İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Nv Cascade Investments Başvurusu (B. No: 2016/8966)

1. Başvuru; terör örgütü kurma ve yönetme, terör propagandası

Başvuru No2016/8966Tarih26 Mayıs 2022Okuma9 dk · 1.870 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Nv Cascade Investments Başvurusu

Karar tarihi
26 Mayıs 2022
Başvuru Numarası
2016/8966
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.870 kelime·9 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru; terör örgütü kurma ve yönetme, terör propagandası

yapma ve terörizmin finansmanı suçlarından dolayı başlatılan bir ceza

soruşturması sırasında verilen kayyım atama kararı nedeniyle mülkiyet hakkı ile

ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 6/5/2016 tarihlerinde yapılmıştır. Komisyon,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

vermiştir.

3. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

A. FETÖ/PDY

Yapılanmasına ve Darbe Girişimine İlişkin Genel Bilgiler

5. Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet

Yapılanmasına (PDY) ve darbe girişimine ilişkin genel bilgiler için bkz. Aydın

Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-36.

FETÖ/PDY'nin mali yapılanmasına ilişkin genel bilgiler için bkz. Hamdi Akın

İpek, B. No: 2015/17763, 24/5/2018, § 15.

B. Bireysel

Başvuruya İlişkin Süreç

6. Başvurucu, Belçika merkezli bir şirkettir. Başvurucu,

olay tarihinde gazete ve dergi dağıtımı ile matbaacılık alanında faaliyet

gösteren Cihan Medya Dağıtım Anonim Şirketinin (Şirket) %99,80 oranındaki

hissedarıdır.

7. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 3/3/2016 tarihinde

daha önce kayyım atanmış olan Feza Gazetecilik A.Ş. ile hukuki ve fiilî

irtibatı bulunduğunu belirterek Şirkete 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza

Muhakemesi Kanunu'nun 133. maddesi gereğince kayyım atanmasını talep etmiştir.

İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliği 11/3/2016 tarihinde talebi kabul ederek

başvurucunun ortağı olduğu Şirkete kayyım atanmasına karar vermiştir. Kararda,

kayyım olarak atanan kişilerin yönetim organının tüm yetkilerine sahip olduğu

belirtilerek Şirketin yönetim organının yetkilerinin tümü ile bu kayyımlara

devredildiğine yer verilmiş ve yeni yönetim organının bu kayyımlarca

oluşturulmasına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde;

i. FETÖ/PDY ile eylem ve fikir birliği içerisinde

olduğundan bahisle hakkında kayyım atama tedbiri uygulanan Feza Gazetecilik

A.Ş.nin 2007 yılında kurulan Şirkete 2010 yılında 2.000.000 TL ile hissedar

olduğu, 2014 yılında yine 2.000.000 TL ile hisselerini devrettiği, aradan geçen

dört yıllık zamanda hiçbir değer artışı yapılmadığı, satılan hissenin değeri

hususunda bir çalışma yapılmadığı,

ii. Adana ve Trabzon tesislerinin Şirkete satıldığı,

Şirket ile Feza Gazetecilik A.Ş. arasında düşük bedelli ve uzun vadeli çekler

keşide edildiği, iki şirketin akdettiği matbaa kira sözleşmelerinde fahiş kira

bedellerinin gösterildiği, satışlar sonucunda Şirketin Feza Gazetecilik A.Ş.ye

7.600.000 TL ödediği, buna karşılık Feza Gazetecilik A.Ş.nin sattığı

gayrimenkullere ödediği kira miktarının 8.700.000 TL olduğu,

iii. Zaman gazetesini dağıtım ve abonelik

işlerinin Şirket tarafından yapıldığı,

iv. Feza Gazetecilik A.Ş.ye ait bütün aktiflerin ortaklar

ve yönetin kurulunun finansal operasyonları ile Şirkete mal kaçırma amacıyla

hileli bir şekilde devredildiği, Feza Gazetecilik A.Ş. ve Şirket ile diğer bazı

şirketlerin yapılanma şekli, idari ve mali işleri, finansal ve bilgi

işlemlerinin ortak olduğu, söz konusu şirketlerin aynı binada bulunduğu,

v. Şirketin 1/12/2015 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'ne

göre Belçika uyruklu başvurucu şirket ile ortak olduğu belirtilmiştir.

8. Başvurucu kayyım atama kararına itiraz etmiştir.

İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliği 25/3/2016 tarihinde kayyım atama kararının

usul ve yasaya aykırılık içermediğini belirterek itirazı reddetmiştir.

