KÜNYE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Özcan Kale Başvurusu
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2020
- Başvuru Numarası
- 2018/37673
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·13 bölüm
I. BAŞVURUNUN
KONUSU
1. Başvuru, iş mahkemesi sıfatıyla bakılan alacak
davasının makul sürede sonuçlanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal
edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU
SÜRECİ
2. Başvuru 21/12/2018 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden
yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik
incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul
edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet
Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71.
maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana
ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar
verilmiştir.
III. OLAY VE
OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle
ilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu 15/8/2014 tarihinde dava açmıştır. Yargısal
süreç, Bozüyük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/1/2018 tarihli kararına karşı
istinaf başvurusu üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin
19/10/2018 tarihli kesin olarak verdiği karar ile sona ermiştir.
9. Başvurucu 21/12/2018 tarihinde bireysel başvuruda
bulunmuştur.
IV. İNCELEME VE
GEREKÇE
10. Mahkemenin 13/10/2020 tarihinde yapmış olduğu
toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun
İddiaları
11. Başvurucu; uzun süren yargılama nedeniyle makul
sürede yargılanma hakkının, aynı işyerinde aynı koşullarda çalıştığı mesai
arkadaşlarına ödenen mesai ücretinin kendisine ödenmemesi nedeniyle adil
yargılanma hakkının, çalışma hakkının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini
ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
12. Başvurucu adil yargılanma hakkının, çalışma hakkının
ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüşse de başvurucunun
iddialarının ilk bakışta açıkça dayanaktan yoksun ve temellendirilmemiş
olduğunun anlaşılması nedeniyle -makul sürede yargılanma hakkı haricindeki-
anılan iddialar için ayrıca değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığı sonucuna
ulaşılmıştır. Ayrıca başvurucu her ne kadar çalışma hakkının ihlal edildiğini
ileri sürmüş ise de Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihadı (Serkan Acar,
B. No: 2013/1613, 2/10/2013) uyarınca çalışma hakkı Anayasa ve Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi ile Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerin ortak koruma
alanına girmediğinden bu iddia yönünden de ayrıca değerlendirme yapılmasına
gerek görülmemiştir.
13. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara
ilişkin yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak
davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra
aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılaması
devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma
hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas
alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50, 52).
14. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara
ilişkin yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın
karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama
sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki
menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri,
§§ 41, 45).
15. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer
başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında iş mahkemesi sıfatıyla
bakılan davada 4 yıl 2 ay 4 günlük yargılamaya ilişkin sürenin makul olduğu
sonucuna varmak gerekir. Bu durumda makul sürede yargılanma hakkına yönelik bir
ihlalin olmadığı açıktır.
16. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul
edilebilirlik nedenleri incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması
nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine
ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ
OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
BIRAKILMASINA 13/10/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
:
Kadir ÖZKAYA
Üyeler
:
M. Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Eren Can BENAKAY Başvurucu : Özcan KALE Vekili : Av. Mualla DÜNDAR
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2018/37673, 13 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası