlülerden;

a) (Değişik:RG-22/8/2015-29453) Toplam

(Değişik ibare:RG-22/2/2017-29987) cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on

yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kurumlarda infaz edip, iyi hâlli olan ve

koşullu salıverilme tarihine yedi yıl veya daha az süre kalanlar,

...

açık kurumlara ayrılabilir.

(2) Açık kurumlara ayrılabilmek için,

ayrıca;

...

ç) Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü

olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla

tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması,

şartı aranır..."

25. Yönetmeliği'nin "Açık kuruma ayrılamayacak

hükümlüler" kenar başlıklı 8. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

ilgili kısmı şöyledir:

"(Değişik:RG-22/8/2015-29453) (1)

Kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerden;

...

ç) Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü

olup, 6 ncı maddenin ikinci fıkrasının (c) ve (ç) bentleri dışında kalanlar,

açık kurumlara ayrılamaz."

26. "Kapalı kurumdan açık kuruma ayırma

kararı" kenar başlıklı 10. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Kapalı kurumlarda bulunan

hükümlülerin talepleri üzerine, koşulları taşıdıklarının anlaşılması hâlinde

kurum idare ve gözlem kurulu tarafından açık kurumlara ayrılmalarına karar

verilir. Hükümlünün koşulları taşımadığının anlaşılması halinde ise talebin

reddine dair verilen gerekçeli karar ilgiliye tebliğ edilir.

...

(3) İdare ve gözlem kurulu kararı ile

birlikte;

...

ç) İyi hâl kararı,

d) Gözlem ve sınıflandırma formu,

...

Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

...

(7) (Ek:RG-22/8/2015-29453)

Hükümlülerin talebi olmasa dahi, açık kurumda barınmalarında risk bulunmadığı

takdirde ve bu Yönetmelikte belirtilen şartları taşımaları halinde idare ve

gözlem kurulunun vereceği açığa ayırma kararı üzerine Cumhuriyet

başsavcılığınca resen açık kuruma gönderilir..."

B. Uluslararası

Hukuk

1. Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi

27. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme)

"Adil yargılanma hakkı" kenar başlıklı 6. maddesi şöyledir:

"Herkes medeni hak ve

yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen

suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız

bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve

açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir."

2. Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesi İçtihadı

28. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) süregelen

içtihatlarına göre Sözleşme'nin 6. maddesinin uygulanabilmesi için ya cezai

anlamda bir suçlamanın ya da medeni hak ve yükümlülüklerin esasıyla

ilgili bir uyuşmazlığın olması gerekmektedir (pek çok karar arasından bkz. Boulois/Lüksemburg

[BD], B. No: 37575/04, 3/4/2012, §§ 85, 86).

29. AİHM'in yerleşik içtihadı gereğince, serbest

bırakılma taleplerinin veya hürriyeti kısıtlayıcı bir cezanın infaz edilme

şekillerine ilişkin sorunların incelenmesi, 6. maddenin (1) numaralı fıkrası

kapsamında değildir (Neumeister/Avusturya, B. No: 1936/63, 27/6/1968, §§

22, 23; Lorsé et autres/Hollanda, B. No: 52750/99, 28/8/2001).

30. AİHM, Sözleşme kurumlarının-tutarlı bir şekilde-

Sözleşme'nin 6. maddesinin infaz meseleleri için geçerli olmadığına karar

verdiklerini ifade etmektedir (AB /İsviçre (k.k.), B. No: 20872/92,

22/2/1995).

31. Ganusauskas/Litvanya ((k.k.), B. No: 47922/99,

7/9/1999) kararında AİHM, bir hükümlünün iç hukuktaki koşulları sağlayarak

koşullu salıverilmeyi hak edip etmediğine ilişkin anlaşmazlığın görüldüğü

davanın yeterli usule ilişkin güvenceleri içermediği için Sözleşme'nin 6.

maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkını ihlal ettiği şikâyetini

incelemiştir. Bu davada AİHM, Sözleşme'nin koşullu salıverme yönünden bireylere

bir hak temin etmediğini, koşullu salıvermenin bir mahkeme tarafından

verilmesini yahut incelenmesini gerekli kılmadığını vurgulamıştır. Uyuşmazlığa konu

şikâyet kapsamında başvurucuya yöneltilen bir suç ithamının da bulunmadığını

tespit eden AİHM, adil yargılanma hakkı şikâyetini konu bakımından yetkisizlik

gerekçesiyle kabul edilemez bulmuştur.

32. Benzer şekilde adil yargılanma hakkı kapsamında af

yahut koşullu salıverme imkânlarından yararlanamama şikâyetinin dile

getirildiği bir başka başvuruda da AİHM, Sözleşme'nin izne bağlı ya da bir

gereklilik olarak şartlı tahliye kararı verilmesi yönünde bir hak tesis

etmediğini belirtmiştir (Jankauskas/Litvanya, B. No: 59304/00,

16/12/2003). AİHM bu içtihadını benzer yönde şikâyetler barındıran başka

kararlarda da istikrarlı şekilde sürdürmüştür (şartlı tahliye ile ilgili

uyuşmazlıklar için bkz. Hudec/Slovakya (k.k.), B. No: 4123/02,

24/10/2006; infaz ile ilgili uyuşmazlıklar için bkz. Beier/Almanya (k.k.),

B. No: 20579/04, 22/1/2008; af başvurusu ile ilgili davalar için bkz. Montcornet

de Caumont/Fransa (k.k.), B. No: 59290/00, 13/5/2003).