9. Nihai karar başvurucuya 8/4/2016 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

C. Bireysel

Başvuru Sonrası Süreç

10. 1/9/2016 tarihli ve 29818 sayılı 2. mükerrer Resmî

Gazete'de yayımlanan 674 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler

Yapılması Hakkında KHK'nın 19. maddesi ile kayyımlık yetkisinin devri ve

tasfiyesi düzenlenmiştir. Bu maddede daha önce kayyım atanmasına karar verilen

şirketlerde görev yapan kayyımların yetkilerinin hâkim veya mahkeme tarafından

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredileceği ve devir ile birlikte

kayyımların görevlerinin sona ereceği hükme bağlanmıştır. Şirket, İstanbul 8.

Sulh Ceza Hâkimliğinin 4/11/2016 tarihli kararı ile TMSF'ye devredilmiştir.

IV. İLGİLİ

HUKUK

11. İlgili hukuk için bkz. Hamdi Akın İpek, §§

35-61.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

12. Anayasa Mahkemesinin 26/5/2022 tarihinde yapmış

olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mülkiyet

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

13. Başvurucu; bağımsız ve tarafsız olmayan sulh ceza

hâkimliklerince kayyım kararları verildiğini, terör örgütü ile fiilî ve hukuki

bir irtibatının olmadığını ve kayyım atama koşullarının oluşmadığını

belirtmiştir. Başvurucu, kayyım atanması kararı Ticaret Sicili Gazetesi'nde

yayımlanmadan ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden merkez binaya

girildiğini, gece vakti özel bilgisayarlarda arama yapıldığını ve terör örgütü

propagandası yapıldığını gösterir somut delil gösterilmemesinin itibara saldırı

teşkil ettiğini iddia etmiştir. Başvurucu, dağıtımını üstlendiği gazetelere el

konulduğunu, yayın politikaları değiştirilen gazetelerin tirajının dramatik bir

oranda düştüğünü, bunun da ekonomik faaliyet alanın daralttığını açıklamıştır.

Başvurucu bu gerekçelerle mülkiyet hakkı, adil yargılanma hakkı, masumiyet

karinesi, özel hayata saygı hakkı, suç ve cezalarda kanunilik ilkesi ve

ayrımcılık yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

14. Bakanlık görüşünde; başvurucunun mağdur statüsünün değerlendirilmesi

gerektiğini ve kayyım atama kararına karşı itiraz ve tazminat yollarının mevcut

olduğunu belirtmiştir. Bakanlık; müdahalenin kanuni dayandığının bulunup meşru

bir amaç taşıdığını ve ölçülü olduğunu açıklamıştır.

15. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı çıkmış ve bireysel

başvuru formundaki iddialarını yinelemiştir.

2. Değerlendirme

16. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucu; masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı, özel hayata saygı

hakkı, suç ve cezalarda kanunilik ilkesi ile ayrımcılık yasağının da ihlal

edildiğini ileri sürmüştür. Bununla birlikte başvurucunun bu kapsamdaki

şikâyetlerinin özü, hâkim ortağı olduğu Şirketin yönetiminin kayyıma

devredilmesi nedeniyle mal varlığı bakımından önemli zararlara yol açıldığı

şikâyetine bağlı olarak mülkiyet hakkının ihlali iddiasına ilişkindir. Bu

nedenle başvurucunun belirtilen ihlal iddiaları mülkiyet hakkı kapsamında

incelenmiştir.

17. Anayasa Mahkemesi, kayyım atanması nedeniyle mülkiyet

hakkının ihlal edildiğine ilişkin benzer şikâyetleri Hamdi Akın İpek başvurusunda

incelemiştir. Anılan kararda; ceza soruşturması kapsamında verilen, şirketlere

kayyım atama kararının kanuni dayanağı ve meşru bir amacının bulunduğu

belirtilmiş (Hamdi Akın İpek, §§ 95, 100), FETÖ/PDY gibi bir yapının

karmaşık mali yapısı ve örgütlenmesi dikkate alındığında kayyım atama

tedbirinin uygulanmasının suçla mücadele ve muhtemel bir müsaderenin sonuçsuz

kalmaması için elverişli ve gerekli bir tedbir olduğu açıklanmıştır (Hamdi

Akın İpek, §§ 107-109).