33. AİHM, başvuranın cezasını sağlık durumuna uygun bir

kurumda çekmesi ya da salıverilmesi talebine ilişkin uyuşmazlığı bir suç

isnadı veya medeni hak ve yükümlülük kapsamında değerlendirmemiştir.

AİHM bu kanaate ulaşırken başvuranın talebinin doğrudan cezanın infaz edilme

şekline ilişkin olduğunu vurgulamıştır (Dybeku/Arnavutluk, B. No:

41153/06, 18/12/2007, § 55).

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

34. Anayasa Mahkemesinin 15/12/2021 tarihinde yapmış

olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

35. Başvurucu; denetimli serbestlikten yararlanma

koşulları gerçekleştiği hâlde terör örgütünden ayrılmadığı gerekçesiyle açık

ceza infaz kurumuna ayrılma ve denetimli serbestlik tedbirinden faydalanma

talebinin Mahkemece reddedildiğini oysa terör örgütüyle hiçbir ilgisinin

bulunmadığını, kararın bireysel durumunun değerlendirildiği nesnel ve objektif

gerekçeler içermediğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

36. Bakanlık görüşünde özetle İdare ve Gözlem Kurulu ve

İnfaz Hâkimliğinin başvurucunun açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve denetimli

serbestlikten yararlanma şartlarını taşımadığı kanaatine ulaşırken yaptığı

değerlendirmelerin bireysel başvurunun ikincilliği ilkesi uyarınca derece

mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması,

delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması

ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden

adil olup olmaması hususlarıyla ilgili olduğu, dolayısıyla iddiaların bireysel

başvuruya konu edilemeyeceği vurgulanmıştır.

37. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı daha önceki

beyanlarını yinelemiştir.

B. Değerlendirme

38. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının ilgili

kısmı şöyledir:

"Herkes, Anayasada güvence altına

alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla

Anayasa Mahkemesine başvurabilir...."

39. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

"Herkes, Anayasada güvence altına

alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna

ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü

tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir."

40. Anılan Anayasa ve Kanun hükümlerine göre Anayasa

Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için kamu

gücü tarafından müdahale edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına

alınmış olmasının yanı sıra Sözleşme ve Türkiye’nin taraf olduğu ek

protokollerin de kapsamına girmesi gerekir. Bir başka ifadeyle Anayasa ve

Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren

başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz,

B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

41. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında

herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde

davacı veya davalı olarak iddiada bulunma ve savunma ile adil yargılanma

hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Anayasa’da adil yargılanma hakkının

kapsamı düzenlenmediğinden bu hakkın kapsam ve içeriğinin Sözleşme’nin 6.

maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerekir (Onurhan Solmaz, § 22).

42. Sözleşme’nin adil yargılanma hakkını düzenleyen 6.

maddesinde adil yargılanmaya ilişkin hak ve ilkelerin medeni hak ve

yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıkların ve bir suç isnadının esasının

karara bağlanması esnasında geçerli olduğu belirtilerek hakkın kapsamı bu

konularla sınırlandırılmıştır. Bu ifadeden, hak arama hürriyetinin ihlal

edildiği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilmek için başvurucunun ya

medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili bir uyuşmazlığın tarafı olması ya da

başvurucuya yönelik bir suç isnadı hakkında karar verilmiş olması gerektiği

anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bahsedilen hâller dışında adil yargılanma hakkının

ihlali iddiasına dayanan başvurular Anayasa ve Sözleşme kapsamı dışında

kalacağından bireysel başvuruya konu olamaz (Onurhan Solmaz, § 23).

43. Başvuruda, açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve

denetimli serbestlikten yararlanma taleplerinin reddine ilişkin olarak İdare ve

Gözlem Kurulu kararına yapılan şikâyetle ilgili İnfaz Hâkimliği kararının bu itirazları

karşılayacak ölçüde yeterli gerekçe içermemesi nedeniyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiği ileri sürülmüştür.

44. Somut olayda hükümlünün açık ceza infaz kurumuna

ayrılma ve denetimli serbestlikten yararlanma taleplerinin reddine ilişkin yapılan

şikâyetin adil yargılanma hakkı kapsamında kalıp kalmayacağının incelenmesi

gerekmektedir.

45. 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinde, haklarındaki

kesinleşmiş ceza hükmü infaz edilmekte olan ve cezasının son altı ayını

kesintisiz şekilde açık ceza infaz kurumunda iyi hâlli olarak geçirmiş olup

koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az bir süre kalan hükümlülerin ceza

infaz kurumunda geçirdikleri sürenin son bir yılını denetimli serbestlik

tedbiri uygulanmak suretiyle dışarıda infaz edebilmelerine yönelik yeni bir

infaz rejimi öngörülmüştür.

46. Denetimli serbestlik; kanunlarla belirlenen, şüpheli,

sanık ve hükümlüler hakkında mahkemelerce hapis cezası yerine verilen seçenek

ceza ve tedbirlerin uygulanması ile şüpheli, sanık ve hükümlülerin toplum

içinde denetim, takip ve iyileştirilmesini kapsayan alternatif bir ceza ve

infaz müessesesidir (AYM, E.2017/170, K.2018/77, 5/7/2018, § 13).

47. 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinde hükümlülerin

şartlı tahliyesine bir yıl kala denetimli serbestlikten yararlanabilecekleri

belirtilmiştir. Yönetmelik'in 6. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (ç)

bendinde ise terör suçu ve örgütlü suçlardan hükümlü olup mensup oldukları

örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin

koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması hâlinde hükümlülerin

açık ceza infaz kurumuna ayrılabilecekleri düzenlenmiştir. Somut olaydaki gibi

denetimli serbestlik ile açık ceza infaz kurumuna ayrılma sürelerinin çakıştığı

durumda açık ceza infaz kurumuna ayrılma prosedürü işletilmeden hükümlülerin

denetimli serbestlikten faydalanabildikleri görülmektedir.

48. Koşulları taşıyan hükümlü hakkında denetimli

serbestlik tedbirine karar verilmesi zorunlu olmayıp bu konuda infaz hâkiminin

takdir yetkisi bulunmaktadır. Yine bu çerçevede denetimli serbestlik tedbirinin

belirleyici unsurlarından olan hükümlünün iyi hâlli olma şartı da aranmaya

devam edecektir. Salıverildikten sonra hükümlünün bir veya birden fazla

yükümlülüğe tabi tutulması ve gereklerine uyulmaması durumunda denetimli

serbestlik tedbirinin uygulanarak cezanın infazı kararının geri alınabilmesi bu

kapsamdaki hükümlüler bakımından da geçerli olacaktır (AYM, E.2020/44,

K.2020/41, 17/7/2020, §§ 53, 54).

49. Başvurucu hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ve ceza

yargılaması kesinleşerek sona ermiştir. İnfaz Hâkimliği kararına konu olan

başvurucunun açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve denetimli serbestlikten

yararlanma şartlarını taşıyıp taşımadığı, meselesi doğrudan doğruya

başvurucunun cezasının infaz edilme şekline ilişkindir. Başka bir ifadeyle

denetimli serbestlikten yararlanma talebi ile ilgili meseleler tamamen infaz

hukukunun şekline yönelik olup suçun esası ya da cezanın miktarı ile herhangi

bir ilgisi bulunmamaktadır.

50. Dolayısıyla başvurucunun suç isnadı altında

bulunmadığı bir döneme ilişkin olarak açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve

denetimli serbestlikten yararlanma talebiyle ilgili ileri sürdüğü ihlal

iddiasının cezai anlamda suç isnadı niteliği taşımadığı bu yönüyle

başvuru konusu uyuşmazlığın adil yargılanma hakkının cezai boyutu kapsamında

kalmadığı açıktır.

51. Bu durumda suç isnadı niteliğinde olmadığı anlaşılan

başvuru konusu uyuşmazlık çerçevesinde dile getirilen adil yargılanma hakkına

dair şikâyetlerin Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanının dışında kaldığı

ve bireysel başvuruya konu yapılamayacağı sonucuna varılmıştır.

52. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkına ilişkin iddiaların konu

bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun

yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 15/12/2021 tarihinde

OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Başkanvekili

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Hicabi DURSUN

Celal Mümtaz AKINCI

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Yıldız SEFERİNOĞLU Selahaddin MENTEŞ Basri BAĞCI İrfan FİDAN Raportör : Fatma Burcu NACAR YÜCE Başvurucu : Mustafa TAKYAN

Anayasa Mahkemesi Genel Kurul, E. 2020/27974, 15 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve Olgular
  8. IV. İlgili
  9. Hukuk
  10. A. Ulusal Hukuk
  11. B. Uluslararası
  12. V. İnceleme Ve
  13. Gerekçe
  14. A. Başvurucunun
  15. B. Değerlendirme
  16. A. Adil yargılanma hakkına ilişkin iddiaların konu
  17. B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  18. M. Emin KUZ
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Genel Kurul
Başvuru No
2020/27974
Tarih
15 Aralık 2021

İlgili Kararlar

  • Göksal Çetin ve İsmail Temel Başvurusu (B. No: 2018/13305)
  • Cüneyt Durmaz Başvurusu (B. No: 2016/35468)
  • Faik Yaşar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/12948)
  • Gökçe Güner ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2019/10889)
  • Nedim Genç Başvurusu (B. No: 2020/11093)
  • Ahmet Demir ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2019/10250)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.