18. Söz konusu başvuruda kayyım atama kararını veren sulh

ceza hâkimliğinin, kolluk kuvvetlerinin raporu dışında ayrı bir bilirkişi

raporu aldığı, avukatla kendisini temsil ettiren başvurucunun bilirkişi

raporuna ve tedbire karşı itirazlarını ileri sürebildiği, itirazları inceleyen

sulh ceza hâkimliğinin ayrıntılı bir inceleme yaptığı ve bu hâliyle başvurucuya

etkin bir itiraz hakkı imkânı sağlandığı değerlendirilmiştir (Hamdi Akın

İpek, §§ 111-112). Başvurucunun sulh ceza hâkimliklerinin yapısal

özelliklerine yönelik şikâyetlerinin de açıkça dayanaktan yoksun olduğu

sonucuna varılmıştır (Hamdi Akın İpek, § 114).

19. Anılan başvuruda; tedbir kararının keyfî veya

öngörülemez olmadığı, olayın karmaşıklığı karşısında suçtan elde edilen

gelirlerin tespitinin belli bir zaman alacağı, iddianamede suçtan elde edildiği

ileri sürülen tutarlar kıyaslandığında açık bir orantısızlık bulunmadığı ve

ayrıca atanan kayyımların işlemlerine karşı başvurucunun dava açabilme imkânına

sahip olduğu belirtilmiştir (Hamdi Akın İpek, §§ 115-120). Sonuç olarak

Anayasa Mahkemesi, Hamdi Akın İpek kararında başvurucuya şahsi olarak aşırı

ve olağan dışı bir külfet yüklemediğinden Anayasa'nın 35. maddesinde güvence

altına alınan mülkiyet hakkı ihlal edilmediğine karar vermiştir.

20. Somut olayda da Şirkete kayyım atanması yoluyla

başvurucunun mülkiyet hakkına müdahale edilmiştir. Müdahalenin 5271 sayılı

Kanun'un 133. maddesi ile öngörüldüğü ve suçla mücadele edilmesi meşru amacını

taşıdığı anlaşılmaktadır. Mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin takip edilen

meşru amacı gerçekleştirmeye elverişli ve gerekli olduğu değerlendirilmiştir.

Orantılılık yönünden yapılacak incelemede ise suçla mücadelede seçilecek araçta

kamu makamlarının geniş bir takdir yetkisini haiz olduğu hatırlatılmalıdır.

21. Kayyım atanmasına karar veren İstanbul 9. Sulh Ceza

Hâkimliği, Şirketin yürütülen soruşturma ile olan ilişkisi ve hangi nedenlerle

kayyım atanması yoluna gidildiğine dair ilgili ve yeterli bir gerekçe ortaya

koyduğu görülmektedir. Bu hâliyle alınan koruma tedbirine dayanak olarak

kuvvetli bir suç şüphesinin bulunduğu ve yargısal makamların vermiş olduğu

kararların keyfî olmadığı açıktır. Bunun yanında yargılama sürecine bir bütün

olarak bakıldığında kayyım atama kararına karşı başvurucuya etkin bir itiraz

imkânı sağlandığı görülmektedir. Öte yandan 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı

Türk Medeni Kanunu ve 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu

hükümlerine göre kayyımın işlemlerine karşı başvurucu, her zaman dava

açabilecek ve yine 5271 sayılı Kanun'un 142. ila 144. maddeleri uyarınca devlet

aleyhine tazminat davası yoluna gidebilecektir.

22. Dolayısıyla örgütlü suçlarla mücadele alanında kamu

makamlarının sahip olduğu geniş takdir yetkisinin bulunduğu ve somut olayda

şikâyet edilen tedbirin niteliği ile bu tedbire ilişkin olarak başvurucuya

sağlanan güvenceler dikkate alındığında müdahalenin şahsi olarak aşırı ve

olağan dışı bir külfet yüklemediği değerlendirilmiştir. Bu sebeple başvuruya

konu müdahalenin kamu yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması

arasında olması gereken adil dengeyi bozmadığı ve ölçülü olduğu sonucuna

varılmıştır.

23. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

B. İfade ve

Basın Özgürlüklerinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

24. Başvurucu; kayyım atama tedbirinin maddi gerçeğin

ortaya çıkarılması amacıyla alınmadığını, kararın basın işletmesine el koyma

sonucunu doğurduğunu, eleştirel yayın yapan basın organlarının susturulmaya

çalışıldığını ve medya sektöründe tekel oluşturma amacıyla hareket edildiğini

iddia etmiştir. Başvurucu, müdahalenin kanuni dayanaktan yoksun olduğunu, meşru

bir amacı bulunmadığını ve demokratik bir toplumda zorunlu bir toplumsal

ihtiyaca cevap vermediğini belirtmiştir. Başvurucu bu gerekçelerle ifade ve

basın özgürlükleri ile ayrımcılık yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

25. Bakanlık görüşünde; başvurucunun mağdur statüsünün

değerlendirilmesi gerektiğini ve kayyım atama kararına karşı itiraz ve tazminat

yollarının mevcut olduğunu belirtmiştir. Bakanlık; müdahalenin kanuni

dayandığının bulunduğunu, meşru bir amaç taşıdığını ve demokratik bir toplumda

gerekli olduğunu açıklamıştır.

26. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı çıkmış ve bireysel

başvuru formundaki iddialarını yinelemiştir.

2. Değerlendirme

27. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, § 16). Başvurucu; ifade ve

basın özgürlüklerinin yanında ayrımcılık yasağının ihlal edildiğini ileri

sürmüşse de şikâyetlerinin özü, ortağı olduğu Şirketin yönetiminin kayyıma

devredilmesi nedeniyle basın faaliyetini yerine getiremediğine ilişkindir. Bu

nedenle başvurucunun belirtilen ihlal iddiaları ifade ve basın özgürlüğü kapsamında

incelenmiştir.

28. Anayasa Mahkemesi Hülya Kar ([GK], B. No:

2015/20360, 27/2/2019) kararında, koruma tedbirlerinin maddi hakları ihlal

ettiği iddiaları yönünden bireysel başvuruda yapılması gereken denetimin

sınırlarını çizmiştir. Koruma tedbirine karar veren makamların tedbir

uygulanmasının gerekliliğine dair daha iyi değerlendirme yapabilecek konumda

olmaları nedeniyle geniş takdir yetkisine sahip oldukları kabul edilmiştir. Bu

doğrultuda ancak koruma tedbiri nedeniyle uğranılan zararın kaçınılmaz olandan

ağır sonuçlara yol açtığının veya keyfî uygulandığının ilk bakışta anlaşılacak

kadar açık olduğu hâllerde esas yönünden makamların daha ileri bir

değerlendirme yapması gerektiği kabul edilmiştir (ilkeler için bkz. Hülya

Kar, §§ 21-46).

29. Somut olayda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının

FETÖ/PDY hakkında başlatmış olduğu soruşturma kapsamında terör örgütü ile

organik bağı mevcut olup bu örgütün amacı doğrultusunda faaliyette bulunduğu ve

doğrudan terör örgütü lideri tarafından yönetildiği iddia olunan Feza

Gazetecilik A.Ş. ile Şirket arasında hukuki ve fiilî irtibat bulunduğu

iddiasıyla kayyım tedbirine başvurulmuştur.

30. Koruma tedbirine yönelik şikâyetlerde Anayasa

Mahkemesi kararın verildiği dönemin şartlarını dikkate alır. Başvuruya konu

koruma tedbiri maddi gerçeğin ortaya çıkmasını temin etmek amacıyla ve suç

şüphesi bulunan hâllerde uygulanmıştır. Söz konusu tedbir öngörülebilir, kesin

bir hukuki düzenlemeye dayanmaktadır ve başvurucuya itirazlarını sorumlu

makamlar önünde etkin bir biçimde ortaya koyabilme olanağı tanınmıştır.

31. Başvuru konusu koruma tedbirinin türü, süresi,

uygulanma tarzı ve etkileri birlikte değerlendirildiğinde başvurucunun uğradığı

zararın kaçınılmaz olandan ağır olduğu veya koruma tedbirinin keyfî uygulandığı

değerlendirilmemiştir.

32. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine

ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

26/5/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Recai AKYEL

Selahaddin MENTEŞ

İrfan FİDAN

Raportör

:

Kamber Ozan TUTAL

Başvurucu

:

NV CASCADE INVESTMENTS

Temsilci : Hugo JOOSSENS Vekili : Av. Mehmet ÇAVDAR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/8966, 26 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Fetö/pdy
  10. B. Bireysel
  11. C. Bireysel
  12. IV. İlgili
  13. Hukuk
  14. V. İnceleme Ve
  15. Gerekçe
  16. A. Mülkiyet
  17. B. İfade ve
  18. A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  19. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  20. Nv Cascade Investments
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/8966
Tarih
26 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Süleyman Kıştan Başvurusu (B. No: 2019/19329)
  • Kasım Şeker Başvurusu (B. No: 2020/32336)
  • Necati Özkök Başvurusu (B. No: 2018/34658)
  • Ali Baz Kösmene Başvurusu (B. No: 2018/27144)
  • Yılmaz Çıldır Başvurusu (B. No: 2019/19334)
  • Hüseyin Özhan Başvurusu (B. No: 2019/4121)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.